T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/995 Esas KARAR NO : 2025/1173 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/60 Esas DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Mad…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/995 Esas KARAR NO : 2025/1173 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/60 Esas DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; ipek eşarp markası olarak tekstil sektöründe faaliyet gösteren, www.....com internet adresini kullanan müvekkilinin, TMPK nezdindeT/02608 başvuru numaralı tanınmış “...” markası başta olmak üzere çok sayıda ... esas unsurlu markaları bulunduğunu, davalının müvekkili şirketin tescilli “...” markası ve işbu markanın tanınır logosunun ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanarak, faaliyet adresinde ve internet sitelerinde satış yaptığını, bu hususta delil tespiti yapıldığını ileri sürerek İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/36 D. İş dosyası ile alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen marka hakkına tecavüzün kaldırılması, bu kapsamda müvekkilinin sınai hakkına tecavüz teşkil etden ürünlerin üretim ve satışının sona erdirilmesi, ürünlerin toplatılması ve üretiminin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: İlk derece mahkemesince 23/05/2025 tarihli ara karar ile; tespit talep eden yana ait markada yer alan kelime unsuru ve marka ile markasal kullanımda yer alan farklılıklar nedeniyle, bu aşamada HMK 389.madde kapsamında yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı, yargılamanın devamında değişen delil durumuna göre ihtiyati tedbir talep edilmesinin de mümkün olduğu, tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacının tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece bilirkişi raporunun ve delillerin değerlendirilmesinde hata yapıldığını, dosyaya sunulan her iki raporda "iltibas" olgusunun açıkça ortaya konduğunu, mahkemece yapılan "yaklaşık ispat" değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından yapılan ölçülülük değerlendirmesinin, müvekkilin marka hakkı ve ticari itibarı bakımından öngörülemez zararlara yol açtığını, bu tür markalara tecavüz eylerimde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin elzem olduğunu, marka hakkına tecavüzün sürekliliği ve davalı tarafın kötü niyetinin açıkça ortaya konduğunu ileri sürerek, 23/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile tazminat talebine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 23/05/2025 tarihli ara karara ilişkindir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava sırasında henüz rapor alınmadığı, değişen delil durumuna göre her zaman ihtiyati tedbir talep edilmesinin , tedbirin değiştirilmesinin talep edilmesinin mümkün olduğu, nitekim daha sonra ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, itiraz üzerine de ters tedbire karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.08/10/2025