Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... sayılı “...” poliçesi ile sigortalı olan ... adresinde bulunan konutta 08.02.2017 tarihinde, davalı şirket tarafından üretilen soğutucu buzdolabından kaynaklı yangın meydana geldiğini, yangının akabinde sigortalıca müvekkili şirkete müracaat edilerek hasar talebinde bulunulduğu ve yapılan ekspertiz incelemesi ile poliçe kapsamında olduğu belirlenen 17.080,00 TL hasar tazminatının 28.02.2017 tarihinde sigortalıya ödendi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalı yanın, dava dışı .... A.Ş.' nin ortaklarından olduğunu, 2016 senesindeki sermaye artırımı için müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında 06.12.2016 tarihinde 60.000-TL'nin davalı yana cari virman yapıldığını, davalı ...'a ortaklar cari hesap virmanı olarak ödenen 60.000-TL (faiz hariç) müvekkilinin sözlü ve yazılı bir çok uyarısına rağmen icra takibi başlatılmadan önce ödenmediğini, 07.05.2018 tarihinde müvekkilinin tüm iyi niyeti ile davalı ...'a "ortaklar cari hesap virmanı olarak ödenen 60.000-TL ve yasal faizi olan 7.650,00-TL (17ay x ile toplamda 67.650,00-TL'nın 10 gün içinde müvekkili hesabına ödenmesini içerir mail gönderildiğini, herhangi bir dönüş yapmamasını müteakip 18.05.2018 tarihinde, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile cebri icra takibine geçildiğini, takip başlatıldıktan sonra, davalı tarafından müvekkilinin hesabına 67.650-TL ödeme yapıldığını, davalı/borçlunun işbu ödeme ile hem borcunu, hem de borca işlemiş faizi kabul ettiğini, ancak davalı yanın her ne kadar borcun bir kısmını ödemişse de 22.05.2018 tarihli bahse konu icra takibine itiraz dilekçesinde borcun tamamına, takibe, faize ve ferilerine itiraz ettiğini bildirerek icra dosyasına vaki takibe ve borca karşı yapılan itirazın iptaline, alacağın tahsiline; % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların ikisinin de gerçek kişi olup, icra takibi konusu ticari bir işlemden kaynaklanmadığını, TTK 4.maddesinde de Ticaret mahkemelerinde görülecek davaların sayıldığını, işbu davanın ticari bir nitelik taşımadığını, faiz hesabı yapılırken dahi yasal faiz talep edilmiş olmasının da, davacı tarafından bu bedelin ticari bir alacak olmadığını kabul ettiğinin göstergesi olduğunu bildirerek işbu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu beyan etmiştir.