2. Hukuk Dairesi 2025/4920 E. , 2025/11897 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1064 E., 2025/1100 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/848 E., 2023/259 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının …
2. Hukuk Dairesi 2025/4920 E. , 2025/11897 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1064 E., 2025/1100 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/848 E., 2023/259 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, reddedilen yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat talepleri, erkek lehine hükmedilen manevî tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadın ağır, erkek az kusurlu kabul edilerek asıl ve karşı davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle kaldırılmasına, kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddine, erkek lehine manevî tazminata karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi hükmü davacı -davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; kadının istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek, tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamı hakkında yeniden hüküm tesis edilerek sair istinaf istemleri ise esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı -davalı kadın vekili tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; İlk Derece Mahkemesi tarafından kadına kusur olarak yüklenen "erkeğin ilk evliliğinden olan kızının hastalık sürecinde bu çocuğa "öleceksin" gibi sözler sarfederek psikolojik şiddet uygulama" vakıası yönünden erkeğin ilk evliliğinden olan kızı ...'nın hastalanarak 2002 tarihinde vefat etmiş olduğu dikkate alındığında bu vakıanın üzerinden çok uzun zaman geçtiği ve sonrasında evlilik birliğinin devam ettiği, yine kadına kusur olarak yüklenen erkeğin ilk evliliğinden olan diğer çocuklarının küçüklüğünde "erkeğin ilk evliliğinden olan çocuklarını dövmesini isteme, erkeğin ilk evliliğinden olan çocuklarına fiziki ve psikolojik şiddet uygulama," vakıalarının üzerinden de uzun yıllar geçtiği, sonrasında yine evlilik birliğinin devam ettiği, kaldı ki bu konuda dinlenen erkeğin tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olduğu göz önüne alındığında bu vakıaların kadına kusur olarak yüklenmesinin doğru olmadığı anlaşılmış, bu nedenle bu vakıaların kadının kusurlarından çıkartılması gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklenen ve erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşen; "kadına fiziki şiddet uygulama, hakaret etme, kadının ilk evliliğinden olan kızını istememe, kadının kızı ile görüşmesine engel olma, kadını zorla ve parasız olarak tarlada çalıştırma, kadının kendi işini kurmasına ve para kazanmasına izin vermeme, kadının eğitimine devam etmesine izin vermeme" vakıaları ile kadına kusur olarak yüklenen ve gerçekleşen; "agresif bir yapıya sahip olma, evde temizlik ve yemek yapmama, erkeğe hakaret etme, kadının müşterek çocuklarına sevgi ve ilgi göstermeme, ilk evliliğinden olan kızı için erkeğe evlendiğini söyleme, erkeği beğenmeme, istememe, ilk evliliğinden olan kızının evine sürekli giderek orada kalmak suretiyle evini ihmal etme, sürekli olarak evi terk etme, eve ilk evliliğinden olan kızı ve kendi akrabaları dışında başka kimsenin gelmesini istememe, erkeğe söz vermesine rağmen sigarayı bırakmama" vakıaları birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyle iken Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıdaki paragrafta belirtildiği üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.174/1-2). Erkek yararına manevî tazminata hükmedilme koşulları oluşmamıştır. Hal böyle iken Mahkemece hatalı kusur belirlemesi sonucu erkek yararına manevî tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.175) Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı-davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen manevî tazminat ve reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.