11. Ceza Dairesi 2022/11397 E. , 2023/10295 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMELERİ : Bakırköy 4. ve 5. Sulh Ceza Hakimlikleri TARİHLERİ : 24.12.2018, 20.02.2020 SAYILARI : 2018/6298 ve 2020/1014 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ve reddi kararları KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılı
**11. Ceza Dairesi 2022/11397 E. , 2023/10295 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMELERİ : Bakırköy 4. ve 5. Sulh Ceza Hakimlikleri TARİHLERİ : 24.12.2018, 20.02.2020 SAYILARI : 2018/6298 ve 2020/1014 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ve reddi kararları KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.12.2018 tarihli ve 2018/6298 Değişik İş sayılı kararı ile Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2020 tarihli ve 2020/1014 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olmaları sebebiyle karar tarihleri olan 24.12.2018 ve 20.02.2020’de kesinleştikleri belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2020/11732 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/137495 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/137495 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli ... Sigorta Aracılık Hizmetleri hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/11/2018 tarihli ve 2018/57105 soruşturma, 2018/30420 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/12/2018 tarihli ve 2018/6298 değişik iş sayılı kararını müteakip, olay hakkında yapılan soruşturma neticesinde, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/01/2020 tarihli ve 2018/67410 soruşturma, 2020/1605 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/02/2020 tarihli ve 2020/1014 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, 1-Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/12/2018 tarihli ve 2018/6298 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Sanık hakkında 20/11/2018 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itiraz üzerine merci Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/12/2018 tarihli ve 2018/6298 değişik iş sayılı kararı ile eksik soruşturma yapıldığından bahisle itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” şeklindeki düzenleme karşısında, Sulh Ceza Hâkimliğince soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde, 2-Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/02/2020 tarihli ve 2020/1014 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/12/2018 tarihli kararının esasen soruşturmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merciince itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve gereği için ilk mercii Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2018 tarihli ve 2018/57105 Soruşturma, 2018/30420 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz üzerine, mercii Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.12.2018 tarihli ve 2018/6298 Değişik İş sayılı kararı ile eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne ve dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de; esasen bu kararın soruşturmanın genişletilmesi anlamına geldiği, 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” şeklindeki düzenleme karşısında, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi halinde Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi; bununla birlikte, yeniden yapılan soruşturma neticesinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2020 tarihli ve 2018/67410 Soruşturma, 2020/1605 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz üzerine, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2020 tarihli ve 2020/1014 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili eksiklikler giderildikten sonra, daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merci tarafından itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği nazara alınarak, yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz hakkında herhangi bir karar verilmemesi ve gereğinin takdir ve ifası bakımından dosyanın Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.12.2018 tarihli ve 2018/6298 Değişik İş sayılı kararı ile Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2020 tarihli ve 2020/1014 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.