1. Hukuk Dairesi 2011/13436 E. , 2012/1509 K. "" MAHKEMESİ: AKÇAABAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalının kayden malik olduğu çekişmeli .. parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesini istem…
**1. Hukuk Dairesi 2011/13436 E. , 2012/1509 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: AKÇAABAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalının kayden malik olduğu çekişmeli .. parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece;"davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak, dava tarihinde davasında haklı olan tarafın yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren yasal düzenleme veya yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca (09.05.1960 tarih 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ve harçla sorumlu tutulamayacağı" gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkin olup, yerel mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen hükmün temyiz isteği üzerine yapılan incelemesi sonucunda, Dairece;"davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak, dava tarihinde davasında haklı olan tarafın yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren yasal düzenleme veya yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca (09.05.1960 tarih 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ve harçla sorumlu tutulamayacağı" gereğine değinilerek bozulduğu; mahkemece, bozma ilamına uyulmuş olmakla yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 6099 sayılı Yasanın 16.maddesiyle 3402 sayılı Yasanın 36.maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmü uyarınca yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Gerçekten de, işin esası bakımından 5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak, anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve karar 23.7.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir.