T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2522 KARAR NO : 2025/2812 KARAR TARİHİ: 10/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/10/2025 NUMARASI : 2025/976 2025/965 DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) Taraflar arasındaki davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 1.Asl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2522 KARAR NO : 2025/2812 KARAR TARİHİ: 10/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/10/2025 NUMARASI : 2025/976 2025/965 DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) Taraflar arasındaki davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Dava, Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) talebine ilişkindir.İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesince,"... davacıların dava dışı şirkete olan kefalet sorumlulukları nedeni ile konkordatonun tasdikini talep ettikleri, dava dilekçesinde çatı şirket olarak belirtilen asıl borçlu ... ve ... Limited Şirketinin sicile kayıtlı adresinin Bahçelievler /Bakırköy olduğu, asıl borçlu şirketin konkordato başvurusunda bulunduğunun belirtilmesi üzerine Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/933 Esas sayılı dosyasının dosya içine celpedildiği, tetkikinden çatı şirket olarak belirtilen ... ve ... Limited Şirketi hakkında 20.10.2025 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, davacılar vekilinin 23.10.2025 havale tarihli dilekçesinde de davacı şirketlerin fiili muamele merkezlerinin Yenibosna Merkez Mahallesi Saba Sokak ...Bahçelievler / İSTANBUL olduğunun belirtildiği, Bahçelievler İlçesinin Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetki sınırlarında kaldığı, geçici mühlet kararının ancak yetkili mahkemece verilebileceği, yetkili mahkemenin Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin olduğu anlaşılmakla davanın dava şartı (kesin yetki) yokluğu nedeniyle usulden reddine..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesince,"...Ticaret Bakanlığı'nın mersis internet sayfasından temin edilen belgelere ve Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlara göre borçlu şirketlerin dava tarihi itibariyle muamele merkezlerinin " Fatih / İSTANBUL" olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 285.maddesi yollamasıyla aynı kanunun 154. maddesinde düzenlenen, yukarıda yazılı yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece davanın her aşamasında re'sen incelenmelidir. Buna göre borçlu şirketlerin, dava tarihi itibariyle muamele merkezlerinin bulunduğu yerin Fatih / İSTANBUL olduğu, Mahkememiz yargı sınırları içinde kalmadığı anlaşıldığından davanın HMK'nun 114/1-(ç) ve 115/2.maddeleri uyarınca İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olması sebebiyle usulden reddine..."gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.2004 sayılı 285/3 maddesine göre “Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir”İİK.nun 154. maddesi ise yetkili mercinin, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer olduğunu belirtmektedir.İflas ve konkordato davalarında yetki kesin nitelikte olup dava şartı niteliğindedir. Bunun bir sonucu her zaman resen göz önünde bulundurulacağı, bir diğer sonucu tarafların yetki sözleşmesi veya başka yollarla bu yetkiyi değiştirmelerinin hükümsüz olacağıdır.Borçlunun iflasa tabi borçlulardan olup, aynı zamanda bir sermaye şirketi olması halnide şirket merkezinin borçlunun muamele merkezi olduğu kabul edilir.Ticaret şirketleri, muamele merkezlerini kuruluş sözleşmelerinde göstermek zorundadır. (TTK m. 213/c,305,339/a,567,576/1-a ve Koop. K. m.4/1) Konkordato davalarında, şirketlerin, faaliyetlerin toplandığı veya yoğunlaştığı yer dışında bir yeri şirket merkezi olarak göstererek dava açma yoluna gittikleri yaygın olarak karşılaşılan bir durumdur. Ancak bu durumda mahkemelerin, en çok üretim yapılan yeri veya üretim yerlerinden en yüksek cirolu olanı veya en fazla istihdamın yapıldığı yeri veya başka her hangi bir kriterle borçlunun gerçekte muamele merkezinin sicilde bildirdiği adresten başka bir yeri, şirket merkezi burasıdar diyerek seçme imkanı yoktur. Bu durum özellikle konkordato davaları için geçerlidir. Zira, borçlunun muamele merkezinin sicil adresi olduğu güçlü bir karine olup aksi kanıtlanabilir. Ancak konkordato davasının teknik ve kendine has özellikleri gereği mahkeme bu karinenin aksini kanıtlayarak yargılamaya yön veremez. Dava açılmadan hemen önce merkezin değiştirilmiş olması, ortakların şirkete yüklü miktarda borçlanması veya şirketten alacaklı hale getirilmesi, davadan hemen önce şirkete ait ciddi miktarda taşınır, taşınmaz vb malların elden çıkarılmış olması gibi hususlar, konkordato talep eden şirketin, talebinde ne kadar ciddi, samimi olup olmadığı, dürüstlük kuralına uygun hareket edip etmediği noktasında dikkate alınmalıdır. Gerçekten de uygulamada, fabrikası, işletmesi şehir dışında olmasına rağmen merkezi İstanbul olarak gösterilen konkordato davalarında, üretimin şehir dışında olması, defterlerin şehir dışında olması konkordato komiserlerinin denetleme, nezaret etme yetkilerini oldukça sınırlandırmaktadır. Alacaklıların konkordato davasına bakan mahkemeye ulaşmalarını önlemek, davada zaman kazanmak, komiserleri işletmeden uzak tutmak ve hatta davaya bakacak mahkemeyi seçebilmek için, şirket merkezi kötüniyetli olarak da taşınabilmektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi bu durumların mevcudiyeti varsa mahkemenin bunu şirketin talebinde ciddi ve samimi olup olmadığını değerlendirirken göz önünde bulundurması gerekir. Aksi halde her mahkeme, başka bir kritere göre farklı bir yeri muamele merkezi olarak seçer ki bu durum kanun koyucunun kesin yetki kuralı ile ulaşmak istediği sonuca tamamen aykırıdır.Somut olaya gelince mahkemelerce yukarıda beyan edilen şekilde usulüne uygun yeterli araştırma yapılamamakla birlikte, dosyadaki mevcut bilgi belgelere ve sicil kayıtlarına göre davacı şirketlerin şirket merkezinin Fatih /İstanbul olarak tescil ve ilan edildiği, davanın açıldığı ilk mahkemece bu karinenin aksine yeterli araştırma yapılmadan (HGK 2012/19-643 esas 2013/256 karar) yetkisizlik kararı verildiği anlaşılmakla uyuşmazlığın İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/11/2025 gününde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere