10. Hukuk Dairesi 2025/16521 E. , 2026/1983 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/546 E., 2023/1128 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Germencik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/330 E., 2021/645 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı .... Şti. ile davalı ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabu…
10. Hukuk Dairesi 2025/16521 E. , 2026/1983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/546 E., 2023/1128 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Germencik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/330 E., 2021/645 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı .... Şti. ile davalı ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, müvekkilinin kazanın olduğu yerde işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin 13.05.2012 tarihinde ... ... isimli işyerinin çatı kaplamasını yapmak üzere çalıştığı sırada çatıdan düşmek suretiyle yaralandığını, kaza konusu yerde işverenin gerekli önlemleri almadığı için iş kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin bu kaza nedeni ile iç kanama geçirdiğini, bir süre yoğun bakımda kaldığını, geçirdiği iş kazası nedeniyle vücudunu eskisi gibi kullanamamakta olduğunu ve mesleğini sürdüremeyecek durumda olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin çalışma gücünde önemli ölçüde kayıp olduğunu ve gelirinde düşme sözkonusu olduğunu, bu zararların giderilmesine yönelik olarak fazlaya ve manevi tazminata ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davacı vekili 07.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 341.947,61 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... ... ... Üretim ve ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirketin işçisi olmadığını, kendisine kayıt dışı olarak çatı onarım işi verilmediğini, müvekkiline ait iş yerinde çatı kaplama işi olduğunu ancak işin 09.04.2012 tarihinde imzalanan sözleşmeden de anlaşılacağı üzere ... A.Ş. tarafından diğer davalı ...... İnş. .... ve Tic. Ltd. Şti. firmasına verildiğini, sözleşme gereği iş güvenliği, iş kazaları ve SGK ile sorunlardan yüklenici firma sorumlu tutulduğunu, davalı ...'ın 13.11.2014 tarihli ifade verme tutanağında ...'nin kendisinin işçisi olduğunu, iş yerinde çalışıyor olabilmesi için tüm eğitimlerini almış olduğunu, bu nedenle yüksekte çalışabilir doktor raporunun, sağlık raporunun mevcut olduğunu, uzmanından iş eğitimini almış olduğunu beyan ettiğini, Germencik Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/588 soruşturma sayılı dosyasında bulunan 19.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda; davacının emniyet kemerinin bulunduğunu fakat sabitlenmediğini, uzmanından iş eğitimini almış bulunan davacının emniyet kemerini sabitlememesinin kendi kusurundan kaynaklandığını bu nedenle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı ......San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 09.04.2012 tarihli çatı sözleşmesi ile diğer davalı işveren ... ... ... A.Ş'nin ... Mahallesi ve ...yolu üzerinde yapılacak atölye binalarının çatı kaplama işleri için gerekli malzemenin ve montajı işini yüklenici olarak üstlendiğini, müvekkili şirketin 03.05.2012 tarihli sözleşme ile diğer davalı ... İnşaat ...'a alt yüklenici olarak çatı kaplama ve montaj işini verdiğini, davacının davalı ...'ın işçisi olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin kusuru bulunmadığından davacının haksız davasının reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "İş kazasına ilişkin SGK tahkikatında T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı... Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespitine ilişkin 31.10. 20 18... 500134 sayılı Kurum Sağlık Kurulu kararında; kazazede işçinin maluliyet oranının E cetveline göre % 45 olduğu tespit edilmiş olup ve davacının kaza nedeniyle iş göremezlik oranının %45 olduğunun kabulü gerekmiştir. Mahkememizce tarafların delilleri arasında bulunan tanık delili toplandıktan sonra kusur durumunun tespiti için iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik heyetten kusur raporu alınmış olup, 20/08/2019 tarihli heyet raporunda kaza olayının meydana gelmesinde kazazede işçinin işvereni davalı ...’ın % 40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, davalı ...... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin % 10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, dava dışı ...’ın % 10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, davalı ...Ş.’nin % 10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, dava dışı ...’ın % 5 (yüzde beş) oranında kusurlu olduğu, kaza olayının meydana gelmesinde, kazazede işçi davacı ...’nin % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği tespit edilmiştir...Mahkememizce davacı işçinin maddi zararının tespiti için...'ya hesap raporu alınmış olup 11.06.2020 tarihli raporda, PMF Yaşama Tablosu'nun esas alındığı, davacı işçinin maddi zararının 521.131,19-TL olduğu, davacı işçinin kusurunun indirilmesi sonrası maddi tazminat alacağının 390.848,39 TL olacağı, SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerli gelirin rücuya tabi bölümünün mahsubu sonrası bakiye alacağının 341.309,66 TL olacağı, kazazede işçinin geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 597,95 TL olduğu ve davacının toplamda maddi tazminat alacağının 341.947,61 TL olacağı yönünde kanaat bildiren rapor hüküm tesisine uygun görülmüştür..." gerekçesiyle, A.Asıl Davanın kabulü ile 1.Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile 597,95 TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 13.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı verilmesine, 2.Davacın maddi tazminat talebinin kabulü ile 341.309,66 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı verilmesine, B.Birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı .... Şti. ile davalı ... A.Ş. vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı .... Şti. ile davalı ... A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin iş kazasında herhangi bir kusuru olmamasına rağmen müvekkiline de belirli bir oranda kusur yüklenmek suretiyle bu oranda tazminattan indirim yapıldığını, kusur bilirkişi raporuna itirazlarının Mahkemece kabul edilmediğini, müvekkilinin maluliyet oranının çok daha yüksek olduğunu, dosyadaki maluliyet oranının ATK tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca maluliyet oranının davalılar açısından müktesep hak teşkil etmemesi yönünden de itiraz ettiklerini, aktüerya raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik hesaplanan aktüer rapora göre harcı tamamlamalarının istendiğini, ancak Mahkenenin yaklaşık bir yıl sonra tekrar aktüer raporu aldığını ve tazminat miktarının değiştiğini, bu rapora göre ıslah için süre taleplerinin reddedildiğini, Mahkemenin taleple bağlılık ilkesi gereğince mi ilk rapora göre maddi tazminatı hükmettiği, yoksa ilk raporun ikinci rapordan daha doğru olması nedeni ile mi maddi tazminata hükmettiğinin belirsiz olduğunu, her iki yönden de kararın eksik ve gerekçesiz olduğunu, zira kararda fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttukları halde bu hususun belirtilmediğini, gerek eksik hesaplanan maddi tazinat yönünden gerekse de belirlenen maddi tazminat bedelinin davalılar lehine müktesep hak teşkil etmemesi açısından kararı temyiz ettiklerini, hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı ... ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin asıl işveren olduğu yönündeki tespitinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin iştigal konusunun genel olarak ... enerjisi ve üretimi olduğunu, davaya konu işin konusunun ise çatı kaplama işi olduğunu, müvekkilinin kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendi sigortalısını çalıştırmaksızın, işi bölerek başka bir firmaya yaptırdığını, yani yapılan işin anahtar teslim bir iş olduğunu, hesap raporunda pasif dönem için maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 45 olduğunu, bu oran % 60'ın altında kaldığı için 60 yaş sonrası pasif dönem için zarar hesabı yapılmasına olanak bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. 3.Davalı ...Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece kusur oranlarını tespit etmek için 4 adet bilirkişi raporu alındığını, ayrıca Germencik Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 3 adet rapor alındığını, bu raporların birbirleri ile çelişkili olduğunu, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Mahkemece işbu dosyadaki raporlar ile ceza dosyasındaki raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, ıslah dilekçesine karşı sundukları zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda davacının günlük kazancının SGK yanlarında belirlenmiş gelirden fazla olarak hesaplandığını, bu nedenle tazminat miktarının fahiş olduğunu, rapora bu yönde yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının pasif döneme ilişkin tazminat hesaplanmasının hatalı olduğunu, zira davacının SGK tarafından bağlanmış olan sürekli iş göremezlik geliri elde edeceğini, bu nedenle davacının pasif döneme ilişkin hiçbir zararı bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, ayrıca ıslah edilen kısım için de ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Davacı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davacı vekili ile davalı .... Şti. ile davalı ... A.Ş. vekillerinin, davacı lehine hükmolunan maddi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre,özellikle Mahkemece belirlenen kusur oranları yerinde görülmekle birlikte,davalılar arasındaki kusur dağılımının ileride kendi aralarında açılacak rücu davasında belirlenebileceği husus da gözetilerek, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davacı vekili ile davalı .... Şti. ile davalı ... A.Ş.vekilinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.