İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/05/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:02/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/05/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:02/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ...'de .... Karayolunda yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı otomobil sürücüsünün meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde hasar ve değer kaybı tazminatında anlaşma sağlandığını, ticari kazanç kaybında bir anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkiline ait ticari aracın (iş makinesi) onarımında kalması sebebiyle müvekkilinin hali hazırda bulunan sondaj işlerini yapamadığını ileri sürerek, şimdilik 1.000.00 TL ticari kazanç kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. İDM KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Davalı ... ...'ün tacir olmadığı dolayısıyla davanın da hukuki niteliği itibariyle ticari dava olmadığı, haksız fiilden kaynaklı uyuşmazlığın mahkememiz görev alanına girmediği anlaşıldığından, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının tacir sıfatına haiz olduğunu ve alacağın niteliğinin ticari olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava; haksız fiilden kaynaklı kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Ticari davalar ise TTK.'nun 4. maddesinde sayılmıştır. TTK.'nun 4/1 maddesine göre her iki taraf tacir olup uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ise nisbi ticari dava olarak kabulü gerekir. Somut olayda; sürücü ...'ün idaresindeki ... plakalı otomobilin ... istikametinden .... istikametine seyir halinde iken karşı şeride geçmek suretiyle davacı ...'in idaresindeki iş makinesine (sondaj kamyonu) çarpması ile iş makinesinin devrilmesi sonucu zarar gören ticari aracın kullanılamadığı süre boyunca meydana gelen ticari kazanç kaybının tazmini talep edilmiştir. Mahkemece yapılan araştırmada, Vergi Dairesinden getirtilen yazı cevapları ile davalılardan ...'ün tacir olmadığının ve işletme esasına göre defter tuttuğunun, ...'ın ticari vergi kaydının olmadığının, dava tarihi itibariyle davalıların tacir olmadığının ve dolayısıyla davanın da hukuki niteliği itibariyle ticari dava olmadığının tespiti ile Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı ...'ın istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ...'dan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3- Davalı ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 4-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...