(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8451 E. , 2008/9402 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.07.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8451 E. , 2008/9402 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.07.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, genel yola çıkışı olmayan 273 ada 198 parsel sayılı taşınmazı yararına, davalıya ait 273 ada 200 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı parseli yararına, davalıya ait 273 ada 200 parsel üzerinden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesis edilmelidir. Somut olayda; bilirkişilerin raporuna göre davalının üzerinde petrol istasyonu olan 197 parsel ile 200 parsel sayılı taşınmazı bir bütün olarak kullandığından, mahkemenin hükmüne dayanak 31.10.2006 tarihli bilirkişilerin 2 numaralı krokilerinde belirtilen geçit yerinin kabulü halinde bu parsellerin bütünlüğü bozulmaktadır. Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalıya ait 200 parselin kuzeyi ile bu parselin batısından ayrıca 200 parselin kuzeyi ile 200 ve 201 parselin ortak sınırından yahut 200 parselin kuzeyi ve 201 parselin doğu sınırından verilebilecek geçit alternatifleri araştırılarak sonucuna göre en uygun geçit yeri üzerinden “fedakarlığın denkleştirilmesi” prensibine uygun olarak geçit hakkı kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.