Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yılbaşı alışverişinde satışa sunmak üzere birkısım hediyelik eşya için davalı ... LTD ile anlaşma yaparak malların bedelini bu şirketin yetkilisi olan davalı ...'e 24/07/2006 tarihinde 40.000,00 USD, 09/10/2006 tarihinde 40.000,00 USD ve 29/11/2006 tarihinde 18.000,00 USD havale yapmak suretiyle toplam 98.000,00 USD'yi peşin olarak ödediğini, ... şirketi adına ...'in müvekkili şirkete konişmentonun taşıyanda olduğunu ve İstanbul'da taşıyandan teslim alınacağı bilgisini verdiğini, ancak müvekkilinin konişmento ve malları teslim alamadığı gibi satın alınan ürünlerin yılbaşı öncesinde İstanbul'a ulaşmaması neticesinde ciddi maddi zararlara ve prestij kaybına uğradığını, ... şirketi ve ... aracılığı ile ithal edilen ... ve ... referans nolu üç konteyner dolusu eşyanın İstanbul Gümrüğüne ulaştığı 04/01/2007 tarihinde davalı ... AŞ tarafından müvekkiline faks yoluyla varış ihbarnamesi gönderildiğini ancak eşyanın aslında 24/11/2006 tarihinde İstanbul Gümrüğüne girdiğinin sonradan anlaşıldığını, zira ... tarafından gecikme bedeli olarak müvekkilinden 6.100,00 USD demuraj bedeli istenmesinden anlaşıldığını, ...'un nakliyeci olarak ürünleri tam ve eksiksiz şekilde varış limanına ulaştırmak ve varış tarihini doğru şekilde bildirmek yükümlülüğü taşıdığı halde ürünlerin geldiğinin 04/01/2007 tarihinde gönderilen ihbar ile bildirilmiş olmasından dolayı zamanında ihbar yükümlülüğünü ihlal ettiğini, zira eşyanın gümrüğe giriş tarihi ile varış ihbarnamesinin gönderildiği tarih arasında 41 günlük bir gecikme olduğunu, bu sürenin de yılbaşı öncesine rastladığını, buna rağmen gecikme nedeniyle müvekkilinden demuraj bedeli istemesinin de iyi niyetle bağdaşmadığını, ayrıca gönderilen varış ihbarnamesinde 04/01/2007 tarihi olan ileti tarihi faks makinası ile otomatik olarak yazıldığı halde ihbar metninde 23/11/2006 ve 27/11/2006 tarihlerinin elle yazılmak suretiyle ihbar tarihinde de tahrifat yapıldığını, müvekkilinin ihbar tarihi olan 04/01/2007 tarihinden itibaren 21 gün free time süresi hesaplanarak buna göre tespit edilen 25/01/2007 tarihinden itibaren gecikme süresi için demuraj ödemesi yapmaya hazır olduğunu, 30/11/2007 tarihinde Beyoğlu ...Noterliğinden gönderilen ihtarname ile ...'a ihbar ettiği halde bu şirketin ihbara herhangi bir olumlu yada olumsuz cevap verilmediğini, müvekkili tarafından 27/02/2007 tarihinde Beyoğlu ...Noterliğinden ikinci kez ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameye de cevap alınamadığını, daha sonra ... şirketi ile ... tarafından üç konteyner dolusu eşyanın ... aracılığı ile ... Tic Ltd 'ne satıldığı bilgisine ulaşıldığını, bu duyum üzerine Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünden malların akıbetinin sorulduğunu, Gümrük Müsteşarlığı İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü tarafından verilen 09/07/2007 tarihli cevabi yazıda dava konusu eşyanın ... tarafından ... Ltd Şti adına tanzimli, cirolu, stickerli konişmentolara istinaden ithalinin gerçekleştirildiği bilgisinin verildiğini, bu durumda müvekkili şirketin tüm ihbar ve ihtarlarına rağmen bedeli peşin olarak ödenmiş olan eşyaların üçüncü bir şirkete stickerli konişmentolar karşılığında bir kez daha satılarak teslim edildiğinin anlaşıldığını,vbu şekilde ... LTD ve ... 'in malların satışı suretiyle haksız ve hukuka aykırı olarak ikinci kez kazanç sağladıklarını, ...'un ise konişmentoda müvekkilinin isminin bulunduğu ve varış bildirimi yaptığı halde konişmentoyu sticker ile kapatarak müvekkilinin isminin değişmesine muvafakat ettiğini, sonuç olarak müvekkilinin mal bedeli olarak ödediği 98.000,00 USD ile yılbaşı sonrasında dava konusu ürünlerin satışından elde etmeyi beklediği 300.000,- YTL kardan yoksun kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 98.000,00 USD ile yoksun kalınan kardan şimdilik 20.000,-YTL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmaya konişmento ibraz edilip, herhangi bir ordino talebinde bulunulmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca konişmentoda taraf olmayan müvekkilinin taşıyıcı sayılamayacağından bu nedenle de davanın husumetten reddi gerektiğini, konişmentodaki yetki şartına göre mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davanın TTK 'nun 1067.maddesinde öngörülen bir yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşıma akdinin hukuki sonuç doğurması açısından karşılıklı ve birbirine uygun iki irade beyanının ve bir taşıma akdinin olması gerektiğini, dava konusu emtianın yurtdışından davacı için getirilmediğini, bu hususun konişmento ibraz edildiğinde ortaya çıkacağını, bu konudaki cevap haklarını saklı tuttuklarını beyan etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının mal alım satımı konusunda ... LTD ile anlaştığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin hesabına yapılan havalelerin, davacının borçları nedeniyle müvekkilinin adına hareket ettiği şirkete yaptığı ödemeler olduğunu, ödemeler şirket adına alındığından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça dosyaya sunulan ihbarnamelerin 27/11/2006 ve 23/11/2006 tarihli olduğunu, ihbarname tarihlerinden anlaşıldığı üzere satın alınan malların yılbaşından önce İstanbul'a getirildiğini, davacının ihbarnamelerin 04/01/2007 tarihli faks ile kendilerine gönderildiği yönündeki iddiasının ispata muhtaç olduğunu, davacının muhatabının ancak ticaret yaptığı ... LTD olabileceğini, müvekkilinin dava konusu alım satım ilişkisine hiçbir şekilde taraf olmadığını, ayrıca malların üçüncü kişiye satılmasıyla da müvekkilinin herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesinde ileri sürülen 300.000,00 TL kardan yoksun kalındığı yönündeki iddianın da ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın pasif husumet yokluğu ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... LTD hakkında açılan davanın, taraflarınca takip edilmediğinden 26/06/2014 tarihinde işlemden kaldırılmış olduğu, HMK'nın 150.maddesine göre bu tarihten itibaren 3 ay içerisinde de taraflarca yenilenmediği anlaşılmıştır.