4. Hukuk Dairesi 2021/17773 E. , 2022/14541 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 13.04.2021 tarih ve 2021/İHK-10497 sayılı itirazın vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine yönelik bendinin düzeltilmesine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tar…
**4. Hukuk Dairesi 2021/17773 E. , 2022/14541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 13.04.2021 tarih ve 2021/İHK-10497 sayılı itirazın vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine yönelik bendinin düzeltilmesine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan araç ile müvekkilinin yolcu olduğu aracın karıştığı kazada müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, kazanın davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın kusuru ile meydana geldiğini, yolcu olan müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını belirterek oluşan maddi zararın tazminini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilerek ıslah doğrultusunda davanın kabulü ile 60.861,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, kazaya karışan araçların kusuruna ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant formülü esas alınarak davacının zararının tespitine yönelik 10.04.2021 tarihli bilirkişi raporu alındıktan sonra, 10.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının zararının 62.544,61 TL olarak tespit edildiği, bu miktar Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükmedilen miktarın üstünde olup davacı vekili tarafından da Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edilmediği, Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası gereğince davacı vekili yararına 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalının itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine yönelik bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosyanın incelenmesinde; İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının %9 oranında sürekli malul olduğunun tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince alınan 10.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü uygulanarak zarar kapsamının belirlendiği, maluliyet oranının işlemiş dönemde %9 olarak uygulandığı, ancak işleyecek dönemde %11 olarak uygulandığı görülmektedir. Ayrıca bakiye ömrün tespitinde muhtemel yaşam süresinin mi yoksa TRH 2010 Yaşam Tablosundaki son yaş olan (99) yaşın mı esas alındığı anlaşılamamaktadır. İtiraz Hakem Heyetince alınan raporda bakiye ömrün tespitinde kullanılan verilerde TRH 2010 tablosunun kullanılmasında isabetsizlik yok ise de rapor içeriğinde işleyecek dönem hesabında davacının maluliyetinin daha yüksek dikkate alınması ve bakiye ömrün tespitinde hangi yaşın esas alındığının anlaşılamaması nedeniyle bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alınması ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.