4. Hukuk Dairesi 2010/255 E. , 2010/12581 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 02/10/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 05/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili tarafları…
**4. Hukuk Dairesi 2010/255 E. , 2010/12581 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 02/10/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 05/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; davalılardan ... ...'nın sürücüsü olduğu diğer davalıya ait araç ile çarpışan davacılardan ...’a ait aracın zarara uğradığını, diğer davacı sürücü ...’in yaralandığını belirten davacılar, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Davalılar ise, aracın sürücüsünün davalılardan ... değil, dava dışı ... ... olduğunu, kazaya yoldaki su birikintisi yol açtığından, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de kusurunun bulunduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 85. maddesi uyarınca haksız eylemi gerçekleştiren sürücü ve aracın işleteni olan davalılar, davacıların uğradığı zarardan ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müşterek ve müteselsil) sorumludurlar. Yerel mahkemece, davacıların bu yöndeki istekleri de gözetilerek, davalıların ortaklaşa ve dayanışmalı olarak sorumlu tutulmamış olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Davacı yana araç hasarı nedeniyle kendi sigorta şirketi tarafından da ödeme yapıldığı ve bu ödeme nedeniyle davalılar hakkında rücu davası açıldığı temyiz aşamasında ileri sürülmüş olup araç sahibi olan davacıya yapılan böyle bir ödeme olup olmadığı araştırılarak, varılacak sonuca göre zarar kapsamının belirlenmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın oluş biçimi, yaşam tehlikesi geçirmeyip basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek biçimde yaralanmış olan davacının kemik kırığı ve kalıcı sakatlığı bulunmayıp 10 günde iyileşebileceği gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Davacı ... yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına; (3/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.