Başvuru, idari işlemin iptali ve idari eylemden doğan zararın tazmini istemiyle açılan davaların hatalı değerlendirme sonucu reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari işlemin iptali ve idari eylemden doğan zararın tazmini istemiyle açılan davaların hatalı değerlendirme sonucu reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 8/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon tarafından 2015/11345 numaralı bireysel başvuru dosyasının, aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2015/11343 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine ve incelemenin 2015/11343 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) emrinde kara pilot sınıfında ve üsteğmen rütbesinde görev yapmaktayken 7/5/2013 tarihinde birinci pilot olarak ilk uçuş görevini başarıyla gerçekleştirmiştir. Uçaktan piste indiği anda ilk uçuşunun kutlanması amacıyla mesai arkadaşları tarafından itfaiye aracından üzerine su sıkılmak suretiyle ıslatılan başvurucunun suyun tazyikiyle dengesini kaybederek yere düşmesi neticesinde sol kolu kırılmıştır. Kolundaki kırık nedeniyle ameliyat edilen başvurucunun takip ve tedavisine bir müddet devam edildikten sonra Etimesgut Asker Hastanesi tarafından düzenlenen 13/2/2014 tarihli sağlık kurulu raporu ile sol el bilek eklem hareket kısıtlılılığı tanısına istinaden pilotaja elverişli olmadığı tespit edilmiştir. Aynı Hastanenin sağlık kurulu tarafından düzenlenen 27/3/2014 tarihli zeyil raporunda 13/2/2014 tarihli rapora ilave olarak başvurucunun sınıfı görevini yapamayacağı, ilgili mevzuata göre sağlık durumuna uygun şekilde yeniden sınıflandırılması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu raporun Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından 9/4/2014 tarihinde onaylanarak kesinleşmesi üzerine başvurucunun pilot sınıfı ile ilişiği kesilmiştir. Aynı süreçte belirtilen rahatsızlığa bağlı olarak başvurucunun vücudunda meydana gelen fonksiyon kayıp oranı; Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulu tarafından düzenlenen 2/5/2014 tarihli raporda %7, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi (GATA) sağlık kurulu tarafından düzenlenen 23/5/2014 tarihli raporda ise %8 olarak tespit edilmiştir. Başvurucu 6/5/2014 tarihinde MSB'ye başvurmuş, görevi sırasında ve görevi sebebiyle meydana gelen kaza nedeniyle kalıcı olarak uğradığı iş gücü kaybından doğan maddi ve manevi zararının karşılanmasını istemiştir. Başvurucunun bu talebi anılan idarece cevap verilmemek suretiyle reddedilmiştir. Başvurucu ayrıca 5/6/2014 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına (SGK) başvuruda bulunmuş; ilgili mevzuatın kendisine tanıdığı tercih imkânı çerçevesinde başka bir sınıfta çalışmaya devam etmek istemediğini belirterek harp malulü ya da vazife malulü sayılmasını ve bu kapsamda emeklilik hakkı tanınmasını talep etmiştir. Başvurucu, SGK sağlık kurulunun 27/8/2014 tarihli kararı ile adi malul olarak kabul edilmiş; emekliye sevk işlemlerinin onaylanması üzerine 15/10/2014 tarihinden geçerli olmak üzere kendisine adi maluliyet aylığı bağlanmıştır. A. Olaya İlişkin İptal Davası Süreci Başvurucu, harp/vazife malulü olarak kabul edilmemesine dair SGK işleminin iptali istemiyle 12/8/2014 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açmıştır. AYİM Üçüncü Dairesi 7/5/2015 tarihinde oybirliğiyle verdiği kararla davayı reddetmiştir. Kararda öncelikle uyuşmazlığın, başvurucunun maluliyetine neden olan rahatsızlığının uçuş faaliyetinin bir parçası olan görevinin sebep ve tesiriyle oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı belirtilmiş, ardından uçuş görevi tanımını, vazife malullüğü ile harp malullüğü koşullarını düzenleyen ilgili mevzuat hükümlerine yer verildikten sonra maddi olayda söz konusu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmiştir. Bu bağlamda kararın gerekçesinde, olay sonrasında düzenlenen idari tahkikat raporundan ıslatmak suretiyle kutlama ve benzeri olayların yönerge, emir ve talimatlarda yer almadığının, kara havacılık birliklerinde kurumsal olarak böyle bir kutlama şeklinin bulunmadığının, pilotaj eğitiminin tamamlanmasından sonra yiyecek ikramı, toplu takdim, tören gibi daha makul kutlamaların yapıldığının anlaşıldığına dikkat çekilmiştir. Uçuş görevini tamamlayarak hava aracından ayrılan başvurucunun yaralanmasına neden olan olayın uçuş görevi kapsamında değerlendirilemeyeceğinin ifade edildiği kararda, uçuş görevinden sonra eğlence amacıyla yapılan kutlamanın uçuş görevinin doğası gereği mutlak suretle icra edilmesi gereken bir faaliyet ve hizmet gereklerinden kaynaklanan bir zaruret olarak görülmediği vurgulanmıştır. Belirtilen kutlama sırasında meydana gelen maluliyetin görevden kaynaklandığının kabulü yönünde bir yaklaşımın kanunun vazife maluliyeti ve harp maluliyeti konusunda öngördüğü esaslara uygun düşmediği değerlendirmesinden hareketle söz konusu maluliyetin oluşumunda uçuş görevi ile vazifenin sebep ve etkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığı ifade edilmiş, bu itibarla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı tespitine yer verildikten sonra ret hükmü oluşturulmuştur. Karar 17/6/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, anılan karara karşı karar düzeltme yoluna müracaat etmemiştir.B. Olaya İlişkin Tam Yargı Davası Süreci Başvurucu, olay nedeniyle uğradığı zararın karşılanması talebiyle 6/5/2014 tarihinde MSB'ye yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine 8/7/2014 tarihinde AYİM'de tam yargı davası açmıştır. AYİM İkinci Dairesi 11/2/2015 tarihinde oyçokluğuyla verdiği kararla olayda davalı idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir durumun bulunmaması nedeniyle başvurucunun maddi ve manevi tazminat istemini reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, gelenek hâline gelmiş birinci pilotluk kutlamasının kimi zaman yiyecek içecek ikramı kimi zaman da birinci pilot belgelerinin toplu hâlde takdim edilmesi ya da personelin ıslatılması şeklinde yapıldığının anlaşıldığı belirtilmiştir. Kutlama faaliyetinin başvurucunun ıslatılması şeklinde gerçekleştirildiği somut olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, başvurucunun kutlama sonucu uğradığını iddia ettiği zararın idarenin kusurlu bir eyleminden ileri gelmediği, hizmetin yanlış kurulup yürütülmesinden kaynaklanmadığı ifade edilmiştir. Kutlamanın hizmet gereğiyapılan bir faaliyet olmadığına, personelin kendi aralarında eğlence amacıyla düzenledikleri bir faaliyet olduğuna dikkat çekilen kararda zararı doğuran eylem ile hizmet arasında uygun bir illiyet bağı bulunmadığı vurgulanmış; ayrıca olayda kusursuz sorumluluk hâllerinden herhangi birinin de söz konusu olmadığı, bu itibarla idarenin tazmin yükümlülüğü için gerekli koşulların oluşmadığı belirtilmiştir. Karşıoy görüşünde ise kara havacılık birliklerinde bir geleneğin icrası esnasında meydana gelen olayın hizmetle ilişkili olduğu, bu sebeple yaralanmanın bu geleneğin icrası sırasında meydana gelip gelmediğinin tespitinden sonra oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 17/6/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 6/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu8/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, (...) hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır." 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga maddesininilgili kısımları şöyledir:"44 üncü maddede yazılı malullük;a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; (…)Buna (Vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (Vazife malulü) denir." Aynı Kanun’un mülga maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Vazife malullerinden bu malullüklere; (…)d) Barışta ve olağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan dalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlardan denizaltıcılığın veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve tesirleriyle, (…) uğramış olan [muvazzaf subaylara] (Harp malulü) denir." Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından hazırlanan Kara Havacılığı Genel Uçuş Kuralları Yönergesi'nin Ek-A maddesinde Uçuş Görevi şöyle tanımlanmıştır:"Uçucuların uçuş amacıyla; uçuş öncesi yaptıkları faaliyetler dâhil hava aracına binerek motor/motorları çalıştırdıktan ve uçuşu müteakip hava aracını park yerine getirip motor/motorları susturup hava aracının emniyete alınmasını takiben hava aracını terk ettikleri ana kadar geçen süredir."