T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1654 KARAR NO : 2025/2031 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2025 NUMARASI : 2025/76 Esas 2025/332 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Taraf vekilleri KARAR TARİHİ : 20/1…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1654 KARAR NO : 2025/2031 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2025 NUMARASI : 2025/76 Esas 2025/332 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Taraf vekilleri KARAR TARİHİ : 20/11/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 26/11/2025 Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin sanayi abone grubu tarifesi üzerinden aboneliğinin bulunduğunu, davalı tarafından sanayi sicil belgelerinin süresinin dolduğundan ve yenilenmiş vizenin de ibraz edilmediği dönemler olan 2009/09 dahil ile 2012/05 dahil dönemleri arasındaki elektrik tüketimlerinin karşılığında 1.563.960,00 TL tutarında sanayi-ticarethane farkının çıkarıldığını, sanayi-ticarethane fiyat farkı çıkarmasının TMK'nın 2 ve 3.maddelerine aykırı olduğunu, davalı idarenin geriye dönük olarak davacı şirket aleyhine 34 aylık sanayi-ticarethane fiyat farkı faturası düzenlenmesinin nedeni olarak EPDK müşteri hizmetleri yönetmeliğinin 23. maddesinin 1 nolu başlığını gerekçe göstermesinin de usul, kanun ve yönetmeliğine aykırı olduğunu, davalının bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, EPDK'nun 29/12/2010 tarih 3002 sayılı kurul kararı ile onaylanan 21 dağıtım şirketi için tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esasları kapsamında abonelerin bilgilendirilmesi başlıklı 17.maddesine de aykırı olduğunu belirterek, davalı şirket tarafından 2009/9 dahil - 2012/5 dahil dönemleri arasındaki elektrik tüketimlerine ait olduğu ileri sürülen 1.563.960,00. TL tutarındaki 17/08/2012 son ödeme tarihli G-666277 nolu sanayi-ticarethane fiyat farkını içeren faturanın iptaline, davacı şirketin davalı şirkete dava konusu miktarda borçlu olmadığına, elektrik aboneliğinin 2009/9 dahil - 2012/5 dahil dönemleri de dahil olmak üzere sanayi abone grup tarifesi üzerinden devamına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, ibrazı gereken sanayi sicil belgesi vizesinin 06/08/2009 tarihinden sonra ibraz edilmediğini, bu nedenle yönetmelik gereği, sanayi tarifesinden değil, ticarethane tarifesinden ücretlendirme yapılmasının gerekmesine rağmen yapılmadığını, davacının ibraz yükümlülüğünü bildiğini ve daha önce yerine getirdiğini, tarifelere ilişkin usul ve esaslarda davacı aboneliğine ilişkin bir değişiklik bulunmadığından, davacıyı bilgilendirme ve uyarı yükümlülüklerinin bulunmadığını, davacının ihtilaflı döneme ilişkin sanayi sicil belgesini sunmaması sebebiyle ticarethane tarifesi üzerinden yapılan dava konusu faturalandırma ve taksitlendirme işleminin usule uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. MAHKEME KARARI: Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin, 16/04/2025 tarih, 2025/76 E., 2025/332 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davaya konu 17/08/2012 son ödeme tarihli G-666277 numaralı 1.563.960,00 TL'lik fatura nedeniyle davalıya 312.792,00 TL borçlu olmadığının tespitine, İİK'nun 72. Maddesi uyarınca 250.233,60 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’nin 09/11/2021 tarih ve 2020/345 E - 2021/1298 K sayılı ilamında yer alan kaldırma gerekçesinin davacı yönünden usulü kazanılmış hak kapsamında olduğunu, Mahkemece müterafik kusur uygulanması ve bununda hakkaniyet ölçülerine sığmayacak şekilde düşük uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 21 Dağıtım Şirketi İçin Tarife Uygulamalarına ilişkin Usul ve Esasların 17. Maddesinin başlığı dahi tek başına dağıtım şirketlerinin Abonelerinin Bilgilendirme Yükümlülüğünün olduğuna işaret ettiğini, davacının usulü kazanılmış hakkına aykırı bir şekilde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 05/12/2024 tarih ve 2022/2115 Esas - 2024/1611 Karar sayılı kararı ile davalının bildirim yükümlülüğünün olmadığı hatalı değerlendirilmesi üzerine iş bu usul ve yasaya aykırı Mahkeme kararının tesis edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. Maddesi kapsamında davalı tarafından davacı şirketin şirket hiç bir suretle yükümlülüğü kapsamında bilgilendirilmediğini, müterafik kusurun %80 gibi fahiş bir oranla davacının bir nevi cezalandırılması hakkaniyetli ve adil bir kusur oranı dağılımı olmayıp bu yönü ile de kararın kaldırılması en azından adil bir kusur oranı ile kararın neticeye bağlanması gerekirken %20 gibi somut durumla örtüşmeyen bir kusur oranı takdiri ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmiş olmasının ayrıca başlı başına bir bozma ve kaldırma sebebi olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve haklı davanın kül halinde kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu edilen faturalar 2010/08 - 2012/07 dönemlerine ilişkin olup, gerek 875 sayılı usul ve esaslar gerekse de 3002 sayılı usul ve esaslar kapsamında davacı sanayi sicil belgesi sunmadığı sürece herhangi bir bilgilendirme yükümlülüğü olmaksızın ticarethane tarifesinden faturalandırılacağının açık olduğunu, mevzuat gereği bildirim yükümlülüğünün ilk kez "1/1/2013 tarihinden itibaren uygulanacak Usul ve Esaslar ile düzenlendiğini, 01.01.2013 tarihine kadar mevzuatta Dağıtım sanayi sicil belgesinin sunulmaması halinde yazılı bir bildirim yükümlülüğü bulunmadığını, İstinaf mahkemesinin mahkeme kararını kaldırma gerekçesinde maddi hataya dayanması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, bu kapsamda istinaf talebine konu mahkeme kararında Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu'nun 2017/2157 Esas 2019/333 Karar sayılı 31/01/2019 tarihli bozma kararı gerekçesine atıf yaparak, vizesi bitmiş abonelerin tarifesini ticarethane abone grubu tarifesinden faturalandırmadan önce davalı ... şirketinin müşterilerini bilgilendirme yükümlülüğünün olmadığını belirtmiş ve davacı şirketin sanayi sicil belgesinin vizesini ibraz etmediğinden ve ibraz ettiğini de ispatlayamadığını açıkça tespit ederek davanın reddine karar verdiğini, öyle ki sanayi sicil belgesinin vize yenileme işleminin zamanında ve usulüne uygun şekilde yaptırılarak davalı kuruma teslim edilmesi sorumluluğunun davacıya ait olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, sanayi sicil belgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle abonenin tarifesinin değiştirilmesinden kaynaklı faturadan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin, 18/12/2019 tarih, 2014/384 E., 2019/941 K. sayılı “ Davanın reddine, dava sırasında yapılan takiple ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğinden dava konusu alacağın %20'si oranındaki 312.792,00.-TL tazminatın davacıdan alınıp davalıya verilmesine” ilişkin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 09/11/2021 tarih ve 2020/345 E., 2021/1298 K. sayılı ilamı ile “… Dosya kapsamından, davaya konu dönem ile ilgili davacı aboneye gönderilen (faturaların dosyada bulunmaması nedeniyle) faturalarda davalı şirket tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği anlaşılamamaktadır. 09/09/2013 tarihli ve 02/02/2014 tarihli bilirkişi raporlarında fiyat farkının hesaplandığı anlaşıldığından, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, mahkemece; öncelikle davaya konu edilen faturaların taraflardan istenerek, faturalarda sanayi sicil belgesinin vizesinin yaptırılarak davalıya ibrazı hususunda bilgilendirmenin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak, gerekirse bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, mahkemece; yukarıda açıklanan deliller hiç toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" karar verilmiştir. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin, 28/09/2022 tarih, 2021/1053 E., 2022/669 K. sayılı “ davanın kabulüne, dava konusu olan 06/08/2012 tanzim ve 17/08/2012 son ödeme tarihli G-666277 nolu 1.563.960,00-TL bedelli faturanın iptali ile davacının davalı şirkete bu faturadan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine” ilişkin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 05/12/2024 tarih ve 2022/2115 E., 2024/1611 K. sayılı ilamı ile “… Dava konusu sanayi ticarethane farkına ilişkin faturalar Eylül 2009-Mayıs 2012 dönemlerine ilişkin olup, davalının 01/01/2013 tarihinden itibaren bildirim yükümlülüğünden bahsedilebileceği, dava konusu faturalar döneminde sanayi abone grubundan faturalandırılan abonelere yenilenen vizenin ibraz edilmemesi halinde ticarethane abone grubundan faturalandırma yapılmadan önce bilgilendirme yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, vizesi bitmiş abonenin, tarifesini ticarethane abone grubu tarifesinden faturalandırmadan önce davalının müşterisini bilgilendirme yükümlülüğünün olmadığı, davacının sanayi sicil belgesini aldıktan sonra süresi içinde davalıya sunması gerektiği bu nedenle yasal mevzuata göre davalının fark faturası tahakkuk ettirmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. (benzer olayda Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/5758 E., 2024/714 K.) Diğer taraftan davalının yaklaşık 3 yıl boyunca sanayi sicil belgesi vizesini sunmayan davacının aboneliğine ilişkin ticarethane abone grubundan tahakkuk yapmadığı, her ay sanayi abone grubu faturası düzenlediği ve davacının bu faturalara istinaden yaptığı ödemeleri kabul ettiği, bu nedenle davaya konu uyuşmazlığın doğduğu dosyadaki belgeler ile sabittir. Bu halde, davalı şirketin kendisine düşen edimi ifada ihmal gösterdiği, dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca müterafik kusurlu olduğu açıktır. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; fatura dönemindeki yasal mevzuata göre, davalının fark faturası tahakkuk ettirmekte haklı olduğu, ancak yaklaşık 3 yıl boyunca ticarethane abone grubundan tahakkuk yapmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı aboneye gönderilen faturalarda davalı şirket tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği, bu nedenle davalı şirket tarafından sanayi ticarethane tarife farkının talep edilemeyeceği yönündeki yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" karar verilmiştir. Dairemizin 05/12/2024 tarihli kaldırma kararı üzerine Mahkemece, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2024 tarih ve 2023/5758 E - 2024/714 K sayılı kararı ve aynı konuda önceki tarihli açılan davalarda müterafik kusur indiriminin %20 olması gerektiğine dair oluşan kanaate göre, dava konusu edilen faturaların toplam bedelinin %20'si oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği anlaşılmakla, bu miktar üzerinden davacının, davalıya karşı sorumlu olmadığı kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile davacının davaya konu 1.563.960,00 TL'lik fatura nedeniyle davalıya 312.792,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya yönelik istemin reddine, İİK'nin 72/4 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355.md hükmüne göre istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, Mahkemece takdir edilen müterafik kusur indiriminin yerinde bulunduğu anlaşılmakla, yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı Esastan Reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı Esastan Reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.366,82 TL harçtan davalı tarafça yatırılan 5.431,75 TL nin mahsubu ile bakiye 15.935,07 TL nisbi karar ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır