1. Hukuk Dairesi 2016/9964 E. , 2016/11167 K. "" .... Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil- tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istekleri…
**1. Hukuk Dairesi 2016/9964 E. , 2016/11167 K.** **"İçtihat Metni"** .... Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil- tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteklerine ilişkindir. Davacı, kök muris ...’in, mirasbırakan annesi ...’tan mal kaçırmak amacıyla maliki olduğu 430 ada 2, 431 ada 2, 504 ada 1 ve 2 ile 522 ada 6 ve 9 sayılı parselleri davalı oğlu ...’e, 430 ada 3, 431 ada 4, 504 ada 1 ve 522 ada 8 sayılı parselleri davalı oğlu ... ...’e, 430 ada 4, 504 ada 1 ve 522 ada 2 sayılı parselleri davalı oğlu ...’e, 522 ada 2 sayılı parseli de davalı kızı ... ..’e satış yoluyla devrettiğini, gerçek amacın bağış olduğunu, temlikin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, olmadığı takdirde tenkisini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muris ...’un dava dışı mirasçısı olduğu ve davacının miras payı oranında iptal ve tescil davası açamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. ./.. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.