4. Hukuk Dairesi 2011/8018 E. , 2012/10662 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat..... tarafından, davalı ...Ş. vd. aleyhine 20/10/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından haz…
**4. Hukuk Dairesi 2011/8018 E. , 2012/10662 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat..... tarafından, davalı ...Ş. vd. aleyhine 20/10/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ... tarafından kaleme alınan ve 29.03.2010 günlü STAR gazetesi ve http://www.stargazete.com adlı internet sitesinde yayınlanan yazıda, hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2010/106 E sayılı dosyası kapsamında devam eden davayla ilgili haber yapıldığını, kullanılan üslubun kişilik haklarını zedeleyici nitelikte bulunduğunu belirterek davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar dava konusu yazının İstanbul C. Başsavcılığının 2008/1756 (soruşturma no), 2010/373 E-264 K. sayılı iddianamesine dayandığını, bu iddianamenin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilerek 2010/106 Esas sayılı dosyasında davanın yürütüldüğünü, haberin görünür gerçekliğe uygun olduğunu, kamu yararının da bulunduğunu, özle biçim dengesinin korunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, dava konusu haber ve internet sitesi yayınında güncellik ve kamu yararının bulunduğu, ancak haberin içeriği ile başlık arasında özle biçim dengesini bozacak cümlelere rastlandığı, haberin gerçekliğinin tartışılacak nitelikte olduğu, yazı içeriğinde bir kısım özel anlara ilişkin alıntılar bulunduğu, kişisel yorumlar ilave edilerek davacının iddianame içeriğinden farklı bir kişi olarak anlatıldığı ve davacının kişilik haklarını zedeleyici nitelikte ifadelere yer verildiği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davaya konu "Bir karanlık adam mı ...?"başlıklı yazıda "...Ergenekon’un fikri ve mali önderi diyorlar onun için. Nereden nereye! .......’ı kurarken, Ankara, Yeşilyurt sokağındaki evine getirmişti birileri Dalan’ı. Ayakkabılarını çıkarmış, mutfak kapısında dikilmiş, ellerini önünde kavuşturmuş mutfak masasına davet edilmeyi bekliyordu. .... sahte pasaportlarla çat burada, çat kapı arkasında Ergenekon iddianamelerinde Tuğgeneral Levent Ersöz’le telefonda konuştuğu ve Cumhuriyetçi Çalışma Grubunu göreve çağırdığı öne sürülüyor. Dahası Poyrazköy’de üniversitesi aracılığıyla aldığı arazide silah ve cephane bulundu, amirallere yönelik suikastlere kadar her işe bulaştığı yazılıyor. Eh doğal olarak da savcılar konuşmak istiyor ...’la. O da, “hastayım... eşim hasta... geleceğim...” falan dedi; ama gidiş o gidiş. Niye dolaşır diyar diyar? Ne yapar, kimlerle görüşür, neler tasarlar, düşünür? Şimdilerde ... dendi mi aklıma Bertolt Brecht’in “Arturo Ui’nin Önlenemez Yükselişi!” adlı oyunu geliyor. Ama her önlenemez yükselişin ardından, tepe taklak aşağı iniş de vardır! İktidar hırsı bürümeye görsün adamın gözünü. Kırmızı görmüş boğa örneği saldırır da saldırır. Aslında boğa renk körüdür. Önünde hareket eden “şeye” dalar. İktidarı, yasal olmayan yollardan ele geçirmek isteyenlerin de gözüne perde iner ya? İşte aynen öyle! Ama sonunda tercio de muerta bitirir işini; ense köküne giren uzun ince bir kılıç yere serer adamı... hırs da uçar gider vücudundan... gene eller kavuşur önünde, kapı eşiğinde dikilir kalır insan! Şeklindeki ifadelere yer verildiği anlaşılmaktadır. Yazı bütünü birlikte ele alındığında, davacının siyasete ne şekilde atıldığı ve siyasi serüveni anlatıldıktan sonra davacının yargılanmakta olduğu bir dava ile ilgili firari sanık durumunda olması ve bu davada ileri sürülen hususlara ilişkin basına yansıyan kısımlar eleştirel bir tarzda kaleme alınmıştır. Davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu kanaatine varılan bölümünün, yazının bütünlüğü içinde ayrıntı niteliğinde kaldığı, yazı içerisinde ayrıntı niteliğindeki kıyaslama ile davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırının bulunmadığı, öz ve biçim dengesinin davacı aleyhine bozulmadığı, bu haliyle yazıda hukuka aykırılık unsurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemece davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğuna ilişkin tespit yerindedir. Şu aşamada hükmedilen tazminat miktarının tartışılmasına geçilmediğinden bu konuda görüş bildirmeksizin dairemizin bozma kararına katılmıyorum. 18/06/2012