8. Hukuk Dairesi 2022/8353 E. , 2024/6792 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2002/604 E., 2003/212 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne kara
**8. Hukuk Dairesi 2022/8353 E. , 2024/6792 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2002/604 E., 2003/212 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinden özetle, Dilovası ilçesi Turgut Özal Mahallesi Sakaboğazı Mevkii Bursa (G23a) (21b) orman kadastro paftasında 1344, 1345, 1346 nolu parselin kuzey ve batı bitişiğinde olan haritada (E4) olarak gösterilen 2/B vasfındaki taşınmazların mülkiyetinin 775 sayılı Gecekondu Kanunu (775 sayılı Kanun) ve 2805 sayılı Kanun gereği bedelsiz olarak belediyeye intikalinin tesbitini ve taşınmaz üzerindeki 2/B şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, Gebze ilçesi Çerkeşli Köyü G23a21b paftada fen bilirkişisinin 01.11.2002 tarihli krokisinde kırmızı renkle boyalı olarak belirlenen 21.588.49 m2'lik yerin mülkiyetinin davacı Belediyeye ait olduğunun tesbitine, orman sınırlamasının iptaline ve şerhin silinmesine, itirazı kabil olmak üzere hakem sıfatıyla karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 1948 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılmış orman kadastrosu bulunmaktadır. Dava konusu taşınmaz bu kadastro çalışmaları sırasında orman olduğundan bahisle tespit dışı bırakılmıştır. 17.09.1951 tarihinde ise taşınmazın bulunduğu alanda Maki Tefrik Komisyonunca maki sınırlama çalışmaları yapılmış olup, taşınmaz makilik alan olarak tefrik edilerek orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Mahkemece hakem sıfatıyla verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Şöyleki; 3533 sayılı Umumi Mülhak Ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler Ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete Veya Belediye Veya Hususi İdarelere Aid Daire Ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yolile Halli Hakkında Kanun'un (3533 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi: ''Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bulunduğu yerin ve taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir'', hükmüne amir olup taşınmazların aynına ilişkin davaların hakem sıfatıyla görülemeyecekleri açıkça düzenlemiştir. Somut olayda; ..., Asliye Hukuk Mahkemesinde hakem sıfatıyla açtığı davada, dava konusu yaptıkları taşınmazın maki tefrik komisyonu kararının kapsamında kaldığını açıklayarak, 775 sayılı Kanun ve 2981 sayılı İmar Ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'lar (2981 sayılı Kanun) gereğince orman sayılamayacağından bahisle bedelsiz olarak belediyeye intikalinin tespitini, taşınmazın orman vasfı dışına çıkarılmasını ve belediyeye bedelsiz olarak devrini talep etmiş olup, mülkiyete ilişkin bu talebin hakem sıfatıyla çözümlenmesi ve itiraz kanun yoluna tabi tutulması usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve göreve ilişkin olduğundan bu hususun Mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Ayrıca, 20.07.1966 tarihinde yürürlüğe giren 775 sayılı Kanun'un "Belediyelere Arsa Sağlanması" başlıklı 3 üncü maddesi, yasadaki istisna halleri ayrık ve yine kanunda belirtilen koşulları mevcut olmak kaydıyla, Hazinenin özel mülkiyetindeki ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazların bedelsiz olarak ilgili belediyelerin mülkiyetine geçeceğini öngörmüştür. Ancak, anılan Kanun hükmü, 03.07.2003 tarihli 4916 sayılı Çeşitli Kanunlarda Ve Maliye Bakanlığının Teşkilât Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 'un (4916 sayılı Kanun) 38 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5272 sayılı Belediye Kanunu'nun (5272 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesi ile de istisna kuralları getirilerek, bu ayrıcalıklar dışında kalan Hazineye ait taşınmaz malların Kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde ilgili belediyelere bedelsiz devredileceğine ilişkin düzenlemenin, 5281 sayılı Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5281 sayılı Kanun) 31.12.2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 45/10 uncu maddesi ile 24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Kanun'un 44/7 nci maddesi hükmü ile yürürlükten kaldırıldığı, sözü edilen düzenlemenin ise Anayasa Mahkemesinin 18.01.2005 tarihli ve 2004/118-2005/8 sayılı kararı ile iptali sonucu yürürlükten kalktığı anlaşılmakta olup, sonradan yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununda (5393 sayılı Kanun) ise benzer bir hükme yer verilmediğinden, bu hususlar da ayrıca göz önünde tutularak (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E:2006/10253- K:2006/12063, T:04.12.2006) karar verilmesi gerekirken hakem sıfatıyla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca 1086 sayılı Kanun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.