11. Ceza Dairesi 2021/17645 E. , 2023/348 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 tarihli, 2-187/222 sayılı içtihadında da belirtildiği gibi, Yargıtay’ın duraksamasız uygulamalarına göre; tür ve miktarı itibarıyla kesin olan kararların dahi suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay denetimine tabi tutulacakları, bu durumun maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlayan ceza yargılamasının doğal so…
**11. Ceza Dairesi 2021/17645 E. , 2023/348 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 tarihli, 2-187/222 sayılı içtihadında da belirtildiği gibi, Yargıtay’ın duraksamasız uygulamalarına göre; tür ve miktarı itibarıyla kesin olan kararların dahi suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay denetimine tabi tutulacakları, bu durumun maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlayan ceza yargılamasının doğal sonucu olduğunun benimsendiği nazara alındığında, sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan doğrudan hükmedilen 1.500,00 TL adli para cezasına ilişkin hüküm kesin olsa bile suçun vasfına yönelik temyizlerin kesinlik sınırının aşılmadığı gerekçesiyle reddolunamayacağı, bu itibarla katılan vekilinin suç vasfı yönünden temyizinin, hükmü temyiz edilebilir hale getirdiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Siverek 1 inci Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/30 Karar Sayılı kararı ile sanık hakkında; 1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, unsurları oluşmadığından bahisle beraatine, 2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun 206 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden suçun sübuta erdiğine, 2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hüküm yönünden sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR