TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ABDULĞANİ ORHAN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/22833) Karar Tarihi: 9/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Raportör : Fatih ALKAN Başvurucu : Abdulğani ORHAN Vekili : Av. Murat SADAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, telekomünikasyon yoluyla yap ılan iletişimin denetlenmesi neticesinde elde edilen k
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ABDULĞANİ ORHAN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/22833) Karar Tarihi: 9/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Raportör : Fatih ALKAN Başvurucu : Abdulğani ORHAN Vekili : Av. Murat SADAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, telekomünikasyon yoluyla yap ılan iletişimin denetlenmesi neticesinde elde edilen kay ıtlar ın imha edilmedi ği ve alenile ştirildiği ileri sürülerek aç ılan tazminat davas ının reddedilmesi nedeniyle özel hayata sayg ı hakk ı ile haberle şme hürriyetiyle bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 5/5/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 39.İstanbul Cumhuriyet Ba şsavc ılığı (Başsavc ılık) taraf ından Hizbullah terör örgütü ad ına eylem ve faaliyetlerde bulunduklar ı gerekçesiyle birçok şüpheli hakk ında 2011 yılında soruşturma başlatılm ıştır. 10. Soruşturma sürecinde şüpheliler hakk ında 4/12/2004 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsam ında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmas ı tedbiri uygulanm ıştır. Söz konusu tedbirlerin uygulanmas ı sürecinde ba şvurucunun şüphelilerle yapt ığı telefon görü şmeleri de dinlenmi ş ve kay ıt alt ına al ınm ıştır. 11. Başvurucunun telefon görü şmesi yapt ığı şüphelilerin de aralar ında oldu ğu altm ış dört şüpheli hakk ında Başsavc ılık taraf ından 2/11/2015 tarihinde kovu şturmaya yer olmad ığına (takipsizlik) karar verilmi ştir. Karar ın gerekçesinde, şüpheliler hakk ında telekomünikasyon yoluyla ileti şimin denetlenmesi tedbiri uyguland ığı ve söz konusu tedbirin uygulanmas ına 22/5/2013 tarihinde son verildi ği belirtilmi ştir. Kararda; yürütülen soruşturmada operasyon yap ılmas ını gerektirecek mahiyette yeterli delile ula şılamad ığı, şüphelilerin gerçekle ştirdiği görüşmelerin güncel görü şmeler kapsam ında kald ığı ve neticede delil elde edilemedi ğinden şüpheliler hakk ında kovu şturmaya yer olmad ığına karar verildi ği ifade edilmi ştir. Kararda; mahkeme kararlar ına dayan ılarak icra edilen ileti şimin dinlenmesi, tespiti, kayda al ınmas ı ve sinyal bilgilerinin de ğerlendirilmesine ili şkin tedbirlerin kald ırıldığı vurgulanm ıştır. Ayr ıca telekomünikasyon yoluyla ileti şimin denetlenmesi nedeniyle 5271 say ılı Kanun'un 137. maddesinin (4) numaral ı f ıkras ı uyar ınca ilgili ki şilere gerekli bildirimlerin yap ılmas ına, adli emanet memurlu ğunda bulunan kay ıtlı materyallerin ayn ı maddenin (3) numaral ı fıkras ı uyar ınca imha edilmesine, bu hususta an ılan merciye yaz ı yaz ılmas ına da karar verilmi ştir. 12. Başvurucu; telekomünikasyon yoluyla ileti şimin denetlenmesine ili şkin korum a tedbirinin uygulanmas ı neticesinde elde edilen kay ıtlar aras ında kendisinin gerçekle ştirdiği telefon görü şmelerinin de oldu ğunu, 2/11/2015 tarihli takipsizlik karar ıyla birlikte imha edilmesine karar verilen söz konusu kay ıtlar ın Başsavc ılık taraf ından farkl ı mahkemelere gönderildi ğini ve bunlar ın 11/4/2016 tarihinde Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi'ne yüklendiğini (UYAP), kay ıtlar ın bu suretle alenile ştirildiğini ileri sürerek 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davas ı açm ıştır. Diyarbak ır 6. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) kayda al ınan ve 20.000 TL manevi tazminat talebi içeren 1/6/2016 tarihli dava dilekçesinde ba şvurucu, imha edilmesi gereken kay ıtlar ın -tespit edebildi ği kadar ıyla- yirmi dört farkl ı dava dosyas ına girdiğini iddia etmi ş ve bu hususta mahkeme ad ı, esas numaras ı gibi detayl ı bilgiler sunmu ştur. Başvurucu; takipsizlik karar ının üzerinden be ş ay ı aşkın bir süre geçmesine ra ğmen soru şturma kapsam ında elde edilen dinleme kay ıtlar ının hâlen imha edilmemi ş olmas ının ve bu kay ıtlar ın UYAP'a yüklenerek ve farkl ı mahkemelere gönderilerek alenile ştirilmesinin 5271 say ılı Kanun'da yer alan usullere aç ıkça ayk ırı olduğunu ileri sürmü ştür. Kişinin mahremiyetine ve haberleşmesine yönelik müdahaleler dolay ısıyla oluşan zararlar ın devlet taraf ından tazmin edilmesi gerekti ğini, fiili durumun Cumhuriyet savc ılar ının eksik ve yanl ış şekilde yapt ığı işlemlerden kaynakland ığını ve açt ığı davan ın 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı kapsam ında değerlendirilmeye uygun oldu ğunu iddia etmi ştir. 13. Cumhuriyet savc ısı taraf ından Mahkemeye sunulan esas hakk ındaki mütalaada, 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesindeki yasal ko şullar ın oluşmad ığı belirtilerek davan ın reddine karar verilmesi talep edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 414. Mahkeme 26/1/2017 tarihinde davan ın reddine karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına yer verilmi ş ve bu kapsamda de ğerlendirmelerde bulunulmu ştur. Kararda, aç ılan tazminat davas ına konu olan tedbirin 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde düzenlenen koruma tedbirleri aras ında say ılmad ığı ve söz konusu maddede öngörülen yasal ko şullar ın gerçekle şmediği ifade edilmiştir. 15. Başvurucu, söz konusu karar ın bozulmas ı ve davan ın kabulüne karar verilmesi talebiyle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesine istinaf ba şvurusunda bulunmu ştur. 10/2/2017 tarihli istinaf dilekçesinde; 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının aç ık olduğunu, bu düzenlemeyle suç soru şturmas ı ya da kovu şturmas ı sıras ında kişisel kusur, haks ız fiil veya di ğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ının verdikleri kararlar veya yapt ıklar ı işlemler nedeniyle devlet aleyhine tazminat davas ı aç ılabileceğinin hüküm alt ına al ındığını ve mahkemelerin her şeyin kanunlarda aç ık şekilde düzenlenmesini beklemelerinin hukuka uygun olmad ığını iddia etmi ştir. Başvurucu, Yarg ıtay Ceza Genel Kurulunun 12/5/2015 tarihli karar ını da zikretmi ş; kanunlar ın her sorunu çözemeyece ğini, sorunlar ın çözümü için uygun kurallar manzumesini ortaya koyduklar ını, sorunlar ın ise ancak karar vericiler taraf ından çözülebilece ğini ifade etmi ştir. Başvurucu; ayn ı konu hakk ında farkl ı mahkemelerce verilen kabul kararlar ının bulundu ğunu, bu yöndeki kararlar ın 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı f ıkras ı çerçevesinde verildi ğini, oluşan manevi zararlar ının giderilmesi yönündeki talebinin yersi z gerekçelerle reddedildi ğini ileri sürmü ştür. 16. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 14/3/2017 tarihli karar ıyla istinaf ba şvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmi ştir. Karar ın gerekçesinde, farkl ı mahkemelere gönderilerek çe şitli dava dosyalar ına giren söz konusu kay ıtlar ın aleni hâle gelmedi ği ve soru şturma d ışında bulunan ba şvurucu aç ısından 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde düzenlenen tazminat ko şullar ının oluşmad ığı belirtilmi ştir. 17. Nihai karar 28/4/2017 tarihinde ö ğrenilmiştir. 18. 5/5/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunulmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 1.İlgili Mevzuat 19. 5271 say ılı Kanun un "İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda al ınmas ı" kenar başlıklı 135. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) (Değişik: 21/2/2014 6526/12 md.) Bir suç dolay ısıyla yap ılan soruşturma v e kovuşturmada, suç i şlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varl ığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkân ının bulunmamas ı durumunda, hâkim veya gecikmesinde sak ınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savc ısının karar ıyla şüpheli veya san ığın telekomünikasyon yoluyla ileti şimi ( ) dinlenebilir, kayda al ınabilir ve sinyal bilgileri de ğerlendirilebilir. Cumhuriyet savc ısı karar ını derhâl hâkimin onay ına sunar ve hâkim, karar ını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolmas ı veya hâkim taraf ından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savc ısı taraf ından derhâl kald ırılır. Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 5... (4) Birinci f ıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü, hakk ında tedbir uygulanacak ki şinin kimli ği, iletişim arac ının türü, telefon numaras ı veya ileti şim bağlant ısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü, kapsam ı ve süresi belirtilir. Tedbi r karar ı en çok iki ay için verilebilir; bu süre, bir ay daha uzat ılabilir. (Ek cümle: 25/5/2005 5353/17 md.) Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde i şlenen suçlarla ilgili olarak gerekl i görülmesi halinde, hâkim yukar ıdaki sürelere ek olarak her defas ında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ay ı geçmemek üzere uzat ılmas ına karar verebilir. ... (6) (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Şüpheli ve san ığın telekomünikasyon yoluyl a iletişiminin tespiti, soru şturma aşamas ında hâkim veya gecikmesinde sak ınca buluna n hâllerde Cumhuriyet savc ısı, kovuşturma aşamas ında mahkeme karar ına istinaden yap ılır. Kararda, yüklenen suçun türü, hakk ında tedbir uygulanacak ki şinin kimli ği, iletişim arac ının türü, telefon numaras ı veya ileti şim bağlant ısını tespite imkân veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir... (7) Bu madde hükümlerine göre al ınan karar ve yap ılan işlemler, tedbir süresince gizli tutulur. ..." 20. 5271 say ılı Kanun un "Kararlar ın yerine getirilmesi, ileti şim içeriklerinin yok edilmesi" kenar başlıklı 137. maddesinin (3) ve (4) numaral ı fıkralar ı şöyledir: "(3) 135 inci maddeye göre verilen karar ın uygulanmas ı sıras ında şüpheli hakk ında kovuşturmaya yer olmad ığına dair karar verilmesi ya da ayn ı maddenin birinci fıkras ına göre hâkim onay ının al ınamamas ı halinde, bunun uygulanmas ına Cumhuriyet savc ısı taraf ından derhâl son verilir. Bu durumda, yap ılan tespit veya dinlemeye ili şkin kay ıtlar Cumhuriyet savc ısının denetimi alt ında en geç on gün içinde yok edilerek, durum bir tutanakla tespit edilir. (4) Tespit ve dinlemeye ili şkin kay ıtlar ın yok edilmesi halinde soru şturma evresinin bitiminden itibaren, en geç onbe ş gün içinde, Cumhuriyet Ba şsavc ılığı, tedbirin nedeni , kapsam ı, süresi ve sonucu hakk ında ilgilisine yaz ılı olarak bilgi verir." 21. 5271 say ılı Kanun un "Tazminat istemi" kenar ba şlıklı 141. maddesinin ilgili kısm ı şöyledir: "(1) Suç soru şturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında; a) Kanunlarda belirtilen ko şullar d ışında yakalanan, tutuklanan veya tutuklulu ğunun devam ına karar verilen, b) Kanunî gözalt ı süresi içinde hâkim önüne ç ıkar ılmayan, c) Kanunî haklar ı hat ırlat ılmadan veya hat ırlat ılan haklar ından yararland ırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 6d) Kanuna uygun olarak tutukland ığı hâlde makul sürede yarg ılama mercii huzurun a çıkar ılmayan ve bu süre içinde hakk ında hüküm verilmeyen, e) Kanuna uygun olarak yakaland ıktan veya tutukland ıktan sonra haklar ında kovuşturmaya yer olmad ığına veya beraatlerine karar verilen, f) Mahkûm olup da gözalt ı ve tutuklulukta geçirdi ği süreleri, hükümlülük sürelerinde n fazla olan veya i şlediği suç için kanunda öngörülen cezan ın sadece para cezas ı olmas ı nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezaland ırılan, g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklar ındaki suçlamalar kendilerine, yaz ıyla veya bunun hemen olanakl ı bulunmad ığı hâllerde sözle aç ıklanmayan, h) Yakalanmalar ı veya tutuklanmalar ı yak ınlar ına bildirilmeyen, i) Hakk ındaki arama karar ı ölçüsüz bir şekilde gerçekle ştirilen, j) Eşyas ına veya di ğer malvarl ığı değerlerine, ko şullar ı oluşmad ığı halde elkonula n veya korunmas ı için gerekli tedbirler al ınmayan ya da e şyas ı veya di ğer malvarl ığı değerleri amaç d ışı kullan ılan veya zaman ında geri verilmeyen, k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama veya tutuklama i şlemine kar şı Kanunda öngörülen ba şvuru imkânlar ından yararland ırılmayan, Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlar ını, Devletten isteyebilirler. ...(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci f ıkrada yazan hâller d ışında, suç soruşturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında kişisel kusur, haks ız fiil veya di ğer sorumluluk hâlleri de dâh i olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ının verdikleri kararlar veya yapt ıklar ı işlemler nedeniyle tazminat davalar ı ancak Devlet aleyhine aç ılabilir. ..." 22. 5271 say ılı Kanun un "Tazminat isteminin ko şullar ı" kenar ba şlıklı 142. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Karar veya hükümlerin kesinle ştiğinin ilgilisine tebli ğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinle şme tarihini izleyen bir y ıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. (2) İstem, zarara u ğrayan ın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve e ğer o yer a ğır ceza mahkemesi tazminat konusu i şlemle ilişkili ise ve ayn ı yerde başka bir ağır ceza daires i yoksa, en yak ın yer ağır ceza mahkemesinde karara ba ğlan ır. (3) Tazminat isteminde bulunan ki şinin dilekçesine, aç ık kimlik ve adresini, zarara uğrad ığı işlemin ve zarar ın nitelik ve niceli ğini kaydetmesi ve bunlar ın belgelerini eklemesi gereklidir. ...(6) İstemin ve ispat belgelerinin de ğerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktar ının saptanmas ında mahkeme gerekli gördüğü her türlü ara ştırmay ı yapmaya veya hâkimlerinden birine yapt ırmaya yetkilidir. ... Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 7(8) Karara kar şı, istemde bulunan, Cumhuriyet savc ısı veya Hazine temsilcisi, istina f yoluna ba şvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yap ılır. ..." 23. 23/3/2005 tarihli ve 5320 say ılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakk ında Kanun'a 18/6/2014 tarihli ve 6545 Kanun'un 86. maddesiyle eklenen geçici 8. madde şöyledir: "(1) Bu Kanunun yürürlü ğe girdiği tarihten önce suç soru şturmas ı ve kovuşturmas ı sıras ında yap ılan her türlü i şlem veya al ınan karar nedeniyle hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ı hakk ında hukuk mahkemelerinde aç ılan ve hâlen derdest olan tazminat davas ına ilişkin dosyalar mahkemesince, Yarg ıtay incelemesinde bulunan dosyalar ise esas ı incelenmeksizin ilgili dairece yetkili a ğır ceza mahkemesine gönderilir. Bu davalar a ğır ceza mahkemelerince, Ceza Muhakemesi Kanununun 141 inci ve devam ı maddeler i uyar ınca Devlet aleyhine yürütülmek suretiyle karara ba ğlan ır." 2.İlgili Yarg ı Kararlar ı 24. Bak ırköy 11. A ğır Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli ve E.2016/59, K.2017/349 say ılı karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: "... İstanbul Cumhuriyet Ba şsavc ılığının ... soru şturma say ılı evrak ın incelenmesinde; Davac ının İstanbul Emniyet Müdürlü ğü Terörle Müdacele Şube Müdürlü ğünce yürütüle n soruşturma s ıras ında teknik takip alt ında tutuldu ğu, telefonlar ının dinlendi ği, hakk ında iletişim tespit kararlar ı verildiği ve bu kararlar ın bir çok kez uzat ıldığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavc ılığının ... evrak ında verilen 02/11/2015 tarihli ... kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar verildi ği anlaşılmış, böylece hakk ında haks ız yere koruma ve denetim tedbirlerinin uyguland ığı, KYOK karar ı verildikten sonra davac ı hakk ında yap ılan dinleme kay ıtlar ının, teknik takip kay ıtlar ının uyap sistemine yüklenerek 24 farkl ı dosyaya girdi ği, davac ı hakk ında haks ız dinleme sonucunda elde edilen dinleme kay ıtlar ının hukuka ayk ırı olara k elde tutuldu ğu ve yok edilmedi ği, bu sebeplerle davac ının CMK'nun 141/3 maddedeki şartlar ın gerçekle ştiği anlaşılmakla haks ız koruma ve denetim tedbirlerine maruz kala n davac ının zenginle şemeye yol açmayacak şekilde ileti şimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmas ı ile teknik takip tedbirine ba şvurulmas ından dolay ı meydana gelen ma ğduriyetini n giderilmesi için 1.500 TL manevi tazminat ın 02/02/2016 tarihinden itibaren i şleyecek yasal faizi ile birlikte, haks ız dinleme sonucunda elde edilen dinleme kay ıtlar ının hukuka ayk ırı olarak elde tutulmas ından ve yok edilmemi ş olmas ından dolay ı meydana gelen mağduriyetinin giderilmesi için 1.500 TL manevi tazminat ın 10/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile daval ı hazineden al ınarak davac ıya ... verilmesine hükmedilmes i gerekmiştir. ..." 25. Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 11/11/2015 tarihli ve E.2015/13049, K.2015/17584 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "...ceza yarg ılama mevzuat ımızda kişilerin gizli veya özel hayat ı ile ilgili kabul edilebilecek bilgiler ile ki şilerin onur ve sayg ınlığını zedeleyecek ifade ve ibareleri n iddianamede bulunmas ını yasaklay ıcı pozitif bir hukuk kural ı bulunmamaktad ır. Ancak, böyle bir düzenlemenin bulunmamas ı kişilerle ilgili her türlü bilginin iddianamede gösterilmesini hukuka uygun k ılmakta m ıdır? Başka bir anlat ımla diğer kişilerden beklenen, özel hayata sayg ı, onur ve sayg ınlığı zedeleyici davran ışlardan kaç ınma özen ve yükümlülü ğü Cumhuriyet savc ısı veya hakimden beklenmeyecek midir? Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 8Anayasam ızın başlang ıç bölümünde yer alan "Her Türk vatanda şının ... milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varl ığını bu yönde geli ştirme varl ığını hak ve yetkisine do ğuştan sahip oldu ğu" özel hayat ın gizliliğini düzenleyen 20. maddesinde ise " Herkes, özel hayat ına ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir. Özel hayat ın ve aile hayat ının gizliliğine dokunulamaz" şeklindeki düzenlemeye paralel olan; 4721 say ılı MK n ın 24. maddesindeki; Hukuka ayk ırı olarak kişilik hakk ına sald ırılan kimse, hâkimden, sald ırıda bulunanlara kar şı korunmas ını isteyebilir. Kişilik hakk ı zedelenen kimsenin r ızas ı, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar y a da kanunun verdi ği yetkinin kullan ılmas ı sebeplerinden biriyle hakl ı kılınmad ıkça, kişilik haklar ına yap ılan her sald ırı hukuka ayk ırıdır. hükmü ile; 6098 say ılı Türk Borçlar Kanununun 58. maddesinin 1. f ıkras ındaki; Ki şilik hakk ının zedelenmesinden zarar gören, uğrad ığı manevi zarara kar şılık manevi tazminat ad ı alt ında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. hükmü ve yine Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesinin "Özel hayat ın ve aile hayat ının korunmas ı başlıklı 8. maddesindeki; "Herkes özel hayat ına, aile hayat ına, konutuna ve haberle şmesine sayg ı gösterilmesi hakk ına sahiptir." hükümleri birlikt e değerlendirildi ğinde; CMK'n ın 170. maddesinin 3. f ıkras ındaki "iddianamede yüklenen suçu olu şturan olaylar, mevcut delillerle ili şkilendirilerek aç ıklan ır" hükmünü uygulayan Cumhuriyet savc ılar ı da, zorunluluk ve gereklilik ilkelerine uygun hareketle özenli davranmal ı, kişilerin gizli veya özel hayat alan ına ait olan, haberle şme içerikleri, ki şiler aras ındaki konu şmalar, özel hayat ın gizliliği ve kişisel verilerle ilgili bilgi ve belgelere iddianame içeri ğinde ye r vermelerinin gerekli olmas ı halinde, maruz kal ınan suçlar bak ımından kişilerin onur ve sayg ınlığını en az zedeleyecek şekilde yer vermeli, zorunluluk ve gereklilik bulunmad ıkça yer vermemelidir. Gereklilik ve zorunlulu ğun belirlenmesinde ise suçun sübutu ve nitelendirilmesine etki ölçüsüyle hareket edilmeli, isnat edilen suçun niteli ği, taraflar ın davadaki konumlar ı, kişilerin ileriki ya şamlar ındaki etkileri, cinsiyeti, ya şı gibi özellikleri göz önünde bulundurulmal ı yer verilmesinin gerekli oldu ğu sonucuna ula şıldığı takdirde ise bireysel haklar ı en az ihlal edecek ve bu ihlali hakl ı gösterecek bir yöntem benimsenmelidir. Yarg ılama makamlar ı da, kamusal ve özel yararlar aras ındaki dengeyi gözeterek, özel bilgilerin kamuya yay ılmas ının önüne geçecek tedbirleri almal ı, gerek kararlar ında gerekse yarg ılamada bu hususlarda daha dikkatli ve özenli davranmal ıdır. Tüm bu aç ıklamalar ışığında davac ının iddialar ı değerlendirildi ğinde, iddianamed e mağdur olarak gösterilen davac ı hakk ında tutulan fi şleme kay ıtlar ının iddianamede ayne n yer almas ı, içeriğiyle ilgili hiçbir de ğerlendirme yap ılmaks ızın ve de ğer yarg ısında bulunulmaks ızın CMK n ın 141/3. f ıkras ı uyar ınca tazminat ı gerektirmektedir. Zira san ıklara isnat edilen suç gözetildi ğinde, bu kay ıtlar ın iddianamede aynen yer almas ı gerekmedi ği gibi, aynen yer almas ında kamusal bir yarar da bulunmamaktad ır. Yarg ılama faaliyetlerinden kaynaklanan ve emredici veya yasaklay ıcı bir norm bulunmamas ı nedeniyle, kişisel kusur veya haks ız fiil kapsam ında değerlendirilemeyecek bu özensiz davran ış nedeniyle do ğan zarar ın giderilmesinde, Devletin kusursuz sorumlulu ğu söz konusu olup, yap ılan soruşturma ve kovu şturmalarda olu şan bu tür zararlar ın tazminat hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde Devlet taraf ından karşılanmas ı gerekmektedir. Aç ıklanan ilkeler çerçevesinde, ispatland ığı takdirde maddi zarar ı ile yarg ılama faaliyetleri nedeniyle zedelenen ki şilik haklar ından dolay ı makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, isabetsiz gerekçelerle davan ın reddine karar verilmesi, Kanun'a ayk ırı olup, davac ı vekilinin temyiz itirazlar ı bu nedenle yerinde görüldü ğünden ... hükmün bozulmas ına ... oybirli ğiyle karar verildi." Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 926. Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 11/6/2018 tarihli ve E.2018/2990, K.2018/6506 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "...yeterli uzmanl ığı bulunmayan bilirki şiye rapor düzenlettirerek, bu raporu esas al ıp dava açan Cumhuriyet savc ısının eylemlerinden ötürü manevi tazminat isteminde bulunuldu ğu görülmekle, belirtilen davan ın 5271 say ılı CMK' ın 141/3 maddesind e düzenlenen hakim ve Cumhuriyet savc ısının verdiği karara ve yapt ığı işleme dayan ılarak açıldığı, 6545 say ılı Kanunun 70. maddesi ile ekli CMK'n ın 141/3 maddesinde, 'Birinci fıkrada yazan hâller d ışında, suç soru şturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında kişisel kusur , haks ız fiil veya di ğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ının verdikleri kararlar veya yapt ıklar ı işlemler nedeniyle tazminat davalar ı anca k Devlet aleyhine aç ılabileceği'nin belirtildi ği, ayn ı Kanun'un 86. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 8. maddesinde ki 'Bu Kanunun yürürlü ğe girdiği tarihten önce suç soruşturmas ı ve kovuşturmas ı sıras ında yap ılan her türlü i şlem veya al ınan karar nedeniyle hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ı hakk ında hukuk mahkemelerinde aç ılan ve hâlen derdes t olan tazminat davas ına ilişkin dosyalar mahkemesince, Yarg ıtay incelemesinde buluna n dosyalar ise esas ı incelenmeksizin ilgili dairece yetkili a ğır ceza mahkemesine gönderilir. Bu davalar a ğır ceza mahkemelerince, Ceza Muhakemesi Kanununun 141 inci ve devam ı maddeleri uyar ınca Devlet aleyhine yürütülmek suretiyle karara ba ğlan ır.' şeklinde düzenleme dikkate al ındığında, CMK'n ın 141/3 maddesinde belirtilen hakim ve Cumhuriyet savc ılar ının karar veya i şlemlerine dayal ı tazminat davalar ının ağır ceza mahkemelerind e karar bağlanacağı hususu gözetilmeden, davan ın görev yönünden reddine dair yaz ılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna ayk ırı olup, ... sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolay ı ... bozulmas ına ... karar verildi." 27. Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 28/5/2018 tarihli ve E.2017/8495, K.2018/5987 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... tarihli duru şmada davac ı vekili taraf ından, dinleme karar ı veren hakim hakk ında, kurul taraf ından soru şturma aç ıldığının iddia edilmesi kar şısında, tazminat istemine dayanak soru şturma dosyas ında görev yapan Cumhuriyet savc ılar ı ve hakimler hakk ında yürütülen adli ve idari soru şturma olup olmad ığı, olmas ı halinde sonucunun, Cumhuriye t savc ılar ı ve hakimlerin ki şisel kusur, haks ız fiil veya di ğer sorumluluk hâllerinin bulunu p bulunmad ığı, CMK'n ın 141/3. maddesinde belirtilen halin davac ı lehine olu şup oluşmad ığının araştırılmamas ı ... Kanuna ayk ırı olup ... hükmün ... bozulmas ına ... karar verildi." B. Uluslararas ı Hukuk 28. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) "Özel ve aile hayat ına sayg ı hakk ı" kenar başlıklı 8. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "(1) Herkes özel ve aile hayat ına, konutuna ve haberle şmesine sayg ı gösterilmesi hakk ına sahiptir." 29. Sözleşme'nin "Etkili ba şvuru hakk ı" kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir: "Bu Sözle şme de tan ınm ış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifas ı için davranan ki şiler taraf ından gerçekle ştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola ba şvurma hakk ına sahiptir." Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 1030. AİHM, Sözle şme'nin 13. maddesi uyar ınca temel hak ve özgürlüklerin ulusa l düzeyde korunmas ı için etkili bir ba şvuru yolunun var olmas ı gerektiğini belirtmektedir. AİHM'e göre Sözle şme'nin 13. maddesi yetkili ulusal makamlar taraf ından Sözle şme kapsam ına giren bir şikâyetin esas ının incelenmesine izin veren ve uygun bir telafi yöntemi sunan bir iç hukuk yolunun sa ğlanmas ını gerekli k ılmaktad ır. Ayr ıca bu hukuk yolunun teoride oldu ğu kadar pratikte de etkili bir yol olmas ı gerekmektedir ( İlhan/Türkiye [BD], B. No: 22277/93, 27/6/2000, 97; Kudla/Polonya [BD], B. No: 30210/96, 26/10/2000, 157; Özp ınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, 82). 31. AİHM etkili ba şvuru hakk ının Sözleşme çerçevesinde savunulabilir nitelikteki bir şikâyetin etkili bir şekilde mahkemelerce incelenmesini ve öngörülen yolun uygun bir telafi imkân ı sunmaya elveri şli olmas ını güvence alt ına ald ığını vurgulamaktad ır (Kudla/Polonya, 157; Dimitrov-Kazakov/Bulgaristan, B. No: 11379/03, 10/2/2011, 35). AİHM, iç hukuktaki düzenlemelerin ba şvuruculara bu anlamda asgari güvenceleri içerecek şekilde yeterli bir hukuk yolu sunup sunmad ığını irdelemektedir (Dimitrov-Kazakov/Bulgaristan, 36). V.İNCELEME VE GEREKÇE 32. Mahkemenin 9/9/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 33. Başvurucu; i. Başsavc ılık taraf ından yürütülen bir soru şturmada haklar ında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda al ınmas ına ilişkin koruma tedbiri verilen şüphelilerle telefon görüşmeleri gerçekle ştirdiğini, şüpheliler hakk ında kovu şturmaya yer olmad ığına ve elde edilen kay ıtlar ın imha edilmesine karar verildi ğini, 5271 say ılı Kanun'un 137. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı gereğince yap ılan tespit veya dinlemeye ili şkin kay ıtlar ın en geç on gün içinde imha edilmesi gerekti ğini, sonraki süreçte aç ılan davalarda mahkemelerce soru şturma dosyas ının Başsavc ılıktan talep edildi ğini belirtmiştir. ii. Soruşturma dosyas ıyla birlikte haks ız şekilde kay ıt alt ına al ınan ve imha edilmesi gereken tapelerin/görü şmelerin de takipsizlik karar ının üzerinden be ş ay geçmesine ra ğmen Ba şsavc ılık taraf ından yirmi dört farkl ı mahkemeye gönderildi ğini ileri sürmü ştür. Ayr ıca imha edilmeyen kay ıtlar ın UYAP üzerinden gönderildi ğini, bu suretle özel hayat ının ve haberle şmesinin if şa edildiğini iddia etmiştir. iii. Cumhuriyet savc ısının ihmalinden ve yapt ığı işlemden kaynaklanan manevi zararlar ının karşılanmas ı talebiyle 5271 say ılı Kanun'un 141. ve devam ı maddelerinde öngörülen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davas ı açt ığını, an ılan maddenin (3) numaral ı fıkras ı gereğince davas ının etkili bir şekilde incelenmesi ve açık olan ihlal nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken söz konusu davay ı açmak için kanunda öngörülen ko şullar ı taşımad ığı gerekçesiyle davan ın reddine karar verildi ğini belirtmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 11iv. Mahkemenin 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesindeki dava yolu hakk ında geliştirdiği ve hakk ın özünü korumayan dar yorumu nedeniyle manevi zararlar ını karşılayamad ığını, devletin sorumlulu ğuna gidemedi ğini belirterek özel hayata sayg ı hakk ının, haberle şme hürriyetinin ve adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmiştir. 34. Bakanl ık görüşünde, başvuru konu edilen süreçte yarg ı organlar ınca verilen kararlara ili şkin genel bilgiler aktar ılm ıştır. 35. Bakanl ık görüşüne karşı başvurucu taraf ından sunulan cevap dilekçesinde bireysel ba şvuru formunda yer alan talepler tekrar edilmi ştir. B. Değerlendirme 36. Anayasa n ın "Özel hayat ın gizliliği" kenar ba şlıklı 20. maddesinin birinci fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: Herkes, özel hayat ına ...sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir. Özel hayat ın ... gizliliğine dokunulamaz. 37. Anayasa n ın "Haberleşme hürriyeti" kenar başlıklı 22. maddesinin birinci fıkras ı şöyledir: "Herkes, haberle şme hürriyetine sahiptir. Haberle şmenin gizlili ği esast ır." 38. Anayasa n ın "Devletin temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir: Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, ki şilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engeller i kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır. 39. Anayasa n ın "Temel hak ve hürriyetlerin korunmas ı" kenar başlıklı 40. maddesi şöyledir: "Anayasa ile tan ınm ış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden ba şvurma imkân ının sağlanmas ını isteme hakk ına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili ki şilerin hangi kanun yollar ı ve mercilere ba şvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundad ır. Kişinin, resmî görevliler taraf ından vâki haks ız işlemler sonucu u ğrad ığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakk ı sakl ıdır." 40. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun yarg ı makamlar ınca gerçekleştirilen işlemlerden ve ihmallerden kaynaklanan ve özel hayat ın gizliliği ile Başvuru Numarası : 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 12haberleşmenin gizlili ğinin ihlal edilmesi suretiyle olu şan zararlar ının tazmin edilmesi talebiyle açt ığı davanın etkili bir çözüm imkân ı sunmadığına ili şkin şikâyetleri, Anayasa'n ın 20. ve 22. maddeleriyle ba ğlant ılı olarak Anayasa'n ın 40. maddesinde güvence altına al ınan etkili başvuru hakkı kapsamında değerlendirilmi ştir. Etkili ba şvuru hakkı bakımından yapılacak incelemenin sonucuna göre bu a şamada özel hayata sayg ı hakkı ile haberle şme hürriyeti bak ımından ayrıca bir inceleme yap ılmayacakt ır (aynı yönde değerlendirmeler için bkz. Murat Haliç, B. No: 2017/24356, 8/7/2020, 40). 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 41. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddianın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 42. Anayasa'nın 12. maddesine göre herkes ki şiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürr iyetlere sahiptir. Bu genel nitelikteki anayasal düzenleme ile bireylerin ki şilik değerlerine yönelen ve zarar veren olumsu z tutum ve davran ışlar dışlanmaktad ır. Bunun yanında Anayasa'n ın 5. maddesinde, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunmas ı için gerekli şartlar ın haz ırlanmas ı devletin temel amaç ve görevlerinden biri olarak say ılmaktad ır. B u düzenlemeler ışığında devletin bireylerin özel hayata sayg ı haklar ına ve haberleşme hürriyetlerine keyfî olarak müdahale etmemenin yanında üçüncü kişilerin an ılan hak ve özgürlüklere kar şı saldırılar ını önlemekle yükümlü kılınd ığı, bu bağlamda pozitif yükümlülüklerinin bulunduğu söylenebilir (Ali Çığır, B. No: 2015/19298, 8/5/2019, 32; Erol Kumcu, B. No: 2015/18988, 9/5/2019, 32; U.B., B. No: 2015/3175, 10/10/2019, 33; Murat Haliç, 42). 43. Söz konusu yükümlülükler, ki şilerin özel hayatlar ına ve haberle şmelerine yönelik gerçekle şmesi yakın tehlikelere kar şı gerçek anlamda bir koruma sa ğlayabilmeli ve oluşan zararlar ın tazmin edilmesi için kamu makamlar ınca gerçekle ştirilen işlemler, yap ılan eylemler ve ihmaller konusunda ki şilere etkili bir kar şı çıkma ve telafi imkân ı tanımal ıdır. Bu imkân ise ancak etkili bir ba şvuru yolu tanınması ile sağlanabilir ( Murat Haliç, 43). 44. Etkili ba şvuru hakkı; anayasal bir hakk ının ihlal edildi ğini ileri süren herkese, hakkın niteli ğine uygun olarak iddialar ını inceletebilece ği makul, eri şilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlar ını ortadan kald ırmaya (yeterli giderim sa ğlama) elveri şli idari ve yarg ısal yollara ba şvuruda bulunabilme imkân ı sağlanmas ı olarak tan ımlanabilir ( Y.T. [GK], B. No: 2016/22418, 30/5/2019, 47; Murat Haliç, 44). 45. Anayasa Mahkemesi manevi zararlar ın ağırlıkta olduğu ihlal iddialar ında -kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı, özel hayata sayg ı hakkı ile haberle şme hürriyeti kapsam ında- hukuki tazmin yolunu daha yüksek ba şarı şansı sunabilecek, kullan ılabilir ve etkili bir ba şvuru yolu olarak kabul etmi ştir ( Işıl Yaykır , B. No: 2013/2284, 15/4/2014, 44; Aslı Kırmızı Demirseren, B. No: 2013/5680, 15/4/2014, 41; Gülşin Oral , B. No: 2013/6129, 16/9/2015, 47; Sümeyye Örnek , B. No: 2014/11091, 7/6/2017, 26). Bunun gerekçesi ise kasten veya taksirle ba şkalar ına verilen zarar ın hukuki sorumluluk kapsamında giderilmesi imkân ının daha fazla olmas ı, ceza hukuku alan ında objekti f Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 13sorumlulu ğa yer verilmezken hukuki sorumluluk alan ında objektif sorumluluk esas ının da etkili şekilde uygulanmas ı ve hukuki sorumluluk alan ında ayn ı maddi vak ıalar çerçevesinde daha düşük bir ispat standard ı kullan ılmas ı olarak aç ıklanm ıştır. Ayr ıca hukuk sistemimizde hukuki sorumluluk alan ındaki tazmin yükümlülü ğünün as ıl gayesinin zarar görenin zarar ının telafi edilmesi oldu ğu dikkate al ındığında özellikle manevi zarara dayanan uyu şmazl ıklar açısından hukuki tazmin yolu ilgililere daha yüksek ba şarı şans ı sunabilecek, kullan ılabilir ve etkili bir ba şvuru yolu olarak nitelendirilmi ştir (Işıl Yayk ır, 44; Asl ı Kırm ızı Demirseren, 41; Mesut Özbezen, B. No: 2013/8175, 15/4/2014, 40; Murat Haliç, 45). 46. Ayr ıca Anayasa Mahkemesi ki şilik haklar ına sald ırı mahiyetindeki iddialar ın adli ve idari yarg ı düzenindeki mahkemelerce de ğerlendirilebilece ğini, bu do ğrultuda ilgili mevzuat kapsam ında kişilik haklar ına yönelen sald ırılar ın sona erdirilmesi ve zarar ın tazmin edilmesi hususunda hukuk davas ı ile tam yarg ı davas ı aç ılabileceği konusunda bir tereddütün bulunmad ığını da vurgulamaktad ır (Ali Ç ığır, 41; Erol Kumcu, 41; Cansun Sar ıyıldız, B. No: 2015/11671, 8/1/2020, 30; Murat Haliç, 46). 47. Devletin suçlar ın soruşturulmas ı faaliyeti kapsam ında şüpheliler hakk ında birtak ım tedbirler alarak onlar ı gözetimi alt ında tuttuğu durumlarda ise şüphelilerin sonradan ileri sürecekleri şikâyetlerinin olmas ı olağand ır. Usul kurallar ının yoğun şekilde öngörüldü ğü bu özel durumlar yönünden söz konusu şikâyetlerin esas ının incelenmesine imkân sa ğlayan ve gerekti ğinde uygun bir telafi yöntemi sunan etkili hukuk yollar ının olmas ı da ilgililere etkili başvuru hakk ının sağlanmas ı bak ımından bir gerekliliktir. 5271 say ılı Kanun'un 141. ve devam ı maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalar ı da bu bağlamdaki gereklili ği karşılamaya uygun bir yöntem sunmal ıdır (Murat Haliç, 47). 48. H.Ö. (B. No: 2017/34332, 12/12/2018) karar ında Anayasa Mahkemesi, koruma tedbirleri tazminat davalar ı ile 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı yönünden birtak ım değerlendirmelerde bulunmu ştur. Söz konusu düzenlemeler ile pratikteki uygulamalar ın bu tür şikâyetler aç ısından etkili bir hukuk yolu olarak de ğerlendirilebilmesi için gerekli olan yarg ısal yaklaşıma ilişkin yap ılan aç ıklamalarda Anayasa Mahkemesi 5271 say ılı Kanun'un "Tazminat istemi " kenar ba şlıklı 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ında suç soruşturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında kişisel kusur, haks ız fiil veya di ğer sorumlulu k hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ının verdiği kararlar vey a yapt ığı işlemler nedeniyle devlet aleyhine tazminat davas ı aç ılabileceğinin öngörüldü ğünü, anılan hüküm kapsam ında Cumhuriyet savc ılar ının yapm ış olduklar ı işlemler nedeniyle zarar gördüğünü düşünen mağdurlar yönünden bir ba şvuru mekanizmas ının oluşturulduğunu tespit etmiştir (H.Ö. , 41; ayr ıca bkz. M.Y. , B. No: 2014/7149, 22/11/2017, 50). H.Ö. karar ında, yarg ılama faaliyetlerinden do ğan ve emredici ya da yasaklay ıcı bir kural bulunmamas ı nedeniyle ki şisel kusur veya haks ız fiil kapsam ında değerlendirilemeyecek özensiz davran ışlardan kaynaklanan zararlar ın 5271 say ılı Kanun'un (3) numaral ı fıkras ı kapsam ında giderilebilece ğine ilişkin olarak Yarg ıtayca verilen baz ı kararlara da yer verilmi ş ve an ılan fıkran ın etkili bir yol olarak i şletilebilece ğine işaret edilmi ştir (Murat Haliç, 48). 49. Gerçekten de ki şilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amac ıyla öngörülen yarg ı yollar ından biri olan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davas ı açma imkân ının mevzuatta yer almas ı yaln ız başına yeterli olmay ıp bu yolun ayn ı zamanda pratikte de ba şarı şans ı sunmas ı gerekir. Söz konusu yola ba şvurabilmek için öngörülen ko şullar somut olaylara tatbik edilirken dayanak i şlem, eylem ya da ihmallerden kaynaklanan savunulabilir nitelikteki iddialar ın bu doğrultuda geni ş şekilde de ğerlendirilmesi, ko şullar ın oluşmad ığı sonucuna ulaşılmas ı durumunda ise bu durumun yarg ı makamlar ı taraf ından ilgili ve yeterli gerekçelerle aç ıklanmas ı gerekir ( Murat Haliç, 49). Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 1450. Sonuç olarak tahdidi olarak say ılan koşullar d ışında hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ının verdikleri kararlar veya yapt ığı işlemlerden kaynaklanan zararlar ın giderilmesine yönelik giri şimlerde bulunma imkân ı sağlayan ve geni ş şekilde yorumlanmaya uygun olan söz konusu düzenlemelerin zarar görenlerin herhangi bir yarg ı merciine ba şvurma imkân ını ortadan kald ıracak şekilde dar yorumlanmamas ı ve etkili bir yarg ısal koruma sa ğlama konusunda yarg ı makamlar ınca temel hak ve özgürlükleri öncüleyen bir yakla şım içinde olunmas ı etkili ba şvuru hakk ının gereklerinin sa ğlanmas ı aç ısından önem arz etmektedir (Murat Haliç, 50). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 51. Başvuru özetle takipsizlik karar ıyla birlikte Ba şsavc ılık taraf ından imha edilmesine karar verilen dinleme kay ıtlar ının beş ay geçmesine ra ğmen tutulmaya devam edilmesi, kay ıtlar ın birçok farkl ı mahkemeye gönderilmesi ve UYAP'a aktar ılmas ı nedeniyle manevi zarara u ğrad ığını belirten ba şvurucunun pratikte bu iddialar ını dile getirebilece ği etkili bir ba şvuru yolu bulunmad ığına, bir ba şka deyişle mevcut yarg ısal sistemin etkili olmad ığına ilişkindir. 52. 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde 18/6/2014 tarihinde yap ılan değişikliklerle eklenen (3) numaral ı fıkra ile an ılan maddenin (1) numaral ı fıkras ında yaza n hâller d ışında suç soru şturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında kişisel kusur, haks ız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ının verdiği kararlar veya yapt ıklar ı işlemler nedeniyle tazminat davalar ının devlet aleyhine aç ılabileceği kabul edilmi ştir. Dolay ısıyla bu suretle Cumhuriyet savc ılar ının yapm ış olduğu işlemler nedeniyle zarar gördü ğünü düşünen kişiler yönünden bir hukuk yolunun getirildi ği görülmektedir. 53. Yarg ıtay, suç soru şturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında kişisel kusur, haks ız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ının verdiği kararlar veya yapt ıklar ı işlemler nedeniyle zarar gördü ğünü iddia ederek 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesi kapsam ında tazminat davas ı açan kişilerin durumlar ını baz ı hallerde bu bağlamda değerlendirmi ştir. Örneğin özel hayat ın gizliliği ve kişisel verilerle ilgili bilgi ve belgelere haks ız şekilde iddianame içeri ğinde yer veren Cumhuriyet savc ısının bu eylemine karşı aç ılan tazminat davas ında Yarg ıtay; yarg ı mensuplar ının zorunluluk ve gereklilik ilkelerine uygun hareket ederek özenli davranmalar ı gerektiğini, kişilerin gizli veya öze l hayat alan ına ait olan haberle şme içeriklerine, ki şiler aras ındaki konu şmalara, ki şisel verilerle ilgili bilgi ve belgelere iddianame içeri ğinde yer verilmesinin uygun olmad ığını, yer verilmesinin zorunlu olmas ı durumda ise maruz kal ınan suçlar bak ımından kişilerin onur ve sayg ınlığını en az zedeleyecek şekilde bu hususlara yer verilmesi gerekti ğini vurgulam ıştır. Yarg ıtay, bu durumda bireysel haklar ı en az ihlal edecek ve bu ihlali hakl ı gösterecek bir yöntemin benimsenmesi gerekti ğini ifade ederek aksi yöndeki yakla şımı özensiz davran ış olarak nitelendirmi ş ve 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı gereğince mağdurun manevi zararlar ının tazmin edilmesi gerekti ği sonucuna ula şmıştır (bkz. 25). 54. Başka bir karar ında Yarg ıtay, yeterli uzmanl ığı bulunmayan bilirki şiye rapor düzenlettiren ve bu raporu esas alarak kamu davas ı açan Cumhuriyet savc ısının eyleminden dolay ı ileri sürülen manevi tazminat talebinin 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı kapsam ında değerlendirilmesi gerekti ğine hükmetmi ştir (bkz. 26). Yine Yarg ıtay, dinleme karar ı veren ve hakk ında disiplin soru şturmas ı başlatıldığı iddia edilen hâkimin bu kapsamdaki eylem ve i şlemlerinden kaynaklanan zararlar ın tazmini talebiyle Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 15açılan davada 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı f ıkras ının uygulanabilece ğini ifade etmi ştir (bkz. 27). Ayr ıca başvurucuyla benzer durumda ola n kişiler taraf ından ayn ı hukuki gerekçelerle aç ılan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davas ında -Bak ırköy 11. A ğır Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli karar ıyla- 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı kapsam ında manevi tazminata hükmedilmi ştir (bkz. 24). 55. Dolay ısıyla 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ında "suç soruşturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında kişisel kusur, haks ız fiil veya di ğer sorumlulu k hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savc ılar ının verdikleri kararlar veya yapt ıklar ı işlemler" şeklinde ifade edilen ve her somut olay ın özelliğine göre değerlendirilmesi gereken nedenlere dayan ılarak bir zarar ın meydana geldi ği konusunda savunulabilir iddialar ın ileri sürülmesi durumunda yarg ı makamlar ının bu konuda yapacaklar ı yorum söz konusu temel haklar ın korunmas ını sağlayan etkili ba şvuru yolunun bulunup bulunmad ığının saptanmas ında kilit rol oynamaktad ır (Murat Haliç, 55). 56. Somut olayda ba şvurucunun özel hayat ının ve haberle şmesinin gizlili ğinin ihlal edilmesi suretiyle manevi olarak zarar gördü ğüne ve bu zararlar ın tazmin edilmesi gerektiğine yönelik şikâyetleri 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen ko şullar ın oluşmad ığı gerekçesiyle derece mahkemelerince reddedilmi ştir. 57. Başvurucunun şikâyet etti ği hususun hangi nedenlerle 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı kapsam ında değerlendirilmesi gerekti ği hususund a somut ve ikna edici gerekçeler ileri sürdü ğü görülmektedir. Ancak derece mahkemelerince bu hususlar ın değerlendirilmedi ği ve savunulabilir nitelikteki iddialara dayanan davan ın nede n söz konusu düzenlemenin kapsam ında kabul edilmedi ği hususunda aç ıklamalarda bulunulmad ığı anlaşılmaktad ır. Ayr ıca başvurucu ile benzer durumda olan ki şiler taraf ından açılan ve ba şvurucunun durumuna emsal olarak kabul edilebilecek nitelikteki tazminat davalar ında (bkz. 24) farkl ı yönde kararlar verildi ğine ilişkin başvurucu taraf ından ileri sürülen iddialar hakk ında da herhangi bir gerekçenin olu şturulmad ığı görülmektedir. 58. Başvurucunun içinde bulundu ğu koşullar ın ve iddialar ının 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı kapsam ında olmad ığı yönünde verilen karar ın ilgili ve yeterli gerekçeler içermedi ği ve başvurucuya uygun bir telafi şans ı sunmaya elveri şli olmad ığı anlaşılmaktad ır. Esas ında 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının kapsam ı konusunda derece mahkemelerince ortaya konulan bu yakla şımın temel haklar ın ihlaline yönelik şikâyetin etkili bir şekilde incelenmesine imkân sa ğlamad ığı değerlendirilmi ştir. Neticede somut olay ın koşullar ında özel hayata sayg ı hakk ı ile haberleşme hürriyeti ba ğlam ında oluşan zararlar ının tazmini konusunda ba şvurucuya asgari güvenceleri içerecek şekilde etkili bir hukuk yolu sunulmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 59. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 20. ve 22. maddeleriyle ba ğlant ılı olarak 40. maddesinde güvence alt ına al ınan etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 60. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 16 (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 61. Başvurucu; ihlalin tespit edilmesini, yarg ılaman ın yenilenmesine ve lehine 10.000 TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmi ştir. 62. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). 63. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 64.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 65.İncelenen ba şvuruda özel hayata sayg ı hakk ı ile haberle şme hürriyetiyle bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. İhlalin özel hayata sayg ı hakk ı ile haberle şme hürriyeti ba ğlam ında oluşan zararlar ının tazmini konusunda ba şvurucuya asgari güvenceleri içerecek şekilde etkili bir hukuk yolu imkân ı sunmayan derece mahkemelerinin kararlar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 1766. Bu durumda etkili ba şvuru hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Diyarbak ır 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kara r verilmesi gerekmektedir. 67.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. 68. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL ba şvuru harc ı ile 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Özel hayata sayg ı hakk ı ve haberle şme hürriyetiyle ba ğlant ılı olarak etkili başvuru hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 40. maddesinde güvence alt ına al ınan etkili ba şvuru hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin etkili ba şvuru hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Diyarbak ır 6. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2016/332, K.2017/19) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDD İNE, E. 257,50 TL ba şvuru harc ı ile 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, Başvuru Numaras ı: 2017/22833 Karar Tarihi : 9/9/2020 18G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 9/9/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI