12. Ceza Dairesi 2012/12474 E. , 2012/11778 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2, b,e,son, 62, 51/1-3, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık vekilinin tüm katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak , İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesin
**12. Ceza Dairesi 2012/12474 E. , 2012/11778 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2, b,e,son, 62, 51/1-3, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık vekilinin tüm katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak , İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 26.03.2008 tarihli rapora göre katılanın sol zigomatik bölge üst kısmında 4 cm çaplı çevre dokudan çöküklük gösteren skar alanı, sol kaşda aşağı doğru deplase görünüm olduğu saptanıp, hastanenin plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılan muayenesinde sol superior zigomatik bölgede 4cm çaplı bir alanda çöküklük solda fasial sinirin frontal dalında paralezi mevcut olduğunun belirtildiği, Nöroşirurji uzmanı tarafından yapılan muayenesinde ise sol periferik fasial paralezi (frontal dalı tutan) mevcut olduğunun bildirildiği, yüz bölgesindeki skar dokusunun gün ışığında konuşma mesafesinden Adli Tıp Uzmanı tarafından yapılan muayenesinde ilk etapta fark edildiğinin saptanarak yüzünde sabit ize neden olduğunun bildirildiği, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 14.05.2009 tarihli raporunda kaşlarda asimetri ve sol şakak bölgesinde çökme saptandığı bildirilen katılanın yüzünde sürekli değişikliğe neden olmadığının bildirilmesi karşısında katılanın yaralanmasının niteliği dikkate alındığında yüzünde sürekli değişikliğe neden olup olmadığı hususunda çelişki görülmekle bir kezde İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.