12. Ceza Dairesi 2025/5449 E. , 2026/1093 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3745 E. - 2025/522 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii, temyiz isteminin reddine dair ek kararın şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 52…
12. Ceza Dairesi 2025/5449 E. , 2026/1093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3745 E. - 2025/522 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii, temyiz isteminin reddine dair ek kararın şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.11.2024 tarihli, 2021/9880 Esas, 2024/6616 Karar sayılı ilamı ile anılan hüküm bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; 03.03.2025 tarihli ve 2024/3745 Esas, 2025/522 Karar sayılı ek karar ile şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması ve temyiz isteminin esastan reddi ile mahkumiyet hükmünün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; suça konu taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, yapı kayıt belgesinin mevcut olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, Şikayetçi vekilinin temyiz isteği; suça konu yapıların müsaderesine karar verilerek, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık tarafından, Bakanlık Makamının 07.12.2016 tarih ve 12653 sayılı ...'u ile onaylanan yeni doğal sit statüsü olan ... Gölü Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı içerisinde kalan taşınmazda izin almaksızın yapı inşaa edilmesi olayına ilişkin olarak, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ...'ın suç tarihi itibariyle milli park statüsünde olup ... Gölü Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım alanı içinde kalan ve doğal sit statüsünde olan suça konu yerde 4.95 metrekare konteyner ve 70,60 metrekare inşaat alanına sahip prefabrik yapılar yaptığı, yapıların zeminlerine temel (kaide) betonlarının atıldığı ve söz konusu yapıların yetkili kurullardan izin alınmadan beton kullanılarak ve toprağa fiziki müdahalede bulunmak suretiyle yapıldığı, sit statüsünün değişmemesi ve ilk keşifte yapılan tespitlerin yeterli olması sebebi ile yeniden keşif yapılmasına gerek görülmeyerek, sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediğinin sübuta erdiği gerekçesi ile eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1. Şikayetçi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Şikayetçi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı CMK'nın 296/1. maddesi gereğince verilen temyiz isteminin reddine dair 03.03.2025 tarihli ve 2024/3745 Esas, 2025/522 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden şikayetçi vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 296/2. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, 2. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden 2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11.05.2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.