Başvuru, ceza infaz kurumunda maruz kalınan kötü muamele nedeniyle işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda maruz kalınan kötü muamele nedeniyle işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/2/2014 tarihinde Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/3/2015 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulünek arar verilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/3/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 9/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık 22/3/2016 tarihli yazısıyla görüş sunmayacağını bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 16 yıl 15 gün hapis cezası ile hükümlü olan başvurucu 26/12/2011 tarihinde İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada aynı koğuşta kaldığı ile tartışması sonucunda yaşanan olaylar sonrasında infaz koruma memurları tarafından darbedildiği iddiasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/109584 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında 27/12/2011 ve 9/1/2012 tarihlerinde müşteki sıfatıyla ifade vermiş; anılan olaydan önce 13/10/2011 tarihinde Giresun E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada Mazlum ismiyle tanıdığı bir infaz koruma memuru ve onunla birlikte birkaç infaz koruma memurunun kendisini yumruklayarak darbettiklerini ve sabaha kadar iç çamaşırlı olarak soğuk bir odada tuttuklarını, işkencenin iki üç gün devam ettiğini, T. isimli başka bir hükümlünün işkenceye tanık olduğunu beyan etmiştir. Başvurucu hakkında 27/12/2011 tarihinde İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünden sağlık raporu aldırılmış, 2011/17919 sayılı raporda 13/10/2011 tarihinde Giresun'da meydana geldiği iddia edilen olaya ilişkin olabilecek eskiye ait bir bulguya rastlanmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun Giresun E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda meydana geldiğini iddia ettiği eylemlerle ilgili olarak soruşturma, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10/1/2012 tarih ve K.2011/47 sayılı kararı ile tefrik edilerek 2012/3334 soruşturma sayısı üzerine kaydedilmiş, 11/1/2012 tarihli ve K.2012/174 sayılı yetkisizlik kararı ile dosya Giresun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/625 numaralı dosyaya kaydedilen soruşturma kapsamında başvurucunun işkence iddialarıyla ilgili tanık olarak gösterdiği T.'nin 16/3/2012 tarihinde tanık sıfatıyla beyanı alınmış, anılan tanık başvurucuyu tanımadığını, başvurucunun ifadesindeki darp olayına şahit olmadığını beyan etmiştir. Yürütülen soruşturma kapsamında, Giresun E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda olay tarihinde çalışan Mazlum isimli infaz koruma memuru ifadeye çağrılmış ancak Ceza İnfaz Kurumu yönetimince verilen yanıtta, kurumlarında Mazlum isimli bir infaz koruma memuru bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun Ceza İnfaz Kurumu idaresine şikâyet ettiği herhangi bir darp olayının bulunmadığı bildirilmiştir. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı 16/3/2012 tarihli ve 2012/650 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiştir. Anılan kararın gerekçesi şöyledir:"Yapılan araştırmada cezaevinde Mazlum isimli infaz koruma görevlisinin bulunmadığı, tanık olarak gösterdiği Mehmet Toprak'ın müştekiyi doğrulamadığı, müştekinin Giresun cezaevine disiplin nedeni ile 15/09/2011 günü Bilecik M Tipi Cezaevinden geldiği, Giresundan da yine disiplinsizlikleri ve sürekli başkalarıyla kavga etmesi nedeniyle 18/10/2011 günü Rize L Tipi Kapalı Cezaevine nakil gittiği, müştekinin iddialarının doğru olduğuna dair iddiasından başka delil elde edilemediğinden, olay hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına [karar verilmiştir]." Kovuşturmaya yer olmadığı kararı 19/4/2012 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu anılan kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yaklaşık bir buçuk yıl sonra 23/12/2013 tarihinde itiraz etmiştir. Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 4/2/2014 tarihli ve 2014/79 Değişik İş sayılı kararı ile itiraz süre yönünden reddedilmiştir. Başvurucu 4/11/2013 tarihinde Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla Giresun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği dilekçe ile 13/10/2011 tarihinde Giresun E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kötü muameleye maruz kaldığını, maruz kaldığı kötü muamele nedeniyle hastaneye sevkinin gerçekleştirildiğini ve burada sağlık raporu düzenlendiğini, anılan sağlık raporunun kendisinde mevcut olmadığını ancak hastaneden temin edilebileceğini belirterek şikâyetçi olmuştur. Anılan iddialara ilişkin olarak Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından2013/6448 numaralı dosya üzerinden yapılan araştırma sonucunda verilen 8/11/2013 tarihli ve 2013/3332 sayılı kararla, aynı iddialar konusunda daha önce 16/3/2012 tarihli ve 2012/650 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği ve aynı olaya ilişkin mükerrer soruşturma yapılamayacağı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara karşı başvurucu tarafından yapılan itiraz, Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 3/1/2014 tarihli ve 2013/1765 Değişik İş sayılı kararıyla itiraza konu kovuşturmaya yer olmadığı kararında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 29/1/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 3/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi şöyledir:" (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.(2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.... " 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir."