3. Ceza Dairesi 2023/26011 E. , 2024/8395 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/361 E., 2023/1039 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara karşı temyiz incelemesi üzerine, ... vekilinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sa
**3. Ceza Dairesi 2023/26011 E. , 2024/8395 K.** **"İçtihat Metni"** SAYISI : 2022/361 E., 2023/1039 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara karşı temyiz incelemesi üzerine, ... vekilinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan kurum vekilinin temyiz isteminin hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince REDDİNE, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz talebinin değerlendirilmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarih 2020/104 Esas 2022/41 sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 02.10.2023 tarih ve 2022/361 Esas 2023/1039 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.12.2023 tarihli ret ve onama görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve Katılan ... Vekilinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın ikrar içeren savunması ve tüm dosya kapsamında göre eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğuna ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosya kapsamı, sanığın aşamalarda değişmeyen samimi savunmaları, veri inceleme raporu ve tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bir dönem örgüt ile irtibatlı olduğu sabit ise de sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında 17/25 Aralık döneminden öncesine dair olan yapıya ilişkin temasını samimiyetle anlattığı, sanığın cemaat olarak bilinen ve sonradan örgütsel mahiyeti anlaşılan yapıyla ilişkisinin örgütün kriminalize olmuş gerçek yüzünün ortaya çıktığı 17-25 Aralık sürecinden çok önce ve çocuk yaşta iken olduğu, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 karar sayılı ilamında 17/25 Aralık sürecinden önce dini sohbetlere katılmak şeklindeki eylemlerin kişilerinin örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, sanığın savunmasının veri inceleme raporu ve fişleme tutanağı içeriğiyle net olarak doğrulandığı, bu haliyle sanığın mezkur yapıdan ayrılma iradesini ortaya koyduğu, örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan sorgulamalarda ve Malatya KOM ve TEM şube müzekkere cevabi yazılarından sanığın örgüt ile ilişkisinin sonrasında devam ettiği hususunda ifade bulunmadığının belirlendiği, bilakis sanığın savunmalarına konu olan hususlarda dahi tespit yapılamadığı, sanığın örgütle ilişkisine dair dosyaya yansıyan bilgilerin veri inceleme raporu dışında kendi samimi beyanlarından ibaret olduğu, sanığın sözünü ettiği süreç dışında örgütsel hiçbir toplantı ve sohbete katıldığı yönünde delil ve emare bulunmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun bilerek ve isteyerek örgütsel hiyerarşiye dahil olma iradesi gerektirdiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilemediği görülmüş, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından beraatine karar verilmiştir. Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan açılan dava 2009 yılı polis akademisi sınav sorularını usulsüz olarak ele geçirdiği iddiasıyla açılan davaya ilişkin olarak sanığın suçlamaları reddettiği, atılı suça ilişkin olarak suçun basit halinin TCK'nın 157 nci maddesinde düzenlendiği ve suçun unsurlarının ortaya konulduğu, bu suçun oluşması için hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlanmasının gerektiği, sanığın sınavdan önce soruları temin ettiği yönünde bilirkişi raporunda "kuvvetli şüphe" olduğunun bildirildiği, bu ifadenin kendi içerisinde çelişki ve belirsizlik taşıdığı, sanığın sınava nerede, ne şekilde hazırlandığı hususunda samimi bilgiler verdiği, sınavdan 65,33 puan aldığı ve belirlenen kriterlerden yanlızca üçünün sanık hakkında geçerli olduğu, verilen kitapçıklardaki soruların sınavda çıktığına ilişkin tespit bulunmadığı, benzer dosyalarda sınav sorularının verildikten sonra kitapçıkların toplanılarak yemin verdirildiğinin bilindiği, dosyamıza konu olayda söz konusu olayların vuku bulmadığı, ceza hukukunda tecziyenin ancak suçun sübutu halinde mümkün olduğu, buna göre sanığın dolandırıcılık suçunun işlenmesine elverişli hileli hareketi ne şekilde ortaya koyduğunun ve hileli hareketin ne olduğunun, soruları önceden ne şekilde temin ettiğinin anlaşılamadığı ve delillendirilemediği gözetilerek şüpheden sanık yararlanır şeklindeki kadim ilke kapsamında atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemeyen sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak 174513 sicil numaralı üyenin sanığın atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması gerektiğine dair muhalefet şerhinin bulunduğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılama sonunda sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden, atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Katılan ... vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 02.10.2023 Tarih ve 2022/361 Esas 2023/1039 sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.