2. Ceza Dairesi 2018/2948 E. , 2018/8296 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın mahkumiyetine dair İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.03.2013 tarih, 2012/748-2013/228 sayılı hükümlerin Dairemizin 14/12/2015 gün ve 2014/19405-2015/22991 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2018 gün ve 2018/33678 sayılı yazısı ile ''Sanığın, iş yerlerine saat 17:00 sıralarında giderek
**2. Ceza Dairesi 2018/2948 E. , 2018/8296 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın mahkumiyetine dair İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.03.2013 tarih, 2012/748-2013/228 sayılı hükümlerin Dairemizin 14/12/2015 gün ve 2014/19405-2015/22991 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2018 gün ve 2018/33678 sayılı yazısı ile ''Sanığın, iş yerlerine saat 17:00 sıralarında giderek kasiyerlerin yorgunluklarından faydalanarak yaptığı küçük ücretli mal alımını 100 TL vererek ödemek istediği, akabinde para üstü vermeye çalışan kasiyere bozuk parası olduğunu söyleyerek verdiği 100 TL parayı geri aldığı akabinde bozuk parasının ücreti ödemeye yetmediğini söyleyip göstererek verdiği 100 TL paranın iki 50 TL yapılmasını söyleyerek 100 TL vermeden kasiyerin dalgınlığından faydalanarak menfaat elde etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerde kasiyerlerin eylem saati itibariyle yorgunluklarından da faydalanarak hileli davranışlar ile mağdur kasiyerlerin iradelerini etkileyerek ve sakatlayarak hata yapmalarını sağlayarak menfaat elde etme şeklindeki eylemlerinin dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturduğu bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesindeyiz. Zira; Hırsızlık suçunda fail, başkasına ait taşınır bir malı zilyedininrızası olmaksızın kendisine ve başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden almalıdır. Fail, başkasının egemenliği altında bulunan malı, bu mala yönelik doğrudan fiili ile almakta, suç konusu mal varlığı değerinin yer ve konumunu değiştirerek egemenlik alanına sokmaktadır. Dolandırıcılık suçunda ise fail, kullandığı hileli hareketlerle mağduru hataya düşürmekte, rızası ile malın veya menfaatin kendisine teslimini sağlamaktadır. Dolandırıcılık suçunda fail amacına ulaşmak için mağduru adeta vasıta olarak kullanmaktadır. “Hırsızlık suçunda mağdurun rızası, teslim iradesi bulunmamasına karşılık, dolandırıcılık suçunda malın teslimi mağdurun rızası ile gerçekleşmekte, fakat bu teslim hile ve desise kullanılarak sakatlanmış, özgür olmayan bir iradeye dayanmaktadır. Bu anlatılanlar ışığında mağdurun iradesini sakatlayan ve mağdurun tasarrufu altındaki menfaati onu hataya düşürerek kendisine teslim edilmesini sağlayan sanığın eyleminin TCK'nun 157/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu'' şeklindeki gerekçeyle İTİRAZ KANUN yoluna başvurması üzerine, 5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2018 gün ve 2018/33678 sayılı itirazının yukarıda açıklanan gerekçeyle KABULÜNE, Dairemizin sanık hakkında hırsızlık suçundan dolayı verilen 14/12/2015 gün ve 2014/19405 – 2015/22991 sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, suça konu iş yerlerine saat 16:30 ile saat 17.10 arasında gidip kasiyerlerin yorgunluklarından faydalanarak yaptığı düşük bedelli mal alımlarını 100 TL vererek ödemek istediği, akabinde para üstü vermeye çalışan kasiyerlere bozuk parası olduğunu söyleyerek verdiği 100 TL parayı geri aldığı ve sonrasında bozuk parasının ücreti ödemeye yetmediğini söyleyip 100 TL göstererek ve geri aldığı bu 100 TL’yi daha önce kasiyerlere verdiğine kasiyerleri inandırarak paranın iki adet 50 TL yapılmasını ve aldığı ürünün bedelinin de bu 50 TL’lerden biriyle alınmasını isteyip aslında geri aldığı 100 TL’yi kasiyerlere vermiş gibi yaparak aldığı ürünlerin bedellerini de bu 100 TL’den düşürtüp kalanını da para üstü olarak almak suretiyle her bir kasiyerden ayrı ayrı menfaat elde etmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın hileli davranışlarda bulunarak yarar sağladığı, bu nedenle eylemlerinin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamına giren ve 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan hükümler kurulması; Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.