(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2116 E. , 2009/7537 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazının meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı şirket, davalı kurum mensuplarına ... hizmeti verilmesi konusunda anlaşma imzaladıklarını, kurum tarafından ... …
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2116 E. , 2009/7537 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazının meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı şirket, davalı kurum mensuplarına ... hizmeti verilmesi konusunda anlaşma imzaladıklarını, kurum tarafından ... ve ... adlı hastalara KAG yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterildiği gerekçesiyle şirket hakkında 27.559,45 YTL cezai işlem uygulandığını, oysa ki hastalara söz konusu tıbbi işlemin yapıldığını, cezai işlemin yasal olmadığını ileri sürerek, bu konudaki muarazanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı kurum, davada yetkili mahkemenin, kurumun merkezinin bulunduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek, davanın öncelikle yetki, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir. Mahkemece, sözleşmedeki yetki şartı gereğince davaya bakmakla ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu belirtilerek, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yetkisizlik itirazı, HUMK’nun 187. maddesinde tahdidi olarak sayılan ilk itirazlardan olup, davanın başında işin esasına geçilmeden önce ileri sürülmesi gereklidir. HUMK’nun 188. ve 195. maddeleri gereğince, Asliye Hukuk Mahkemelerinde de geçerli olan yazılı yargılama usulünde yetki itirazı kural olarak sadece 10 günlük esasa cevap süresi içinde ileri sürülebilir. Davalı 10 günlük cevap süresinden sonra yetki itirazında bulunursa, davacı süre aşımına karşı koymasa bile, bu sürenin hak düşürücü nitelikte olması nedeniyle mahkeme, yetki itirazını kendiliğinden süre aşımından dolayı reddetmekle yükümlüdür.Öte yandan HUMK.nun 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı kanunun 22. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri de belirtilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HUMK.nun 9. maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede, ya da yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı) Dava konusu olayda davalı kuruma dava dilekçesi, 12.5.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, kurum tarafından 26.5.2008 havale tarihli cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunulduğundan, davada 10 günlük esasa cevap süresi içinde yapılmış bir yetki itirazı bulunmamaktadır. Kaldı ki, yetki itirazı süresinde yapılmış olsaydı dahi, sözleşmenin yapıldığı ve ifa edildiği yer mahkemesi olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi de, az yukarda açıklanan HUMK’nun 10. maddesinde değinilen özel yetki gereğince davaya bakmakla yetkili olup, yetki itirazının bu nedenle de reddedilmesi gerekirdi. O halde mahkemece, süresinde yapılmış bir yetki itirazı mevcut olmadığından, “yetki itirazı” öncelikle bu nedenle reddedilerek, işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.