10. Hukuk Dairesi 2023/11666 E. , 2024/12899 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3345 E., 2023/1394 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/811 E., 2021/468 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekil
**10. Hukuk Dairesi 2023/11666 E. , 2024/12899 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3345 E., 2023/1394 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/811 E., 2021/468 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili, müvekkili işçi ...'nın iki dönem halinde davalı şirketteki çalışmasına bağlı olarak pnömokonyoz meslek hastalığına yakalandığı ve sürekli iş göremez ... geldiğini, sürekli iş göremezlik derecesinin önce %25,2 sonra %27 olarak belirlendiğini, bu hastalık nedeniyle çalışamadığını, yaşamak için yatağa ve makineye bağlı ... geldiğini beyanla davacı işçi ... için maddi ve manevi tazminat ile bakıcı gideri; annesi olan davacı ... için manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Birleşen davada davacılar vekili, müvekkili ...'nın meslek hastalığına bağlı olarak 31.07.2017 tarihinde hayatını kaybettiğini, bu nedenle anne ve babası olan davacılar ... ve ...'nın oğullarının desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle maddi zarara uğradıklarını, aynı zamanda çocuklarını kaybetmiş olmaları nedeniyle yaşadıkları üzüntü ve elem nedeniyle de manevi zarara uğradıklarını beyanla davacılar adına ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili, cevap dilekçesinde ve aşamalarda, meslek hastalığının meydana gelmesinde sadece müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sürekli iş göremezlik derecesinin araştırılması gerektiğini, davacının müvekkili şirkette 14.02.2008-11.11.2011 tarihleri arasında çalıştığını, 03.11.2011 tarihinde hastalandığını, ...'nın 26.12.2002-25.12.2004 ve 14.02.2008-11.11.2011 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını beyan ettiğini, davacının davalı şirkette çalışmadan önce bir enjeksiyon firmasında getir götür işlerini yaptığını ve altı aylık sağlık kontrollerinin yapıldığını beyan ettiğini, esas işinin imalat olması sebebiyle SGK kayıtlarından tüm çalıştığı firmaların ve yaptığı görevin araştırılmasının gerektiğini, davacının dilekçesinde davalı işyerinde haftanın 6 günü 08:00-22:00 saatleri arasında çalışmış olduğu ifade edilmiş olsa da ibranamede doktora verilen muayene raporundaki 14 saatlik çalışma süresini yanlışlıkla beyan ettiğine yönelik imzalı ifadesinin bulunduğu, davacının 08.30-18.00 saatleri arasında öğlen yemek molası dışında ara dinlenmeleri ile çalıştığını, davacının çalışmış olduğu süre boyunca 10.01-16.02-09.05-20.06.2009 tarihlerinde İSO Genel Bilgi Kalite Politikası, Talimatlar, İş Sağlığı ve Güvenliği, Talimat Uygulama, İSO 9000 genel bilgi konularında işletme içi eğitime katılım belgelerinin bulunduğunu, davalı işyerinde TESTMER Ölçüm ve Test Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından ölçümlerin yapıldığını ve işletmenin sınır değerlerin altında olduğunu, işyerinde sarı nitril eldiven, toz maskesi ventili, işçi tulumu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili ekipmanların alındığına dair faturaların bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "...Somut olay yönünden dava konusuna ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 10.12.2012 tarihinde davalı işyerine açtığı İstanbul Anadolu Adliyesi 8. İş Mahkemesinde 2013/75 Esasa sayılı davanın sonuçlandığı tespit edilmiştir. Dosya içeriğinde bulunan 30.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişilerce 05.09.2013 tarihinde keşif yapıldığı, ...'nın çalıştığı alanın incelendiği, iki adet hamur silindir makinesinin olduğu, tek eleman olması nedeniyle iki makinenin aynı anda çalıştırılmadığı, makineler üzerindeki havalandırma tertibatının bir yıllık süreçte yapıldığı, 3 adet pencerenin bulunduğu tespit edilmiştir. Raporda meslek hastalığının meydana gelmesinde davalı işyerinin %80 kusurlu olduğu, davacı ...'nın kusurunun olmadığı, %20 kaçınılmazlık ve kötü tesadüf faktörünün rol oynadığı kanaati tespit edilmiştir. ...'ya 03.11.2011 tarihli İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda J62.8 pnömokonyoz, diğer silisyum içeren tozlara bağlı şeklinde tanı konulmuştur. Kusur konusunda hazırlanan 17.09.2019 tanzim tarihli bilirkişi heyet raporunun olayın oluş şekline uygun düşmesi; davalı işveren tarafından güvenli organizasyon oluşturmama, iş yerinde risk değerlendirme çalışmaları yapmama, gerekli kontrol ve denetim mekanizması oluşturmama, işverenlikçe kuvarsın ortama yayılmasını önleyecek kapalı sistem, su perdesi gibi yaş metotlar ve uygun aspirasyon sistemi gibi teknik önlemlerin alınmaması, sebebiyle denetim ve gözetim görevini ihmal etmek suretiyle kusurlu olduğu anlaşılmakla bu itibarla; kazada %80 kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Meslek hastalığına yakalanan ... yönünden , meslek hastalığının tespiti tarihinde 25 yaşında olup, aklı ... sahibi bir kişi olduğu, iş yerinde çalıştığı sırada kişisel koruyucu donanım olarak maske kullandığı ve hayatı boyunca sigara ve alkol kullanmadığı, davalı işyerinde haftalık çalışma saatlerinin üstünde çalışmış, yeterli iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemiş ve çalışma koşullarında iyileştirme yapılmadan kuvars tozuna maruz kaldığı, kendisine verilen herhangi bir eğitime veya talimata aykırı davrandığına dair objektif veri dosyada mevcut olmadığı anlaşılmakla olayda kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir. Dava konusu olay yönünden teknik önlemlerin etkin şekilde alınması, uygun kişisel koruyucuların temini, bunların kullanımı için iş disiplininin oluşturulması, planlı ve periyodik sağlık gözetimleriyle işçinin sağlığının takip edilmesi, ayrıca iş güvenliği eğitimlerinin verilmesi halinde dava konusu rahatsızlığın önlenmesi mümkün olduğundan, kural olarak kaçınılmazlığa şüpheyle bakılması gerekir. Ne var ki, Yargıtayın "pnömokonyoz hastalığında az miktarda kaçınılmazlığın olabileceği" yönündeki içtihatları ve aynı olayla ilgili olarak kesinleşen rücu davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun tazminat davasında güçlü takdiri delil olduğu, aynı olayla ilgili farklı sonuçlara ulaşılması durumunda hukuk güvenliği ilkesinin zedeleneceği, söz konusu rapordaki irdelemelerin detaylı olduğu hususları birlikte gözetildiğinde, belli oranda kaçınılmazlığın kabul edilmesi (%20) gerektiği anlaşılmıştır. Aldırılan kusur raporu yasal mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bunların işverence alınıp alınmadığı ve alınmış tedbirlere sigortalının uyup uymadığı hususlarının da ortaya konulduğu, yargısal denetime elverişli, hükme yeterli, açıklayıcı, gerekçeli, olaya ve dosyaya uygun, aynı zamanda yerleşik yargısal kararlara da uyumlu ilgililerin kusur oran ve aidiyetlerini belirtir nitelikte olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe sigorta tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olup maddi tazminat belirlenir iken; maluliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir. 22.02.2021 tarihli hesap bilirkişi raporundaki hesaplamanın yukarıda zikredilen yöntemce yapıldığı ve raporun denetlenebilir olduğu anlaşılmakla; raporun dosya kapsamına uygun olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve asıl dava bakımından davacı ... işçinin karşılanmamış maddi tazminat alacağının kalmadığı görülmekle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Yargılama sırasında maddi tazminat yönünden, 6098 sayılı TBK madde 76/1 gereği geçici ödeme ile hüküm altına alınan miktarların ise ödeme tarihinden yasal faizi ile birlikte davacı taraftan alınarak ödeme yapan davalıya verilmesine şeklinde aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. Yargıtay içtihatlarına göre sigortalı işçi için bakım (bakıcı) gideri hesaplanabilmesi için, Sürekli İşgöremezlik Derecesi Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu Kararında “bakıma muhtaç” durumda olduğun tespit edilmiş olması gerekmektedir (Y.21.HD. 03.07.2018/E.2016/14458-K.2018/5973). Dosyada mevcut 15.06.2012 ve 05.06.2015 tarihli SGK Sürekli İşgöremezlik Derecesi Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu Raporlarında “Yardıma Muhtaç Değildir” kaydı düşülerek davacının “başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı” tespit edilmiş bulunduğundan, iş kazası nedeniyle açılan tazminat davalarının temyiz incelemesi ile görevli Yüksek Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin bu konudaki içtihatları doğrultusunda bakım (bakıcı) gideri talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat bakımından yapılan değerlendirmede ise tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu (davalı işveren %80, davacı ... işçi kusursuz), olayın ağırlığı, kaza neticesinde davacı işçinin iş göremezlik oranının %27 olması, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikler dikkate alınarak davacının olay nedeniyle yaşadığı ve bundan sonra da yaşayacakları acı ve üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla, manevi tazminat hükmetmenin, hakkaniyet ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmış ve bu gerekçeler doğrultusunda 35.000 TL manevi tazminatın kabulüne ( 23.06.2017 tarihli TBK madde 76/1 uyarınca geçici ödeme kararı ile hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin mahsubu ile 25.000,00 TL ), fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yaralanan sigortalının yakınlarının manevi tazminat davası bakımından hak sahipliği durumu ön şartı olarak ağır bedensel zarar koşulunun olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, asıl dava bakımından davacı konumundaki anne ... yönünden ise manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirme bakımından; destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Somut uyuşmazlıkta; kazalı ...'nın meslek hastalığı neticesinde %27 oranında malul kaldıktan bir süre sonra vefatında, vefatın meslek hastalığından kaynaklı olduğu ve illiyetin bağının bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu belgelerinde ve yapılan ödemelerde olayın bu şekilde tespit ve kabul edildiği görülmüş, ölenin hak sahiplerine de gelir bağlanmıştır. İşbu doğrultuda 22.02.2021 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına ve Yargıtay ictihatlarına uygun olduğu, Müteveffanın babası ... ile annesi davacı ...'nın destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı anlaşıldığından ve aldırılan hesap raporunun, usul ve yasaya uygun, denetlenebilir, hüküm kurmaya elverişli, olduğu kanaatine varıldığından rapor doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Manevi tazminat yönünden ise, meslek hastalğında tarafların kusur durumu, hak ve nefaset kuralları, paranın alım gücü, kaza nedeni ile davacılar murisinin vefatı, birleşen dosya davacıların duyduğu elem ve acı, istenilen tazminat miktarı dikkate alınarak davacı baba ve anne için ayrı ayrı 50.000' er TL manevi tazminat miktarı hüküm atına alınmış ..." gerekçesiyle: "Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1-Davacı ... işçi ...'nın maddi tazminat talebinin reddine, 2-Davacıların bakıcı gideri talebinin reddine, 3-23.06.2017 tarihli TBK madde 76/1 uyarınca geçici ödeme kararı ile hükmedilen 15.000,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden yasal faizi ile birlikte davacı taraftan alınarak ödeme yapan davalıya verilmesine, 4-Davacı ... ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile toplamda takdir edilen 35.000 TL manevi tazminattan, 23.06.2017 tarihli TBK madde 76/1 uyarınca geçici ödeme kararı ile hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin mahsubu ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davacı müteveffanın meslek hastalığına yakalandığının tespit edildiği tarihi olan 03.11.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'nın vefatı nedeniyle miras payları oranında mirasçılarına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Ayrıca 23.06.2017 tarihli geçici ödeme kararı ile hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminata meslek hastalığına yakalandığının tespit edildiği tarihi olan 03.11.2011 tarihinden geçici ödeme karar tarihi olan 23.06.2017 tarihine kadar işleyecek sadece yasal faizin davalıdan alınarak davacı ...'nın vefatı nedeniyle miras payları oranında mirasçılarına verilmesine, 5-Davacı ...'nın manevi tazminat talebinin reddine, Birleşen Dava olan İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyasının kısmen kabul kısmen reddi ile 6-Müteveffanın babası ...'nın destekten yoksun kalma nedeniyle talep miktarı olan 64.242,46 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı ...'ya verilmesine, 7-Müteveffanın annesi ...'nın destekten yoksun kalma nedeniyle talep miktarı olan 69.956,67 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı ...'ya verilmesine, 8-Davacı baba ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı ...'ya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 9-Davacı anne ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 31.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı ...'ya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili tarafından sunulan toz ölçüm ve eğitim belgelerinin değerlendirmeye alınmadığını, davacının hastalık tarihinden önceki ve sonraki çalışmalarının ve işyerlerinin hastalığa etkisinin araştırılmadığını; ücret konusunda işyeri kayıtlarının esas alınması gerektiğini; ölen işçinin anne ve babası olan davacılardan ayrı yaşadığını ve onlara destek olmadığını, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatının şartlarının oluşmadığını; davacının müvekkili işyerinden ayrıldıktan sonra alınan çalışabileceğine ilişkin raporu bulunduğunu, beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvuusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme Davalı vekilinin davacılar ... ve ... yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilince davacı baba ... için 64.242,46 TL, davacı anne ... için 69.956,67 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince talep gibi baba yararına 64.242,46 TL, anne yararına 69.956,67 TL maddi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin davacılar ... ve ... yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Şirkete iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.