8. Hukuk Dairesi 2013/71 E. , 2013/18221 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.12.2010 gün ve 592/894 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, davalılara ait bulunan 1199 nolu parselin bir bölü…
**8. Hukuk Dairesi 2013/71 E. , 2013/18221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.12.2010 gün ve 592/894 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, davalılara ait bulunan 1199 nolu parselin bir bölümünün Yasa hükümlerine göre kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde kalan yerlerden olduğunu, deniz uzantısı olan kumsal sahanın içerisinde kaldığını açıklayarak davalılara ait tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar 06.07.2004 tarihli cevap dilekçesinde; kıyı kenar çizgisinin yeniden düzenlendiğini, parselin kıyı kenar çizgisi dışında kaldığını, tapunun iptalinin hiçbir yasal dayanağının olmadığını, ... Belediyesince inşaat ruhsatı verildiğini, binaların yapıldığını, taşınmazı Belediye’den kırk yıla yakın bir süre önce aldıklarını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, 28.12.2010 tarihli kararı ile, 1. Hukuk Dairesinin 22.02.2010 tarih ve 2010/1351 Esas, 2010/1716 Karar sayılı bozma ilamı esas alınarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince on yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacı ... vekili tarafından Anayasa Mahkemesi'nin 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararı 12.05.2011 tarihinde 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlenin, 3. maddesiyle, 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline oyçokluğuyla karar verildiği ve yerel mahkemenin verdiği hükmün yasal dayanağının ortadan kalkmış olduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: "Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı kanuna eklenen Geçici 10. maddesinde ise; “Bu Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır.