T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/982 KARAR NO : 2026/420 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/01/2025 NUMARASI : 2022/1010 E - 2025/61 K DAVANIN KONUSU: ALACAK KARAR TARİHİ: 17/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme so…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/982 KARAR NO : 2026/420 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/01/2025 NUMARASI : 2022/1010 E - 2025/61 K DAVANIN KONUSU: ALACAK KARAR TARİHİ: 17/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sağladığı ..., iletişim hizmeti ve alt yapı faaliyetleri çerçevesinde davalı şirketin talebi üzerine Abonelik Sözleşmesi/... Sözleşmesi ve Ekleri akdedilmiş olduğu ve davalıya ... ve modem kullanım hizmeti sunulduğunu, müvekkili şirketin hizmet bedelini gösteren faturaları her zaman olduğu gibi usulüne uygun olarak düzenleyerek davalı şirkete göndermesine rağmen borcunu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının temerrüde düştüğünden, İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile haklı alacaklarının tazmini için takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından işbu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, yapılacak olan yargılama neticesinde, dosya kapsamında delil olarak sunulan sözleşme, protokol, fatura, ticari kayıtlar vs. şeklindeki belgelerle davalı şirketin müvekkili kuruma borçlu olduğu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyacağını beyanla, itirazın iptaline, davalının %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalı şirket ile davacı şirket arasında 27/12/2016 tarihinde ... ... bağlantısının sağlanması karşılığında 36 ay süreyle abone kalınacağına dair taahhüt verilmiş olduğunu ve bu şekilde taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, müvekkilinin , bu ilişki kapsamında üzerine düşen fatura ödeme borcunu düzenli bir şekilde yerine getirdiğini, bu hususun ... Bankasının Kavacık şubesinden ve ... Bankasının Avcılar şubesinden sorularak ilgili dekontların celbini talep ettiklerini, bu şekilde 36 aylık sürenin sonu yaklaşırken davacı şirkete taahhüdün yenilenmeyeceği ve abonelik ilişkisinin sona erdirileceği bildirilmiş olduğunu, bunun üzerine davacının, cayma bedeli olarak fahiş bir miktarın ödenmesini istemiş, ardından da kötü niyetli olarak icra takibine başlamış olduğunu, burada BTK kuralları kapsamında taahhüt kapsamında verilen fayda ile kalan faydanın karşılaştırılması ve taahhüt sahibinin lehine olan kısmın borç olarak yansıtılması gerekirken, davacı şirket farklı bir hesaplama neticesinde dava konusu borç miktarını bulunduğunu, burada yalnızca taahhüdün sona erdirildiği 2016 yılı aralık ayının bedelinin istenmesi gerekirken davacının afaki olarak hesaplamış olduğu cayma bedeline ilişkin davası ve talebi kötü niyetli olduğunu, davacının dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu faturalar ile 15/12/2022 tarihli MTS ödeme emrindeki alacak miktarları da birbiriyle uyum göstermemekte olduğunu, davacı şirketin davalı müvekkilinden herhangi nam altında alacağı olmadığına ilişkin savunma saklı kalmak kaydıyla; davacı tarafından dava ve takip konusu alacağa ilişkin doğru faturaların sunulması halinde ayrıca faturaya konu hizmetlerin davalı müvekkil şirkete tam ve eksiksiz olarak sağlandığı da davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, nitekim faturaların tesliminin tek başına malların veya hizmetlerin teslim edildiği anlamına da gelmeyeceğini beyanla davanın reddine, davacı yan aleyhine, İİK md 67 gereği takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Islah :Dava; itirazın iptali davası olarak açılmış olup, davacı vekili daha sonra davasını takip kapsamındaki faturaların bedeli olarak belirtilen yine takipteki toplam alacak miktarı olan 80.187,14 TL'nin tahsiline ilişkin alacak davası olarak ıslah etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının 31.07.2019, 31.08.2019,31.10.2019 tarihli ve 30.11.2019 tarihli faturalar kapsamında toplam davalıdan 13.231,56 TL alacak talep edebileceği ve ayrıca davadan önce başlatılan takip tarihi itibari ile davalının temerrüde düşürüldüğü anlaşıldığından bu tarihten itibarın hesaplanan 3.575,88 TL işlemiş gecikme faizi ile birlikte toplam 16.807,44 TL " alacak bulunduğu gerekçesiyle , Davanın Kısmen Kabulü ile;16.807,44-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine "şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında Abonelik Sözleşmesi/... Sözleşmesi ve Ekleri akdedilmiş ve müvekkili şirket tarafından davalıya ... ve modem kullanım hizmeti sunulmuş olduğu, müvekkili şirket tarafından üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiği, hizmet bedeli gösteren faturaların usulüne uygun olarak düzenlenerek davalı şirkete gönderildiği, ancak davalı şirketin borcunu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve temerrüde düştüğünü, söz konusu sözleşme kapsamında taraflar arasında akdedilen 36 ay taahhütlü 28.12.2016 tarihli ... A.Ş. ("...") ... (ME) ... Bağlantı Ücreti Bizden Kampanyası'na İlişkin Taahhütname ile "...Esaslar'ın herhangi bir hükmünü ihlal etmem/uymamam veya Taahhüt Süresi tamamlanmadan önce taahhüdümden vazgeçmem durumunda, Kampanya kapsamındaki devre açısından, kampanya kapsamında bağlantı ücretinde yapılan indirimin tamamını ...'un talebi üzerine, defaten, ...'un belirteceği süre içerisinde ...'a ödemeyi, aksi takdirde söz konusu ücretlerin ... tarafından hükmen tahsil edileceğini,.." şeklinde taahhütte bulunulmuş olduğu, ancak davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığı taahhüdüne aykırı davrandığı, dolayısı ile indirimli olarak faydalanmış olduğu fatura dönemlerine ilişkin faydalanmış olduğu indirimin tamamını ödemekle yükümlü olduğu, 24.09.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ile müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında 69.736,07 TL alacaklı olduğunu isabetli bir şekilde tespit edildiğini, bu tespitine katıldıklarını ,ancak faiz alacağı da göz önünde bulundurularak faiz talebi ile birlikte davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte iken, Mahkeme tarafından kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı bulunduğu ,diğer husus ise müvekkilinin söz konusu faturalar nedeni ile KDV ödemek mecburiyetinde olduğu, hiçbir şirket/kurumun haksız yere fatura keserek kendisini KDV ödeme yükümlülüğü altına sokmayacağı, bu nedenlerle müvekkili şirketin alacaklı olduğu tespit edilen 69.736,07 TL tutarındaki alacak için faiz talebi de gözetilerek müvekkili şirketin 69.736,07 TL alacaklı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerektiği beyan ve talep edilmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava , alacak talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Taraflar arasında, davacı ... tarafından sunulan 30 Mbps hız paketli ... ... Erişim Hizmeti için 36 ay boyunca, aylık vergiler hariç 2137 TL. bedelli Perakende ... ... Bağlantı Ücreti Kampanya Taahhütnamesi imza edilmiştir. İşbu taahhütname ile davalı aboneye aylık ... paket ücreti üzerinden %40 indirim sağlanacağı, bunun dışındaki diğer faydalar kapsamında İşletmeci'nin bedelsiz karşıladığı taahhüde esas vergiler hariç toplam tutar 1607 TL. (işbu taahhütnamedeki şartlara uyulması kaydıyla Abone'den alınmayacak tutar) belirlenmiştir. Mahkemece yargılamada mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişi kurulundan kök ve ek rapor alınmıştır. 24/09/2023 Tarihli Bilirkişi kurulu Raporunda;Davacı ve davalı yanın 2018,2019 ve 2020 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 15/12/2020 tarihi itibariyle, davacı yanın davalı yandan icra takibine konu edilen faturalar yönünden ve diğer alacak tutarı 17,12 TL olarak 69.736,07 TL alacaklı olduğu, Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 15/12/2020 tarihi itibariyle, davalı yanın davacı yandan 8.686,46 TL alacaklı oldukları, bu alacağın 8582,27 TL kısmının davalı tarafından davacı yana 23.12.2019 tarihinde gönderilen 8.582,27 TL’lik ödemeden kaynaklanmış olduğu, bu ödemenin ticari kayıtlarına alınmayan hangi faturalara istinaden yapılmış olduğu anlaşılamamış olduğu, kısmi ödeme niteliği taşımakta olduğunun değerlendirilmiş olduğu, 104,19 TL Alacağın hangi nedenden kaynaklanmış olduğu anlaşılamamış olduğu, dava konusu toplam tutarı 69.736,07 TL olan 4 Adet faturanın davalı ticari defterlerinde ve sunulan cari hesap ekstresinde kaydına rastlanmadığı, Takibe konu 31.07.2019, 31.08.2019,31.10.2019 tarihli faturalar için; davacı kurumca taahhütname kapsamında belirlenen indirim bedellerinin uygulanarak tarife bedeli kapsamında faturalandırma yapılmış olduğu tespit edilmiştir. Bu fatura bedellerinin davalı şirketçe ödenmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır. Takibe konu 30.11.2019 tarihli fatura için; 30.11.2019 tarihli faturadaki “diğer bedel” (taahhüt cayma bedeli) ve davalı vekilinin cevap beyanlarında belirtmiş olduğu üzere taahhüdün bitim tarihi itibariyle yenilenmeyeceğinin davacı kuruma beyan edilmesi ile taahhüt tarihi sona ermeden davalı aboneliğinin sonlandırılmış olduğu hususu sabittir. Davacı kurumca 30.11.2019 tarih 20.12.2019 son ödeme tarihli fatura içeriğinde Taahhütname'nin ABONE tarafından imzalandığı tarihten itibaren taahhüde aykırılığın oluştuğu döneme kadar ABONE’ye sağlanan ve detayları işbu taahhütnamenin 2. Maddesinde belirtilmiş indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ABONE' den tahsil edilecektir hükmü kapsamında davalı kurumca davacıya sağlanan tüm indirimlerin fatura içeriğinde yansıtılmış olduğu anlaşılmaktadır. Oysa taahhütname madde 5 devamında …Ancak ABONE’den taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen hizmet bedellerinin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamı, bu tutardan düşük olması halinde düşük olan tutar ABONE’den tahsiledilecektir. hükmü yer aldığından ve taahhüdün dolması için 30.11.2019 tarihli faturadan sonra 1 adet fatura düzenleneceğinden ve de bu fatura tutarının (davacı adına henüz tahakkuk edilmemiş bedele ait fatura) davalı adına sağlanan faydadan düşük olacağı gerekçesi ile davacı kurumca 30.11.2019 tarihli fatura için 58.900,49 TL. bedelin talep edilemeyeceği, Yukarıda hesap edildiği üzere 30.11.2019 tarihli fatura bakımından davacı şirketin 4.965,31 TL. ve takibe konu 4 adet fatura bakımından toplam 13.231,56 TL. asıl alacak bedel talebinin olabileceği görüş ve kanaatine varılmış olduğu, davacı yan’ın Teknik İncelemede tespit edilen 13.231,56 TL fatura alacağı için fatura üzerinde yazan faiz oranı aylık %2, yıllık (2x12) %24 üzerinden hesaplanmış faiz tutarının 3.575,88 TL olarak hesaplanmış olduğu, işlemiş faiz dahil alacak tutarının (13.231,56 TL+3.575,88 TL) 16.807,44 TL olarak hesaplanmış olduğu görüşü beyan edilmiştir.İtiraz üzerine alınan EK Raporda; kök raporda her bir fatura için aylık %2 yıllık %24 faiz oranları üzerinden işlemiş faiz tutarı hesaplanmış olduğu, Ek Raporda Reeskont Avans faiz oranları üzerinden işlemiş faiz tutarının hesaplandığı açıklanmış ve belirtilen şekilde yapılan hesaplamaları içeren rapor sunulmuştur.Bilirkişi kurulunca ,taraflar arasında imzalanan sözleşme ve taahhütname ile yukarıda da açıklanan taahhütname madde 5 uyarınca " Ancak ABONE’den taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen hizmet bedellerinin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamı, bu tutardan düşük olması halinde düşük olan tutar ABONE’den tahsiledilecektir" hükmü yer aldığından ve taahhüdün dolması için 30.11.2019 tarihli faturadan sonra 1 adet fatura düzenleneceğinden ve de bu fatura tutarının (davacı adına henüz tahakkuk edilmemiş bedele ait fatura) davalı adına sağlanan faydadan düşük olacağı gerekçesi ile davacı kurumca 30.11.2019 tarihli fatura için 58.900,49 TL. bedelin talep edilemeyeceği" şeklindeki düzenleme de gözetilerek hesaplama yapıldığı,bu sebeple davacı taarfın bilirkişi raporuna itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/02/2026