Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/5139 E. , 2024/7743 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/5139 Karar No : 2024/7743 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Holding A.Ş VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek …
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/5139 E. , 2024/7743 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/5139 Karar No : 2024/7743 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Holding A.Ş VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli ... sayılı işlemi ile kabul edilen 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinden yapılan incelemeler neticesinde; uyuşmazlığa konu parselin 07.02.2020 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında; T2 rumuzlu turizm tesis alanı, park alanı, yol alanı kullanımında kaldığı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında ise; TAKS:0.40, KAKS:0.80, maxH:10.50 m yapılaşma şartlarına sahip T2 rumuzlu turizm tesis alanı, park alanı, yol alanı, trafo alanı kullanımı getirildiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla anılan planların iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla gerekçeli reddedildiği ve bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 29.12.2022 tarih ve E:2022/4471, K:2022/12305 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, bu kapsamda; dava konusu 03.05.2023 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile yargı kararıyla iptal edilen 07.02.2020 onay tarihli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planları kıyaslandığında; plan fonksiyonlarının aynı olduğu, plan şemasının değiştirilmediği, yalnızca iptal edilen imar planında plan yapılaşma koşulları TAKS:0.40, KAKS:0.80, max.H:10,50 metre iken, dava konusu imar planında TAKS:0.40, KAKS:0.70, max.H:10,50 metre düzenlendiği, yapılaşma koşullarından KAKS değerinin 0.80'den 0.70'e düşürülmüş olmasının dışında planlar arasında büyük farklılıklar olmadığı, iptaline karar verilen 07.02.2020 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği plan notlarında yer alan; ''Plana konu alan kısmen turizm tesisleri alanı (T2), kısmen park alanı, kısmen askeri güvenlik ve yasak bölgesi, kısmen de yol alanında kalmaktadır. Turizm tesisleri alanında (T2), max.TAKS:0.40, max.KAKS:0.80, max.H:10.50m (max.3 kat) olmak üzere turizme dönük (otel, motel, pansiyon) yapılar yapılabilir. Uygulama aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerine uyulacaktır. 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onaylanmadan uygulama yapılamaz. Açıklanmayan hususlarda meri 1/5000 ölçekli nazım imar planı hükümleri, meri İmar Yönetmeliği hükümleri ve İstanbul İmar Yönetmeliği hükümleri geçerlidir." şeklindeki ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliği plan notlarında yer alan; "Turizm tesisleri alanında (T2), max.TAKS:0.40, max.KAKS:0.80, max.H:10.50 m(max.3 kat) olmak üzere turizme dönük (otel, motel, pansiyon) yapılar yapılabilir. Blok ebat ve şekilleri, bağlantı mekanları, yapı nizamı serbesttir. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu görüşü alınmak kaydıyla belediyesince onaylanacak avan projesine göre uygulama yapılacaktır. Kademeli ve dilatasyonlu bloklar yapılması halinde, yapılara yapıların köşe ve dilatasyon kotları ortalaması alınarak kot verilir. Subasman kotu İstanbul İmar Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenecektir. Çatı eğimi %45’ten fazla olmamak kaydıyla çatı arası yapılabilir. Donatı alanları ve yollar kamuya bedelsiz terkin edilmedikçe uygulama yapılamaz. Açıklanmayan hususlarda meri 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümleri, meri İmar Yönetmeliği hükümleri ve İstanbul İmar Yönetmeliği hükümleri geçerlidir." şeklindeki düzenlemelerin dava konusu imar planlarının plan notlarında da aynı şekilde yer aldığı, 07.02.2020 onay tarihli plan değişiklikleri ile ilgili olarak verilen iptal kararında 309 sayılı parsele ilişkin belirtilen aykırıklıkların dava konusu imar planlarında da aynı şekilde var olduğu, parselin konut alanı fonksiyonunun (T2) turizm tesis alanına dönüştürüldüğü, turizm tesis alanı işlevi ile birlikte yapılaşma koşullarının da değiştirildiği, buna göre yapılaşma koşullarının TAKS:0.10, KAKS:0.20, maxH:6,50 m iken, TAKS:0.40, KAKS:0.70, max.H:10.50 m olarak değiştirildiği, bu durumun yapı yoğunluğunu yaklaşık 3 kat artırdığı (iptaline karar verilen imar planlarına göre yapılaşma koşullarından yalnızca KAKS değerinin 0.80'den 0.70'e düşürüldüğü ve yapı yoğunluğunun 5 kat yerine yaklaşık 3 kat artırıldığı), yine iptaline karar verilen 07.02.2020 onay tarihli plan değişiklikleri ile ilgili olarak anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeye aykırı biçimde dava konusu parsele mevzuatta yeri olmayan T2 rumuzlu turizm tesis alanı ile ilgili işlev verildiği, uygulama imar planı plan notlarında bu işlev ile ilgili turizme dönük otel, motel, pansiyon gibi yapılar yapılabileceğinin belirtildiği, bu haliyle yargı kararıyla saptanan hukuka aykırılığın yeni yapılan planlarda giderilmemiş olduğunun görüldüğü, bunun dışında ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında planların iptal gerekçesi olarak belirtilen ''Planların hangi kamu yararı amacı doğrultusunda değiştirildiğine dair raporda bir ibare bulunmadığı gibi herhangi bir gereklilik analizine ve ayrıntılı olarak gerekçelerine yer verilmeden açıklama raporu oluşturulduğu ve bu raporla plan yapıldığı, bu alanda turizm alanı ile ilgili ne gibi taleplerin oluştuğunun detaylı olarak açıklanmadığı, dava konusu parselin kuzey sınırının 3. derece doğal sit bölgesi sınırını oluşturduğu, daha kuzey kesimin ise 1. derece doğal sit alanı olduğu, 1. derece doğal sit alanı bölgesinin kıyı hususu da gözetilerek turizm bölgesi olarak belirlenip bölgede meri olan planlarda buna yönelik T1 rumuzuna sahip turizm alanı işlevlerine yer verildiğinin anlaşıldığı, davaya konu parsel sınırından itibaren güneye ve batıya doğru ise konut alanı işlevlerine yer verildiğinin görüldüğü, oysa dava konusu plan değişikliği ile ana plandaki bu öngörüden dönülerek parsele turizm işlevi verilmeye çalışıldığının anlaşıldığı, ancak taşınmazın bulunduğu bölgede konut ve T1 rumuzlu turizm alanları öngörülmüşken taşınmaza plan değişikliği ile T2 rumuzlu turizm alanı işlevinin öngörüldüğü, ancak bölgede yürürlükte olan planlarda T2 ve T1 rumuzlu alanlar bakımından farklı kullanım türleri ve yapılaşma koşulları bulunduğundan plan bütünlüğünün bozulduğu, böylece bölgedeki genel işlevlerden uzaklaşılmasının gerekçelerinin açıklanmadığı gibi plan ana kararlarının gözardı edildiği, davaya konu parselin konumu ve yakın çevre yapılaşması dikkate alındığında, dava konusu plan değişikliği ile çevre emsal ve yükseklik değerinin çok üstünde ve (hem yakın çevredeki konut alanlarına hem de yakın çevredeki hakim turizm işlevi olan T1 rumuzlu alanlara göre ayrıcalık oluşturacak şekilde yapılaşma hakkı verildiği, ayrıca plan kararı ile alandaki hareketli nüfus ve yapılaşma artışına karşı donatı ve altyapı alanlarında yapılacak iyileştirme ve artışlara ilişkin de iptali istenen planlarda bir hükme yer verilmediği'' aykırılıkların dava konusu imar planlarında da varlığını devam ettirdiği, bu bağlamda, yargı kararıyla iptal edilen planların iptal kararlarındaki gerekçelerinin karşılanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlem öncesi imar planlarına karşı açılan davada verilen mahkeme kararındaki gerekçe dikkate alınmaksızın yapılan ve mahkeme kararıyla iptal edilen planlarla aynı sonucu doğuracağı açık olan dava konusu 03.05.2023 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı yanında müdahil tarafından, idare mahkemesince dosya üzerinden karar verildiği, yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı eksik incelemeye dayalı karar verildiği, dava konusu 03.05.2023 onay tarihli koruma amaçlı imar planları ile daha önce... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilen 07.02.2020 onay tarihli imar planlarındaki iptal sebepleri giderilerek şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun yeni bir plan yapıldığı, bu nedenle dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesince ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verilen 07.02.2020 onay tarihli imar planları ile anılan iptal kararı sonrası yapılan dava konusu 03.05.2023 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak karşılaştırmasının yapılması sonucu düzenlenecek bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiği, bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY :İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ..., ... ve ... parselleri kapsayan alana ilişkin yapılan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının 1 No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununun 9. maddesi uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 03.05.2023 tarihinde onaylandığı ve 10.05.2023 ile 08.06.2023 tarihleri arasında İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ilan panosunda ve internet sistesinde ilan edildiği, davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından söz konusu imar planlarına karşı askı ilan süresi içerisinde 06.06.2023 tarihli dilekçeyle itiraz edildiği, yapılan itirazın idarece uygun bulunmayarak reddedilmesi üzerine söz konusu nazım ve uygulama imar planlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 138. maddesinde, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kararların Sonuçları" başlığını taşıyan 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği, işlem tesis edilmeyen ya da eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabileceği" hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde; nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla bütün olan plan olarak; uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgilerini ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre gecikmeksizin işlem ya da eylemde bulunmak zorunda olması aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Anayasanın 2.maddesinde yer alan bu ilke karşısında idarenin mahkeme kararlarını “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır. Ayrıca idareler yargı kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda işlem tesis edeceklerdir. Yargı kararlarının icaplarına uygun şekilde yerine getirilmesinden amaç, yargı kararının gerekçesi ve hüküm fıkrasıyla bir bütün olarak değerlendirilerek gereğinin yerine getirilmesidir. İdarenin, yargı kararının gereğini yerine getirmekte bağlı yetkisi bulunmasına karşın İdare Mahkemesince iptaline karar verilmiş bir imar planını, yargı kararına aykırı olmamak koşulu ile öncekinden farklı koşullar öngörecek şekilde hukukun belirlediği sınırlar dahilinde planlamakta takdir yetkisinin bulunduğu da açıktır. İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. İmar planları, durağan, değişmeyen, statik belgeler değillerdir. İmar planlarının hazırlanmasında planlama alanına dair öngörülen nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin, öngörülenden daha hızlı bir biçimde değişmesi mevcut imar planlarının bu değişime koşut olarak yeniden değerlendirilmesi ve değişimin büyüklüğü nispetinde üst ölçekli planlara da bu değişimin yansıtılması gerekmektedir. Bu değişimin imar planlarına yansıtılması bakımından mevzuatta "revizyon imar planı", "ilave imar planı", "imar planı değişikliği" gibi araçlar geliştirilmiştir. Başka bir ifadeyle, bu düzenlemeler, imar planlarının ihtiyaçları karşılayamadığı ve uygulamasının sorun teşkil ettiği durumlarda başvurulacak yollar olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkeleri, stratejileri ve kararlarına aykırı olmamak, onlarla uyum içinde kalmak koşulu ile, alt ölçekli planlarda değişen koşul ve gereksinimlere yanıt verecek değişikliklere gidilebileceği, planlama sürecinin dinamik yapısının kaçınılmaz bir sonucudur. Öte yandan, kentleşmenin hızlı bir biçimde gerçekleştiği ve kentsel alandaki yapılaşma baskılarının ciddi oranda arttığı ülkemizde imar planlarının öngörüsünün üzerinde yeni koşulların oluşması halinde belli öngörülere göre hazırlanmış yürürlükteki imar planlarının, üst ölçekten en alt ölçeğe kadar yenilenmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi ise bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, sadece plan kapsamına alınan belirli bir yerin plan içindeki durumu incelenerek sonuca varılamayacağı, planlanan alanın özel niteliklerinin yanı sıra planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin koşulları, taşınmazın bulunduğu bölgenin genel özellikleri, çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekeceği açıktır. Davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde, ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 07.02.2020 onay tarihli planların iptal gerekçeleri doğrultusunda 03.05.2023 onay tarıhli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında yapılan değişiklikler tek tek açıklanmış ve idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesince anılan değişiklikler ile ilgili değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği ileri sürülmüştür. Bu kapsamda davalı idare vekilinin iddiaları incelendiğinde; - 03.05.2023 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında ..., ..., ... sayılı parsellerin kısmen turizm alanı (otel), kısmen park alanı, kısmen askeri yasak ve güvenlik bölgesi, kısmen trafo alanı, kısmen taşıt yolu olarak planlandığı, bu kapsamda 07.02.2020 onay tarihli planlar ile dava konusu planların alansal büyüklüklerinin karşılaştırılması halinde; önceki planda 22.902 m2 olan T2 simgeli turizm tesis alanının lejand gösteriminin değiştirildiği ve alanın 22.516,9 m2'ye düşürülerek turizm alanına (otel) alındığı, bunun dışında yol, askeri yasak ve güvenlik bölgesi, trafo alanında alansal büyüklük açısından park alanındaki 383 m2'lik bir artış dışında herhangi bir değişiklik yapılmadığı, ... sayılı parselin konut alanından çıkarılarak turizm tesis alanına alınması sonucu yerleşik konut nüfusunun azalmasına bağlı olarak bölgenin sosyal ve teknik altyapı alanlarında artış sağlandığı ifade edilmiş ise de idare mahkemesi kararında anılan bu değişiklikler değerlendirilmemiştir. -Önceki planda plan sınırı içindeki ... ve ... sayılı parsel malikinin muvafakatinin alınmadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmesi hususuna ilişkin olarak; dava konusu planlar yapılmadan önce Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının...tarihli ve ... sayılı uygun görüşünün alındığı, önceki planda, plan açıklama raporunun hem nazım hem de uygulama imar planı için ortak bir rapor olarak hazırlandığı, raporun içeriğinde de ölçek itibariyle ayrı ayrı değerlendirmelere yer verilmediği, her bir planın kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntılı açıklamaları içermediği, planın hangi kamu yararı amacı doğrultusunda değiştirildiğine dair raporda bir ibare bulunmadığı gibi herhangi bir gereklilik analizine ve ayrıntılı olarak gerekçelerine yer verilmeden açıklama raporu oluşturulduğu ve bu raporla plan yapıldığı, bu alanda turizm alanı ile ilgili ne gibi taleplerin oluştuğunun açıklanmadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmesi hususuna ilişkin olarak;1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı plan açıklama raporu ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı açıklama raporunun ayrı olarak düzenlediği, önceki planda iç kısımlardan sahile kadar olan park alanı işlevinin devamlılığının bütünlüğünün ve sürekliliğinin bozulduğu, parçacıl fonksiyon oluşturulması sonucunu doğurduğu gerekçesiyle iptal kararı verilmesi hususuna ilişkin olarak; dava konusu planda park alanı formunda düzenlemeler yapıldığı ifade edilmiş; ancak idare mahkemesince anılan hususlara ilişkin değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. -Önceki planda plan değişiklikleri ile dava konusu parselin bir kısmının yol alanında kaldığı fakat yol fonksiyonu açısından yolun genişliğinin paftada ve lejantta gösterilmediği, bu şekilde belirsizliğe yol açıldığı ve bu nedenle ulaşım yönünden yargısal denetimin yapılamadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmesi hususuna ilişkin olarak; yol genişliklerinin 10m ve 12m olarak gösterildiği, dava konusu parsele verilen T2 rumuzlu turizm tesisi alanı ile ilgili olarak mezkur gösterimlerde herhangi bir gösterimin olmadığı, mevzuatta yeri olmayan T2 rumuzlu turizm tesis alanı ile ilgili işlev verildiği, uygulama imar planı plan notlarında bu işlev ile ilgili turizme dönük otel, motel, pansiyon gibi yapılar yapılabileceği belirtilmişse de ilgili yönetmeliğin ekinde otel, motel, pansiyon işlevi hakkında her biri için ayrı gösterimin olduğu gerekçesiyle iptal kararı verilmesi hususuna ilişkin olarak; dava konusu planlarda T2 notasyonunun kaldırılarak otel olarak düzenlendiği ifade edilmiş ise de idare mahkemesince anılan değişiklikler yapılmamış gibi değerlendirme yapılmıştır. Önceki planlarda çevre emsal ve yükseklik değerinin çok üstünde ayrıcalık oluşturacak şekilde yapılaşma hakkı verildiği, ayrıca plan kararı ile alandaki nüfus ve yapılaşma artışına karşı donatı ve altyapı alanlarında yapılacak iyileştirme ve artışlara ilişkin de planda bir hükme yer verilmediği gerekçesiyle iptal kararı verilmesi hususuna ilişkin olarak; yalnızca emsal değerinin yine çevre emsal ve yükseklik değerinin üzerinde ancak iptal edilen plandan düşük olmak üzere E:0.70 olarak önerildiği, önceki planda ana plandaki öngörüden dönülerek parsele turizm işlevi verilmeye çalışıldığının anlaşıldığı ancak bu şekilde plan bütünlüğünün bozulduğu, plan ana kararlarının göz ardı edildiği, konut alanları bütünlüğünün de bozularak çevresinden kopuk ve çarpık bir yapılaşmanın önünün açıldığı gerekçesiyle iptal kararı verilmesi hususuna ilişkin olarak; dava konusu planlarda herhangi bir düzenleme yapılmadığı ve plan teklifinin turizm tesis alanı olarak iletildiği, Plan Açıklama Raporunda da bu hususa ilişkin olarak "söz konusu ... parselin bulunduğu bölgenin plaj alanlarının bulunduğu, deniz manzaralı ve Karadeniz'e kıyısı olması nedeniyle turizm potansiyeline sahip olduğu, İstanbul Havalimanı ve Kuzey Marmara otoyollarının açılması ile bölgeye ulaşım imkanı oluştuğu ulaşım bağlantılarının iyi ve çok kolaylaşmış olması nedeniyle ülke ve bölge turizmine sağlayacağı katkılar düşünülerek söz konusu parselin Konut Alanı olan işlevinin kamu yararı gereği Otel Alanı olarak tanımlanmasını gerekli kıldığı" şeklinde getirilen açıklama açısından idare mahkemesince değerledirme yapılmadığı görülmüştür. Tüm bu açıklamalar göz önüne alındığında İdare Mahkemesince; dava konusu 03.05.2023 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile aynı taşınmazları kapsayan ve yargı kararı ile iptaline karar verilen 07.02.2020 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı karşılaştırılarak iptal kararının gereğinin yerine getirilmediği sonucuna ulaşılarak karar verildiği ancak, mahkeme kararının uygulanması kapsamında yapılan bir kısım değişiklikler ile davalı idarece tamamlandığı ileri sürülen eksiklikler dikkate alınmadan karar verildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, idare mahkemesince yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu 03.05.2023 onay tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında belirtilen iptal kararının gerekçesine uygun olup olmadığı, önceki planda eksik olarak ileri sürülen ve iptal kararına gerekçe teşkil eden eksikliklerin giderilip giderilmediği, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın güncel durum itibarıyla çevresiyle değerlendirilerek taşınmaza turizm kullanım alanı verilmesinin şehircilik ilkeleri planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı araştırılarak elde edilecek sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, eksik inceleme sonucu dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. X) KARŞI OY : Temyize konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.