11. Ceza Dairesi 2017/8947 E. , 2018/4801 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-)Her takvim yılı içinde kullanılan faturaların ayrı suçları oluşturması, …
**11. Ceza Dairesi 2017/8947 E. , 2018/4801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-)Her takvim yılı içinde kullanılan faturaların ayrı suçları oluşturması, ancak aynı takvim yılına ait birden fazla fatura kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-)Sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan hüküm kurulurken 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5728 sayılı yasanın 276. maddesiyle değişik 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesinin yazılması gerekirken temel ceza tayin edilirken değişiklikten önceki uygulama maddesi olan 359/b-1 maddesinin yazılmış olması, 3-)Faturaların KDV indiriminde kullanılmış olmaları nedeniyle, 2006 takvim yılı için 21.09.2006, 2007 takvim yılı için 25.10.2007 ve 2008 takvim yılı için 25.09.2008 olan suç tarihlerinin, gerekçeli karar başlığında “2006, 2007 ve 2008“ şeklinde eksik yazılması, yasaya aykırı 4-)Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, 21.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.