a olaylar başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu olan yargılama dosyasından tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi başvurucu silvan jandarma komando taktik alay tabur komutanlığında askerlik görevini yapmakta iken tarihinde roketatar intibak atış eğitimi yapıldığı sırada başka bir erin atış yaptığı roketin namlu içinde patlaması sonucu yaralanmıştır bir dizi tedavi hava değişimi ve ameliyatın ardından kasımpaşa asker hastanesinin tarihli raporu ile başvuru
a olaylar başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu olan yargılama dosyasından tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi başvurucu silvan jandarma komando taktik alay tabur komutanlığında askerlik görevini yapmakta iken tarihinde roketatar intibak atış eğitimi yapıldığı sırada başka bir erin atış yaptığı roketin namlu içinde patlaması sonucu yaralanmıştır bir dizi tedavi hava değişimi ve ameliyatın ardından kasımpaşa asker hastanesinin tarihli raporu ile başvurucunun askerliğe elverişli olmadığına karar verilmiş ve başvurucu tarihinde terhis edilmiştir anılan sağlık raporu ise tarihinde onaylanmış ve tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucunun söz konusu raporu ibraz ederek yaptığı müracaat üzerine sosyal güvenlik kurumu başkanlığının tarihli kararıyla malul olduğuna karar verilmiştir tarihli ve sayılı hukuk muhakemeleri maddesinde idari işlemler ve idari eylemler ile idarenin sorumlu tutulabildiği diğer durumlarda vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kurala bağlanmıştır başvurucu tarihinde ankara asliye hukuk mahkemesinde uğradığı zararlardan dolayı maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açmıştır ankara asliye hukuk mahkemesi tarihli ve sayılı karar ile yargılamanın devamı sırasında anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı kararıyla sayılı maddesinde öngörülen kuralın iptaline karar verildiği gerekçesiyle görevli olmadığından bahisle davayı usulden reddetmiştir anılan karar tarihinde kesinleşmiştir başvurucu bu karar üzerine tl manevi tazminat ödenmesi istemiyle askeri yüksek mahkemesinde dava açmıştır dairesi tarihli ve sayılı kararında idari eylemler nedeniyle zarara uğrayanların zarar doğuran eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak zararlarının karşılanmasını istemeleri idarece bu konuda verilecek cevabın yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gün içinde şayet altmış gün içinde cevap verilmez ise bu sürenin bittiği tarihten başlayarak ikinci altmış gün içinde dava açmaları gerekmektedir davacının atış yapıldığı sırada roketin namlu içerisinde patlaması sonucu yaralandığı olayın ardından bir dizi tedavi ay hava değişimi ve ameliyatın ardından kasımpaşa asker hastanesi sağlık kurulunun tarihinde onaylanan tarih ve sayılı raporu ile ameliyatlısı sağ median sinir lezyon tanısıyla davacının askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği dava konusu olay nedeniyle meydana gelen yaralanmasına ilişkin zararı tedavi süreci sonucunda düzenlenen kasımpaşa asker hastanesi sağlık kurulunun tarihinde onaylanan tarih ve sayılı raporu ile öğrendiği bu durumda davacının rapor tarihinde veya lehine bir kabulle en geç rapor onay tarihi olan tarihinde zarar doğuran eylemi öğrendiğinin kabul edilmesi gerektiği sosyal güvenlik kurumunun yukarıda belirtilen tarihli kararının veya raporun tebliğ tarihinin zararın öğrenilme tarihini etkileyen bir niteliği olmadığı buna göre bu tarihlerden itibaren bir yıl içerisinde bu tarihte sonradan anayasa mahkemesince tarihinde iptal edilen hukuk muhakemeleri kanununun maddesi yürürlüğe girmediği için zararın karşılanması için idareye müracaat etmesi idarece isteğinin kısmen başvuru numarası karar tarihi veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gün içinde şayet altmış gün içerisinde cevap verilmez ise bu sürenin bittiği tarihten başlayarak ikinci altmış gün içinde askeri yüksek mahkemesine dava açması gerekirken bir yıllık sürenin geçmesinden sonra tarihinde idari başvuru yapılmadan doğrudan asliye hukuk mahkemesinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir karar düzeltme istemi de aynı dairenin tarihli ve sayılı kararıyla reddedilmiştir karar başvurucuya tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur b hukuk maddesinin son fıkrası şöyledir kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür tarihli ve sayılı askeri yüksek mahkemesi müracaat başlıklı maddesinin a bendi şöyledir işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması kaldırılması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur altmış gün içinde cevap verilmez ise istek reddedilmiş sayılır reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır anılan açma süresi başlıklı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir yüksek mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür anılan doğruya tam yargı davası açılması başlıklı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların askeri yüksek mahkemesinde dava açmadan önce bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler sayılı anayasa mahkemesi tarafından iptal edilen veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazmini davalarında görev başlıklı maddesi şöyledir türlü idarî eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddî ve manevî zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemeleri bakar başvuru numarası karar tarihi sorumluluğu dışında kalan sebeplerden doğan aynı tür zararların tazminine ilişkin davalarda dahi bu hüküm uygulanır tarihli ve sayılı mahkemeleri kanunu hükümleri saklıdır sayılı geçici maddesinin numaralı fıkrası şöyledir kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz sayılı başlıklı maddesi şöyledir kanun tarihinde yürürlüğe girer tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan tarihli ve sayılı borçlar zaman başlıklı maddesi şöyledir ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava mutazarrır olan tarafın zarara ve failine tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin itibaren on sene mürurundan sonra olunmaz ki zarar ve ziyan davası ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur eğer haksız bir fiil mutazarrır olan taraf aleyhinde bir alacak tevlit etmiş olursa mutazarrır kendisinin tazminat talebi müruru zaman ile sakıt olsa bile o alacağı vermekten imtina edebilir anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir konusu kuralla sadece kişinin vücut bütünlüğüne verilen maddi zararlar ile buna bağlı manevi zararların ve ölüm nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmini konusu kapsama alınmakta ve bu tazminat davalarına bakma görevi asliye hukuk mahkemelerine verilmektedir buna göre aynı idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerden kaynaklanan zararlar kapsama alınmadığından sorumluluk sebebi aynı olsa da bu zararların tazmini davaları idari yargıda görülmeye devam edecek bu durumda idarenin aynı yapı içinde aldığı kararın bir bölümünün idarî yargıda bir bölümünün adlî yargıda görülmesi yargılamanın bütünlüğünü bozacaktır ayrıca iki ayrı yargı kolunda görülen davalarda idarenin sorumluluğu bu sorumluluğun kapsamı idarenin tazmin yükümlülüğü konularında farklı sonuçlara ulaşılabilecektir esasen idare hukukunda var olan hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk kavramları kişilerin gördüğü zararların tazmininde kullanılan ve kişilerin idare karşısında korunma kapsamını genişleten kavramlardır hukukunda idarenin hiçbir kusuru olmasa da sosyal risk terör eylemleri fedakârlığın denkleştirilmesi gibi kusursuz sorumluluğa ilişkin kavramlara dayanılarak kişilerin uğradığı zararların tazmin edilmesi mümkündür özel hukuk alanındaki kusursuz sorumluluk halleri ise belirli konular için düzenlenmiş olup sınırlıdır idare hukuku esaslarına dayanarak tesis ettiği tartışmasız bulunan eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerden kaynaklanan zararlara ilişkin davaların idarî yargı yerlerinde görülmesi gerektiği kuşkusuzdur bu nedenle yukarıda belirtildiği gibi aynı idari eylem işlem veya sorumluluk sebebinden kaynaklanan zararların tazminine ilişkin davaların farklı yargı yerlerinde görülmesinde kamu yararı ve haklı neden olduğu söylenemez öte yandan sayılı anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri hakkında kanunun maddesine göre mahkemenin kanunların kanun hükmünde kararnamelerin ve türkiye büyük millet meclisi anayasaya aykırılığı hususunda başvuru numarası karar tarihi ileri sürülen gerekçelere dayanma zorunluluğu yoktur mahkeme taleple bağlı kalmak şartıyla başka gerekçeyle de anayasaya aykırılık kararı verebilir bu nedenle iptali istenen kural anayasanın maddesi yönünden de incelenmiştir anayasanın maddesinin birinci fıkrasında askerî yüksek mahkemesi askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz hükmü yer almaktadır anayasanın maddesi gereğince asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin olan eylemlerden ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar adli yargının değil askeri idari yargının yani askeri yüksek mahkemesinin görev alanına girmektedir konusu kural ile vücut bütünlüğünün kısmen ya da tamamen yitirilmesine yol açan eylem veya işlem bir askeri hizmete ilişkin olsa ve bir asker kişiyi ilgilendirse bile bundan kaynaklanan uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesinin görev alanı kapsamına alınmaktadır asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin olan eylemlerden ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların kanunla adli yargının görev alanına sokulması anayasanın maddesine de aykırılık oluşturur iv