6. Hukuk Dairesi 2023/3715 E. , 2024/5177 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/237 E., 2022/155 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı arsa sahibi ile imzaladığı 26.03.2002 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen müvekkiline ait olan taşınmazların tapularının verilmediğini ileri sürerek, sözleşme gereğince verilmesi gereken bağımsız bölümlerin davalı adına o
**6. Hukuk Dairesi 2023/3715 E. , 2024/5177 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/237 E., 2022/155 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı arsa sahibi ile imzaladığı 26.03.2002 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen müvekkiline ait olan taşınmazların tapularının verilmediğini ileri sürerek, sözleşme gereğince verilmesi gereken bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline ve sözleşme gereğince 7.500 USD ifaya ekli cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı yüklenicinin edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, eksik ve kusurlu işlerin bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacı kooperatifin yaptığı inşaatların sözleşme şartlarına uygun olduğu, bazı küçük eksiklikler dışında imalat eksikliği bulunmadığı, dairelerde ikamet edildiği, arsa sahibinin tapu kayıtlarının devri borcunu ifa etmediği, eksiklik nedeniyle davacının cezai şart alacağını talep edemeyeceği gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin kabulü ile cezai şart talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin (kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 2012/5314 Esas ve 2013/1312 Karar sayılı ilamıyla ve yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşme gereğince kendisine düştüğünü ileri sürdüğü tüm bağımsız bölümlerin adına tescilini istemiş olmakla, bu husus dava konusu taşınmazın tüm arsa maliklerinin menfaatini ilgilendirdiğinden 130 ada 1 no.lu parselde paydaş olan diğer maliklerin aleyhine dava açması için davacı kooperatife süre verilerek, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmek suretiyle tarafların iddia ve beyanları doğrultusunda inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken bu hususun dikkate alınmaması yerinde görülmediği, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 1-İlk Derece Mahkemesi bozma üzerine 130 ada 1 no.lu parselde paydaş olan diğer malikler davaya dahil edildiği, 11.06.2010 tarihli keşifte yer alan bilirkişilerin hali hazırda bilirkişi listesinde olmaması nedeniyle dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bilirkişi heyetince düzenlenen 11.11.2021 havale tarihli raporda inşaatın tamamlandığı, sözleşme şartlarının yerine getirildiğinin belirtildiği, bu durumun dosya kapsamında alınan her iki rapor arasında çelişkiye sebep olduğu, çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın üçüncü bir bilirkişi heyetine verilmesi şeklinde ara karar oluşturulduğu, masraflar hususunda davacı ve davacı asile ihtaratlı tebligat yapıldığı ancak masrafın yatırılmadığı, mevcut raporlar arası çelişkinin davacı tarafça masraf yatırılmaması nedeniyle giderilemediği, 11.11.2021 havale tarihli rapor usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği ikinci karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Mahkemece ara kararın gereği yerine getirilmediği için son bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de karar gerekçesinde bilirkişi raporuna atıf yapılarak arsa sahibine ait bağımsız bölümlere yapı kullanma izin belgeleri düzenlendiği belirtilerek, taşınmazların inşai olarak tamamlandığı kabul edilmesine rağmen davanın reddine karar verilmek suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulmuştur. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde birden fazla parsel sözleşmeye konu ise sözleşme yapı kullanım (iskan) şartına bağlı ise yüklenicinin edimini tam yapmış olabilmesi için sözleşme konusu tüm parsellerle ilgili iskan ruhsatının alınması gerekir. Arsa payı karşılığı inşaat davaları yaşayan dava kabul edildiği için hüküm anına en yakın tarihe kadar ki inşaat seviyesinin dikkate alınması gerekir. Dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 4. maddesinin h bendi “”arsa sahibi ve mimara ait bağımsız bölümler anahtar teslim olarak yapılarak teslim edilecektir.” hükmünü içermektedir. Yukarıda belirtildiği üzere mahkeme gerekçesine esas alınan bilirkişi raporunda arsa sahibine ait parsellerde iskan alındığı belirtilmesine rağmen Belediye Başkanlığı’nın 28.09.2021 tarihli cevabi yazında 131 ada 3 parsel no.lu taşınmaz üzerindeki binaya yapı kullanma izin belgesi düzenlenmediği belirtildiğinden ve bu parselde arsa sahibine ait bağımsız bölümler bulunduğu dosya içeriği ile anlaşıldığından son bilirkişi raporu ile Belediye cevabi yazısının da çeliştiği görülmüştür. Mahkemece yapılacak iş, çelişkiyi giderecek şekilde ve hüküm tarihine en yakın tarihe kadar sözleşmeye göre arsa sahibine ait tüm parsellerle ilgili iskan ruhsatı alınıp alınmadığı ve yüklenicinin edimlerini yerine getirip getirmediği tespit edilerek sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken çelişkili gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun görülmediğinden bozulması gerekmiştir. 2-Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, Akçabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın asıl ve birleşen davada davacı lehine BOZULMASINA, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.