17. Hukuk Dairesi 2016/8463 E. , 2017/2637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı yargı yolu caiz olmadığından açılan davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacı ... şirketine kasko ... poliçesi ile sigo
**17. Hukuk Dairesi 2016/8463 E. , 2017/2637 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı yargı yolu caiz olmadığından açılan davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacı ... şirketine kasko ... poliçesi ile sigortalı bulunan araçta park halindeyken yağış nedeniyle hasar oluştuğunu, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, zararın davalı idarenin kusurundan meydana geldiğini, öncesinde İdare Mahkemesinde dava açtıklarını, davanın adli yargının görev alanında olduğu gerekçesi ile reddolduğunu, sigortalının haklarına halef olunması sebebiyle ödedikleri tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davaya konu zararın ispatlanamadığı, davalı İdarenin kusurunun bulunmadığı, faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, araçtaki hasarın idarenin hizmet kusuru nedeniyle oluşan selden kaynaklandığı, hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat davasının idari yargının görev alanında olduğu gerekçesiyle yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko ... sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nın .../.... maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının da tacir sayılacakları belirtilmiştir. Davalı idarenin gördüğü hizmet bir kamu hizmeti ise de, faaliyetlerini özel hukuk kuralları çerçevesinde yapmakta olması itibariyle davalı, TTK.nun .../....maddesi anlamında tacir sayılır. Davalı ...’nin tacir olduğu, faaliyetlerinde özel hukuk hükümlerine tabi kılınan kamu kuruluşlarının kişilerle olan ilişkilerinden doğan dava ve uyuşmazlıkların adli yargının görev alanına girdiği, bu nedenle davanın adli yargıda bakılarak işin esasına girilip tarafların delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ....03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.