12. Ceza Dairesi 2013/2038 E. , 2013/22649 K. "" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK.'nın 89/1, 51, 51/3. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay günü gündüz vakti mağdurun meskun mahal ve çift yönlü yolun sağ kısmından annesi ve kardeşi ile birlikte bisikleti ile geldiği sırada karşı yönden idar…
**12. Ceza Dairesi 2013/2038 E. , 2013/22649 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK.'nın 89/1, 51, 51/3. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay günü gündüz vakti mağdurun meskun mahal ve çift yönlü yolun sağ kısmından annesi ve kardeşi ile birlikte bisikleti ile geldiği sırada karşı yönden idaresindeki aracıyla gelen sanığı gören annenin diğer çocuğunu sağa çektiği sırada sanığın aracının ön kısmı ile bisikletin ön kısmına çarpıp yaralanmasına neden olduğu, çarpma noktasının mağdurun gidiş istikametine göre yolun 1. 70 m içinde bulunduğu, bu şekilde sanığın önlem almadan çarpmasıyla sonuçlanan olayda sanığın kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet Savcısının, mahkemece TCK'nın 53/6 ve 62. maddelerinin değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Hakkında hükmolunan 3 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında tayin olunan denetim süresinin TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıldan az olamayacağı yönündeki düzenlemeye rağmen mahkemece 3 ay olarak tayini; 2- 5320 sayılı Kanunun 5560 sayılı kanunla değişik 13. maddesinin "Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrı olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır" yönündeki açık hükmü karşısında yaşı küçük mağdura CMK'nın 239. maddesi uyarınca baro tarafından atanan vekil için, bu miktarın sanıktan yargılama gideri olarak tahsili gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 4 numaralı bendindeki "ÜÇ AY" ibaresinin çıkarılarak yerine ''1 YIL'' ibaresinin yazılması, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 7 numaralı bendindeki ''6,75 TL'' ibaresinin sonuna ''zorunlu vekil ücreti 249 TL'' ibaresinin yazılması ve aynı benddeki ''18,75'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''267,75'' ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.