(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/13243 E. , 2012/5007 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kestel kasabası Narlık mevkiinde bulunan toplam iki parça taşınma…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/13243 E. , 2012/5007 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kestel kasabası Narlık mevkiinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece fenni bilirkişi raporunda gösterilen (A) harfli 13.723,50 m2 ve (B) harfli 618,76 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline dair verilen karar Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay... Hukuk Dairesinin 28.02.2008 gün 2008/1705-3184 sayılı kararı ile “Mahkemece çekişmeli taşınmazların yörede 1988 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp taşınmazın tescile tabi yerlerden olması ve zilyetlik koşullarının oluşması; ayrıca, 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir. Bundan ayrı olarak; davalı Hazine dava konusu taşınmazlara kuzey ve batı yönde bitişik komşu olan ve kadastro paftasında çalılık olarak tescil harici bırakılan taşınmazlar hakkında 1995 yılında Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/594 sayılı ve bunu takip eden numaralarda davacının da içinde bulunduğu 24 kişi aleyhine elatmanın önlenmesi ve tescil isteği ile açtığı davalarda, taşınmazların taş ve kayalık olduğu belirlenerek, davacının da içinde bulunduğu 24 kişinin bu yerlere elatmalarının önlenmesine ve taşınmazların Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş ve bu hükümlerin kesinleştikleri anlaşılmaktadır.