Başvuru, müvekkilleri ile görüşmek için gittikleri ceza infaz kurumunda içeri alınmayan başvurucuların içeri girmekte ısrar etmeleri üzerine infaz koruma memurları tarafından ittirilerek engellenmeleri nedeniyle kötü muamele yasağının, müvekkilleriyle görüşmelerine engel olunması nedeniyle ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; müvekkilleri ile görüşmek için gittikleri ceza infaz kurumunda içeri alınmayan başvurucuların içeri girmekte ısrar etmeleri üzerine infaz koruma memurları tarafından ittirilerek engellenmeleri nedeniyle kötü muamele yasağının, müvekkilleriyle görüşmelerine engel olunması nedeniyle ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/1/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular 31/1/2017 tarihinde, tutuklu olan müvekkilleriyle görüşmek için İzmir 1 No.lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumuna (Kurum) gelmiştir. Yanlarında bulunan kalem ve saatlerin Kuruma sokulmaması nedeniyle başvurucular ve infaz kurumu görevlileri arasında tartışma yaşanmıştır. Başvurucu Nergiz Tuba Aslan kalem ve saatini teslim etmeksizin içeriye girmiş, Fatma Demirer giriş alanında beklemeye devam etmiştir. Nergiz Tuba Aslan görüşme odasına alınmamış, beklerken dışarıya çıkan Fatma Demirer'in ise Kuruma tekrar giriş yapmasına izin verilmemiştir. Başvurucular müvekkilleriyle görüş gerçekleştiremeden Kurumdan ayrılmıştır. Başvurucular 19/4/2017 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet dilekçesi vermiştir. Şikayet dilekçesinde özetle müvekkilleriyle görüşme talepleri karşısında Ceza İnfaz Kurumu görevlileri tarafından zorluk çıkarıldığı, yasaklara dayanak olan kararların kendilerine gösterilmediği, içeri alınmayan eşya ile ilgili olarak belge düzenlenmesi isteklerinin kabul edilmediği, müvekkilleriyle görüşmelerine izin verilmediği, avukat görüş odasına ve Kuruma girme çabalarının fiziksel olarak engellendiği ve ittirildikleri, kapıda beklememeleri yönünde tehdit edildikleri hususlarını belirtmişlerdir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin olarak soruşturma başlatmıştır. Şüpheli sıfatıyla bir infaz ve koruma memuru ile Kurum İkinci Müdürlerinden ikisinin beyanı alınmıştır. Şüpheli beyanlarında özetle Ceza İnfaz Kurumuna müvekkilleri ile görüşmek için gelen Nergiz Tuba Arslan ve Fatma Demirer'in Ceza İnfaz Kurumu girişinde bulunan X-Ray cihazından geçerken saatlerini ve tükenmez kalemlerini bırakmak istememeleri üzerine konuya ilişkin İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının kararı olduğu, avukat görüş bölümünde saat ve kalem bulunduğu hususları açıklanmasına karşın avukatların ısrarcı olduğu, Nergiz Tuba Arslan'ın avukat bekleme bölümüne girdiği, İdare Kurulu kararını tanımadığını ve içeri girip müvekkili ile görüşeceğini söylediği, oturduğu yerden kalkıp avukat görüş kabininin olduğu yere girmeye çalıştığı, bu sırada orada bulunan infaz ve koruma memuru tarafından avukatın girişine engel olunduğu, Kurum İkinci Müdürü tarafından avukatlara dokunulmaması talimatının verildiği, avukatların bir süre bekledikten sonra Kurumdan ayrıldığı hususları belirtilmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaya ilişkin kamera kaydı görüntüleri dosyaya getirtilmiş ve Görüntü İzleme Tutanağı alınmıştır. İzmir 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve teknik ofis sorumlusu R.B. tarafından düzenlenen 8/3/2017 tarihli Görüntü İzleme Tutanağı'nda avukatlara karşı kötü muamele, tehdit ya da hakarette bulunulduğuna dair bir tespit yapılmamıştır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 22/6/2017 tarihinde, şüphelilerin üzerlerine atılısuçları işlediklerine dair soyut iddia dışında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Başvurucuların yaptığı itiraz İzmir Sulh Ceza Hâkimliği tarafından19/11/2017 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar başvuruculara 22/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucular 22/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Soruşturma dosyası içinde bulunan kamera görüntüleri Anayasa Mahkemesince temin edilmiştir.