3. Ceza Dairesi 2022/19914 E. , 2023/9293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/433 E., 2021/930 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma, 6136 ... Kanuna muhalefet etmek HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade - bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fık
**3. Ceza Dairesi 2022/19914 E. , 2023/9293 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/433 E., 2021/930 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma, 6136 ... Kanuna muhalefet etmek HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade - bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2021 tarih ve 2020/71 Esas ve 2021/72 ... Kararı ile sanık ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine, 6136 ... yasaya muhalefet suçundan 6136 ... ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun’un 62 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 5271 ... Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı, 6136 ... yasaya muhalefet suçundan 6136 ... ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun’un 62 inci maddesi, 52inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 5271 ... Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/433 Esas, 2021/930 ... Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafinin istinaf başvurusunun 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.08.2022 tarihli ve iade-bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, 2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3. Lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 4. İspat bakımından değerlendirmenin yerinde olmamasına, 5. Sanığın lehine olan delillerin dikkate alınmamasına, 6. Tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğine, 7. Taleplerin değerlendirilmediğine, 8. ... yargılanma hakkının ihlal edildiği, 9. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 10. AİHS, Anayasaya ihlal niteliğinde olduğuna, 11. Lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 12. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık ...'un eylemlerinin hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, 6136 ... Kanuna muhalefet etmek, sanık ...'nın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE A-Sanıklar hakkında 6136 ... Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar hakkında 5271 ... CMK'nın 231. maddesine göre verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararına karşı başvurulacak yasa yolunun 5271 ... CMK'nın 231/12 nci maddesine göre "itiraz" olduğu, 5271 ... CMK'nın 264/1. maddesinde belirtilen kanun yolu ve merciinde yanılmanın başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağına dair düzenleme nazara alındığında, sanıklar müdafilerinin bu suçlar bakımından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile, itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, B-Sanık ... hakkında "devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma" sanık ... hakkında ise "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 1-Sanık ... hakkında "devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma" bakımından a-Her devlet siyasal fonksiyonunun gereği olarak, ülke, egemenlik ve millet/ulus unsurlarını, anayasal düzenini ve bu düzenin işleyişini koruma altına alır. 5237 ... TCK’nın 302 nci maddesinde düzenlenen "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçunun konusunu da devletin ülkesi, egemenliği ve milli birliği oluşturmaktadır. Suçla korunan hukuki değer, devletin ülkesinin bütünlüğü ve egemenliğidir. Suç, 3713 ... Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince mutlak terör suçudur. Kanun gerekçesinde de ifade edildiği üzere bu suçun oluşabilmesi için belli amaca yönelik fiillerin işlenmesi gerekir. Bu amaç, madde metninde; 1-Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymak, 2-Devletin birliğini bozmak, 3-Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak, 4-Devletin bağımsızlığını zayıflatmak olarak belirlenmiştir. Korunan değerlerin önemi ve kanun metninde sayılan amaçlara ulaşıldığında suçun cezalandırılabilirliğindeki güçlük/imkansızlık nedeniyle suç bir teşebbüs suçu olarak düzenlenmiş hatta suçun hazırlık hareketleri de yaptırıma bağlanmıştır. (TCK’nın 314. md. gibi) Söz konusu suçun oluşabilmesi için, işlenen fiilin cebri nitelikte olması ve bu amaçları gerçekleştirmeye elverişli bulunması gerekir. Bu haliyle suç aynı zamanda bir somut tehlike suçudur. Ancak maddede yazılı hedeflerin gerçekleşmesine ihtiyaç yoktur. (Yargıtay CGK. 09.02.2010, 2009/9-103, 2010/22) Belirtilen amaçlara yönelik fiillerin işlenmesi yeterlidir. Cezalandırılan hareket devletin hayatını tehlikeye koyan icra hareketleridir. “Diğer birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de devletin birliğine ve bütünlüğüne karşı işlenen fiiller, bu amaçla kurulmuş terör örgütlerinin faaliyeti çerçevesinde işlenmektedir. Bu tür terör örgütlerinin araç fiil olarak ifade edilen ve maddede belirtilen amaçlara yönelmiş olan adi suç niteliğindeki kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, mala zarar verme vb. fiilleri işlemlerindeki gaye; kamu düzenini bozmak, kamu otoritesini zayıflatmak, toplumda kargaşa yaratmak, toplumun şiddet yoluyla siyasallaşması ve kutuplaşmasının yolunu açmak toplumun karşı koyma gücünü felce uğratmaktır. Fail için işlenen araç suçla ortaya çıkan somut zarar neticesi değil (yakın netice), bu fiilin toplum üzerinde meydana getirdiği etki (uzak netice) önem arz etmektedir. Fail, işlediği araç fiillerle devlet otoritesinin, ülkesinde yaşayan halkın güvenliğini koruma görevini gerçekleştiremediği, zayıfladığı ve işlerliğini yitirdiği imajını yaratmaya çalışarak devlete olan güveni sarsmayı amaçlar. Ülkede yaşanan kaos ortamı ve toplumda yaşanan korku ve endişe, yöneticilerde ve halkta istenileni vererek kaos ortamını bitirme iradesini doğurur, yöneticileri belli kararları almaya ya da politikalarını değiştirmeye zorlar ve bu da idari, siyasi, ekonomik ve toplumsal sistem değişikliklerini sonuçlar. Bu suretle de fail, esas gayesi olan devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma amacına ulaşmaya çalışır. (N.K. Topçu Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar Sayfa 89, 90, Dönmezer Tedhişçilik sh.56) Söz konusu düzenlemeye esas itibariyle cezalandırılmak istenen, amaçların gerçekleştirilmesine yönelik araç fiil ile ortaya çıkan yakın netice değil, araç fiilin işlenmesi ile suçun konusunun zarara uğraması tehlikesidir. Kanun koyucunun düzenlemenin ikinci fıkrasında amaca yönelik araç fiillerinin ayrıca cezalandırılacağını kabul etmesi de bu hususu desteklemektedir. Söz konusu düzenleme dikkate alındığında; araç fiilin işlenmesine yönelik icra hareketinin, hem zarar ya da tehlike suçu niteliğindeki araç fiilin (TCK 302/2) hem de tehlike suçu niteliğindeki amaç suçun (TCK 302/1) “fiil” unsurunu teşkil ettiği görülmektedir.” (N.K. Topçu Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar Sayfa 89, 90) Buna göre elverişli/vahim eylemin diğer tabirle araç suçun, hazırlık hareketi aşamasından icra hareketi safhasına geçmesi, en azından teşebbüs boyutuna ulaşması, “amaçlanan sonucu doğurabilecek icra hareketi olarak belirginleşmesi gerekir.” (Yargıtay CGK.09.02.2010 t.2009/9-103, 2010/22) Kanuni tanımda yer alan araç fiilin, suç olması gerektiğinde kuşku yoktur. Müstekar uygulamaya göre araç suç, zarar ya da tehlike suçu (Yargıtay 9. CD 26.06.2012 t. 2012/2855-8069 sy.k, 15.01.2014 t. 2013/12441-2014/614 sy.k, 30.03.2010 t. 2009/8654-2010/3632 sy.k, 09.06.2011 tarihli, 2011/4202 Esas, 2011/3296 Karar ... kararı vb.) olabilir. Ancak suç teşkil eden her fiilin de amaç suçu oluşturmak için yeterli/elverişli olmadığı açıktır. Fiilin bu niteliği taşıyıp taşımadığı ise her olayın özelliğine göre; fiilin niteliği, işleniş biçimi, işlenme zamanı, toplumda meydana getirdiği etki, ortaya çıkan zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı, faaliyet alanı, ülke genelindeki organik bütünlüğü gibi ölçütler değerlendirilerek takdir edilecektir. Toplumda kaos ve tedirginlik oluşturacak, devlet otoritesine olan güveni sarsacak, kamu düzenini, toplum barışını bozarak devletin ülkesi, milleti ve egemenliği bakımından somut tehlike meydana getirecek yoğunluk ve ciddiyetteki eylemlerin amaç suç yönünden elverişli olduğu kabul edilmektedir. Güdülen amacın gereği olarak bu eylemlerin belli bir kişi ya da kitleye tevcih edilmesi gerekmez. Amaç tedhiş ortamı oluşturmak olduğuna göre hedefin muayyen veya gayrımuayyen olmasının da bir önemi yoktur. Her halde suçun oluşması için, failin amaca yönelik işlediği vahim eylem/elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekir. İşlenen araç suçun vahim eylem kabul edilmesi ve failin ayrıca amaç suçtan (TCK'nın 302 md.) da cezalandırılabilmesi için, eylemin bireysel bir amaçla/saikle değil, kanun maddesinde belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere kurulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında ika edilmiş olması gerekmektedir. failin, geçitli/müterakki suçlardaki özellik nedeniyle, TCK’nın 302 nci maddesinde tanımlanan amaç suçu sabit görülüp cezalandırıldığı durumda ayrıca TCK’nın 314/1-2 nci maddesi gereğince cezalandırılamayacağı istikrar kazanan bir uygulama haline gelmiştir. (Yargıtay 9. CD. 15.06.2009 t. 2009/6277-7540 sy.k.vb.) Sanığın; çatışmalara bizzat katıldığına dair yer ve zaman saptaması yapılarak, eylemlerinin ne şekilde gerçekleştiği ve sonuçlandığı, eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğe göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olup olmadığı belirlenip karar yerinde gösterilip tartışılarak ayrıca TCK'nın 302 nci maddesinde belirtilen amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli araç suç niteliğindeki kasten öldürmeye teşebbüs suçundan görülen dava dosyasının getirtilip atılı suça dayanak yapılan suç somutlaştırılmaya çalışılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği düşünülmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, b-(a) Nolu bozma sebebine göre sanığın örgüt üyeleri ve örgütsel faaliyetleri kapsamında bilgiler vermesi karşısında; sanık hakkında 5237 ... TCK'nın 221 inci maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği lüzumu, 2- Sanık ... hakkında ise "silahlı terör örgütüne üye olma"bakımından Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221 inci maddesinde yazılı etkin pişmanlık şartlarını taşığı anlaşılan sanğın mahkeme kabulüne göre kovuşturma aşamasında kendi bilgileri ölçüsünde örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yeterli bilgi verdiği ve aşamalarda pişmanlığını dile getirdiği nazara alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun makul oranda bir indirim yapılması gerektiğinin nazara alınmaması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A.Sanıklar Hakkında 6136 ... Kanuna Muhalefet Suçlarından Verilen Kararlara İlişkin Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin itiraz merciince karar verilmek üzere Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, B. Sanık ... hakkında "devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma" sanık ... hakkında ise "silahlı terör örgütüne üye olma" Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/433 Esas, 2021/930 ... Kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanıklar hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.