3. Ceza Dairesi 2023/16822 E. , 2024/20605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/141 - 2022/308 SUÇ : Anayasayı ihlal, Cumhurbaşkanına Suikast, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, Silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme, Suç işlemek amacıyla kurula
**3. Ceza Dairesi 2023/16822 E. , 2024/20605 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/141 - 2022/308 SUÇ : Anayasayı ihlal, Cumhurbaşkanına Suikast, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, Silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme, Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma 03.09.2016 (Sanık ... için), 22.07.2016 (Sanık ... için), 02.09.2016 (Sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için), 16.07.2016 ( Sanıklar ... ve ... için), 04.08.2016 (Sanık ... için), 21.04.2016 (Sanık ... için), 17.07.2016 (Sanıklar ... ve ... için), 18.07.2016 ( Sanıklar ... ve ... için), 20.07.2016 (Sanık ... için), 21.07.2016 (Sanıklar ..., ..., ... ve ... için), 28.07.2016 (Sanık ... için), 15.07.2016 (Diğer sanıklar için), (Beraat hükmü gereği sanık ... ile ilgili suç tarihi belirtilmemiştir.) HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında; Anayasayı İhlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat, 2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; a- Anayasayı İhlal suçundan TCK 309/1, 3713 sayılı Kanun 5/1, 53, 58/9, 63. Maddeleri uyarınca mahkumiyet, b-TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarından CMK'nun 223/3. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 3- Sanıklar ... ve ... hakkında; a- Anayasayı İhlal suçundan TCK 309/1, 3713 sayılı Kanun 5/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, b-TBMM' yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nun 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 4- Sanıklar ... ve ... hakkında; a- Anayasayı İhlal suçundan TCK 309/1, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK'nun 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, b-TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nun 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5-Sanık ... hakkında; a- Anayasayı İhlal suçundan TCK 309/1, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, b-TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarından CMK'nun 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 6-Sanıklar ... ve ... hakkında; a-Anayasayı İhlal suçundan TCK 309/1, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK' nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, b-Cumhurbaşkanına Suikast suçundan TCK 310/1, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK' nın 39/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, c-TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarından CMK'nun 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 7-Sanık ... hakkında; a- Anayasayı İhlal suçundan TCK' nın 309/1, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK' nın 38/3, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, b-TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarından CMK'nun 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 8-Sanık ... hakkında; a- Anayasayı İhlal suçundan TCK' nın 309/1, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK' nın 38/3, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, b-TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nun 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 9-Sanık ... hakkında Cumhurbaşkanına Suikast suçundan TCK 310/1, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK' nın 39/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 10-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet. 11-Sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet. 12-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme suçundan TCK'nın 220/7 maddesi yollamasıyla TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : 1-Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, ..., ..., ... vekilleri, 2-Sanıklar müdafiileri (sanık ... müdafii hariç) ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., 3-O yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama, Bozma Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden hükmedilen cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden ise ilk derece mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz kanun yolu aşamasında ise sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, sanık .../veya müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, I-) TEMYİZ KAPSAMI Hükmü temyiz ettiklerini bildirir süre tutum dilekçesi sunan katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ve müdafilerinin, gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren CMK'nın 295/1. maddesinden belirlenen yasal süre içerisinde temyiz nedenlerini bildirir temyiz dilekçesi sunmadıkları görülmüş ise de; katılan ... sanık müdafilerine yapılan tebliğ evraklarında "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde yasal düzenlemeye uygun sebep bildirmemesi hâlinde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği" yönünde ihtarının bulunmadığı, bu sebeple gerekçeli kararın, temyiz başvurusunda bulunan katılan vekili ile sanıklar müdafiilerine bahsi geçen ihtarını içerir şekilde tebliğ edilmesi, gerektiği, ancak katılan vekili ile sanıklar müdafiilerinin önce gerçekleştirilen gerekçeli temyiz başvurularının herhaluklarda süresinde olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Müştekiler ... ile ... vekillerinin sanıklara atılı tüm suçlar; katılan ... Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme; katılan TBMM Başkanlığı vekilinin Cumhurbaşkanına suikast, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçları yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmedikleri ve bu nedenle de davaya katılma haklarının bulunmadığından bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE, Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; II-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik, katılanlar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve ... vekillerinin temyiz taleplerinin suçun vasfına yönelik ... belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçları yönünden kurulan beraat hükümlerini temyiz etme hakkı bulunanlarca yapılmış temyiz talebi bulunmadığından bu hükümler inceleme dışı bırakılmıştır. Aşağıda bozulmasına karar verilen hükümler dışında İlk Derece Mahkemesi kararında bir bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bir kısım sanıklar hakkında bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Mağdurlar ..., ... ve ...'ın derdest edilmesi olaylarına iştirak eden şahıslar yönünden, kişiyi hürriyetinden yolsun kılma suçundan dava zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılıp bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Öncelikle, sanıkların üzerilerine atılı suçların unsur ve nitelikleri hususunda genel değerlendirme yapılacaktır. A-) Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 22.03.2019 tarih 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür, Yüksek Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamalarına göre ise; (Ceza Genel Kurulu 10.12.1990 tarih, 9-301/329 sayılı Kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24.03.2011 tarih 869-187, 15.07.2009 tarih ve 2008/21722, 2009/8587, 1999/1673, 2000/345) elverişli nitelikteki belirli bir araç fiilin işlenişine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkı tek başına vahamet arz etmiyorsa ve fail, fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurmamışsa niceliği ve niteliği itibariyle bu gibi suçlarda fer'i iştirak hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, failin sorumluluğunun TCK'nın 309. maddesine yardım etmek olarak değil ve fakat konumu, eylemin niteliği ve delil durumu itibariyle TCK'nın 314/2 ya da 220/6 veya 220/7 maddesi delaletiyle 314/2 veya 315 maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dâhil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup ... örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün ... gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Bu kalkışmaya iştirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309, 311 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağında kuşku yok ise de, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda sanıkların ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılmaları imkânı bulunmamaktadır. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik ... kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-b). Fakat Anayasasının 137/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30. maddesi bağlamında birlikte değerlendirildiğinde, askeri bir hizmete ilişkin olmak kaydıyla mutlak itaat kuralı gereğince konusu suç teşkil eden emrin yerine getirilmesi halinde de hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hata kurumunun olaysal olarak değerlendirilmesi ve şartları oluştuğunda uygulanması mümkündür. B-) CUMHURBAŞKANINA SUİKAST SUÇU Suçla ilgili yasal düzenlemeler şöyledir: "Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı Madde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. (2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az olamaz." Maddenin gerekçesi ise şu şekildedir: "Madde metninde, Cumhurbaşkanına karşı suikastte bulunulması, kasten öldürme suçuna nazaran özel bir suç olarak tanımlanmıştır. Hatta, bu suça teşebbüs tamamlanmış suç gibi cezalandırılmaktadır. Bizim mevzuat geleneğimizde Cumhurbaşkanlığı veya Devlet Başkanlığı gibi Devletin en yüksek makamını işgal eden zatın "öldürülmesi" gibi bir sözcüğe kanunda da yer vermemek için bu hususa öteden beri kullanılmasına alışılmış "suikast" sözcüğü tercih edilmiştir. Bilindiği gibi suikast Devlet büyüğünü veya önemli bir kişiyi planlı tarzda öldürmeyi ifade ederse de burada kasten öldürmeyi belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında Cumhurbaşkanının şahsına karşı başka bütün fiili saldırılar, yani hakaret dışında kalan tüm hareketler cezalandırılmaktadır. "Fiili saldırılar" terimine bütün saldırılar girmektedir." 1)Genel olarak: Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder. (Anayasa madde 104/1) Devlet başkanı, siyasi iktidar içinde yer alan, tek kişiden ibaret bir organdır. Bütün devlet kuvvetlerinin başı ve en üstü olarak korunması gereken düzeni temsil ve şahsında kişileştirmektedir. (Özek-Çetin, Devlet Başkanına Karşı Suçlar, s. 111-112) Bu nedenledir ki, Kanun vazı'ı, Devlet başkanının şahsında temsil ettiği siyasal değerler ve nitelikleri, kişisel varlığına dair değerlere öncelediğinden bu suçları devlete karşı işlenen suçlar içinde düzenlemiştir. 5237 sayılı TCK da söz konusu suçu, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı suçlar arasında görmüştür. Tarihi süreçte Devlet-i Aliye'de Devlet Başkanının hayatına kast fiilleri, "siyaseten katl" cezası ile yaptırıma bağlanmış, 1274 Ceza Kanunname-i Hümayunu'nun 55. maddesinde "Zat-ı Hazreti Padişahi'nin hayatına suikast eden veyahut iş bu suikastin icrasına teşebbüs eyleyen kimse idam olunur." denilerek uygulama sürdürülmüş, mülga 765 sayılı TCK'nın "Devlet başkanına suikast" kenar başlıklı 156. maddesi ile de "Reis-i Cumhura suikastte bulunanlarla, buna teşebbüs edenler fiilleri teşebbüsü tam derecesinde ise idam cezasıyla, nakıs ise müebbet ağır hapisle cezalandırılır." denilerek suça teşebbüs, tamamlanmış suç gibi cezalandırılmıştır. Esas itibariyle hazırlık hareketleri cezalandırılmamaktadır. Fakat kanunlar, belli durumlarda hazırlık hareketlerini dahi, korunan hukuki menfaat açısından tehlike yaratacak nitelikte kabul ettiklerinden cezalandıran özel hükümler kabul etmişlerdir. Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ve bu arada devlet başkanına suikast suçu açısından da durum böyledir. Kanunumuzun 765 sayılı TCK 168 ve 171. maddelerinde (5237 sayılı TCK'nın 314 ve 316. maddelerinde) düzenlenen suçlar, Devletin şahsiyetine/devlet başkanına suikast suçu açısından hazırlık hareketlerini cezalandıran özel hükümlerdir. (Özek, age, s. 155) 3713 sayılı Kanunun 3. maddesinde yer alan suçlar, mutlak terör suçlarıdır. Bu nedenle yaptırım uygulanırken belirlenen temel cezadan sonra aynı Kanunun 5/1. maddesi tatbik edilir. Fail örgüt mensubu ise, cezanın TCK'nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine de karar verilmelidir. 2)Suçla korunan hukuki menfaat: Norm, iki ayrı değeri birlikte korumaktadır. Birincisi Cumhurbaşkanının hayatı, yaşam hakkıdır. Diğeri ise mağdurun niteliği bilinerek kendisine karşı suç işlendiğinde devlet başkanının temsil ettiği siyasal değerler ve niteliklerdir. Bu açıdan devlet başkanı aleyhine suçlar, devletin şahsiyeti aleyhine işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Devlet organlarını meydana getiren şahıslar kişisel olarak korunmadıkları, mesela hükümet başkanı aleyhine suçlar özellik taşımadığı halde, devlet başkanına karşı suçlar "devletin varlığına" karşı işlenmiş gibi kabul edilmektedir. (Özek, age, s.5) 3)Suçun maddi unsurları: a)Suçun Konusu: Suçunun hukuki konusu, Cumhurbaşkanının yaşam hakkı ve şahsında temsil edilen devletin varlığı ve anayasal düzenidir. b)Fail: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsun ya da olmasın, yöneten veya yönetilen herkes olabilir. c)Mağdur: Suçun mağduru Cumhurbaşkanıdır. d)Fiil: Fiil, Cumhurbaşkanına suikastte bulunmak ya da bu fiile teşebbüs etmektir. Suikat, madde gerekçesinde açık biçimde belirtildiği üzere kasten öldürmeyi belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Teşebbüsten bahsetmek için kastedilen suç yönünden elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlamak gerekir. (TCK madde 35/1) Bu nedenle hazırlık hareketlerinin, yasada açık biçimde düzenlenmedikçe cezalandırılamayacağı tartışmadan varestedir. Doktrinde Hafızoğulları ve Özen, suikast planı ve suçun işleneceği yerde keşif yapmanın hazırlık hareketi kapsamında kaldığını ileri sürmektedir. (... ..., Millet ve Devlete Karşı Suçlar, s. 378) Fiil, devlet başkanını, başkanlık süresi içinde ve başkanlık fonksiyonlarıyla yükümlü bulunduğu sürede korumaktadır. (Özek, age, s. 114) (Yargıtay CGK'nun 02/04/1990 tarih ve 84-106 sayılı kararı) 4)Suçun manevi unsuru: Suç, genel kastla işlenebilir. Siyasal ya da kişisel saikle işlenmesi arasında fark yoktur. 5)Suçların içtimaı: Cumhurbaşkanına suikast suçu ile terör örgütü mensubu olmak (TCK madde 314) ve/veya devletin birliği,ülke bütünlüğü ve anayasal düzeni aleyhine suçlar arasında müterakki/geçitli suç ilişkisi bulunmadığından (Özek, age, s. 144) ve TCK'nın 302/2, 309/2, 312/2, 311/2 ve 220/4. maddelerinde açıkça fikri içtimanın uygulanması yasaklanmış olduğundan zikredilen suçların şartları oluşmuşsa ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekecektir. 6)İşlenemez suç kavramı: İşlenemez suç, bir ceza kanunu hükmünü ihlale yönelmiş olmasına rağmen ya hareketin suçu karekterize eden zarar veya tehlikeyi meydana getirmeye elverişli olmaması ya da suçun konusunun bulunmaması nedeniyle başarısız kalmaya mahkum bir davranış olarak tanımlanmaktadır. (Alacakaptan ..., İşlenemez Suç, s.1) Bu tanıma göre işlenemez suç, ya hareketin elverişli olmamasından ya da suçun konusunun bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Somut olay yönünden hareketin elverişliliği hususunda bir tartışma bulunmadığından suçun konusunun yokluğu durumunda eylemin hangi hallerde işlenemez suç hangi hallerde teşebbüs olarak kabul edilmesi gerektiği üzerinde durulacaktır. Suç teorisi açısından suçun maddi konusu; failin yaptığı hareketin, üzerinde tesirini icra ettiği kişi veya şeydir (Alacakaptan, age, s. 113). Her suç bir hukuki değeri koruduğuna göre, her suçun bir hukuki konusu vardır. Ancak her suçun maddi konusu olmayabilir. Netice suçu olarak düzenlenmeyen suçlar genellikle maddi konusu olmayan suçlardır. Öldürme suçlarında suçun hukuki konusu yaşam hakkı, maddi konusu ise insan vücududur. Doktrinde suç konusunun yokluğu halinde eylemin işlenemez suç kapsamında mı yoksa teşebbüs olarak mı kabul edileceğinin, mutlak yokluk-nisbi yokluk ayrımına göre tespit edilebileceği savunulmuştur. Mutlak yokluk halinde işlenemez suç, nisbi yokluk durumunda ise suça teşebbüs vardır. Kasten öldürme suçu yönünden, öldürülmek istenen kişinin olay öncesinde ölmüş olması mutlak yokluğu, konunun geçici olarak ... zannedilen yerde bulunmaması ise nisbi yokluğu ifade etmektedir. Bu görüş, özellikle nisbi yokluk kavramının, belirsizliği ve göreceliği nedeniyle sorunu çözmekte yetersiz kalınca konunun, icra hareketlerine başlanmadan önce yok olması halinde işlenemez suçun, hareketin başlamasından sonra veya başlamasıyla birlikte yok olması halinde ise teşebbüsün varlığından bahsedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Ex post değerlendirmeye dayanan bu görüş de fiilin "objektif tehlikeliliğini" görmezden gelmesi nedeniyle eleştirilmiştir. Yüksek Yargıtay'ın bir çok kararında (Yargıtay 1.CD'nin 26/05/1963 tarih ve 320/1134; 2. CD'nin 18/01/1949 tarih ve 355/419; 6. CD'nin 24/10/1959 tarih ve 955/889 ile 14/06/1983 tarih ve 4019/5620; CGK'nun 13/02/1984 tarih ve 291/158, 21/02/1983 tarih ve 6-495/64 ile 25/06/1990 tarih ve 5-157/200; 10. CD'nin 25/01/2005 tarih ve 2004/25426-2005/340 sayılı kararları vb.) kabul edilen, doktrinde büyük ekseriyetle savunulan (Alacakaptan, age, s. 124-127; Soyaslan ..., Genel Hükümler, s. 309; Demirbaş Timur, Genel Hükümler, s. 430; Sözüer Adem, Suça Teşebbüs, s. 190; Dönmezer-Erman. C 1, s. 603; İçel-Sokullu-Akıncı, s.323; ... Hamide, Genel Hükümler, s.403) ve Dairemizce de benimsenen "somut tehlike teorisi"ne göre ise; hâkim, psişik ve fizyolojik gelişmesi normal olan insanın bilgi, tecrübe ve niteliklerini nazara almak ve belli istatistik kanunları ile id quod plerumque accidit (ortak hayat tecrübelerine göre, belli insan davranışlarının nedensellik bağlamında netice verdiği makul bir olasılık derecesini ifade eden ortak tecrübe ilkesi) ilkesini ve faili o olay bakımından mevcut özel bilgilerini de göz önünde bulundurmak suretiyle hareketin yapıldığı anda hareketin mevzuunun mevcudiyetinin muhtemel olup olmadığını araştıracak (Alacakaptan, age, s. 126) muhtemel olması durumunda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı sonucuna ulaşacaktır. Yani hâkim, somut olayda ex post değil ex ante bir değerlendirme ile normal bir insanın bilgi, tecrübe ve niteliklerini, günlük hayat tecrübelerini, failin olay ile ilgili özel bilgilerini nazara alarak hareketin yapıldığı anda suçun konusunun varlığının muhtemel olup olmadığını araştıracaktır. Konunun varlığı muhtemel ise -ve esasen mutlak yokluk durumu da yoksa- eylemin teşebbüs kapsamında kaldığı kabul edilerek cezalandırılacaktır. İşlenemez suç hakkında ne mülga 765 sayılı ne de mer'i 5237 sayılı TCK'da bir hüküm vardır. Oysa İtalyan Ceza Kanununun 49, Alman Ceza Kanununun 23. maddelerinde işlenemez suç/elverişsiz teşebbüs ile ilgili düzenlemeler yer almıştır. Gerek anılan kanunlar gerekse Avusturya ve İngiliz ceza kanunları işlenemez suçun cezalandırılmasına ya da güvenlik tedbiri uygulanmasına imkan tanımaktadır. Fransa uygulaması da bu yönde gelişmiştir. (Tozman Önder, Suça Teşebbüs, s.181) Türk ceza hukuku açısından işlenemez suç/elverişsiz teşebbüsün cezalandırılması mümkün bulunmamakla birlikte doktrinde Erem, Alacakaptan, Dönmezer-Erman gibi yazarlar suç işleme kararının icrası kapsamında harici dünyaya yansıyarak toplumsal tehlikeliliği ortaya koyan fiillerin, failin elinde olmayan nedenlerle istenilen sonucu doğurmasa da cezalandırılması gerektiğini savunmuşlardır. Bu durumda, hareketin elverişliliği ya da konunun yokluğu hususundaki kurum ve kavramların, özellikle korunan hukuki değer olarak devletin varlığını ve prestijini muhafaza eden suçlar yönünden, işlenemez suçun alanını genişletecek biçimde yorumlanması kabul edilemez. C-) ÖZETLE, İLK DERECE VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNCE KABUL EDİLEN SOMUT OLAYLAR : 1-İzmir Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığında Meydana Gelen Olaylar: İzmir İli, Çiğli İlçesinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı bulunduğu, burada pilot adaylarının eğitimlerinin yapıldığı, üssün; biri kendi içinde diğeri ise kuş uçuşu 3-5 km mesafe yakınında bulunan Kaklıç mevkiindeki Kaklıç Hava Meydanı olmak üzere iki ayrı hava meydanını barındırdığı, Kaklıç Hava Meydanında arama kurtarma ve personel nakil uçuşlarının icra edildiği, darbe kalkışmasının yaşandığı tarihte Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanının Tümgeneral ... ..., suç tarihinde Üs komutanı olan ...'un, eşinin sözde sağlık rahatsızlığını gerekçe göstererek ve emir astsubayı sanık ...’a kendisini soran olur ise İzmir’de şehir içinde olduğunu söylemesini tembihleyerek Hava Kuvvetlerine ait CASA model bir uçak ile sabah saatlerinde İzmir'den Ankara’ya uçtuğu ve üs komutanlığına vekalet etme görevini Harekat ve Eğitim Komutanı Kurmay Albay sanık ...'a bıraktığı, Çiğli 2.Ana Jet Üssü FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyelerince 15 Temmuz darbe kalkışması ile ilgili planlarda Ankara Akıncı Üssünden sonra önemli ikinci bir merkez olarak düşünüldüğü, itirafçı sanık Sanık ...’ın Ankara’daki villa evde yapılan darbe planlarında Çiğli 2.Ana Jet Üssünün FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmayan ve darbeye karşı çıkacağı değerlendirilen general ve amirallerin tutulacağı yer olarak öngörüldüğü yolundaki beyanlarının bu hususu ortaya koyduğu, Nitekim katılan Cumhurbaşkanı ...’a karşı gerçekleştirilen suikast girişimi içerisinde yer alan ve haklarındaki yargılama Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılmış olan Muharebe Arama Kurtarma (MAK), Su Altı Taarruz (SAT) ve Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) personelinden oluşan suikast timinin Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu Marmaris’e gitmeden hemen önce Çiğli 2.Ana Jet Üssünü toplanma yeri olarak kullandıkları, Bundan başka darbe kalkışmasının başladığı saatlerde Foça Amfibi Üs Komutanlığı Deve Boynu Sosyal Tesislerinde bulunan müştekiler Tümamiral ... ile Tümamiral ...'ın enterne edilerek Çiğli 2.Ana Jet Üssü içerisinde bulunan Palaz Misafirhanesinde getirildiği, burada gözaltında tutuldukları, Önceden alındığı aşikar olan kararlar ve yapılmış planlar doğrultusunda; Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı içesinde konuşlu MAK Okul Komutanı Binbaşı ... 08.07.2016 tarihinde Ankara’da, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi suikast davası sanıklarından MÜHAYM (Müşterek Hedef Analiz Yönetim Merkezi) komutanı sanık Tuğgeneral ... ile buluşarak darbe kalkışması ve Cumhurbaşkanı’na karşı gerçekleştirilecek suikast girişimi ile ilgili görüşme gerçekleştirdiği, MAK Okul Komutanı Binbaşı ... Muğla suikast davası sanığı Tuğgereral ... ... ile görüşmesi sonrasında İzmir'e döndüğü ve Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı Harekat Eğitim Komutanı Albay sanık ... ve Üs Astsubayı sanık ... ile suikast girişimine katılacak MAK Okul Komutanlığı Personelini bilgilendirerek, suikastin Çiğli 2.Ana Jet Üssü bacağındaki hazırlıklarına başladığı, Binbaşı sanık ... ...' ın ...' tan aldığı talimat doğrultusunda 13/07/2016 tarihinde derdest edilecek rütbelilerin tutulacağı Palaz Misafirhanesini gezdiği, bu esnada 2. katın boşaltılması, burada kimsenin barındırılmaması, halihazırda o katta kalmakta olan 5 pilot adayının da başka yerlere kaydırılmasını ve de ayrıca odalara girip çıkarak kapı kollarını kontrol ederek bozuk olanların kilitlerini değiştirilmesi ve anahtarlarının da kapı üzerinde bulundurulmasını emrettiği, bilahare misafirhanenin oda yerleşim şemasını istediği, Cumhurbaşkanı’na karşı gerçekleştirilen suikast girişimi içerisinde yer alan, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi suikast davası sanıklarından olan ve Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı içesinde konuşlu MAK Okul Komutanlığı Personeli ... , ..., ... ve ... ' in 14/07/2016 günü MAK kursiyeri sanık ... ' den suikast girişimi sırasında karşılaşacakları ... kapıları açmak için flexsible patlayıcı konusunda teorik bilgi aldıkları, Darbe kalkışmasının planlayıcıları arasında bulunan ve Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen suikast timinin başında olan MÜHAYM (Müşterek Hedef Analiz Yönetim Merkezi) komutanı sanık Tuğgeneral ... ' in 15/07/2016 tarihinde hava yoluyla İzmir iline geldiği ve saat 17.00-17.30 sularında Çiğli 2. Ana Jet Üssü'ne geçtiği, o gün için üs komutanlığına vekalet eden Harekat Eğitim Komutanı sanık Albay ...'ın makam odasında sanıklar ..., ... ve ... ile görüştüğü, hazırlıklar değerlendirdiği, Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı içesinde bulunan MAK Okul Komutanlığına bağlı depolarda bulunan silah, mühimmat ve teçhizat sayımı ve kontrolünün yapıldığı, Muğla suikast davası sanığı ... ' in 15.07.2016 tarihinde Akıncı Üssü ile TAFICS hattı (Türk Silâhlı Kuvvetleri Entegre Muhabere Sistemi) üzerinden yaptığı görüşmelerin bir kısmını sanık ...'ın odasında gerçekleştirdiği, Muğla suikast davası sanığı ... ’in emir astsubayı olan sanık ... da bir gün önce aldığı emirle MÜHAYM bünyesinde bulunan ... plaka sayılı kiralık sivil araçlardan biri ile Ankara ilinden önce İzmir’e, akabinde anlaştıkları gibi ... ile buluşmak üzere saat 15.40'da Çiğli 2. Ana Jet Üssü’ne geldiği, Cumhurbaşkanı’na suikast girişiminde yer alacak olan ÖKK ve SAT personeli Muğla suikast davası sanıklarından Albay ...’in koordinasyonunda İstanbul Atatürk Havalimanı Askeri Portunda hazır edildikleri, Cumhurbaşkanı’na karşı gerçekleştirilen suikastte görev almak üzere 15 Temmuz gecesi İzmir 3. Kara Havacılık Alay Komutanlığı emrinde bulunan ve buradan havalanan üç adet Cougar tipi helikopter ve 1 adet SAR (Arama Kurtarma) helikopterinin saat 22.00-22.30 aralığında Çiğli 2. Ana Jet Üssüne indiği, İstanbul 4. Kara Havacılık Alay Komutanlığı emrinde bulunan Özel Kuvvetler ve SAT personelinden oluşan timi taşıyan bir adet Skorksy tipi helikopterin ise yaklaşık olarak saat 21.45 sularında Atatürk Hava Limanı askeri apronundan havalandığı ve saat 23.00 sularında Çiğli 2. Ana Jet Üssüne indiği, Helikopterler inmeden daha önceki bir zaman diliminde 125. Filo Komutanı Pilot Yarbay sanık ...' ın Üs Akaryakıt Hizmetler Takım Komutanlığı nöbetçi personeline Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...'ın gelecek bu helikopterlere yakıt ikmali için tedarikli olunması ve hazırlık yapılması yolundaki emrini ilettiği ve bu emir doğrultusunda suikast timini taşıyan helikopterlere yakıt ikmali yapıldığı, Albay sanık ...'ın, Genelkurmay Başkanlığı tarafından hava sahasının uçuşa kapatıldığı yolundaki emrine rağmen Çiğli 2.Ana Jet Üssü kule personeline helikopterlerin Çiğli 2. Ana Jet Üssüne inişine izin verilmesini emrettiği, Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen suikast timinin Çiğli 2. Ana Jet Üssü içerisinde bulunan MAK Okul Komutanlığı depolarında ve üs cephaneliğinde bulunan silâh, kask, ... yelek, gece görüş dürbünü vb. malzemeler ile teçhizatlandırıldığı, Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı içesinde konuşlu MAK Okul Komutanlığında kursiyer olarak bulunan ve bozma öncesi Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilip hakkındaki bu kararlar kesinleşen bir kısım sanıkların suikast timinin giyinip kuşanmalarında, suikastte kullanılacak silahların ve teçhizatın hazırlanmasında, şarjörlere mermi basılmasında, silah ve mühimmatın helikopterlere taşınmasında ve deponun toparlanmasında yardımcı oldukları, Cumhurbaşkanına suikast teşebbüsünde bulunan Muğla suikast davası sanığı Astsubay ...' nun, Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı ...'un emir astsubayı olan sanık ...'ı arayarak bulabildikleri kadar telsiz tedarik etmesini ve MAK Okul Komutanlığı depolarının bulunduğu yere getirmesini istemiş, Astsubay sanık ... o akşam üsse birlikte geldiği Astsubay sanık ... ile birlikte temin ettikleri telsizleri Astsubay ...'ya teslim ettiği, Sanık ... suikast timinin hazırlıklarını gerçekleştirdiği MAK Okul Komutanlığı depolarının bulunduğu yerde iken Ege Ordu Komutanının Emir Astsubayı tarafından aranmdığı ve Ege Ordu Komutanı ... ... ile görüştüğü, Ege Ordu Komutanı ... ...' in Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral ...'un nerede olduğunu sorduğu ve üs içindeki hareketlilik konusunda bilgi almak istediği, ancak sanık ...' ın Üs Komutanının Ankara'da bulunduğu bilgisini kendisine aktarrmadığı, buna karşın telefona gelen helikopter seslerini merak eden Ege Ordu Komutanına an itibariyle orada 6 adet helikopter bulunduğu bilgisini verdiği, Çiğli 2. Ana Jet Üssünde toplanan suikast timinin MAK Okul Komutanlığına ait depolarda teçhizatlanmasını müteakiben Muğla suikast davası sanığı ... orada bulunanları toplayarak icra edilecek operasyonla ilgili bilgilendirme yaptığı, suikast timinin MAK Okul Komutanlığına ait depoların bulunduğu yerde silahlarıyla motivasyonlarını arttırmak için bir çok el ateş açtığı ve silah seslerinin üs içerisinde birçok yerde yankılanarak duyulduğu, Çiğli 2. Ana Jet Üssüne inmiş olan helikopterlerin üst rütbeli personeli bir arada, diğer pilotlar ile teknisyenler ise ayrı yerlerde beklemeye başladığı ve kendi aralarında sohbet ettikleri, bu bekleme esnasında sanık Albay ...' nın “şu an tarihe tanıklık ediyorsunuz” , sanık Albay ...'in ise "Biz yarın ya kahraman olacağız ya vatan haini olacağız" şeklinde sözler söylediği, Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen suikast timinin Çiğli 2. Ana Jet Üssündeki hazırlıkları sırasında Muğla suikast davası sanıklarından olan Astsubay sanık ...'nun yaptığı bir telefon konuşması sırasında “1 numaranın yerinin tespit edildiği, bulunduğu” yolunda ifadeler kullandığı ve telefonu ekibin başında bulunan Muğla suikast davası sanığı Tuğgeneral ... verdiği, bu kişiyle daha sonrasında ... ' in görüştüğü, yapılan bu görüşme neticesinde Cumhurbaşkanının kaldığı yerin belirlendiğinin anlaşıldığı, Sanık ... ... ayrıca burada bulunan personeli toplayarak brifing mahiyetinde bir konuşma yaptığı, TSK’nın sıkıyönetim ilan ederek ülke genelinde yönetime el koyduğunu, Genelkurmay Başkanının emir ve direktifleri doğrultusunda hareket edilmekte olduğunu açıklayarak, Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı'nın kaldığı düşünülen Okluk Koyu'na ait hava fotoğrafları üzerinden gerçekleştirilecek eylemin yer ve arazi koşulları hakkında bilgilendirme yaptığı, ayrıca yapılacak faaliyetin vatan için devlet için yapılacağı, devletin bekasının söz konusu ... şeklinde hamasi ifadeler kullandığı, Suikast timinin henüz Çiğli 2. Ana Jet Üssünde bulunduğu sırada Harekat ve Eğitim Komutanı Kurmay Albay sanık ... 'ın helikopterlerin bekleme yaptıkları yere gelerek Akıncı Davası sanığı Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral ...'un Ege Ordu Komutanlığı Karargahından bir paket getirilmesi şeklindeki görev emrini Muğla Suikast Davası sanığı Albay ... ve Albay ...'e aktardığı, Bu emir üzerine sanık ... 'nın, saat 23.45 sularında Ege Ordu Komutanlığı karargahına gidilerek bir paket alınması şeklindeki emri 3. Kara Havacılık Alayı helikopteri pilotu Yarbay tanık ... ül ve ekibine verdiği, Gaziemir'den Çiğli üssüne helikopterle gelen pilotlardan tanık ... üste yaşananlardan, ailesinden kendisine gelen telefonlardan ve telefonuyla girdiği internetten elde ettiği bilgilerden kanunsuz bir faaliyet icra edileceğine kanaat getirmesi üzerine ikinci pilotu olan tanık ... ile birlikte uçuşa katılmamayı kararlaştırdıkları, bu karar uyarınca helikopteri normal dışı çalıştırarak arızalandırdıkları, bunun üzerine sanık ... aynı emri sanık ... yanına çağırarak onun ekibine verdiği, paket tabirinin burada da kullanıldığı, Sanık ... ...'nin paket tabirinin kullanıldığı emir üzerine derhal harekete geçerek, 1. pilot kendisi ve 2. pilot sanık üsteğmen ... ...'ın birlikte kullandıkları, teknisyenliğini astsubay sanık ... yaptığı AS 532 Couger tipi, 10506 kuyruk numaralı SAR (Arama kurtarma) helikopteri ile Çiğli Üssünden saat 00.00 sularında kalkıp, yaklaşık on dakika sonra saat 00.10 sularında Ege Ordu Komutanlığı'na indiği, Bu helikopterin iniş yaptığı esnada aynı amaçla oraya daha önce gönderilen Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında görev yapan yüzbaşı sanık ...'un 1. Pilotluğunu, pilot yüzbaşı üsteğmen sanık ... 2.pilotluğunu, astsubay sanık ... ...'nın teknisyenliğini yaptığı Hava Kuvvetlerine ait Cougar tipi helikopterin herhangi bir personel ya da paket almadan pistten kalkış yaptığı, Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... ...'in, helikopterlerin geliş sebebinin sorulması ve derhal Ege Ordu'dan ayrılmaları emri üzerine kışla nöbetçi amiri bakım binbaşı tanık ...'in helikopter pistine giderek piste iniş yapan bu ikinci helikopterin uçuş teknisyeni astsubay sanık ... ile görüştüğü, yanlarına Ege Ordu komutanının emriyle geldiğini, kendilerinden ve geliş sebeplerinden Ege Ordu Komutanının haberinin olmadığını belirtip, ne için geldiklerini sorduğunda, sanık ... paket ya da personel almaya geldiklerini ifade ettiği, binbaşı tanık ... kendilerini kimin gönderdiğini sorması üzerine de “söyleyemem” diye cevap verdiği, binbaşı tanık ... derhal oradan ayrılmalarını söyleyerek pilotlarla irtibat kurmadan helikopter pistinden ayrıldığı, Tanık ... pistten ayrıldığı sırada, Ege Ordu İstihbarat Başkanı albay tanık ...'nun gönderdiği üsteğmen sanık ...'ın piste gelerek uçuş teknisyeni astsubay sanık ... ...'a niçin geldiklerini ve kendilerini kimin gönderdiğini sorduğu ve aynı cevapları aldığı, Üsteğmen sanık ...'ın bu kez kulaklık ve mikrofon takarak pilot sanık ... ... ile görüştüğü, Ege Ordu İstihbarat Başkanının emri ile oradan kalkmaları gerektiğini ilettiği, sanık ... ...'nin kendilerine orada beklemeleri emri verildiğini ifade ettiği, ne var ki Üsteğmen sanık ...'ın pistten ayrılmasını müteakiben bu ikinci helikopterin de Ege Ordusu Kışlasından herhangi bir paket veya personel almadan saat 00.25 sularında kalkış yaptığı, akabinde tekrar saat 00.39 sularında Çiğli üssüne indikleri, Müteakiben sanık ... ... ordaki tüm 1. Pilotları yanına çağırarak o akşam yapılacak görevle ilgili koordinatları verdiği ve sanık ... ...’den boş bir halde 4. helikopter olarak kendi helikopterini takip etmesini istemiş, helikopterler motor çalıştırmaya başlayarak piste sıralanmışken sanık ... ... telsizle uçuşun iptal olduğunu, ancak Ankara’ya Akıncı Üssüne gidilebileceğini anons ettiği, fakat bir süre sonra yine telsizle Marmaris’e uçulacağını bildirdiği, Eskişehir'de bulunan Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından saat 23.03'te Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığında bulunan kulenin aranarak, Genelkurmay Başkanlığının hava trafiğini uçuşa kapattığı yolunda bilgi tekrar edilerek “kesinlikle iniş ve kalkışa müsaade edilmemesi bildirildiği, saat 23:59'da BHHM' nin tekrar kuleyi aradığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezinin talimatlarına uyulmayacağı ikaz edilerek bunun Muharip Hava Kuvvet ve Hava Füze Savunma Komutanı Korgeneral ...'in emri olduğunun iletildiği, kulenin, saat 00.33 sularında Panter 2 telsiz kodunu kullanan Albay sanık ...'a bu emri telsiz ile ilettiği ancak herhangi bir yanıt almadığı, Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığında bulunan kule görevlisi Astsubay tanık ... ...'in Panter 2 telsiz kodunu kullanan Albay sanık ... ile iletişime geçerek gelen bu emre rağmen karşın helikopterlerden birinin motor çalıştırma istediğini bildirdiği ve ne yapması gerektiğini sorduğu, Albay sanık ...' ın helikopterin motor çalıştırabileceğini, herhangi bir sıkıntı olmadığını söylediği, Çiğli 2. Ana Jet Üssüne inmiş olan İstanbul 4. Kara Havacılık Alay Komutanlığına ait bir adet Skorksy tipi helikopter ve İzmir 3. Kara Havacılık Alay Komutanlığına ait iki adet Cougar tipi helikopterin mühimmatın taşınması ve suikast timinin yerleşmesi tamamlandıktan sonra yaklaşık olarak saat 02.15 sıralarında Cumhurbaşkanın bulunduğu Marmaris ilçesine gitmek üzere Çiğli 2. Ana Jet Üssünden havalandıkları, İzmir ili Foça Üs Komutanlığında, Amfibi Görev Gurup Komutanlığı ve Batı Gurubu Görev Komutanlığı olmak üzere iki gurup komutanlığı bulunduğu, Darbe kalkışmasının yaşandığı tarihte Amfibi Görev Grup Komutanlığını müşteki Tümamiral ... ' in yürüttüğü, müşteki ... 15 Temmuz tarihinde izinde olduğundan Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı olan sanık Tuğamiral ... Amfibi Grup Komutanlığına vekalet ettiği, 15.07.2016 günü üs içerisinde Deve Boynu sosyal tesislerinde tatil yapmakta olan müştekiler Tümamiral ... ile Tümamiral ...'ın, Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay personeli olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından Tugay Komutanı olan sanık Tuğamiral ...’ın emri ile saat 22.50 sıralarında enterne edilerek Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına götürüldükleri ve burada gözaltında tutuldukları, Müştekiler Tümamiral ... ile Tümamiral ...’ı enterne eden Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay personeli henüz gelmeden Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına vekalet eden Albay sanık ...'ın bizzat üs nizamiye bölgesindeki personele özel kuvvetler tarafından üsse “İKİ PAKET” getirileceği ve bunların bekletilmeden üsse alınması gerektiği emrini verdiği, personele Üs Komutanının an itibariyle Çiğli'de olmadığını, Üssü kendisinin komuta ettiğini, emirleri kendisinden alacaklarını söyleyerek “birilerinin bu düzene dur demesi gerekiyordu, şuan yapılan o, bizler size inandık, sizler de bize inanın, polis dahil nizamiyeden hiç kimse girmeyecek” şeklinde telkin ve moral takviyede bulunduğu, Aynı emri Üs Güvenlik Tabur Komutanı sanık Yarbay ...’a da ileterek paketler getirildiğinde nizamiye bölgesinden eskort çekilerek üs içinde Palaz Misafirhanesine götürülmelerini ve emrin takibini istediği, İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Harekat Merkezi Nöbetçi Amiri Binbaşı tanık ...'ın Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı Harekat Merkezi Nöbetçi Amiri Yüzbaşı tanık ...'yı saat 19.30 sularında arayarak Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından bildirilen Genelkurmay Başkanlığının Türkiye hava sahasının tüm uçuşlara kapatılması emrini ilettiği, Yüzbaşı tanık ...’nın bunu Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı ve Kaklıç Hava Meydan Komutanlığı uçuş kuleleri ile Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına vekalet eden Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...’a şifahen bildirdiği, kısa süre sonra Hava Eğitim Komutanlığı Nöbetçi Amiri Binbaşı tanık ...'ın tekrar aradığı ve terör ile mücadele harekatı, insansız hava araçları ve kurye uçuşlarının açıldığını söylediği, Yüzbaşı tanık ...’nın bu durumu da kulelere ve Albay sanık ...’a ilettiği, Saat 22.00 sularında "Yurtta Sulh Konseyi" adı altındaki sözde teşekkül tarafından hazırlandığı anlaşılan "Hazırlık İntikali ve Birlik İntikali", “Karargah Sorumlularının Belirlenmesi”, “Katılışlar” konulu kanunsuz emirler Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı Harekat Merkezine gönderildiği, Yüzbaşı tanık ...' nın gelen mesajları o esnada kendisi Harekat Merkezine gelen Albay sanık ...’a arz ettiği, Albay sanık ...'ın üs komutanı üste olmadığından ona vekalet etmekte ve bu Yüzbaşı tanık ... tarafından da bilinmekte ... halde mesaj emirlerini kendisine arzından sonra Yüzbaşı tanık ...’ya “emir komutanın kendisinde olduğunu” söyleyerek “kendinden başka kimseye bilgi verilmemesini ve kimseden emir almamasını” emrettiği, Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı olan sanık Tuğamiral ...'ın, müşteki amiralleri enterne edecek personele amiralleri Çiğli 2. Ana Jet Üssüne “YURTTA SULH” parolası ile teslim edeceklerini bildirdiği, müşteki amiralleri enterne eden Amfibi Deniz Piyade personeli sanıklar Çiğli 2. Ana Jet Üssü nizamiye bölgesine geldiklerinde (kamera saati: 23.40.05) söz konusu parolayı söyledikleri personelin parolayı bilmemesi nedeniyle kısa bir bekleyişten ve telefon trafiğinden sonra içeriye alındıkları, nizamiye bölgesinden geçen Amfibi Deniz Piyade personeli sanık Üs Güvenlik Taburu personelinin eskortu eşliğinde Çiğli 2. Ana Jet Üssü içerisinde bulunan Palaz Misafirhanesine giderek enterne edilen amiralleri teslim alacak personeli beklemeye başladıkları, Palaz Misafirhanesinde enterne edilen amiralleri teslim alacak personel henüz hazır olmadığından Amfibi Deniz Piyade personeli olan sanıklar ile müşteki amiraller ve nizamiye kapısından itibaren onlara eskortluk yapan üs güvenlik tabur personeli tanıklar ... ve ...'nın Palaz Misafirhanesi önünde beklemeye başladıkları, telsiz anonsu üzerine Güvenlik Tabur Komutanı sanık Yarbay ... ve tanık ...' in de misafirhaneye geldikleri, müşteki amiraller ... ve ...'ın arabadan indirildikleri andan itibaren orada bulunanlara serzenişte bulunarak bağırmaya başladıkları, “siz eşkiya mısınız?” diye çıkıştıkları, kendilerinin tümamiral olduklarını söyleyerek, üs komutanı ...’un nerede olduğunu sordukları ve muhataplarının ancak üs komutanı olabileceğini söyleyerek onun gelmesini ve oraya niçin getirildikleri konusunda izah istedikleri, müşteki tümamiral ...'in kendi personeli olan Albay sanık ...’e "Ramazan sen de mi, sen ekmeğimizi yedin, aynı sofraya oturduk seninle" diye sitem ettiği, Amirallerin bu esnada zaman zaman misafirhane içine girip çıkmaya, misafirhane önünde sağa sola adımlamaya başladığı, Amfibi Deniz Piyade personeli sanıklardan sanık Binbaşı ... ve bir kaçının onları yakın takibe alınca da müşteki Tümamiral ...'ın, sanık Albay ...’e “çek şu adamları peşimden” diye bağırdığı, bunun üzerine de sanık Albay ...'in askere “rahat bırakın dolaşsın” diye emir verdiği, Amiralleri derdest ederek getiren Amfibi Deniz Piyade personeli sanıkların orada bulunan güvenlik tabur personeline "buranın güvenlik sorumlusu kim, ne biçim birlik burası, hiç mi planınız, programınız yok, neden bu adamları almıyorsunuz, neden alıkoymuyorsunuz?" diye serzenişte bulunduğu, Enterne edilen amiraller Amfibi Deniz Piyade personeli sanıklar tarafından Çiğli 2. Ana Jet Üssü içerisinde bulunan Palaz Misafirhanesine getirildikleri sırada Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına vekalet eden Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...’ın emriyle üsse çağrılan Değerlendirme ve Denetleme Başkanı Pilot Yarbay sanık ..., 122. Filo Komutanı Pilot Binbaşı sanık ... ..., Pilot Adayı Subay Filo Komutanı Binbaşı sanık ... ..., 121. Filo Komutanı Pilot Binbaşı sanık ... ..., o tarih itibari ile ABD Teksas eyaletinde NATO'ya bağlı uçuş okuluna yurtdışı göreve atanmış bulunan Pilot Binbaşı sanık ... ..., Simülatör Filo komutanı Pilot Binbaşı sanık ... Onur Uyanık, 123. Başlangıç Uçuş Eğitim Filo Komutanı Pilot Binbaşı sanık ... ..., Albay sanık ...’ın makam odasında oldukları, sanık Albay ...'ın enterne edilen amirallerin üsse getirildikleri haberi üzerine yanındaki filo komutanlarına Palaz misafirhanesine getirilen iki amirali gerekirse zor kullanarak derdest etmeleri emrini verdiği ve filo komutanlarından Pilot Yarbay sanık ..., Pilot Binbaşı sanık ... ..., Pilot Binbaşı sanık ... ..., Pilot Binbaşı tanık ... ... ile Pilot Binbaşı sanık ... ...'ı amirallerin alıkonulacağı Palaz Misafirhanesine sevk ettiği, Saat 00.06 suları itibariyle Cumhurbaşkanı Başyaveri Albay ...' nın yanında Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapan ve Muğla Suikast davasında tanık olarak ifade veren Yarbay ... ... adlı bir başka şahıs ile sivil kıyafetli olarak kendi aracıyla Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına geldiği ve Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına vekalet eden Albay sanık ...’ın odasına giderek onunla görüştüğü, Cumhurbaşkanının o gece Marmaris'te kaldığı yeri öğrenerek suikasta gidecek olan time bildirmek için görüşmeler yaptığı, 15/07/2016 tarihi itibariyle Cumhurbaşkanı Başyaveri olan Albay ... ve yanında bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli Yarbay ... ...'in, üs içinde bulunan subay misafirhanesine kayıt yaptırarak burada kaldıkları, gece 02.04 sularında üs ana nizamiyesinden dışarıya çıkış yaptıkları ancak bağlantı yolunun polis tarafından tutulmuş olması nedeniyle birkaç dakika sonra üsse geri döndükleri ve geceyi üs içinde geçirdikleri, sanık Albay sanık ...'ın teslim olmasının ardından sabah saat 11.27'de üsten çıkış yaparak ayrıldıkları, Sanık ...’ın makam odasından ayrılmasının hemen akabinde enterne edilen amirallerle ilgili aldıkları emri yerine getirmek üzere filo komutanları Pilot Binbaşı sanık ... ..., Pilot Binbaşı sanık ... ..., Pilot Yarbay sanık ..., ile Pilot Binbaşı tanık ... ...'ın odadan ayrılarak dışarı çıktıkları, peşlerinden çok kısa bir süre sonra Pilot Binbaşı sanık ... ...'ın çıktığı, tanık Pilot Binbaşı ... ... yanındakilere “evde bir işim var ben bi eve gidip geleceğim” diyerek arabasına binip üsten ayrıldığı, diğerlerinin ve bir kaç dakika ile hemen arkalarından gelen Pilot Binbaşı sanık ... ...'ın amirallerin derdest edilme sürecini idare etmek üzere Palaz misafirhanesine gittikleri, Filo komutanlarından kısa süre sonrasında Albay sanık ... kendisi de Palaz Misafirhanesinin önüne geldiği, üs komutanı Tümgeneral ...’un nerede olduğunu, onun neden gelmediğini, niçin tutulduklarını soran müşteki amirallere üs komutanlığına kendisinin vekalet ettiğini, üs komutanının üste olmadığını söylediği ve fakat niçin derdest edildikleri ile ilgili bir açıklama yapmadığı, burada “bağırıp durmayın” diyerek müşteki amirallere çıkıştığı, akabinde güvenlik tabur personeline kelepçe sorduğu, tanık ...’in üzerilerinde kelepçe bulunmadığını söylemesi üzerine de “git kelepçe getir” diye emir verdiği, tanık ...'in kelepçeleri bulup getirmesini müteakiben güvenlik tabur personeline “kelepçeleyin bunları yukarı atın” diye emir verdiği, Pilot Yarbay ... diğer filo komutanlarının da yanında misafirhane girişinde bulunan güvenlik tabur personeline enterne edilen amirallerle ilgili olarak “Arada gezmesinler, durdurmayın burada, kelepçeleyin atın yukarı” diye emir verdiği, ancak güvenlik tabur personeli çekimser kaldığı, Pilot Yarbay sanık ...'nın Üs Güvenlik Tabur Komutanı Yarbay sanık ...’a “emir var, niye çekiniyorsunuz, biz görevimizi yapıyoruz” diyerek müşteki amirallerin kelepçelenmelerini istediği, güvenlik tabur personeli ..., ... ve ...'ya hitaben “hadi arkadaşlar askeriz verilen emirleri yerine getirmek zorundayız, kelepçeleyelim” diyerek emri yinelediği ve fakat güvenlik tabur personeli yine çekimser kaldığı, Bu oluş esnasında müşteki amiraller misafirhanenin lobisine geçtiği, müşteki ... lobide bulunan telefon ile görüşme yapmak istediği, Pilot Yarbay sanık ...'nın orada bulunan Güvenlik Tabur Komutanı Yarbay sanık ...’a “telefon etmeleri yasak değil mi, niye engel olmuyorsunuz, görevinizi yapın” diyerek onu gözaltındaki müşteki amirallere müdahale etmeye sevk ettiği ve bunun üzerine Yarbay sanık ...'un telefon ile görüşme yapmaya çalışan müşteki Tümamiral ... ’in elindeki telefon ahizesini alarak telefonu kapattığı ve telefonun fişini çektiği bu olay sonrası lobide bulunan sanık pilotlar ... ..., ... ve ... ile müşteki amirallerin arasında hararetli bir tartışma başladığı, bu olaylar sırasında Palaz Misafirhanesi Lobi katında bulunan televizyonun açık ... ve bir kaç adım ötedeki televizyonun bulunduğu yere geçen müştekiler gibi orada bulunan tüm sanıkların televizyonu seyretme olanağına sahip oldukları, nitekim televizyonda Genelkurmay Başkanı'nın bir kısım askerin elinde esir ... gibi haberleri gören müştekilerin kendilerini enterne eden Amfibi Deniz Piyade Kurmay Başkanı olan Albay ...’ı da çağırarak kendisine televizyondaki görüntüleri gösterdiği ve “siz ne yaptığınızı biliyor musunuz, bunlardan haberiniz var mı” diye sorduğu ve fakat olumlu bir karşı reaksiyon alamadığı, Bu esnada MAK depoları önünde hazırlıklarını tamamlamaya çalışan suikast timinde yer alan Muğla Suikast Davası sanığı Astsubay ...'nun, MAK Okul Komutanlığında kursiyerlerinden bir kısmını Palaz Misafirhanesine sevk ettiği ve onlara “Sizi Harekat Komutanının gönderdiğini söyleyecek ve 121.Filo Komutanının emrine gireceksiniz, orada ne yapacağınız söylenecek, paketleme yapacaksınız” dediği, Adı geçen MAK kursiyerleri kısa bir yürüyüş sonrası Palaz Misafirhanesine vardıklarında gözaltında tutulan müşteki amirallerle bir süreden beridir orada bulunan Üs Güvenlik Tabur Komutanı sanık Yarbay ...'un, MAK kursiyerlerine niçin geldiklerini sorduğu, gelen MAK Kursiyerleri kendilerini ...’nun gönderdiğini, 121.Filo Komutanının emrine girmeye geldiklerini ifade ettiği, sanık Pilot Yarbay ...'nın “biz çağırdık” diyerek araya girdiği, gelen MAK kursiyerlerine müşteki amiralleri kelepçeleyerek misafirhane üst katında ayrılmış odalara koymalarını emrettiği, Pilot Yarbay sanık ...’dan emri alan sanık MAK kursiyerlerinin, yanlarında kelepçe bulunmadığından orada bulunan güvenlik tabur personelinden tedarik ettikleri kelepçeler ile Amiralleri kelepçeledikleri, 2. kata çıkararak odalarına koydukları, bu eylemler sırasında sanık pilotlar ... ..., ..., ... ve ...'nun orada bulundukları ve bu eylemlere refakat ettikleri, müştekiler gözaltında tutuldukları odalara konulurken kelepçeleri çözüldüğü ancak odalardaki televizyon ve telefonun çıkartıldığı, sanık MAK kursiyerlerinin önce 4-5 sayıda, ilerleyen saatlerde ise ise 1-2 sayıda müştekilerin konuldukları odaların kapısında sabaha kadar nöbet tutarak bekledikleri, Müşteki amiraller gerek kendilerini enterne ederek Çiğli 2. Ana Jet Üssü Palaz Misafirhanesine getiren Amfibi Deniz Piyade personeline, gerekse kendilerini kelepçeleyen sanık MAK kursiyerlerine yaptıklarının suç olduğunu, yanlış yaptıklarını, verilen emri yerine getirdim demenin onları sorumluluktan kurtarmayacağını, kendilerinin amiral olduklarını söyleyerek onları ikaz ettikleri ve ettikleri askerlik yeminini hatırlattıkları, müşteki ...'in , Palaz Misafirhanesine girerken sanık ...’a “bizim güvenliğimizden emniyetimizden sen sorumlusun” diyerek onu teşvik ve ikaz etmiş ... halde Amfibi Deniz Piyade personelinin müteakiben oradan ayrılarak saat 00.25.47’de üs ana nizamiye kapısından çıkış yaptığı ve nizamiye kapısı dışında bir süre bekledikten sonra saat 00.42.15’te Çiğli 2. Ana Jet Üssünü tamamen terk ettikleri, Bu kelepçeleme ve gözaltına alma eylemleri sırasında silahsız ve teçhizatsız bulunan sanık MAK kursiyerleri ilerleyen aşamada Muğla Suikast Davası sanıkları ... ve ...’in kendilerinin ayrılmasından sonra onların da silahlanıp teçhizatlanmaları yolundaki talimatları üzerine peyderpey Palaz Misafirhanesinden ayrılarak silahlanıp teçhizatlandıkları, Saat 02.26 suları itibari ile Çiğli ilçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan kolluk kuvvetlerinin Çiğli 2. Ana Jet Üssü Ana Nizamiyesine çıkan bağlantı yolu girişinde giriş çıkışı kontrol altında tutmak gayesi ile güvenlik önlemleri aldığı, Albay sanık ... MAK depolarının bulunduğu yere geldiği, orada silahlanıp teçhizatlanmış bulunan sanık MAK kursiyerlerine üs nizamiyesinde güvenlik personeline takviye olmaları emrini verdiği ve bu emir üzerine üzerine de sanık MAK kursiyerlerinin bir kaçının palaz misafirhanesi çevresi güvenliğinde kalırken, birkaçının da üs ana nizamiye bölgesine takviye amacıyla gittikleri, Saat 02.52 sularında tam teçhizatlı bir biçimde yanlarında mühimmat sandıkları ile takviye için üs ana nizamiye bölgesine gelen MAK kursiyerlerinin saat 05.04 sularına kadar nizamiye bölgesinde kaldıkları, bu süre zarfında zaman zaman nöbet değişimi kabilinden bir kısmı Palaz Misafirhanesi ve ana nizamiye bölgesi arasında gidip geldikleri, bazen orta nizamiye bölgesinde ikişer üçer gruplar halinde beton bariyerlerin arkasında bazen de nizamiyenin sağ ve sol kısmındaki ağaçlık alanda bulundukları, Güvenlik tabur personelinin yardımı ile MAK kursiyerleri ziyaretçi kayıt binasının çatısına MG3 makinalı tüfek ve bu tüfeğe ait mermilerin bulunduğu mayon tabir edilen kutular çıkartarak silahı atışa hazır hale getirdikleri, MAK kursiyerlerinin üs ana nizamiye bölgesinden ayrıldıkları ana kadar kolluğun olası bir müdahalesine karşı bölgede takviye görevi ifa ettikleri, Muğla suikast davası sanığı ...’in emir astsubayı olan sanık ...'nın, Akıncı Davası sanığı Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral ...'un emir Astsubayı sanık ... ve ikmal astsubayı sanık ...' nun da nizamiye bölgesinde bulunduğu ve bölgedeki hareketlilik içerisinde aktif rol üstlendikleri, Astsubay sanık ...'nın üs personeli olmayıp Ankara'dan yabancı birlikten gelmiş olmasına karşın burada güvenlik tabur personeli ile MAK kursiyerlerini sevk ve idare etme çabasında ..., “ bu günler için ekmek yediniz, bu günler için maaş aldınız, gerekirse çatışacağız” diyerek onları kolluk görevlilerine karşı çatışmaya teşvik ettiği, sanık Albay ...’ın ana nizamiye giriş yolunu tutan kolluk görevlileri ile görüşmeye gidiş gelişleri esnasında da ona silahıyla refakat ettiği, Astsubay sanık ...'nın nizamiye bölgesinde bulunduğu bu süre içerisinde orada bulunanlara “birazdan uçaklar gelecek, bombalayacak” şeklinde söylemlerde bulunduğu, Bu olaylar sırasında kolluk görevlilerinin olası bir müdahalesine karşı üsse ait bir kepçe ve itfaiye aracı üs ana nizamiye bölgesine getirtilerek nizamiye girişinin kapatıldığı, ayrıca kademeli olarak bölgedeki ve üs içinden bölgeye inen yol üstündeki aydınlatmaların söndürüldüğü, Kolluk kuvvetlerinin Çiğli 2. Ana Jet Üssü Ana Nizamiyesine çıkan bağlantı yolunu keserek tedbir almasından önce, üs komutan vekili sanık Albay ...'ın saat 00.35 sularında üsten ayrılarak kendisinden çok kısa bir süre önce Kaklıç Hava Meydan Komutanlığına gelmiş bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı sanık Koramiral Hasan ... Demiraslan ile görüşmek üzere Kaklıç Hava Meydan Komutanlığına gittiği ve yaklaşık 1 saat (1 saat 3 dakika) Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında kaldığı, saat 01.52 sularında tekrar Çiğli 2. Ana Jet Üssüne giriş yaptığı, gece beklemede bulundukları süreç içinde birkaç kez nizamiyeden çıkarak ana nizamiyeye çıkan bağlantı yolunu kesmiş bulunan kolluk kuvvetleri ile görüştüğü ve nihayetinde sabah saat 06.06 suları itibariyle üsten çıkarak polis kuvvetlerine teslim ..., Albay sanık ...'ın teslim olmadan önce Astsubay sanık ...'a üssün emniyet ve komutasının Yarbay sanık ...'da olduğunu söyleyerek, onun yanına gidip bunu ve iki paketin (Müşteki amiralleri kast ederek) Ankara'ya ulaştırılmasını sağlamasını iletmesini istediği, 15 Temmuz darbe kalkışmasının yaşandığı tarihte Kaklıç Hava Meydan Komutanlığına bağlı 125. Filo Komutanı olan sanık Pilot Yarbay ... kalkışmadan önce 13/07/2016 tarihinde Harekat ve Eğitim Komutanı Kurmay Albay sanık ...'ın emriyle 125. Filo personelinden Pilot Üsteğmen ...'yı gizli bir görev ... bahanesi ile Konya'ya 3. Ana Jet Üs Komutanlığına gönderdiği, 135. filo komutanı Binbaşı ... ile irtibat kurmasını istediği görevin burada kendisine tevdi edileceğini, giderken ailesine ve diğer meslektaşlarına bu konuda bir şey söylememesini tembihlediği, görevin neticesinde her şey olabileceği, başına her türlü şey gelebileceği telkinlerinde bulunduğu, pilot Üsteğmen ...'nın darbeden iki gün önce Konya İline gittiği ve darbenin bir gün öncesinde Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığına giderek 135. filo komutanı Binbaşı ... ve Binbaşı ... ... ile görüştüğü, adı geçenlerin ...'nın telefonunu aldıkları ve ısrarlı sorularına rağmen görevin mahiyeti konusunda herhangi bir açıklama yapmadan “seni Cuma günü saat 16.00-17.00 gibi aldırırız” diyerek ondan beklemede kalmasını istedikleri, Pilot Üsteğmen ...'nın tedirgin olması ve Binbaşı ...'a görevin detayları ile ilgili sorular sorması nedeniyle Pilot Üsteğmen ... ile telefonda görüşen Binbaşı ... ...'in ona tedirgin olacak bir durumun olmadığını söyleyerek teskin etmeye çalıştığı, 15/07/2016 günü Pilot Üsteğmen ...'nın, Binbaşı ... ...'i telefon ile aradığı ve görev konusunu sorduğu, Binbaşı ... ...'in “sana gerek kalmadı” diyerek ondan İzmir'e dönmesini istediği, Kaklıç Hava Meydan Komutanlığına bağlı 125. Filo Komutanı olan Pilot Yarbay ...'ın aynı filoda kol komutanı olan ve o tarihte Anamur'da yıllık izinde bulunan Pilot Binbaşı ... ile 14/07/2016 tarihinde yarayarak ondan iznini keserek dönmesini istediği, Pilot Binbaşı ...'in daha önceden kesilen biletini iptal ederek İzmir'e döndüğü ve 15 Temmuz günü filodaki görevine başladığı, Sanık ... Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutan vekili ve Harekat Eğitim Komutanı sanık Albay ...'ın emri ile filoda görevli pilot ve uçuş teknisyen ekiplerinin TMH görevi kapsamında filoya çağrılmasını istediği, Kütahya'dan personel nakil görevinden henüz dönmüş olan Pilot Üsteğmen sanık ... ve sanık Pilot Üsteğmen ...'in filoda beklemede kalmalarını emrettiği, verilen emir doğrultusunda iki helikopter pilot ve uçuş teknik ekibi ile dört CASA tipi uçak, pilot ve uçuş teknik ekibinin göreve geldiği, Muhtelif zaman aralığında göreve gelen personele 125. Filo Komutanı sanık Yarbay ... ve Kol Komutanı Binbaşı ... tarafından niçin çağrıldıkları konusunda kendilerinin de bilgilerinin olmadığı yolunda açıklama yapıldığı, uçuş personelinin filo bünyesindeki helikopter ve CASA tipi uçaklara göre dağıtım yapılarak görevlerinin belirlendiği ve kendilerine beklemede kalacakları bilgisi verildiği, ilerleyen saatlerde söz konusu personelin gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar olmaya başladıkları, daha sonrasında tüm olan bitene kamuoyu ile birlikte haberler aracılığıyla tanıklık ettikleri, bunun üzerine söz konusu personelin, görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları üzerine sanık Yarbay ...'ın personeli bir araya toplayarak görevin mahiyeti konusunda kesin bilgisinin olmadığı, Çiğli Üs Komutanının Harekat Komutanına, Harekat Eğitim Komutanının da kendisine emirleri ilettiği, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiği, Harekat Eğitim Komutanı sanık Albay ...'ın emirlerini bekleyecekleri açıklamasını yaptığı, personele ayrıca mümkün ... derecede telefonlarını kullanmamaları, Whatsapp aracılığıyla ya da başka bir şekilde kimseye bilgi vermemeleri yönünde telkinde bulunduğu, Sanık Binbaşı ...'in helikopter uçuş ekiplerine TMH 5 (Terörle Mücadele Harekatı) kapsamında uçuş yapılabileceği bu nedenle uçuşların (MY) muhabere yönetim sistemine daha sonra ekleneceği bilgisini ve uçuş sırasında telsiz konuşmalarının yapılmayacağı emrini verdiği, Kol Komutanı sanık Binbaşı ...'in Genelkurmay Başkalığı tarafından Türkiye hava sahasının tüm uçuşlara kapatıldığının bütün üslere bildirilmiş ... bir zaman dilimi sonrasında ve darbe kalkışmasına yönelik haberlerin duyulmaya başlandığı ilk saatlerde, Pilot Yüzbaşı sanık ...'a Ege Ordu Komutanlığı Karargahına uçulması ve buradan bir güvenlik timinin alınarak Çiğli 2. Ana Jet Üssüne götürülmesi emrini verdiği, sanık Yarbay ...'ın da emri teyiden bu yoldaki emrin emir komuta zinciri içerisinde sıralı amirler tarafından verildiğini belirterek aynı emri yinelediği, Aldığı emir üzerine uçuş ekibiyle birlikte Ege Ordu Komutanlığına uçan Yüzbaşı sanık ...'un, Binbaşı ...’i aradığı ve gelen bir güvenlik ekibinin bulunmadığını ilettiği, fakat Binbaşı ...'in orada beklemede kalmalarını emrettiği, bir süre daha pistte kalmaya devam eden helikopterin yanına yine Ege Ordu Komutanı ... ...'in emri ile bu kez emir astsubayı sanık ... ...'ın geldiği Ege Ordu Komutanının emri ile derhal kalkmaları gerektiğini ilettiği, bunun üzerine saat 00.11 sularında helikopterin Ege Ordu Komutanlığı Karargahına ait pistten havalandığı ve Filo Komutanı sanık Yarbay ...'ın emri ile saat 00.19 sularında Çiğli 2. Ana Jet Üssüne döndüğü, Pilot Yüzbaşı sanık ... ve uçuş ekibinin Filo Komutanı sanık Yarbay ...'ın emri ile Çiğli 2. Ana Jet Üssüne döndükten sonra burada beklemede kaldığı, aynı esnada Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilecek suikast timi ve onları götürecek olan helikopterlerin de Çiğli 2. Ana Jet Üssünde ..., sanık ... ile uçuş ekibi bu esnada aprondaki hareketliliğe tanık oldukları, Muğla suikast davası sanıklarının suikasti gerçekleştirmek üzere Çiğli 2. Ana Jet Üssünden ayrılmalarından sonra da kendilerine verilecek görevi yerine getirmek üzere orada bulunmaya devam ettikleri, gece süresince de 125. Filo Komutanı Pilot Yarbay sanık ... ve Kol Komutanı Pilot Binbaşı sanık ... ile telefonla iletişim halinde oldukları, Cumhurbaşkanına Suikast girişiminden dönen Muğla suikast davası sanığı Tuğgeneral ... helikopterle Çiğli 2. Ana jet üssüne varmadan önce Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...'ın sabah saatlerinde makam odasında emniyet kuvvetleri ile telefon görüşmesi yaptığı, telefonda görüştüğü polis yetkilisine teslim olmayacağını, üsse girmeye kalkışırlar ise karşı koyacağını söylediği, “sizin tomanız var ise benim de ağır silahlarım, yığılı mühimmatım var, amacım güç karşılaştırması değil, ben kimsenin burnunun kanamasını istemiyorum” diyerek polisin müdahale olasılığına karşı gözdağı verdiği, müteakiben telefonda görüşerek durumu komutanım diye hitap ettiği üst rütbeli birine aktardığı ve görüşmenin ardından odada bulunan Filo Komutanı pilotlara hitaben polisler teslim olmamı istiyorlarmış, yoksa içeri gireceklermiş, “komutanım gerekirse çatışacağız, diyor.” dediği, sabah saatlerinde polise teslim olmadan önce de derdest edilerek Çiğli 2. Ana Jet Üssü içerisinde bulunan Palaz Misafirhanesinde tutulan müşteki Amiraller ... ve ...'ın Ankara'ya Akıncı üssüne götürülmeleri emrini verdiği, üs komutanının emir astsubayı sanık ...'ın emri Pilot Yarbay sanık ...'ya ve MAK Kursiyeri ...'a ilettiği, müşteki amiraller ... ve ...'ın bir kısım sanıklar MAK kursiyerleri tarafından Palaz Misafirhanesinden alınarak Ankara'ya Akıncı üssüne gönderilmek üzere Çiğli 2. Ana Jet Üssü içerisinde bulunan helikopter pistinde bekler durumda bulunan sanık Yüzbaşı ...'un 1. Pilotluğunu yaptığı helikoptere bindirildikleri, Müşteki Amiraller ... ve ...'ın Ankara'ya Akıncı üssüne gönderilmek üzere Yüzbaşı sanık ...'un 1. Pilotluğunu yaptığı helikoptere getirilmelerini müteakiben Yüzbaşı sanık ...'un yeterli yakıtı ... halde yakıtının olmadığını bildirmesi üzerine 125. Filo Komutanı Filo Komutanı Pilot Yarbay sanık ...'ın Üs Akaryakıt Hizmetler Takım Komutanlığı nöbetçi personeline helikoptere yakıt takviyesi yapılması yolunda emir verdiği, ancak bu sebeple piste gelen akaryakıt tankeri personelinin 2. Ana Jet Üs Komutanlığında 121. Hat Bakım Komutanının emri ile yakıt vermeden geri döndüğü, Cumhurbaşkanına suikast girişiminden dönen içinde Muğla suikast davası sanıklarının bulunduğu helikopterin 16/07/2016 tarihinde saat 06.30 civarında Çiğli 2. Ana Jet Üssü'ne iniş yaptığı, Suikast girişiminden dönen tim içerisinde yaralı vaziyette getirilen ...'in hastaneye götürülmesi amacıyla piste ambulans getirildiği, ambulansın piste girişini engelleyen demir kapı astsubay sanık ... tarafından araç ile çarparak kırıldığı, yaralı ...' in böylece piste giren ambulansa sedye ile taşındığı ve sanık astsubay ...'nun da refakat etmek amacıyla ambulansa bindirildiği ve birlikte üs dışına çıkarak hastaneye nakledildiği, helikopter içindeki mühimmatın orada bulunan MAK kursiyerlerinin yardımıyla kamyonete yüklenerek birlik içerisine taşındığı, Muğla suikast davası sanığı ... helikopterden indikten sonra Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutan vekili Harekat ve Eğitim Komutanı sanık Albay ...'ın makam odasına gittiği, Üs Komutanı Emir Astsubayı sanık ...'ın burada kendisine kahvaltı hazırladığı, daha sonra kendi emir astsubayı olan sanık ... ile odada buluştuğu ve birlikte Üs dışına çıkarak İzmir ilini terk ettiği, sonrasında Ankara ilinde bulunduğu esnada güvenlik güçleri tarafından yakalanarak 18/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 15 Temmuz 2016 tarihinde komutanı bulunduğu Üssü terk ederek Ankara'ya Akıncı Üs'süne giden ve darbe kalkışması eylemleri içerisinde bulunduğu anlaşılan Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanı Tümgeneral sanık ...'a o gün için vekalet etmekte olan Üs Komutan vekili Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...'ın sabah saatlerinde polise teslim olmasını müteakiben Eskişehir Muharip Hava Kuvveti Komutan Yardımcısı Korgeneral ... ... ve akabinde Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... ... tarafından İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevini yürüten Tuğgeneral sanık ...'ın Çiğli 2. Ana Jet Üssünün emir ve komutasını devralmak üzere görevlendirildiği, Çiğli 2. Ana Jet Üssünün emir ve komutasını devralmak üzere görevlendirilen İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral sanık ...'ın darbe planlayıcıları sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan sıkıyönetim emri ekindeki görevlendirme listesinde darbe sonrası İzmir Valisi olarak nasb edildiği, Tuğgeneral sanık ...'ın 01/07/2016 tarihinde yıllık izne ayrıldığı ve 15/07/2016 tarihinde İzmir Menderes İlçesi Özdere'de bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait askeri kampta ailesi ile birlikte tatilde ... saat 15.30-16.00 sularında şoförü olan er tanık ...’u arayarak Özdere Kampından kendisini almasını istediği, tanık ... tedbiren Tuğgeneral sanık ...’ın emir Astsubayı sanık ... ...’e de haber verdiği ve saat 19.30 sularında kampa vardığı, Eskişehir’de bulunan Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından kendisine "Genelkurmay Başkanlığının Türkiye hava sahasının tüm uçuşlara kapatılması" yönündeki emri bildirilen nöbetçi Amir Binbaşı tanık ...’ın telefonla arayarak durumu Tuğgeneral sanık ...’a bildirdiği, Tuğgeneral sanık ...'ın saat 21.30 sularında Hava Eğitim Komutanlığı Karargahına vardığı, geldiğinde nizamiyede nöbette olan askerlere uyanık olmalarını ikaz ederek, şarjörlerini dolu bulundurmaları yolunda emir verdiği, saat 21.57'de pilot uçuş tulumlarını giyinmiş halde Hava Eğitim Komutanlığı Harekat Merkezine giderek Nöbetçi Amir Binbaşı tanık ...’a “bu gece uzun olacak, bazı hareketlilikler bekliyoruz, gerekli tedbirleri almak için Destek Grup subayını çağırın” şeklinde emir verdiği, bu esnada Hava Eğitim Komutanlığı kışlasında gazino bölgesindeki sosyal tesislerde yapılmakta olan düğünün de sonlandırılarak misafirlerin gönderilmesi emrini verdiği, İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Destek Grup Komutanlığı Nöbetçi Subayı Pilot Yüzbaşı tanık ...'ın Tuğgeneral sanık ...’ın emri üzerine saat 21.30-22.00 suları arasında Nöbetçi Amirliğe geldiği, Tuğgeneral sanık ...'ın nöbetçilerin sayısını ve mühimmat miktarını sorduğu, nöbetçilerin iki katına çıkarılması emrini verdiği, Yüzbaşı tanık ... bu esnada haberlere yansımaya başlamış olan Ankara ve İstanbul illerindeki askeri hareketliliği kastederek Tuğgeneral sanık ...’a neler ... konusuna bir bilgisi olup olmadığını sorduğu, Tuğgeneral sanık ...'ın “sıkıyönetim ilan edildi, darbe oldu, ben yönetiyorum, emrimin dışına çıkan olursa vururum” şeklinde ifadeler kullandığı, 15/07/2016 saat 23.30 sularında Sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Harekat Merkezine Doküman Yönetim Sistemine (DYS) üzerinden iletildiği, söz konusu mesaj emri geldiğinde harekat merkezinde bulunan Tuğgeneral sanık ...' ın evrakın çıktısını aldırdığı, emri inceledikten sonra yanında bulunan Albaylar ..., ... ... ve ... ...’a vererek onlardan da emri incelemelerini istediği, Tuğgeneral sanık ... emri incelerken “adı da güzel olmuş, hadi hayırlısı, gazamız mübarek olsun” dediği, ardından personel çağrı planının yürürlüğe konulması ve birlik personelinin çağrılması emrini verdiği, Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekinde bulunan Sıkıyönetim Mahkemeleri Görevlendirme Listesinde görevlerine devam edecekleri ve Sıkıyönetim Mahkemelerinde görev alacakları belirtilen halen Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinde görevli Üsteğmen Askeri Hakim sanık ... ile o tarihte Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Savcılığında görevli Yardımcı Askeri Savcı Üsteğmen sanık ... ... ve Yardımcı Askeri Savcı Teğmen ...'ın da çağrılmaları emrini verdiği, saat 22.42'de Hakim Üsteğmen sanık ...'un arandığı, sanık ...'un, yardımcı Askeri Savcı Üsteğmen sanık ... ...'ın zaten nöbetçi olduğunu, Üsteğmen sanık ... Sağlam'ın ise izinde olduğunu söylediği, telefon görüşmesi sonrası sanık ...'un sanık ... ...'ı aradığı ve sanık ...’ın kendilerini karargaha çağırdığını bildirdiği, sanıklar ... ve ... ...'ın sivil kıyafetleriyle bilahare Hava Eğitim Komutanlığına geldikleri, sanık ...'un bilahare üzerindeki spor kıyafetleri değiştirerek çalışma kıyafetlerini giydiği ve sabahın erken saatlerine kadar karargahta kaldığı, Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı Harekat Merkezi Nöbetçi Amiri Yüzbaşı tanık ...' nın saat 22.30 sularında televizyonlarda İstanbul Boğaz Köprüsünün askerler tarafından kapatıldığı haberlerini görünce İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Harekat Merkezini aradığı ve Nöbetçi Amir Binbaşı tanık ...'a neler olduğunu sorarak bilgi almak istediği, tanık ...'ın Hava Eğitim Komutanı Tuğgeneral sanık ...’ın an itibariyle Harekat Merkezinde yanında olduğunu söyleyerek telefonu ona verdiği, sanık ...' ın Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...’ın mesaide olup olmadığını ve üstte personel çağrı planının uygulanıp uygulanmadığını sorduğu ve tanık ...’ya Albay sanık ...’ın emirlerine uyması emrini verdiği, ayrıca Hava Teknik Okullar Komutanlığı bünyesinde de personel çağrı planının uygulanması yolunda emir verildiği, Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral tanık ...'nun bilgi almak için saat 23.30 sularında telefonla aratarak sanık ... ile görüştüğü, sanık ...'ın tanık ...’na Harekat Merkezine gönderilen Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerden ve mesaj emri ekinde bulunan görevlendirme listesinde kendisinin Kütahya Sıkıyönetim Komutanı olarak atanmış olduğundan bahsettiği, ayrıca bu atama uyarınca kendisine bazı görevler düştüğünü ve bunları yapmasının gerekeceğini hatırlatarak Sıkıyönetim Direktifi konulu emirleri Binbaşı tanık ... vasıtası ile TSK'nın kullandığı outlook sistemi üzerinden tanık ...’nun bilgisayarına gönderdiği, Sabah saatlerinde sanık ...'ın Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığındaki helikopter hareketliliği ile ilgili bilgi almak için kendisini arayan Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... ... ile görüştüğü, Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezinde darbe karşıtı faaliyet icra eden Muharip Hava Kuvveti Komutan Yardımcısı Korgeneral ... ... tarafından Çiğli 2. Ana Jet Üssünün komutasını almakla görevlendirildiği, bunun üzerine Çiğli 2. Ana Jet Üssünden gelen helikoptere saat 08.22 sularında binerek saat 08.28'de Çiğli 2. Ana Jet Üssüne gittiği, emir komutayı devraldığı, burada Cumhurbaşkanına suikast girişiminden dönen ve güvenlik tabur personeli tarafından yakalanarak göz altına alınan suikast timinde bulunanlar ile görüştüğü, Üs Güvenik Tabur Personelinin yakalayarak Nöbetçi Amirliği binası önüne hazır ettiği 10 kişiden 3’ünün Üs personeli olduğunu hatırlattığı ve bu üç kişiyi diğer zanlılardan ayırarak kendi birliklerine yolladığı, Çiğli 2. Ana Jet Üssü Ana Nizamiyesinde suikast zanlılarını teslim almak için gelen polisleri beklettiği, getirtilen suikast zanlılarından önce rütbelerini çıkarmalarını istediği, ardından “siz yunan askeri değilsiniz, dik durun” dediği, içlerinden birinin omzuna elini koyarak alçak bir sesle “size ne sorarlarsa biz yapmadık deyin, suçlamaları kabul etmeyin” diye telkinde bulunduğu, ağlamaklı ..., “sizi bu şekilde üniformalı olarak polise teslim etmek içime sinmiyor.” şeklinde ifadeler kullandığı, üs güvenlik tabur personeline dönerek “bunlar Yunan askeri mi, bir şeyler yedirdiniz mi, bir şeyler yedirin” diye emir verdiği, ardından suikast zanlılarına onları almaya gelen polis ekibini kast ederek “Dışarıdaki şerefsizler sizi bekliyorlar, alacaklarmış, ama ben sizi yemek yemeden göndermeyeceğim, beklesin pezevenkler” dediği, akabinde üssün komutasını mahiyetindeki Albay ... ...'a devrederek kısa bir süre sonra üstten ayrıldığı, suikast zanlıları üs içinde subay gazinosunda kahvaltı yaptırıldıktan sonra polise teslim edildiği, 2-Foça Deniz Üs Komutanlığında Meydana Gelen Olaylar: a-Foça Amfibi Tugay Komutanlığında Meydana Gelen Olaylar: İzmir ili, Foça ilçesinde bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Foça Deniz Üs Komutanlığı'nda, Amfibi Görev Grup Komutanlığı ve Batı Görev Grup Komutanlığı olmak üzere iki Grup Komutanlığının faaliyet yürüttüğü, Amfibi Grup Komutanlığının, Amfibi Tugay Komutanlığı, Amfibi Gemiler Komutanlığı ve Foça Deniz Üssü Koruma Tabur komutanlığından oluştuğu, Darbe kalkışmasının yaşandığı 15 Temmuz 2016 tarihinde Grup Komutanının müşteki Tümamiral ... ..., Onun izinde olması sebebiyle Amfibi Tugay Komutanı olan sanık Tuğamiral ...'ın Amfibi Grup Komutanlığına vekalet ettiği, Tuğamiral sanık ... Ankara'dan döndükten sonra icra edilecek olan amirallerin derdest edilmeleri faaliyeti ile ilgili hazırlıklara başladığı, Yurtta Sulh Konseyi tarafından kendisine önceden verilen emir doğrultusunda müştekiler Foça Amfibi Görev Grup Komutanı Tümamiral ... ile Deniz Kuvvetleri Karargahında Lojistik Başkanı Tümamiral ...'ın derdest edilmesi olayında görev alacak personelin adlarının yazılı ... bir listeyi darbe kalkışmasının yaşandığı hafta başında Pazartesi günü Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ...'a ilettiği ve bu listede adı yazılı kişilerin 15 Temmuz günü birlikten ayrılmaması emrini verdiği, Albay sanık ...'ın 14/07/2016 günü 08/07/2016 itibariyle yıllık izne ayrılmış bulunan Yarbay sanık ...'u, 15/07/2016 tarihinde ise çocuğunu doktora götürmek için kendisinden günlük idari izin alan Binbaşı sanık ...' i, daha önce 2 günlük izne ayrılmış olan teğmen sanık ...'nı, 18/07/2016 tarihinden itibaren yıllık iznine başlayacağı için Cuma öğleden sonrasında da idari izin alarak ayrılan astsubay sanık ...'i çeşitli gerekçelerle tugaya çağırarak hazır bulunmalarını temin ettiği, Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ... darbe planlayıcıları sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekindeki görevlendirme listesinde darbe sonrası İzmir Güney Deniz Saha Komutanlığı Karargah Destek Kıta Komutanı olarak; Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ...' in ise Foça Deniz Üs Komutanı olarak görevlendirildiği, 15 Temmuz 2016 günü kendisi, Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ... ve Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ... ile birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ... KOD (sanık ...) adlı örgüt ağabeyi ile buluştukları, Bu buluşmada ... KOD'un (sanık ...) adlı örgüt mensubu Albay sanık ...'a ve Albay sanık ...’e darbe yapılacağını anlatarak müştekiler Amfibi Görev Grup Komutanı Tümamiral ... ile Deniz Kuvvetleri Karargahında Lojistik Başkanı Tümamiral ...'ın izinlerini geçirmekte oldukları Foça Deveboynu Sosyal Tesislerinden alınarak Çiğli 2.Ana jet Üs komutanlığına teslim edilmeleri görevini verdiği, Foça Amfibi Tugay Komutanı Tuğamiral sanık ...'ın bu faaliyetin icrasından önce dikkat çekmeden personelin birlikte bulunmasını temin etmek maksadıyla sanık ...'a 15 Temmuz 2016 tarihi itibariyle Foça Amfibi Tugay Komutanlığı'ndan başka göreve tayin olan personel için akşam saatlerinde bir yemek organizasyonu yapması emrini verdiği, 15 Temmuz 2016 tarihinde akşam saatlerinde Amfibi Tugay Komutanlığı içerisinde bulunan Deveboynu Sosyal Tesislerinde düzenlenen yemek sonrasında Tuğamiral sanık ...'ın yemekte hazır bulunanların Amfibi Tugay Komutanlığı binasına geçmesini istediği, Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ...'in yanında Albay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ... ile birlikte kendi odasında toplantı yaptığı, Nöbetçi Amiri Yüzbaşı Tanık ...'e bir eğitim planlayacaklarını söyleyerek içeriye kimsenin girmemesi emrini verdiği, kısa bir süre için toplantıdan dışarı çıkan Kurmay Albay sanık ...' ın Amfibi Tugay Komutanlığı karargah nöbetçi astsubayı tanık Kenan Dege'den herhangi bir mesaj gelip gelmediğini sorduğu, nöbetçi personelin getirdiği birkaç mesaja bakıldıktan sonra beklenen mesajların bunlar olmadığını söylediği, Sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin Amfibi Tugay Komutanlığına 15/07/2016 saat 22.40'da iletildiği, sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler amfibi tugay komutanlığına henüz gelmeden Ankara'da darbe planlamalarının yapıldığı villa evde kendisine bazı amirallerin alıkonulması görev emrini veren ve darbe kalkışması planlamalarını yapan sözde Yurtta Sulh Konseyi Üyesi olmak suçundan yargılanan Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral ... ...'ın, Tuğamiral sanık ...'ı arayarak faaliyeti öne çektiklerini ve darbe kalkışmasının başladığını haber vererek müşteki amirallerin alınması emrini yinelediği, Diğerleri Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ...'in odasında iken Tuğamiral sanık ... kendi makamında ... ve bu esnada Amfibi Gemiler Komutanı Tuğamiral sanık ... 'ün beyaz üniformalarını giymiş vaziyette onun makamına geldiği, Amfibi Tugay Komutanı Tuğamiral sanık ...'ıın Amfibi Tugay Komutanlığı karargah Nöbetçi Amiri Yüzbaşı tanık ...'e “Kırmızı Durum” “Sab-Kor” (Sabotajdan Korunma) alarmı verilmesi ve personel toplanma planının yürürlüğe konulması emrini verdiği, Amfibi Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ...' in de kendisini arayan Yarbay tanık ...'ya personel toplanma planının yürürlükte olduğunu bildirerek kendisinin Foça Deniz Üs Komutanı olarak görevlendirildiğini söylediği, Tugay Komutanlığı binasında personel toplanma planı takip ve hazırlıkları başladığı, sanık ...'ın emri ile Foça Deniz Üssü ve Lojmanlar Bölgesindeki üsse ait üç adet girişin ikisinin araç ve yaya girişine kapatıldığı, kısa bir süre sonra Batı Görev Grup Komutanı olan sanık Tuğamiral ...'un Tugay Komutanlık binasına geldiği ve Tuğamiral sanık ...'ın odasına girerek kısa bir süre görüştükleri, Ankara'da sözde Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu sivil kişilerin katıldığı villa toplantılarında Tuğamiral sanık ...'a dikte ettirilen ve müşteki amirallerin derdest edilmeleri faaliyetinde görev alacakları belirtilen listede adları geçen personeller Kurmay Albay sanık ..., Kurmay Albay sanık ..., Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Binbaşı sanık ... ve Yüzbaşı sanık ...' in gecikmeksizin teçhizatlanıp hazırlandıkları, Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ..., Astsubay sanık ... ve Astsubay sanık ...'in de tam teçhizatlı bir şekilde bu ekibe katıldığı ve şoför uzman çavuşlar ..., ... ile er ...'ın şoförlüğünü yaptığı üç adet Cherokee marka jeeple, karargaha yaklaşık 7 km uzaklıktaki askeri bölge içindeki müşteki amirallerin bulundukları Deveboynu Sosyal Tesislerine doğru saat 22.30 sularında yola çıktıkları, Amfibi Tugay Komutanlığında İstihbarat ve Güvenlik Şube Müdürü Yüzbaşı sanık ...'in de, Tuğamiral sanık ...'ın emri ile hazırlanan Unimog tipi 3 adet araca bindirilmiş tam teçhizatlı erlerden oluşan hazır kıta ile birlikte onların arkasından giderek Deveboynu Sosyal Dinlenme Tesisleri içinde önlerinden giden diğer araçların amiralleri beklemekte ... meydanda çevre güvenliği aldırdığı, Müşteki amiralleri alıkoyacak tim saat 22.45 sularında Foça Deniz Üssü içerisinde yer alan Deveboynu dinlenme tesislerine geldiğinde doğrudan Amfibi Görev Grup Komutanı müşteki Tümamiral ... 'in kaldığı amiral konutlarının bulunduğu bölgeye gittiği, Müşteki amirallerin kendilerini derdest edecek olan timin gelişinden hemen önce Boğaz Köprüsünün tutulduğu, Ankara'da uçakların alçaktan uçuş yaptıkları yolunda gelen telefonlar ile olan biten hakkında bilgi sahibi olmaya başladıkları, müşteki amirallerden Tümamiral ...'in terör eylemi şüphesi duyduğu ve bu sebeple kamp nöbetçi amirini arayarak hassas ve tedbirli olmaları konusunda uyarıda bulunduğu, hemen akabinde kamp bölgesine gelen araçları fark ettiğinde ne olduğunu öğrenmek üzere kamp komutanı Yarbay ...'i arayarak ne için geldiklerini öğrenmesini istediği, gelen araçlar tesislerin nizamiyesini geçerek meydanda durdukları, tanık ...' in hazır kıta araçtan hızla atlayarak dağılmaya başlayan bir ere neler olduğunu sorduğunda tatbikat yaptıkları cevabını aldığı, aynı anda tekrar kendisini arayan müşteki Tümamiral ... 'e bunu ilettiği, gelen tim içinde rastladığı Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ...'e “efendim ne tatbikatı, benim haberim yok, burada herkes tatilde nasıl bir tatbikat bu” diye sorduğu, Albay sanık ... “eğitim yapıyoruz, sen karışma” diyerek hızla komutan konutuna yöneldiği, Albay sanık ..., bu esnada kendilerinin bulunduğu yere gelerek “neler oluyor, neden milleti rahatsız ediyorsunuz” diye olan biteni anlamaya çalışan müşteki Tümamiral ...'nin koluna girdiği ve ona Genelkurmayın emri ile kendisini güvenli bir yere götüreceklerini söyleyerek apar topar bekleyen araca bindirdiği, Bu esnada Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ...'ın yanında sanıklar Binbaşı ... ve Yüzbaşı ... ile birlikte müşteki Tümamiral ... 'in konutunda misafir olarak bulunan müşteki Tümamiral ...'ın yanına gelerek Genelkurmayın emri ile kendisini güvenli bir bölgeye alacaklarını bildirdiği ve koluna girmek suretiyle onu da koşar adımlarla aşağıda meydanda bekleyen araçların ... yere götürerek araca bindirdiği ve hızla hareket ederek kamp bölgesinden ayrıldıkları, Müşteki amirallerin Çiğli 2. Ana Jet Üssü bölgesine götürmek üzere yola çıktıklarında şoför Uzman Çavuş ...'ın kullandığı öndeki araç içinde arka orta koltukta müşteki Tümamiral ..., arka koltuklarda müştekinin sağında ve solunda oturan Albay sanık ..., Yarbay sanık ... ve ön yolcu koltuğunda Binbaşı sanık ...'in bulunduğu, Şoför er tanık ...'ın kullandığı takip eden ikinci araçta arka orta koltukta müşteki Tümamiral ..., arka koltuklarda müştekinin sağında ve solunda oturan Albay sanık ..., Binbaşı sanık ... ve ön yolcu koltuğunda Üsteğmen sanık ...' in bulunduğu, Amirallerin tutulduğu iki araca eskortluk eden şoför Uzman Çavuş ...'in kullandığı üçüncü araçta ise Teğmen sanık ..., Astsubay sanık ..., Astsubay sanık ...'in bulunduğu, Albay sanık ...'in yola çıktıklarında “o cep telefonu yok” diyerek yanında oturduğu müşteki Tümamiral ... 'in elinde bulunan cep telefonunu çekip aldığı, Çiğli 2. Ana Jet Üssüne gittikleri esnada araçta ellerindeki cep telefonuna bakan Albay sanık ... ve ekibinin kendi arasında "ahh işte bak haberlerde çıkmaya başladı" şeklinde konuşmalar geçtiği, bir kalkışma, bir darbe ... yolundaki haberlerden bahsedilmediği, Bunun üzerine müşteki Tümamiral ...'in daha araçta iken onlara yaptıklarının kanunsuz ve yanlış olduğunu, ilerde kendilerinden davacı olacağını, yaptıkları nedeniyle zarar göreceklerini hatırlatarak onları ikaz ettiği ve her iki müşteki amiral Çiğli 2. Ana Jet Üssünde konuşlu Palaz Misafirhanesinde gözaltına alındıkları andan itibaren de bu ikaz ve uyarılarına devam ettiği, Müşteki amiraller Çiğli 2. Ana Jet Üssüne teslim edildikten sonra Tuğamiral sanık ..., ... KOD (sanık ...) adlı örgüt ağabeyinden aldığı direktif doğrultusunda Albay sanık ... ve Albay sanık ...'ı telefonla arayarak yine o tarih itibariyle tatil için İzmir ili, Gümüldür Beldesinde bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ... ...'in de alıkonulması emrini verdiği, Görev emrini alan Albay sanık ... kendi aralarında konuyu bir süre müzakere etmelerini müteakiben bu görevi de yerine getirmek üzere ekibiyle birlikte iki araçla Gümüldür'e doğru yola koyuldukları, şoför Uzman Çavuş ...'in kullandığı ilk araçta Albay sanık ..., Binbaşı sanık ... ve Teğmen sanık ...' nın bulunduğu, onlarla birlikte giden şoför Uzman Çavuş ...''ın kullandığı ikinci araçta ise Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Üsteğmen sanık ...' in bulunduğu, Şoför er ...'ın kullandığı üçüncü araçta Albay sanık ..., Astsubay sanık ..., Astsubay sanık ...' in bulunmakta oduğu, planlama doğrultusunda bu aracın Çiğli üssünden Foça Amfibi Tugay Komutanlığına dönüşe geçtiği, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ... ...'i de derdest ederek Çiğli 2. Ana Jet Üssünne getirmek amacıyla ekibi ile yola çıkan Albay sanık ... henüz Gümüldür'e varmadan yolda bulundukları sırada Tuğamiral sanık ... ile yapmış ... telefon görüşmesi neticesinde görevi yerine getirmeden Foça Amfibi Tugay Komutanlığına geri döndükleri, Albay sanık ... ve ekibinin Amfibi Tugay Komutanlığına darbe karşıtı tedbirler nedeniyle girişi kontrol altına alınmış bulunan ana nizamiye kapısı yerine buraya uzakta bulunan ve sürekli olarak kilitli tutulan Topbaş Mevkisindeki kapıdan giriş yaptığı, Ekip henüz dönmeden İstihbarat ve Güvenlik Şube Müdürü Yüzbaşı sanık ..., Tugay Nöbetçi Amiri Yüzbaşı tanık ...'den Gümüldür yolundan dönen ekibin Tugaya girişi için kilitli kapının açılmasını istenildiği ve fakat artık o saat itibariyle olan bitenin idrakinde olduğundan Yüzbaşı tanık ...'in kilitli bu kapının açılması konusunda yardım etmeyi reddettiği, ne var ki daha sonra yapılan kontrollerde Albay sanık ... ve ekibinin Topbaş Mevkiindeki kapıdan zincir ve kilidi kırarak Amfibi Tugay Komutanlığına giriş yapmış olduğunun tespit edildiği, Foça Üs Komutanlığına vekalet etmekte olan Foça Savunma Birlikleri Komutanı Albay tanık ... ... 'ın saat 01.15'de İzmir bölgesindeki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı birliklerinin ve Foça Deniz Üssündeki birliklerin ortak olarak kullandığı telsiz çevriminden Foça Deniz Üs Komutanlığının komutasını devraldığını, Foça Deniz Üs Komutanlığının cunta ihtilaline karşı olduğunu ve desteklemediğini, Anayasal düzene ve mevcut hükümete bağlı olduğunu, birlik komutanlarının birliklerinin başında bulunmalarını ve vereceği emirlere hazırlıklı olmalarını, üs içerisinde silah ile dolaşan personele müdahale edeceklerini ilan ettiği, Albay sanık ... ve Albay sanık ...'ın görüldükleri yerde yakalanarak gözaltına alınmaları ve gerekirse bu hususta silah kullanılması emrini verdiği, Müşteki amirallerin Çiğli 2. Ana Jet Üssüne teslim edilmelerini müteakiben 16/07/2016 saat 01.00-01.15 sularında Albay sanık ..., Astsubay sanık ..., Astsubay sanık ...' in Amfibi Tugay Komutanlığına döndüklerinde, Foça Üs Komutanlığına vekalet etmekte olan Foça Savunma Birlikleri Komutanı Albay tanık ... ...'ın emri doğrultusunda Astsubay Üst Çavuş tanık ...'in Albay sanık ...'e “Güvenlik Tabur Komutanı'nın emri ile size güvenlik tabur komutanlığına götüreceğim, size oraya kadar refakat edeceğim” dediği, Albay sanık ...'in “başlatma güvenlik tabur komutanına, yeni Foça Üs Komutanı benim, güvenlik tabur komutanı kim oluyor” diye karşılık vermiş, araç şoförü tanık er ...'a beklememesini, aracı hızlıca tugaya sürmesini emrettiği, nizamiyeden hızlıca tugay karargah binasına doğru hareket edildiği, Albay sanık ...'in Tuğamiral sanık ...'ı yolda telefonla arayarak durumdan kendisini haberdar ettiği, bu esnada tugay karargah binasına kadar onları takip eden Astsubay Üstçavuş tanık ...'in içinde bulunduğu araç ile aralarında bir kovalama takip yaşanmış, Astsubay Üstçavuş tanık ...'in yolda Üs Güvenlik Taburu yeni Komutanı Binbaşı ...'ı aradığı, Albay sanık ...'in sert tepki gösterdiğini ve davete uymadığını bildirdiği, ona emirlerini sorduğu, gerekirse zor kullanabileceği ve hatta gerekirse silah kullanabileceği emrini aldığı, tugay karargah binası önünde araçlardan inildiğinde Astsubay Üstçavuş tanık ...' in elinde MP5 silah ... halde Albay sanık ...'e güvenlik tabur komutannın emri ile güvenlik taburuna davetini yinelediği, bu esnada karargah binasından dışarı çıkmış olan Tuğamiral sanık ... tabancasını çekerek Astsubay Üstçavuş tanık ...'in şakağına dayadığı ve “sen kimsin lan, benim Albayımı mı götüreceksin” diyerek diz kapağı ile bacağına vurarak onu çökerttiği, Tuğamiral sanık ...'ın şoförünün de onu omuzlarından bastırdığı, Tuğamiral sanık ...'ın Albay sanık ... ve astsubay sanık ... ile birlikte tanık ...'in elindeki MP5 silahı almak için çekiştirmeye başladıkları, olay yerinde bulunan Tugay Nöbetçi Amiri Yüzbaşı ...'in araya girdiği, “bir sıkıntı çıkacak, bu bizim personelimiz” diye bağırarak tanık ...'i onların elinden aldığı, Tuğamiral sanık ...'ın tanık ...'in tutuklanması emrini vererek Albay sanık ... ile birlikte hızlıca tugay karargah binasına girdiği, Tuğamiral sanık ...' ın ayrı o gece ayrıca cephanelikten mühimmat takviyesi emrini verdiği, ancak Üs Güvenlik Taburu yeni Komutanı Binbaşı tanık ...'ın yerinde müdahalesi ile mühimmat çekilmesi için gelen personel engellenerek cephaneliğin güvenliği aldırıldığı, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Hasan Uşaklıoğlu'nun ilerleyen saatlerde Tuğamiral sanık ...'ı telefonla aradığı, ona müşteki Foça Amfibi Görev Grup Komutanı Tümamiral ... 'in nerede olduğunu sorduğu, ancak Tuğamiral sanık ...'ın, müşteki Tümamiral ... 'i kendisinin aldırdığını ve nerede ... bilgisini vermediği, Sanık ... mahkeme huzurundaki savunmasında; televizyonlarda gördüğü olayın gerçek yüzünü yavaş yavaş anlamaya başladığını, kalkışmanın sıkıyönetim olmadığını, sivil halka karşı yapılan bir harekata dönüştüğünü gördüğünü, bu nedenledir ki ... ...'i almaya giden sanık ...’a geri dön emrini verdiğini, örgüt abisi ... KOD'a (sanık ...) “siz ne yapıyorsunuz, ülkeyi kana mı boğacaksınız, hayır ben bunu yapmıyorum” diyerek birliğini dışarı çıkarmadığını ifade ettiği, ilerleyen saatlerde o tarihte İzmir İl Emniyet Müdürülüğü görevini yürüten ve eskiden de tanışıklıkları bulunan tanık ...'nın kendisini araması ve teslim olmaya daveti üzerine sabah saatlerinde beraberinde Albay sanık ... ve Albay sanık ... ile tugaya gelen Foça Emniyet Müdürlüğüne bağlı kolluk görevlilerine teslim ..., b-Foça Batı Grup Komutanlığında Meydana Gelen Olaylar: (Bağlı Gemilerin Seyre Çıkartılmaları) Foça Deniz Üssünde konuşlu iki grup komutanlığından birinin Batı Görev Grup Komutanlığı ..., olay tarihinde Batı Görev Grup Komutanı olan sanık Tuğamiral sanık ...' un darbe planlayıcıları sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekindeki görevlendirme listesinde darbe sonrası Güney Deniz Saha Komutanı olarak görevlendirildiği, 15 Temmuz 2016 tarihinde henüz darbe kalkışması haberlerinin kamuoyuna yansımadığı bir saatte darbe kalkışması planlamalarını yapan sözde Yurtta Sulh Konseyi üyesi Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral ... ...'ın saat 21.06.15’de mobil telefonla sanık ...'un kullandığı mobil telefonu arayarak Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yönetime el konduğu bilgisini verdiği, Tuğamiral sanık ... aldığı bu bilginin hemen sonrasında saat 21.07.43'te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargah Plan ve Teşkilat Daire Başkanı Tuğamiral ...'yı (hakkında Deniz Kuvvetleri Komutanlığında meydana gelen Darbe Kalkışması olaylarına iştirak ettiği iddiası ile Ankara Cumhurriyet Başsavcılığının 2016/103595 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmış, yargılama sonunda Anayasayı ihlal suçundan aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onanakak kesinleşmiştir.) arayarak görüştüğü, saat 21.10.35'te Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral ...'ı aradığı, sonrasında tekrar Tuğamiral ... ve Tuğamiral ... ve saat 21.10.46'da Güney Görev Grup Komutanı olan Tuğamiral ... ile telefon görüşmeleri yaptığı, Tuğamiral sanık ...'un yaptığı bu telefon görüşmeleri sırasında Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'yı arayarak Foça Deniz Üssünde Batı Görev Grup Komutanlığına bağlı bütün gemilerin hepsine “Personel Toplanma Planı Eğitimi” için emir verdiği, Hücumbot ve Korvet Filotillası Komodorlarını da bilgilendirmesini istediği, ayrıca akabinde bu defaki personel toplanma çağrı planı eğitiminin geniş kapsamlı bir eğitim olduğunu söyleyerek gemilerin makinelerinin ıstılması, hazır olan geminin hemen çıkması ve liman yaklaşma sularında beklemesini emrettiği, 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ...'ın aldığı bu emre istinaden kendi bağlısı korvet sınıfı gemi komutanlarının bulunduğu “Lorient” adlı Whatsapp grubuna “arkadaşlar iyi akşamlar, emergency çağrı planı devrededir, tüm gemiler personeli en kısa sürede toplasın” şeklinde mesaj gönderdiği, 3. Hücumbot Filotillası Komodoru Albay tanık ...'ın da Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'nın Tuğamiral sanık ...'un emrini iletmesi sonrasında kendi bağlısı Hücumbot sınıfı gemi komutanlarını telefonla arayarak Personel toplanma planı uygulandığını ilettiği, böylece Batı Görev Grup Komutanlığı bağlısı Korvet ve Hücumbot gemileri personelinin silsile halinde gemilerine çağrıldıkları, Saat 22.55 sularında sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin Batı Görev Grup Komutanlığı Karargahına iletildiği, Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'nın sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin geldiğini Tuğamiral sanık ...'a henüz iskelede bulunduğu sırada bildirdiği, Tüm gemiler avara ettikten sonra saat 23.48'de Tuğamiral sanık ... telefonla Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'yı aradığı ve sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin tamamını kendisine okutturduğu, Güney Deniz Saha komutanlığına nasb edildiğini kendisine aktardığı, -Tuğamiral sanık ...'un da tıpkı müşteki amirallerin alıkonulması emrini veren Amfibi Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral sanık ... gibi “Kırmızı alarm durumunun” devrede bulunduğunu söylediği, TCG Bozcaada komutanı Binbaşı ...'un gemideki yakıtın uzun süreli seyir için yetersiz olduğunu iletmiş olmasına ve yine bazı gemilerde kritik personel eksiği ... bildirilmesine karşın tüm gemilerin eksik personel ve yetersiz yakıt da olsa derhal seyre çıkmalarını sağladığı, ayrıca kendisi ve 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay ... dışında kimseden emir alınmayacağını bildirdiği, 22:45 - 23:00 sıralarında tuğamiral sanık ...' un Binbaşı rütbesi ile korvet sınıfı TCG Bodrum gemisi komutanı olan Binbaşı ...'ı iskeleye çağırarak ... ve kendisi için iki adet silah hazırlamasını istediği, ...' ın silahları hazırlayarak ...'un kamarasındaki çekmecenin üzerine bıraktığı, sanıklar ... ve sanık ...' ın da ...' ın komutanı ... TCG Bodrum gemisine bindikleri, geminin saat 23:42 sıralarında limandan avara edildiği, Tuğamiral sanık ... seyre çıkılmasının hemen ardından Komodor Albay sanık ... aracılığıyla POYRAZ-9 TELSİZ KANALI (SK-2 VHF/FM Telsiz Kanalı) üzerinden tüm gemilere, 15/07/2016 günü saat 23.45'te Gemilerin ortak çağrı adının MT (...) olduğunu bildirdiği, ayrıca iletişimin sadece POYRAZ-9 KANALI (SK-2 VHF/FM Telsiz Kanalı) üzerinden yapılması ve Batı Görev Grup Komutanından izinsiz limana giriş yapılmaması,16/07/2016 günü saat 00.08'de Gemi komutanları hariç cep telefonlarının toplatılması, telefonunu teslim etmeyen personel hakkında emre itaatsizlikten işlem yapılması,16/07/2016 günü saat 00.15'de tüm gemilere sözde eğitim kapsamında karakol sahaları koordinatları verilerek “Gemilerin Kendileri İçin Belirlenen Koordinatlara Bağlı Seyir Sahaları İçinde Tek Motor Düşük Hızda Karakol Kurması” 16/07/2016 günü saat 00.22'de “Gemi Uydu Takip Sisteminin Kapatılması ve iletişimin sadece POYRAZ-9 KANALI (SK-2 VHF/FM Telsiz Kanalı) üzerinden yapılması” emirlerini ilettiği ve tüm gemilerde bu emirlerin uygulandığı, Seyre çıkan tüm gemilerin İzmir Körfezi girişinde ve Foça açıklarında (Foça ve Karaburun arasında, İzmir Körfezi girişi kabul edilebilecek alanda) 16/07/2016 günü sabah saat 10.00-11.39 saatleri aralığına kadar kendileri için belirlenen koordinatlara bağlı seyir sahaları içinde tek motor düşük hızda travers yaptıkları, Tüm gemilerin standart olarak bulundurdukları silah ve mühimmat ile yüklü ..., cephanelik anahtarlarının toplanarak gemi komutanında bulundurulması ve uydu TV sisteminin devreden çıkartılmasının da verilen ve uygulanan emirler arasında ..., 16 Temmuz sabahı geç saatlere kadar seyirde bekleyen gemilerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi, Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi veya Batı Görev Grup Komutanlığı Harekat Merkezi ile irtibat kurmadıkları, belirtilen birimlerden de söz konusu gemilere herhangi bir emir ya da talimat verilmediği, birçok iletişim yöntemi olmasına rağmen bağlantı kurulmadığı, Saat 02.50 sularında Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından Foça Deniz Üssü Harekat Merkezine J-CHAT üzerinden gelen mesaj ile “seyirdeki gemilerin limana dönmesi” emri verildiği, Text ... olarak gelen emrin ekran görüntüsü istenildiği, emri gönderen Donanma Komutanlığı Harekat Merkezinin telefonla aranarak emrin teyidi alındıktan sonra, Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'nın TCG Bodrum gemisinde seyirde bulunan Batı Görev Grup Komutanı Tuğamiral sanık ...'u telefonla arayarak Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından iletilen “gemilerin limana dönmeleri” yolundaki emri kendisine ilettiği, buna karşın Tuğamiral sanık ...'un gelen mesajların ve kendisine ulaşan bilgilerin karışık ve teyide muhtaç olduğunu, Ankara'dan sağlıklı bilgi alamadığını bu nedenle seyirde beklemeye devam edeceğini bildirerek limana dönmeyi reddettiği, Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından Donanma Komutanlığı bağlı unsurlarına gönderilen ve seyirde bulunan gemilerin bağlı oldukları limana dönmelerini isteyen önceki mesajın takibi için 16/07/2016 tarihinde saat 03.11 sularında yeni bir mesaj gönderilerek limanlara dönen gemilerin limana bağlama zamanlarının gemiler veya harekat odaları tarafından Donanma Komutanlığı Harekat Merkezine bildirilmeleri istendiği, Saat 05.18 sularında Donanma Kurmay Başkanının emri ... belirtilerek gönderilen mesaj ile “Tüm gemilere an itibariyle Harp Filosu Komutanı tarafından kumanda edildiği, Donanma Komutanlığı bağlı unsurların limanlara bağlamayacağı, bağlamış olanların da gemi emniyetini sağlayacak şekilde şamandıra veya demirde bağlı bulunacakları veya karakol icra edecekleri” bildirildiği, Saat 05.48 sularında Donanma Kurmay Başkanı ...'ın emri ... belirtilerek gönderilen mesaj ile “Denizde olan unsurların aborda olmayacakları, şamandıra veya demirde bağlı bulunacakları veya karakol icra edecekleri, gemilerin mevcut durumlarını telli hatlar veya e-yazışma üzerinden Donanma Komutanlığı Harekat Merkezine rapor etmeleri” istendiği, Saat 05.48 sularında Harp Filo Komutanını emri ... belirtilerek gönderilen mesaj ile “Denizde olan gemilerden Gölcük Gemilerinin Gölcük önlerinde Alarga/Şamandırada, Aksaz Gemilerinin Aksaz Liman içinde Alarga/Şamandırada, Foça Gemilerinin de Foça önlerinde bulunması” istendiği, Saat 06.13 sularında gönderilen mesaj ile “Mersin önlerinde bulunan gemilerin Mersin önlerinde, Ereğli'de bulunan geminin Ereğli önlerinde bulunması” istendiği, Saat 06.41 sularında gönderilen mesaj ile “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahının şu andan itibaren Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu'nun emir ve komutasında ...” bildirildiği, Saat 08.54 sularında gönderilen mesaj ile “Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu tarafından verilen direktife istinaden birliklerin Ana Üs/Liman/Kışlalarına dönmeleri emredildiği, Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından saat 08.54 sularında Donanma Komutanlığı tüm bağlı unsurlarına iletilen “Donanma Komutanlığına bağlı tüm birliklerin Ana Üs/Liman/Kışlalarına dönmeleri” yolundaki mesaj TCG VOLKAN gemisine ulaştığında gemi komutanı Binbaşı sanık ... ... tarafından diğer tüm gemilerinde duyacağı şekilde POYRAZ 9 kapalı çevrim içi telsiz kanalından 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ...'a ilettiği ve bir süre sonra 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ...'ın Foça Üssü Limanına dönüleceğini bildirmesi üzerine saat 09.20 sularında gemilerin limana dönüşe geçtikleri Limana en son giren geminin saat 10.30 suları itibariyle Tuğamiral sanık ... ve Komodor Albay sanık ...'ın içinde bulundukları TCG BODRUM gemisi ..., geminin limana aborda etmesinden sonra Tuğamiral sanık ... ve Komodor Albay sanık ...'ın Foça Savunma Birlikleri Komutanı Albay Tanık ... ... ve yanındakiler tarafından gözaltına alındığı, 3-Ege Ordu Komutanlığında ve Bağlı Birliklerinde Meydana Gelen Olaylar: Ege Ordu Komutanlığı aynı zamanda İzmir ilinin Garnizon Komutanlığı statüsünü de taşıdığı, bu sebeple sorumluluk sahasında bulunan bütün kuvvetlere ait birliklerin doğrudan bağlı oldukları komutanlık ... anlamına geldiği, Ege Ordu Komutanlığının kendisine doğrudan bağlı olan birlikleri dışında kendi bağlısı olmayan ve sorumluluk sahasında bulunan diğer kuvvetler bağlısı birlikler üzerinde sadece genel disiplin ve düzenleyici işlemler açısından bir temsil yetkisi bulunduğu, Ege Ordusu Komutanının Orgeneral ... ... ..., sanıklarından Tümgeneral ... Ege Ordusu Kurmay Başkanı, Kara Pilot Kurmay Albay sanık ... ise Harekat Başkanı ..., Ege Ordu Komutanlığında Harekat Başkanı olarak görev yapan ve Ege Ordu'da meydana gelen darbe kalkışması fiillerinin planlayıcısı ve uygulayıcısı konumunda bulunan Kara Pilot Kurmay Albay ...'in, Ankara ilinde bulunan Kurmay Yarbay sanık ...'yu 14.07.2016 tarihinde arayarak İzmir'e çağırdığı, Kurmay Yarbay sanık ... 57. Topçu Tugayında görev yapmakta iken 06.07.2016 tarihinde Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığı Plan ve Harekat Şube Müdürü olarak atandığı ve fakat darbe kalkışmasının hemen öncesinde resmiyette Kara Harp Okulunda öğrenci alımları mülakat komisyonlarında görevlendirildiği için geçici olarak Ankara ilinde bulunduğu, Kara Pilot Kurmay Albay ...'in, Yarbay sanık ...'dan, Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığında Plan Subayı olarak görev yapmakta iken İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisi Harekat İstihbarat Ana Bilim Dalı Öğretim Elamanlığı görevine atanarak 11 Temmuz tarihinde yeni birliğindeki görevine katılış yapmış olan Kurmay Binbaşı sanık ...'a da haber vermesini ve ikisinin de 15/07/2016 tarihinde İzmir'de olmalarını istediği, Yarbay sanık ... bu görüşmenin ardından Binbaşı sanık ...'ı arayarak Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'in kendilerini İzmir'e çağırdığını haber verdiği ve kendisi Ankara'dan, Binbaşı sanık ... ise İstanbul'dan hareketle 15.07.2016 tarihinde İzmir'e geldikleri, öğleden sonraki bir zaman diliminde İzmir İli Bornova İlçesinde buluştukları, HTS verileri ve sinyal bilgilerine göre sanıklar ..., ..., ... ve ...'in henüz darbe kalkışması ile ilgili haberlerin kamuoyuna yansımadığı ve darbe kalkışmasının henüz fiilen icraya başlanmadığı saatlerde irtibat halinde oldukları ve Bornova'da buluşarak bir toplantı yaptıkları, toplantıda Ege Ordu'da gerçekleştirecekleri darbe kalkışması fiilleri ve hazırlık süreci ile ilgili planlama ve görüşme yaptıkları sonucuna varıldığı, sanık ... ...'ın esas hakkındaki savunmaları sırasında ortak baz sinyali ile ilgili verdiği beyanda İzmir Bayraklı/Bornova'da bulunan Kızılay Kan Merkezi'nde (Manavkuyu Mah.) kan vermek için gittiği sırada, sanıklar ... ve ... ile karşılaştığını ve özel aracı ile onları ricaları üzerine Ege Ordu Komutanlığı kışlasına getirdiğini ifade ederek kaçamaklı bir biçimde adı geçen sanıklarla birlikte ortak hareket ettiğini ikrar ettiği, Sanık ... ...'ın, önceden haberleşerek Bornova bölgesinde buluştuğu sanıklar ... ve ... ile birlikte kendi kullandığı özel aracı ile buluştukları Bornova'dan hareketle, Ege Ordu Kışlasının bulunduğu Narlıdere ilçesine doğru yaklaştıklarında saat 22.21 ve 22.30'da tanık şoför ...'nu arayarak resmi araç hazırlanmasını talep ettiği ve hazırlanan araç ile sanıklar ..., ... ve ...'nun lojmanlar bölgesinden Ege Ordu Karargahına saat 22.40 sularında geldikleri, İzmir ili, Güzelbahçe ilçesinde bulunan Maltepe Askeri Lisesi Komutanlığının Ege Ordu Komutanlığı Karargah binasına yaklaşık 4 km mesafede ..., lisenin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığına (EDOK) bağlı ..., Yarbay sanık ...'nun İzmir İli Güzelbahçe İlçesinde konuşlu Maltepe Askeri Lisesi Komutanlığı personeli olan sanıklar Albay ..., Yarbay ... ve Yarbay ...'yi de telefonla aradığı ve eğitim elbisesi tabir edilen kamuflaj üniformalı olarak Ege Ordu Komutanlığı Karargahına gelmelerini istediği, Binbaşı sanık ...'ın ise yine Maltepe Askeri Lisesi Komutanlığı personelinden sanıklar Binbaşı ... ile Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığında Plan Subayı olarak çalışmakta olan Yüzbaşı sanık ...'ü, Ege Ordusu Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Taburunda Mühendis Üsteğmen sanık ...'ı, İstihkam Okul Komutanlığı personeli Teğmen sanık ...'i, Ege Ordusu İstihbarat Başkanlığı personeli Astsubay tanık ...'i telefonla arayarak derhal ve kamuflaj üniformalı bir şekilde Ege Ordu Komutanlığı Karargahına gelmelerini istediği, 15 Temmuz 2016 tarihinde Maltepe Askeri Lisesindeki diploma töreni yanı sıra okula yeni komutan olarak atanan Kurmay Albay sanık ... ile eski okul komutanı Kurmay Albay sanık ... arasında görev devir teslim töreni yapıldığı, Albay sanık ...'ın saat 21.49'da Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'i telefonla aradığı, Albay sanık ... ve Kurmay Albay sanık ... saat 21.52 sularında Albay sanık ...'a ait araç ile İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığı 2 nolu ana nizamiyeden giriş yaptıkları, giriş yaptıkları 2 nolu nizamiye kapısının Ege Ordu Komutanlığı ve İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığı'nın kışlaya giriş için birlikte kullandıkları bir kapı ..., Albay sanık ... ile Albay sanık ... kışlaya girişlerini müteakiben Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldikleri, Binbaşı sanık ...'ın, adına kayılı bulunan mobil telefon hattı ile saat 22.00'de Albay sanık ...'ı aradığı, Albay sanık ... ile Albay sanık ...'ın kısa süre sonra Harekat Başkanlığından ayrılmışlar ve fakat komutanı oldukları Maltepe Askeri Lisesine dönmek yerine saat 22.27 sularında tekrar otoparka dönerek araçlarında beklemede kaldıkları, araçta beklemede kaldıkları bu esnada Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'in saat 22.30'da Albay sanık ...'ı telefonla aradığı, bu görüşmeden kısa bir süre sonra bu kez Albay sanık ...'ın saat 22.36'da Albay sanık ...'i telefonla aradığı, bu görüşmenin geçtiği saatte Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'in adına kayıtlı mobil telefon hattının aynı baz istasyonundan sinyal verdiği, bu durumun sanıklar ... ile Albay sanık ...'ın ilk kez Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldikleri ve orda bulundukları süre içinde sanık ...'in de orada bulunduğuna işaret ettiği ve nitekim güvenlik kamera görüntülerinin de bunu doğruladığı, Yarbay sanık ...'nun telefonla arayarak çağırdığı sanık ...'ın bu zaman aralığında saat 22.32 sularında 2 Nolu Ana Nizamiye kapısından giriş yaparak Ege Ordu Komutanlığı kışlasına giriş yaptığı ve Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldiği, Ege Ordu Harekat Başkanlığında Yarbay sanık ... ile görüştükten sonra Ege Ordu Karargah binasında bulunan Harekat Merkezine (OHM) geçtiği, o gün Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığı'na gelirken saat 22.40.22'de giriş ve çıkışların kontrol edildiği Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Konteynerı olarak ifade edilen kontrol noktasındaki turnikeden geçtiği, girişini deftere kayıt ettiği ve fakat Ege Ordu Kışlasından ayrılmadan önce saat 23.55'de buraya gelerek daha önceden kayıt defterine kendisinin yazdığı kimlik bilgisine ilişkin satırı çizdiği, Maltepe Askeri Lisesi'nde İstihbarat Kısım Amirliği görevinden Ege Ordu İstihbarat Başkanlığı emrine atanan Albay sanık ... ile Maltepe Askeri Lisesi personelleri Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ...'ın da saat 22.43 sularında 0441940 plaka nolu Kangoo marka askeri bir araçla 2 Nolu Ana Nizamiye kapısından Ege Ordu Komutanlığı kışlasına giriş yaptıkları ve Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldikleri, Binbaşı sanık ...'ın savunmasında Maltepe Askeri Lisesi Personeli Binbaşı sanık ...'u Yarbay sanık ...'nun isteği üzerine çağırdığını dile getirdiği, Albay sanıklar ... ile ...'ın saat 22.38'de İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığı 2 nolu ana nizamiyesi otoparkında park halindeki araçlarından inerek tekrar Ege Ordu Harekat Başkanlığına doğru hareketlendikleri ve hemen akabinde tekrar araçlarına dönerek ve saat 22.44 suları itibariyle kışladan çıkış yaptıkları, ancak bunun hemen öncesinde saat 22.43 sularında 2 Nolu Ana Nizamiye kapısından Ege Ordu Komutanlığı kışlasına giriş yapmış bulunan sanıklar ..., ... ve ... ile görüştükleri, Sanık ...'ın kendi savunmasında da dile getirdiği biçimde elinde evden çıkarken yanına aldığı içinde tabanca mermisi bulunan bir poşeti taşıdığı, bu poşetin Ege Ordu Karargah binasına girdiğinde de elinde ..., Saat 22.00 sularında Kara Kuvvetleri Harekat Merkezi'nden telefonla Ordu Harekat Merkezinin (OHM) arandığı, telefona Ordu Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ...'nun cevap verdiği, arayan kişi kendisini Yüzbaşı Levent olarak tanıttığı ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan Hazırlık ve Birlik İntikali konulu bir mesaj gönderildiğini, bunun gelip gelmediğini sorduğu, ancak o saat itibariyle böyle bir mesajın henüz ulaşmadığını öğrenince de yanındakilere seslenerek Ege Orduya mesajın ulaşmadığını bildiriği ve bu konuşmayı müteakiben telefon henüz açıkken Evrak Yönetim Sistemine (EYS) söz konusu mesaj düştüğü, arayan kişinin gelen mesaja evrakına derhal işlem yapılmasını ve işlem yapıldığına dair Kara Kuvvetleri Komutanlığına bildirilmesini isteyerek görüşmeyi sonlandırdığı, Ordu nöbetçi amirinin, Ege Ordusu Kurmay Başkanı izinde ... için onun yerine vekalet etmekte olan ve kışla içinde lojmanlar bölgesinde ikamet eden Ege Ordu Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ... ...'i saat 22.05 sularında askeri hattan telefonla arayarak, Genelkurmay Başkanlığından harekat yıldırım öncelikli mesaj geldiğini belirtip gelen mesaj metnini okuyarak bilgilendirdiği, sanık ... ...'in mesajı tekrar okuttuğunda silahlı kuvvetlerin emir komuta zinciri içinde darbe yaptığını düşünüp kendisini almaları için ...'ten resmi araç talep ettiği, Sanık ... ...'in 22.45'te Ege Ordu Karargahı'nda bulunan Ordu Harekat Merkezinin bulunduğu giriş kapısına yaklaştığında darbeci güruhun başı olan sanık ... ile diğer darbeci sanıkların hareketlenerek ...'i karşıladıkları, OHM turnikesinden geçtikten sonra sanık ...'in kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere sanık ... ... ile birlikte sanık ... ...'in odasının bulunduğu bir üst kata çıktıkları, sanık ... ... ve ...'in burada 5 dk baş başa görüştükleri, onlar görüşme halinde iken OHM nöbetçi amiri Yarbay tanık ...'in DYS'den ve gelen evrak bölümünden gelen mesajları yazılı olarak sanık ... ...'in odasına getirip arz ettiği, sanık ... ...'in mesajları okuduğu, kolluk beyanında belirttiği üzere bu kalkışmanın emir komuta zinciri içinde olmadığını anladığı, yanında bulunan kendisine birinci dereceden bağlı Harekat Başkanı olan sanık ...'in sanık ... ...'e silahlı kuvvetlerin darbe yaptığını söylediği, Ordu Harekat Merkezi (OHM) nöbetçi personeli mesaj ile ilgili yukarıda izah olunan işlemleri gerçekleştirirken Ordu Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ... sigara içmek için bina dışına çıktığında Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'e rastladığı, Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığı istikametinden gelen Albay sanık ... an itibari ile sivil kıyafetli ..., Yarbay tanık ...' nun Albay sanık ...'e Kara Kuvvetleri Komutanlığından “Yıldırım Mesaj“ emri geldiğini söylediği, Albay sanık ... “biliyorum, haberim var, birazdan geleceğim” diyerek yoluna devam ettiği, Genelkurmay Başkanlığı'ndan saat 22.15'te gönderilen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajın, Ege Ordu Komutanlığı Barış Muhabere Merkezinde kurulu bulunan MEDAS sistemine saat 22.38'de düştüğü, 22.50 sularında çıktısının alındığı, Albay sanık ...'in saat 22.18 sularında "İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığı 2 Nolu Ana Nizamiye" kapısından aracı ile giriş yaptığı, Yarbay Tanık ... ile karşılaşmalarının saat 22.37'ye tekabül ettiği, bu saat itibariyle Albay sanık ...'in “Yıldırım Mesaj” emrinden bilgisinin olmasının dikkat çekici ..., Yarbay sanık ... ve Binbaşı sanık ...'ın, sanık ... ...'ın özel aracı ile Ege Ordu kışlası lojmanlar bölgesine geldikleri, akabinde sanık ... ...'ın yolda iken hazırlanmasını istediği askeri araç ile lojmanlar bölgesinden araçla yaklaşık 5 dk mesafedeki Ege Ordu Karargahına hep birlikte geldiklerinde saat 22:45 sularında Darbe Kalkışması fiillerinin artık kamuoyuna yansıdığı, Yarbay sanık ... ve Binbaşı sanık ...'ın birlikte Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldiklerinde (saat 22.44 suları) önceden telefon ile arayarak Ege Ordu Harekat Başkanlığına gelmelerini istedikleri Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığında Plan Subayı olarak çalışmakta olan Yüzbaşı sanık ... ve Üsteğmen sanık ... Ege Ordu Harekat Başkanlığında oldukları, Burada buluştukları esnada Binbaşı sanık ...'ın “Santrali Kapat” diyerek Üsteğmen sanık ...'a emir verdiği, ardından Yarbay sanık ...'nun Ordu Harekat Merkezine gidelim dediği ve hep birlikte Harekat Başkanlığından çıkarak Ege Ordu Komutanlığı Karargah Binasının zemin katında bulunan Ordu Harekat Merkezine (OHM) geldikleri, burada kısa bir süre televizyonlarda İstanbul Boğaz Köprüsünün silahlı askerler tarafından kapatıldığı görüntülerinin de yer aldığı haberleri izledikleri, Ordu Harekat Merkezi Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ...'in Binbaşı sanık ...'a “biz düz subaylarız, bilirse sizler bilirsiniz, neler oluyor” diye sorduğu, Binbaşı sanık ...'ın “darbe” diye yanıt verdiği, Yarbay sanık ...'nun yine OHM'de iken orada bulunan nöbetçi personele gelen telefonlara cevap vermemelerini emrettiği, ardından da “santrali kapatın” emrini verdiği, Binbaşı sanık ...'ın, ...'a bakarak bu kez başı ile “git” şeklinde tasdikledikten sonra tereddüt gösteren Üsteğmen sanık ...'a önce Yüzbaşı sanık ... “ne söyleniyorsa onu yap” dediği ve ardından yine Binbaşı sanık ... da “bu tür durumlarda Genelkurmay'ın emri vardır santrali çabuk kapat” diye emri tekrar ettiği, Üsteğmen sanık ...'ın da Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Tabur Komutanlığına bağlı Barış Muhabere Merkez Amirliğine giderek “Ordu Harekat Merkez'inden geliyorum, çok önemli olaylar var, santrali kapatmamızı emrettiler” diyerek Nöbetçi Personel Astsubay sanık ... ... ve Uzman Çavuş sanık ... ...'a santrali kapatmalarını emrettiği, bunun üzerine Santral Nöbetçi Uzman Çavuş sanık ... ...'ın saat 22.45 sularında şarteli indirerek santrali kapattığı, sanık ...'ın oradan ayrılırken de “bölük komutanlarına bilgi verin televizyonlara baksınlar” diye emir verdiği, sanık ...'ın ayrıca saat 22.47'de Muhabere Taburu 2. Bölüğü Nöbetçi Astsubayı tanık ...'ı arayarak Nöbetçi Astsubayların Ani Müdahale Mangası'nda (AMM) toplanmalarını istediği bu esnada AMM'de bulunan Astsubay tanık ...'ın bu görüşme sonrası arkadaşları Astsubay tanık ... ve Astsubay tanık ...'ı arayarak onları da AMM'ye çağırdığı, Astsubay tanık ... ...'un ise kendiliğinden geldiği, sanık ...'ın kısa bir süre sonra Astsubay tanık ...'a mesaj atarak nöbetçi astsubayların silahlanmasını emretmiş, bunun üzerine nöbetçi astsubayların silahlığa giderek silah aldıkları, ancak o ana kadar olan bitenden haberdar olmayan Astsubay tanık ... ve arkadaşlarının televizyondan darbe kalkışması ile ilgili haberleri izledikten sonra tekrar silahlığa giderek aldıkları silahları bıraktıkları, üsteğmen sanık ...'ın halen Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Tabur Komutanlığına bağlı Barış Muhabere Merkez Amirliğinde bulunduğu sırada takriben saat 22.50 sularında Genelkurmay Başkanlığından gönderilen sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu mesaj emrinin Haber Merkezinde bulunan Mesaj Evrak Dağıtım Sistemine (MEDAS) düştüğü, Yarbay sanık ... ve Binbaşı sanık ...'ın tekrar harekat başkanlığına döndüklerinde Yüzbaşı sanık ...'ün kendileri için hazır ettiği kamuflaj üniformaları giydikleri, O akşam Yüzbaşı sanık ...'ün Binbaşı sanık ... için hazırladığı üniformanın albay rütbesi taşıdığı, bu üniformanın Albay Tanık ...'ın dolabında bulunan kıyafet ..., Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... ...'in 15/07/2016 günü mesai sonrası konutunda bulunduğu bir sırada Ankara'daki yakınlarından ve televizyon kanallarından askeri hareketlilik ile ilgili bilgi sahibi olmasını müteakip karargaha geçerek konuyu anlamak ve yakından takip etmek kararı aldığı, hemen ardından konuttaki sabit telefon ve askeri hatların kesilmiş olduğunu anlayınca emir subayı Binbaşı tanık ...'yi cep telefonundan aradığı, ancak ona ulaşamayınca koruma astsubayı ...'ı arayarak karargaha geçmek üzere derhal hazırlık yapılmasını emrettiği, Saat 23.08 sularında Yarbay sanık ...'un telefonla çağırdığı Maltepe Askeri Lisesinde Öğrenci Grup Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ... ve beraberindeki Öğrenci Tabur Komutanı Kurmay Yarbay sanık ...'nin, Albay ...'a ait sivil araçla 2 Nolu Ana Nizamiye kapısından giriş yaparak Ege Ordu Komutanlığı kışlasına giriş yaptıkları ve Ege Ordu Harekat Başkanlığına geçtikleri, Saat 22.52'de Harekat Başkanı Albay sanık ...'in kendi makamına geçmesinin ardından saat 23.15'e kadarki 23 dakikalık bir zaman dilimi içerisinde Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ..., Albay sanık ..., Maltepe Askeri Lisesi Personelleri Albay sanık ..., Yarbay sanık ..., Yarbay ..., Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ...'ın Albay sanık ...'in makam odasına girip çıktıkları, onunla görüştükleri ve genel olarak birbirleri ile irtibat halinde bir güruh olarak hareket ettikleri, Albay sanık ... makam odasında eğitim kıyafeti denilen kamuflaj üniformalarını giyindiği, Maltepe Askeri Lisesi personeli Binbaşı sanık ...'un kendisine verdiği tabancayı aldığı, Binbaşı sanık ...'un kolluktaki ifadesine göre; kendileri Ege Ordu Komutanlığına geldikten sonra Binbaşı sanık ... darbe yapıldığını, Cumhurbaşkanı ...'ın özel kuvvetler tarafından ele geçirildiğini, Huber Köşkünde alıkonulduğunu açıkladığı, binbaşı sanık ...'un kollukta ifade verdiği tarihinin 18/07/2016 ..., o tarihte darbecilerin kalkışma planları ile ilgili soruşturma makamları elinde ve kamuoyunda bu ayrıntıları içeren yeterli bilgi henüz bulunmadığı, darbeyi planlayan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşısı ... ve örgüt mensubu sözde askerler ile onların iş birlikçileri tarafından Ankara'da villa evde yapılan darbe planlamaları ile ilgili ilk bilgiyi veren kişilerin itirafçı sanıklar ... ile Albay ... ..., sanık ...'ın İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 18.08.2016 tarihinde gizli tanık ... KOD adıyla ve açık kimliği ile vermiş ... ifadesinde 15 Temmuz darbe gecesi ilk yapılacak işin Cumhurbaşkanı ...’ın Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli timlerce alınarak Huber Köşkünde muhafaza edilmesi ve daha sonra buradan alınarak hava yolu ile İstanbul’da kısa bir süre bekletip, yine hava yolu ile denize açılacak bir gemiye indirilmesi ve burda alıkonması yolunda planlamaların yapıldığı bilgisini verdiği, bu durumun başta Binbaşı sanık ... ile o akşam birlikte hareket eden diğer askeri personelin darbe planlamaları ayrıntılarından haberdar olduklarını ortaya koyduğu, Daha önce sivil bir halde Ege Ordu Komutanlığı'na gelerek bir saate yakın bir süre burada bekleyen ve sonrasında saat 22.44 suları itibariyle Ege Ordu Kışlal da geldiği, Ordu Komutanının koruma ekibinde bulunan polis memurları tanık ... ve ...'in telefonla çağrıldığı ve onların da gelerek karargah içinde, dışında ve ordu komutanının makam katında silahlı bir biçimde koruma görevine geçtikleri, Olayların yukarıda anlatılan akışı içerisinde bir tespit yapılacak olursa Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... ... makamına henüz gelmeden Albay sanık ..., Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Tuğgeneral sanık ... ..., Üsteğmen ..., Yüzbaşı sanık ..., Albay sanık ..., ordu komutanının emir astsubayı olan sanık ... ...; Maltepe Askeri Lisesi personelleri Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Binbaşı sanık ...'ın Ege Ordu Komutanlığı karargah binasına geldikleri, karargah binasının zemin katında bulunan Ordu Harekat Merkezine (OHM) girip çıktıkları, burası ile çapraz karşı binada bulunan Ege Ege Ordu Harekat Başkanlığı arasında gidip geldikleri ve kendi aralarında görüşüp konuştukları, Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ..., Albay sanık ...,Yarbay ..., Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ...'ın saat 22.52'de Harekat Başkanı Albay sanık ...'in kendi makamına geçmesinin ardından onunla görüştükleri, Bu görüşmede darbe fiilinin icrası kapsamında Ege Ordu Komutanı tanık ... ...'in derdest edilme planının hazırlığı için Ani Müdahale Mangasının kontrol altına alınması kararlaştırıldığı ve bu görüşmenin hemen ardından Binbaşı sanık ... ve İstihkam Teğmen sanık ... Ege Ordu Harekat Başkanlığından ayrılarak saat 23.04'te Ani Müdahale Manga (AMM) nöbetçi subayı Asteğmen tanık ...'in nöbette bulunduğu yere gelmişler, Binbaşı sanık ...'ın Nöbetçi Asteğmen tanık ...'e AMM'de kaç silah ..., ne kadar mühimmat bulunduğu, kaç askerin nöbetçi ... gibi sorular sorduğu, ondan mühimmat dolabının anahtarını istediği, teslim aldığı anahtarı yanında bulunan Teğmen sanık ...'e verdiği, AMM odasına geçerek burada nöbetçi bulunan ya da nöbet değişimlerinden dönen Emniyet Muhafız Bölüğünden erlerle konuştuğu, bu esnada telefonda görüştüğü kişiye o an için AMM'de yeterli asker bulunmadığı yolunda açıklama yaptığı, nöbetinden dönen Er tanık ...'e Emniyet Muhafız Bölüğü'nde kaç er olduğunu sorduktan sonra koğuşlarındaki bütün askerlerin derhal uyandırılması ve silahları ile birlikte aşağıya indirilmeleri emrini verdiği, Er tanık ...'in 11.07.2017 tarihli oturumda alınan ifadesinde; “...bu emri Binbaşı sanık ...'ın yanlarında Teğmen sanık ...'e verdiğini ve Teğmen sanık ...'in de dönerek emri kendilerine tekrar ettiğini...” belirttiği, Bu emir sonrası Er tanık ... ve Er tanık ...'in Emniyet Muhafız Bölüğü koğuşuna çıkarak bütün erleri uyandırdığı, kamuflaj üniformalarını giyen ve teçhizatlanmaya başlayan askerler aşağıya inmeden önce Karargah Bölüğü ve Emniyet Muhafız Bölüğünde nöbetçi Astsubayı tanık ...'ın gelerek erlerin aşağıya inmelerini engellediği ve tekrar yataklarına dönmelerini sağladığı, Teğmen sanık ... AMM'de iken Er tanık ...'a “yarın hepiniz kahraman olacaksınız” diye telkinde bulunduğu, Saat 23.33 sularında Albay sanık ... ile Albay sanık ... Ege Ordu Karargahına ikinci kez gelmiş olduklarında araçlarını otoparkta ve beraberinde getirdikleri 6 adet Kaleşnikof tüfeği araçlarında bırakarak yaya vaziyette Ege Ordu Harekat Başkanlığına geçmişlerdir. Kapıda görüştükleri Yarbay sanık ... ve Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ... ile birlikte Harekat Başkanı Albay sanık ...'in makamına geçerek bir kaç dakika kadar görüşmüşlerdir. Bu esnada Maltepe Askeri Lisesi personelleri Albay sanık ..., Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık , Binbaşı sanık ..., Binbaşı sanık ... ve Maltepe Askeri Lisesinden Ege Ordu Komutanlığı emrine henüz atanmış bulunan Albay sanık ..., Albay sanık ...'in makamına gelmişler hep birlikte kendi aralarında görüştükleri, saat 23.46 itibariyle Albay sanık ... ve orada toplanan tüm sanıklar Ege Ordu Harekat Başkanlığı makam katından ayrıldıkları, Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığında meydana gelen olaylar kısmında da açıklandığı üzere, Pilot Yüzbaşı sanık ... ve uçuş ekibinin Cougar tipi bir helikopterle Ege Ordu Komutanlığı Karargahına giderek saat 23.44'te karargaha ait piste iniş yaptığı, Ege Ordu Karargahına inmelerini müteakiben Ege Ordu Komutanı ... ...'in emri ile ilk önce Konut Koruma Astsubayı ...'ın helikopterin yanına gelerek Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ... ... ile görüştüğü, ona niçin geldiklerini sorduğu, Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ... ...'nın “Sıkıyönetim emri ile geldik, emir size de gelecektir” şeklinde açıklama yaptığı, hemen hemen eş zamanlı olarak İstikam Okulu Eğitim Merkez Komutanlığı Erkan Başkanı Yarbay ... ...'ın helikopterin bulunduğu yere geldiği, uçuş teknisyeninin kaskını takarak 1. Pilot Yüzbaşı sanık ...'a neden geldiklerini sorduğu, sanık ...'un ona da güvenlik ekibi almaya geldiklerini ifade ettiği, bir süre daha pistte kalmaya devam eden helikopterin yanına bu kez yine Ege Ordu Komutanı ... ...'in emri ile Emir Astsubayı sanık ... ...'nın geldiği ve kaskı takarak görüştüğü helikopter pilotu sanık Yüzbaşı ...'a Ege Ordu Komutanının emri ile derhal kalkmaları gerektiğini ilettiği ve bunun üzerine helikopterin karargah pistinden havalanarak Filo Komutanı sanık Yarbay ... ...'ın emri ile Çiğli 2. Ana Jet Üssüne döndüğü, Yine saat 24:00 sularında 1. pilot yüzbaşı sanık ... ... ve 2. pilot üsteğmen sanık ... ...'nın birlikte kullandıkları, teknisyenliğini astsubay sanık ... ...'ın yaptığı, 3. Kara Havacılık Alayı emrindeki SAR helikopterinin saat 00.10 sularında Ege Ordu Komutanlığına indiği, bu helikopterin iniş yaptığı esnada aynı amaçla oraya daha önce gönderilen Yüzbaşı sanık ...'un 1. pilotluğunu yaptığı Cougar tipi helikopterin herhangi bir personel ya da paket almadan pistten kalkış yaptığı, Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... ...'in helikopterlerin geliş sebebinin sorulması emri üzerine Kışla Nöbetçi Amiri Bakım Binbaşı tanık ...'in helikopter pistine giderek piste iniş yapan bu ikinci helikopterin Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ... ... ile görüştüğü, ne için geldiklerini sorduğunda sanık ... ...'ın paket almaya geldiklerini ifade ettiği, Binbaşı tanık ...'in kendilerini kimin gönderdiğini sorması üzerine de “söyleyemem” diye cevap verdiği, Binbaşı tanık ...'in Ege Ordu komutanının emriyle geldiğini ve derhal oradan ayrılmalarını söyleyerek helikopter pistinden ayrılırken bu kez Ege Ordu İstihbarat Başkanı Albay tanık ...'nun gönderdiği Üsteğmen sanık ...'ın piste gelerek Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ... ...'a niçin geldiklerini ve kendilerini kimin gönderdiğini sorduğu ve aynı cevapları aldığı, Üsteğmen sanık ...'ın bu kez kulaklık ve mikrofon takarak pilot sanık ... ... ile görüştüğü, Ege Ordu İstihbarat Başkanının emri ile oradan kalkmaları gerektiğini ilettiği, sanık ... ...'nin kendilerine orada beklemeleri emri verildiğini ifade ettiği, ne var ki Üsteğmen sanık ...'ın pistten ayrılmasını müteakiben bu ikinci helikopterin de Ege Ordusu Kışlasından herhangi bir paket veya personel almadan saat 00.25 sularında kalkış yaptıkları, helikopterlerin ayrılmasını müteakiben Ege Ordu Komutanının emri ile helikopter pistine araç çekildiği, Ege Ordu Kışlasına iniş yapan helikopterleri oraya sevk edenlerin darbe kalkışması plan ve eylemleri içerisinde aktif olarak yer almış kişiler olması, gelen helikopter mürettebatının gerek oraya sıkıyönetim emri ile geldiklerini ifade etmiş olmaları, gerekse darbe planlayıcıları tarafından derdest edilecek üst rütbeli personeli ifade etmek için adeta parola gibi kullandıkları “paket” deyimini kullanarak “paket almaya” geldiklerini ifade etmiş olmaları, yine darbe planlayıcıları tarafından derdest edilecek üst rütbeli personelin enterne edildikleri sırada onlara güvenliklerinin alındığı, onları güvenli bir yere götürecekleri şeklinde aldatıcı imalar kullanmış olmaları gibi “bir güvenlik timinin alınacağı” şeklindeki söylem içinde olmaları, böyle bir güvenlik timi naklinin gerçekte hiç var olmaması, Ege Ordu Komutanı tarafından herhangi bir helikopter talep edilmemiş olması, helikopterlerin Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Karargahında toplandıkları sırada ve hemen hemen eş zamanlı olarak Ege Ordu Karargahına habersiz ve izinsiz iniş yapmış olmaları, Maltepe Askeri Lisesi eski ve yeni okul komutanları Albay sanık ... ile Albay sanık ...'in araçta üç kişi olmalarına rağmen yanlarına 6 adet Kaleşnikof marka tüfek ve mühimmat alarak ve araçlarının plakasını gizleyerek Ege Ordu Karargahına gelmiş olmaları, Maltepe Askeri Lisesi personelinin yukarıda da izah edildiği biçimde toplanan delillere göre darbe planlamalarından önceden haberdar oldukları anlaşılan başta Ege Ordu Harekat Başkanı Kara Pilot Kurmay Albay sanık ... ile Yarbay sanık ... ve Binbaşı sanık ...'la beraber hareket etmiş olmaları, duruşmada izlenen güvenlik kamera görüntülerinde de açıkça görüldüğü biçimde Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Karargahındaki işbirlikçileri ... değerlendirilen personel ile bir güruh halde yoğun bir biçimde görüşme ve hareket içinde olmalarının ve orada bulundukları sürenin uzunluğunun, terör endişesi duydukları için bilgi almak üzere Ege Ordusuna geldikleri yolundaki kendi savunmaları ile çelişmekte oluşu, böyle bir terör şüphenin var ... saatlerde kendi birliklerinde bulunup duruma hakim olmaları gerektiği ve diğer tüm askeri birlikler gibi komutanlıkları aracılığı ile gereken bilgiye erişebilecekleri halde bu yola tevessül etmemiş olmaları, sanık ...'nın olayın sıcağı sıcağına 20/07/2016 tarihinde kollukta müdafii huzuru ile alınan ve itibar edilen savunmasında "Ege Ordu Komutanını almaya gitmişiz" şeklinde amaçlarını ortaya koyan ikrar içerikli beyanı birlikte değerlendirildiğinde; Ege Ordu Karargahına gelen Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Komutanının derdest edilmesi, karargahın komutasının ele geçirilmesi gibi darbe kalkışmasını destekleyen eylem planlamaları içinde oldukları ve fakat karargahın ve ordu komutanının güvenliğinin çok erken saatlerde silahlı koruma personeli tarafından alınmış olması karşısında çatışma riskini göze alamamış olmaları veya planı sevk ve idare edenler tarafından kendilerince malum bir sebeple planın askıya alınmış olması nedeniyle eylemlerini gerçekleştiremedikleri, fakat davetsiz olarak olağan dışı bir biçimde toplandıkları Ege Ordu Karargahını bir anlamda işgal edip kontrol altında tutukları sonuç ve kanaatine varıldığı, Esasen 15 Temmuz 2016 tarihinde Ege Ordu Harekat Başkanı ... ile Darbe Kalkışması ve Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen suikasta teşebbüs eylemlerinin önemli bir üssü durumunda bulunan Çiğli 2. Ana Jet Üssü arasında yoğun bir telefon trafiği gerçekleştiği, Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ... kendi adına kayıtlı mobil telefon hattı ile saat 23.08 ila saat 00.09 arasındaki zaman diliminde beş kez Çiğli 2. Ana Jet Üssü Uçuş Eğitim Merkez Komutanlığını aradığı, Albay sanık ... kolluktaki ifadesinde; "Albay sanık ...'in odasında bulundukları sırada Albay sanık ...'in telefonda bir yerler ile konuştuğunu ve güvenlik nedeniyle helikopter çağırdığını ve bir süre sonra kışlada çağrılan helikopterlerin sesini duyduğunu" ifade ettiği, 15 Temmuz 2016 tarihinde Ege Ordu Komutanlığı Karargahına inen helikopterlerin iniş ve kalkış saatleri ve dosya sanıklarından Albay sanık ...'ın soruşturma aşamasında İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığında alınan tarihli ifadeleri nazara alındığında söz konusu helikopterlerin Ege Ordu Komutanlığı Karargahına sevkinde Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'in dahlinin ... sonuç ve kanaatine varıldığı, Ege Ordu Komutanın Karargaha gelişi sonrasında orada ne için bulundukları konusunda Ege Ordu personeli üzerinde endişe ve tereddüt oluşturan Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... ...'in emri ile karargahtan uzaklaştırıldığı, Yarbay sanık ... ve Binbaşı sanık ...'ın helikopterlerin ve Maltepe Askeri Lisesinden gelen personelin Ege Ordu Komutanlığı Kışlasından gönderilmesinden yaklaşık 40-50 dakika sonra sivil kıyafetlerini giyerek saat 00.41 sularında Harekat Başkanlığı Makam Katından ve ardından da Ege Ordu Komutanlığı Kışlasından sanık ...'e ait araç ile ayrıldıkları, ancak 30/07/2016 tarihinde İzmir ili, Tire ilçesinde D.Ş. adlı bir şahsın köy evinde yakalandıkları, Sanık Yarbay sanık ... yanında Maltepe Askeri Lisesi Öğrenci Grup Komutanı Albay sanık ... ... halde Ege Ordu Komutanlığı Karargahına geldikleri esnada saat 23.00-23.15 sularında kendi bölük komutanı Üsteğmen sanık ...’nu aradığı ve Albay sanık ...’nın Bölük Komutanlarının okulda toplanmaları yolundaki emrini ilettiği, ayrıca Albay sanık ...'ın, Okul Komutanı Albay sanık ...’in emri ile bölük komutanı İdari İşler Subayı Yüzbaşı sanık ... ’yi arayarak tabur ve bölük komutanlarının silah ve mühimmat almalarını emrettiği, bu emirler doğrultusunda silahlığın açılmasının sağlandığı ve gelen bölük komutanlarına silah ve mühimmat dağıtıldığı, ancak ne var ki henüz darbe kalkışması ile ilgili teyakkuz hali sona ermemişken, tüm takviye tedbirlerin saat 02.00 sularında kaldırıldığı ve silahlıklardan temin edilen silah ve mühimmat teslim edildiği, Tümgeneral sanık ...'in olay tarihinde izinde ... ve Marmaris'de konuşlu Aksaz Askeri Kampında bulunduğu, 16/07/2016 tarihinde saat 00.24.20'de adına kayıtlı mobil hattan Ege Ordu Kurmay Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ... ...'i onun adına resmi tahsisli mobil hattı arayarak Ege Ordusu İstihkam Taburunun EMASYA protokolü kapsamında hazırlanması emri verdiği, Saat 03.17 itibariyle Tümgeneral sanık ... karargah binasına giriş yaptığı, gelir gelmez Ege Ordu Komutanının makamına uğradığı, Ordu Harekat Merkezinin işleyişi ile ilgili emir ve talimatlarını aldığı, Albay tanık ... ile birlikte güvenlik kamera odasına giderek kamera görüntülerini izlediği ve akabinde tüm başkanların brifing salonunda toplanması emrini verdiği, kendisinden habersiz düzenlenen bu toplantıyı haber alan Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... ...'in brifing salonuna gelerek toplantıda bulunanların işlerinin başına dönmesini emrettiği ve toplantıyı sonlandırdığı, hemen sonrasında Albay tanık ... Süsleyen'in daha evvelce gönderilen sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlere uyulması yolunda Kara Kuvvetleri Komutanlığından gelen yeni mesaj emirlerini Tümgeneral sanık ...'e arz ettiği, Tümgeneral sanık ...'i de bu mesaj emirleri ile birlikte Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... ...'in makamına girdiği, sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlere uyulması yolunda mesajlar geldiğini hatırlatarak Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... ...'e Kara Kuvvetleri Komutanı ile görüşüp görüşmediğini sorduğu, Orgeneral ... ...'in Tümgeneral sanık ...'i makamından dışarıya çıkararak “... Paşa sen emirleri kimden alırsın sen bana bağlı değil misin” diye sorduğu, Tümgeneral sanık ...'in bu durum karşısında “İzmir ve Manisa Sıkıyönetim Komutanıyım, mesaja binaen yetkilendirildim, bundan sonra emir komuta bendedir” diyerek karşılık verdiği, Orgeneral ... ...'in sanık ...'e “seni görevden alıyorum” diyerek odasına geçmesini emrettiği, sanık ...'in “Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir generaliyim, bunu yapamazsınız” dediği, ancak Ordu komutanının orada bulunanlara işaret ederek sanık ...'in gözaltına alınmasını emrettiği, bunun üzerine Ordu Komutanı Emir Subayı, Koruma Astsubayının sanık ...'i odasına götürdükleri, bu esnada sanık ...'in orada bulunanlara “iki, iki buçuk saat sonra hepinizi burada vurdururum” şeklinde tehditlerde bulunduğu, sanık ... odasında göz hapsine alınırken Binbaşı tanık ... tarafından üzerindeki cep telefonuna el konulduğu, odasındaki telefon irtibatlarının kesildiği, koruma ekibinin de makam kapısında dönüşümlü nöbet tutmaya başladıkları, ilerleyen saatlerde sanık ...'in içerde bir telefon görüşmesi yaptığını fark edilince tanık ...'nin sanık ...'in makam odasına girerek kendisinden görüşme yaptığı cep telefonunu istediği, sanık ...'in önce “Ertan yanlış yapıyorsun” diyerek telefonu vermeyi reddettiği, sonrasında Denizli ve Bergama'daki Tank Taburlarına emir verdiğini, 2 saate kadar tankların bölgede olacağını söyleyerek tehditlerine devam ettiği, ancak tanık ... ısrarlarına devam edince elindeki cep telefonunu masasının üzerine koyduğu, ayrıca tanık ...' nin telefonu alarak odadan ayrılmasına müteakip sanık ...'in makam odasının kapısına gelerek, kapı önünde bekleyen tanıklar Uzman Çavuş tanık ... ..., Polis Memuru ... ve Uzman Çavuş ...'na eliyle işaret ederek “Benimle misiniz değilmisiniz” diye sorduğu ve “Denizli'yi aradım tanklar yola çıktı, sabah hepinizi kurşuna dizdirecem” dediği, 4-Kara Harp Okulu Atat Bölge Birlik Komutanlığı Menteş Kampında Meydana Gelen Olaylar: 15/07/2016 tarihinde Kara Harp Okulu Komutanının Tümgeneral ... ..., Ankara'da yaşanan darbe kalkışmaları sırasında komutanı ... Kara Harp Okulunda Kurmay Başkanı Kurmay Albay ... ve diğer darbeci askerler tarafından saat 21.30 sularında rehin alındığı, Olay tarihinde Kara Harp Okulu öğrencilerinin İzmir İli, Urla İlçesi, Menteş Bölgesinde konuşlu bulunan Atış ve Tatbikat Bölgesi’nde (ATAT) eğitimde bulundukları, ATAT Bölge Komutanlığı diye adlandırılan birliğin komutanının Albay Tanık ... ... ..., Kurmay Albay sanık ...'ın ise Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı ..., Kara Harp Okulu Kurmay Başkanı Kurmay Albay ...'ın darbe kalkışmasını yaşandığı tarihte İzmir ili, Urla ilçesi, Menteş Bölgesinde konuşlu ATAT Bölge Birlik Komutanlığı kışlasında bulunan Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı sanık Kurmay Albay ... ile irtibat ve işbirliği içerisinde ..., sanık ...'ın 15/07/2016 günü saat 20.53 sularında Kara Harp Okulu Kurmay Başkanı Kurmay Albay ...' ın ile görüştüğü, ilerleyen saatlerde aralarında gerçekleşen üç aramanın daha söz konusu ..., Albay sanık ...'ın kendi savunmasına göre; Kara Harp Okulu Kurmay Başkanı Kurmay Albay ...'ın Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral ...'ün harbiyelilerin Kara Harp Okulunda toplanacağına yönelik emrini ilettiği, emrin ayrıntılarını ise askeri hattan bildireceğini söylediği, Albay sanık ...'ın akabinde karargaha geçerek askeri hattan yaptığı ikinci telefon görüşmesinde ise Albay ...'ın İzmir/Menteş'de bulunan 3, Sakarya Taburunun ve Isparta/Eğirdir’de bulunan 4.Dumlupınar Taburunun askeri uçakla Ankara'ya intikalini istediği, İzmir/Menteş'deki öğrencilerin ... Menderes Hava Alanı'ndan uçakla alınacaklarını belirterek öğrencilerin intikal sırasında kendi emniyetlerini sağlamak için silahlı bulunmalarını ve yanlarına yeterli mühimmat almalarını emrettiği, bunun dışında sadece ihtiyaç duyabilecekleri eşofman, tıraş takımı ve saire gibi malzemeleri alabileceklerini ancak fazla bir eşyaya gerek bulunmadığını belirttiği, Alay Komutanı Kurmay Albay sanık ...'ın Kara Harp Okulu Kurmay Başkanı Kurmay Albay ...'ın kendisini ilk aramasının hemen sonrasında saat 20.53 sularında 3. Sakarya Tabur Komutanı Kurmay Yarbay sanık ...'ü arayarak Sakarya Taburunu karargaha 400-500 metre mesafede olan Çadırlar Bölgesi tabir edilen mevkide toplaması emrini verdiği, Albay sanık ... saat 20.59 sularında Yarbay sanık ...'ü tekrar arayarak harbiyelilerin silahlandırılması ve yanlarına mühimmat verilmesi, intikalin bu şekilde gerçekleştirileceği emrini ilettiği, Yarbay sanık ...'ün aldığı bu emri derhal tabur nöbetçi subayına ilettiği ve silsile ile iletilen emir gereği harbiyelilerin Çadırlar Bölgesi'nde toplandığı, harbiyelilere dağıtılmak üzere depodaki tüm HK-33 mermi mühimmatı ile bölük ve takım komutanlarına dağıtılmak üzere Glock marka tabanca ile mermilerin, askeri nakliye aracı olarak istihsal edilen bütün UNIMOG kamyonların hazır edildiği, Alay Komutan Yardımcısı Albay tanık ...'nin saat 21.45 sularında Ankara'da Kara Harp Okulunda Nöbetçi Amiri Yüzbaşı Volkan Kenci'nin kendisini arayarak Genelkurmay'dan silah sesleri geldiğini, garip şeylerin olduğunu bildirmesi sonrasında ATAT Bölge Birlik Komutanı Albay tanık ... ...'ü arayarak durumu bildirdiği ve daha sonra da karargaha geçtiği, Albay sanık ...'ın ona Türkiye'nin karıştığını, boğazın kapatıldığını, Çanakkale'de ve Eğirdir'de bulunan harbiyelilerin çağrıldığını, kendilerinin de yoklama alacağını ifade ettiği, bu sırada Sakarya Tabur Komutanı Yarbay sanık ...'ün de makamda ..., Albay sanık ...'ın, Harp Tarihi Tatbikatı için 15 Temmuz 2016 sabahı itibariyle 3 günlük bir süre için Tabur Harekat Eğitim Kısım Amiri Yüzbaşı ...’ın emir komutasında Çanakkale'ye gitmiş bulunan Sakarya Taburunun 16., 17. ve 18. bölüklerinin ve de 13.06.2016-12.08.2016 tarihleri arasında planlanan Komando Temel ve Mukavemet Kazandırma Eğitimi için Tabur Harekat Eğitim Kısım Amiri Binbaşı ...’ün emir komutasında Isparta Eğirdir'de bulunan 4. Dumlupınar Taburunun da Ankara'ya intikali emrini verdiği, Çanakkale'de bulunan Tabur Harekat Eğitim Kısım Amiri Yüzbaşı ...ı saat 20.55 arayarak emri ileten kişinin Yarbay sanık ... ..., Isparta Eğirdir'de bulunan Binbaşı ...'ü ise bizzat Albay sanık ...'ın aradığı, ayrıca, Albay sanık ...'ın Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı olarak tüm harbiyelilere telefon SMS mesajı gönderilmesini sağlayarak okula dönmeleri emrini verdiği, Öğrenci Alay Komutanı Albay sanık ...'ın, Ankara'ya gidileceği emrini kimden aldığını soran ATAT Bölge Birlik Komutanı Albay tanık ... ...'e önce emri Kara Harp Okul Komutanından aldığını söylemiş, sonrasında ise emri Kurmay Başkanı Kurmay Albay ...'ın verdiğini ifade etmiş, Albay tanık ... ... okul komutanı ile görüşüp görüşmediğini sorduğunda da ona ulaşılamadığını ifade ettiği, gerek ATAT Bölge Birlik Komutanı Albay tanık ... ... gerekse Alay Komutan Yardımcısı Albay tanık ...'nin harbiyelilerin Ankara'ya götürülmesinin uygun olmadığı, Menteş'te bulundukları karargahın kendileri için daha güvenli ... konusunda Albay sanık ...'ı ikna etmeye çalıştıkları, fakat netice alamadıkları, Yarbay sanık ...'den Ankara'ya intikal edileceği emrini alan Yüzbaşı ...ın, sevk ve komuta ettiği Sakarya Taburunun 16., 17. ve 18. bölüklerine Ankara’ya intikal emri verdiği, harbiyelilerin birliklerinden ayrılmak için hazırlandıkları, bunu haber alan Garnizon Komutanı 2.Kolordu Komutanı Korgeneral Musa Avsever'in buna izin vermeyeceğini belirttiği, ancak Yüzbaşı ...ın verilen emre uymamakta ısrar ettiği, bu nedenle Korgeneral Musa Avsever'in intikal emrini ileten sanık ...'ü telefonla aradığı ve intikalin güvenli olmayacağını, garnizon komutanı olarak orada bulunan birliklerin sorumluluğunun kendisinde olduğunu belirterek intikali durdurmasını istediği, sanık ...'ün “Ben Kara Harp Okulu Tabur Komutanıyım, benim komutanım Kara Harp Okulları Komutanı ...'dür. Okula dönmek için emir aldım, kendi birliğimi toplamak zorundayım” diyerek verilen emre uymadığı ve telefon görüşmesini telefonun şarjının bittiği, kolordu komutanın sesini duyamadığı vs mizansenleri ile sonlandırdığı, bu telefon görüşmesi sırasında sanık ...'ın elinin baş parmağı ile beğeni işareti yaparak sanık ...'ün kolordu komutanına söylediklerini tasdik ettiğini gösterdiği, ayrıca Çanakkale'de bulunan Bölük Komutanlarından Yüzbaşı ...ı arayarak gerekirse bariyerleri kırıp geleceksiniz diye emir verdiği, ATAT Çadırlar Bölgesi'nde her bölüğün kendi zimmetinde bulunan Glock marka tabancaların 3 bölük komutanı ve her bölükte bulunan takım komutanları tarafından kuşanıldığı, bu tabancalar için depodan çekilen 900 adet mermi de her birine 50'şer adet olmak üzere dağıtıldığı, dağıtılan HK-33 mermilerinin bölük komutanları ve takım komutanlarının nezaretinde şarjörlere basılarak her bir harbiyeliye 5 er adet şarjör olarak verildiği, yaklaşık 300 harbiyeliyi taşıyacak olan her bir UNIMOG tipi askeri araç için bir araç komutanı seçildiği, Albay sanık ... tarafından konvoy komutanı olarak görevlendirildiği, binbaşı tanık ...'nin konvoyun hareketinden önce orada bulunan Albay sanık ...'a polis veya jandarma bizi durdurursa ne yapacağız diye sorduğu, Albay sanık ...'ın tanığın belindeki tabancasını işaret ederek “silahın yok mu” dediği, 16/07/2016 günü saat 02.05 sularında silahlı, hücum yelekli ve yedek mühimmatlı harbiyelileri taşıyan 14 adet aracın Urla Menteş ATAT Bölge Birlik Komutanlığından hareket ettiği, o akşam teyakkuza geçmiş bulunan emniyet birimlerince muhtemel askeri hareketlilikten bilgi sahibi olmak amacıyla önceden alınan tedbirler kapsamında Urla İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından da Menteş mevkiine 6-7 km mesafede bulunan İskele Polis Merkezi mevkiinde önleyici tedbir alındığı, konvoyun çıkışını haber alan Urla İlçe Emniyet Müdürünün o akşam valilikte kurulan kriz merkezinde bulunan dönemin İl Emniyet Müdürüne durumu bildirdiği, Ege Ordu Komutanlığı ile yapılan görüşmeler neticesinde konvoyun çıkışından bilgi sahibi olunmadığının öğrenildiği ve konvoyun geçişine izin verilmemesi emri alındığı, bunun üzerine konvoyun kısa süre sonra İskele Polis Merkezi mevkine geldiğinde de burada tedbir alan polisler tarafından durdurulduğu, İskele Polis Merkezinde görevli Komiser tanık ...'ın Yarbay sanık ... ile görüştüğü, ne amaçla, nereye gittiklerini sorduğu, Yarbay sanık ... intikallerinin olduğunu söyleyerek yolu açmalarını istediği, tanık ...'ın mutat zamanda askeri intikallerin resmi kanallardan kendilerine bildirildiğini, kendilerinin de yol kontrollerini sağladığını ancak bu intikal ile ilgili kendilerine gelen herhangi bir yazı olmadığını ifade ettiği ve varsa böyle bir yazı bunun ibrazını isteyerek ancak bu durumda geçişe izin vereceklerini belirttiği, Yarbay sanık ...'ün “sen 3-5 kişiyle mi bu kadar askeri durduracaksın, belindeki silaha mı güveniyorsun, yolu açın, bizim gitmemiz gerekiyor, bu araçlar askeri araç, hepsinde mühimmatlı askerler var, biraz daha zorluk çıkarır yolu açmazsanız çatışma çıkar" dediği, bu görüşme devam ederken Urla İlçe Emniyet Müdürünün olay yerine geldiği, onun da görüştüğü Yarbay sanık ...'e nereye ve niçin gittiklerini sorduğu, intikalle herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığını, bu sebeple çıkışlarına izin vermeyeceklerin ifade ettiğiği, konudan Valinin, Ege Ordu Komutanının ve İl Emniyet Müdürünün bilgisinin olduğunu, bu harekeliliğin doğru olmadığını, zaten konunun iyi yada kötü belli olduğunu, darbe girişimine yönelik bir hareket içerisinde bulunmamalarını, komutanları ile gerekli telefon irtibatını ve istişareyi sağlayarak bu hareketten vazgeçmelerini, komutanlarından alacakları talimat farklı olursa burada çatışacaklarını söyleyerek itikalden vazgeçmeleri hususunda telkinde bulunduğu, bunun üzerine Yarbay sanık ...'ün Alay Komutanı Albay sanık ... ile dört kez telefonda görüştüğü, ayrıca Binbaşı tanık ...'ye emniyet güçlerinin planlı intikal için şart koştuğu bildirim yazısının hazırlanması emrini verdiği, İskele Polis Merkezi mevkiinde kurulan bu polis barikatındaki bekleyiş sırasında konvoydan haberdar edilen Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... ...'in, emir subayı aracılığıyla ATAT Bölge Komutanı Albay tanık ... ...'ü telefonla arayarak konvoy ile ilgili bilgi aldığı ve konvoyun derhal döndürülmesi emrini verdiği, Albay tanık ... ... bu emri Albay sanık ...'a ilettiği ve telefonda Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... ... ile görüşmesini sağladığı, Ege Ordu Komutanının konvoyun derhal geri döndürülmesi yönündeki aynı emri bir kez de Alay Komutanı Albay sanık ...'a verdiği, Albay sanık ...'ın bu görüşme sonrası aradığı Yarbay ...'e emri aktararak dönmelerini istediği, nitekim konvoyun bu emir sonrası intikalden vazgeçerek ATAT Bölge Komutanlığı'na dönüş yaptığı, 5- Bornova 2. Jandarma Komando Tugay Komutanlığında Meydana Gelen Olaylar: Ege Ordu Komutanlığı Garnizon Bölgesi sorumluluk alanında Jandarma Genel Komutanlığı bağlısı birlikler arasında İzmir İli merkezinde Bornova İlçesinde konuşlu 2. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı ile Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığının bulunduğu, 2. Jandarma Komando Tugay Komutanının Albay ... ..., Kurmay Başkanının sanık Yarbay sanık ... ..., Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı Komutanının Tuğgeneral ..., Kurmay Başkan vekilinin ise sanık Kurmay Albay ... ..., İtirafçı Albay sanık ...'ın darbe kalkışmasının en önemli siması FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi firari şüphelisi ... ve işbirlikçisi FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi yüksek rütbeli sözde asker kişilerin katılımı ile Ankara'da gerçekleştirilen toplantılarına katıldığı, bu toplantıların ardından İzmir'e döndüğünde burada bulunan ve darbe karşıtı tutum sergilemeleri beklenen bazı yüksek rütbeli askerlerin alıkonulması ile ilgili darbe faaliyetlerini yerine getirecek olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi asker kişiler ile bir buluşma organize ettiği, 14/07/2016 tarihindeki bu buluşmanın Foça İlçe yol ayrımında bulunan alışveriş alanındaki Burger King adlı işyerinde gerçekleştiği, 2.Jandarma Komando Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay sanık ... ve 4. Tabur Komutanı Binbaşı sanık ...'ın bu buluşmaya birlikte geldikleri, İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı sanık ... 'ün onlardan daha önce geldiği ve Albay sanık ... ile buluştukları, bu buluşmada itirafçı Albay sanık ...'ın kendilerine Ankara'daki darbe plan toplantılarında kararlaştırılan ve bilahare ... KOD adlı örgüt ağabeyi tarafından kendisine mesaj ile bildirilen faaliyetlerle ilgili görevleri tevdi ettiği, Buna göre; 2. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...'a Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı Komutanı Tuğgeneral ...'ın derdest edilmesi, 3. Tabur Komutanı Yarbay sanık ...' a tarih itibariyle İzmir İli Gümüldür Beldesinde bulunan Özdere Özel Eğitim Merkez Komutanlığı askeri kampında tatil yapmakta olan Jandarma Genel Komutanlığı Lojistik Komutanı Korgeneral ...'ın derdest edilmesi, 4. Tabur Komutanı Binbaşı sanık ...' a ise o tarih itibariyle Aydın ili, Kuşadası ilçesi, Davutlar-Güzelçamlı bölgesinde yer alan askeri kampta izinde olacağı bilinen İstanbul Jandarma Bölge Komutanı Jandarma Tümgeneral ...'nın derdest edilmesi ... görevinin verildiği, Gün içinde, itirafçı Albay sanık ... tarafından kendisi ve emri altındaki subaylara tevdi edilen darbe faaliyetleri ile ilgili hazırlıklara başladığı anlaşılan Yarbay sanık ...'ın operasyonlara katılacak bu personeli çağırarak makamında görüştüğü, akşam saat 17.00'de habercisi Er tanık ...'a kendisine birkaç tane plastik kılçık kelepçe (cırt kelepçe) bularak getirmesini emrettiği, temin edilen 10 adet plastik kelepçenin ince ve kısa olduğunu söyleyerek daha uzun ve kalınlarından istediği, tanık ...'ın bu kez parmak kalınlığındaki kelepçelerden 10-15 kadar bularak kendisine teslim etttiği, Yarbay sanık ...'ın da bu kelepçelerin birkaçını yola çıkmadan önce Astsubay sanık ...’a teslim ettiği, ayrıca habercisine aracının deposunun tam doldurulmasını emrettiği, 4. Tabur Komutanı Binbaşı sanık ...'ın da 4. Tabur İkmal Astsubayı tanık ...'yı arayarak kalın bir boruyu sıkmaya uygun plastik kelepçe bulmasını istediği, Yarbay sanık ... ve itirafçı Albay sanık ... tarafından kendilerine aktarılarak tevdi edilen faaliyetlerde görev alacak personelin 15/07/2016 günü mesai sonrası tugayda kalmaya devam ettikleri, bu personelden nöbetçi olarak bulunanların yanlızca Binbaşı sanık ... ve Üsteğmen Yasin ... ..., Yüzbaşı sanık ... mesaisini bitirmesine karşın tugay içerisinde bulunduğu, Yarbay sanık ...'ın, Teğmen sanık ...’a ise mesai sonrasında saat 22.30 sularında eğitim kıyafetli olarak tugayda hazır bulunmasını emrettiği ve Teğmen sanık ...'un belirtilen saatte üniformalı olarak tugaya geldiği, Astsubay sanık ...'ın 2. Jandarma Komando Tugay Komutanı Albay tanık ... ...'ın emir astsubaylığını yürüttüğü, 15/07/2016 günü mesai sonrası Albay tanık ... ...'ı otogara bıraktıktan sonra tugaya geri döndüğü ve mesaide kaldığı, mesai sonrası tugaydan ayrılmış bulunan Astsubay sanık ... ise Astsubay sanık ... tarafından aranarak çağrıldığı, Adı geçen personelin o akşam Yarbay sanık ...'ın makamına uğradığı, kimi zaman birkaçı birlikte kimi zaman da ayrı ayrı ayrı Yarbay sanık ...'ın makamında bulundukları, Yarbay sanık ...'ın Astsubay sanık ...'a kendisinin ve Astsubay tanık ...'ın 3. Tabur Komutanı Yarbay sanık ...'ın emrinde olacaklarını bildirdiği, ayrıca sivil gelen personele kamuflaj üniformalarını giyinmelerini emrettiği, Henüz kalkışma haberlerinin duyulmadığı bir saatte Yarbay sanık ... 'ın tugay harekat merkezini arayarak herhangi bir mesaj gelip gelmediğini sorduğu, nitekim Cuntacılar tarafından tüm askeri birliklere gönderilen Hazırlık ve Birlik İntikali, Karargah Sorumluluklarının Belirlenmesi konulu mesajların ve kısa bir süre sonrasında da sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin akşam saat 21.30-22.00 sularında 2. Jandarma Komando Tugay Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) kısmına da gönderildiği ve nöbetçi uzman çavuş tarafından Yarbay sanık ...'a teslim edildiği, Yarbay sanık ...'ın Harekat Merkezi Nöbetçi Astsubayına “ister cepten olsun, ister başka yerden veya normal Harekat Merkezi'nden olsun, herhangi bir şekilde bilgi verme” diye emir verdiği, Yarbay sanık ...'ın odasında iken araç hazırlanmasını isteyen Binbaşı sanık ...'ın makamdan ayrıldıktan sonra saat 22.30 sularında kendisine tahsisli resmi araç ile tugaydan çıkış yaptığı, Binbaşı sanık ...'a tevdi edilen görevin Tümgeneral ...’nın tatil yaptığı Kuşadası'ndan alınarak derdest edilmesi ..., tasarrufunda bulunan mobil telefon hattının baz sinyal bilgileri izdüşümününe göre sanık ...'ın yerine getireceği bu faaliyet için tugaydan ayrılışını müteakip izlediği yolun İzmir-Aydın Otobanından Aydın ili, Söke ilçesine kadar devam ettiği, Jandarma Teğmen sanık ... ile sanık ...'ın saat 23.00'dan itibaren izledikleri güzergahın (İzmir/Bornova, İzmir Aydın otoyolu Buca kavşağı, otoyol üzerinde ulunan ..., otoyol üzerinde yer alan Germencik, Söke, Davutlar) gerçekten de Bornova Davutlar/Kuşadası istikametine gidilen yol güzergahı olması karşısında, sanık ...'nın, sanık ... ile birlikte ...'nın derdest edilmesi planının icrası için yola koyulduğu, şahsın bulunduğu yere kadar gittiği, ancak eylemi gerçekleştiremeden aynı güzergahı takip ederek geri döndüklerinin anlaşıldığı,15/07/2016 tarihinde 2. Jandarma Komando Tugay Komutanlığında Nöbetçi Amirlik vazifesinde bulunan sanık ...'ın Kuşadası'na kadar varan yolculuğunun başka her türlü izahtan yoksun ..., tevdi edilen göreve geç kalınması, hedef kişinin başka yerde olduğunun öğrenilmesi veya izinin kaybedilmesi, o akşamki şeraati içerisinde sorumluluk alanı sınırları dışında bir yerde icra edilecek operasyonun icrasının zaman, mekan ve kuvvet açısından müşkül görünmesi gibi birçok nedenden kaynaklanmış olabilecek ve yalnızca sanığın kendince malum sebeplerden ötürü faaliyeti gerçekleştirmeden saat 02.31'de tekrar tugaya dönüldüğü, Binbaşı sanık ... saat 02.00-02.30 sularında bölük ve tim komutanlarının bulunduğu WhatsApp grubuna mesaj göndererek bölük ve tim komutanlarının birliğe gelmesi emrini verdiği, bir süre sonra birliğe gelmeye başlayan personele silahlanıp teçhizatlanmaları ve nizamiye bölgesine gelmeleri emrini verdiği, ancak olan biteni kendi aralarında değerlendiren personelin silahlanmadığı ve bir süre sonra tugaydan ayrıldıkları, Hemen sonrasında Yarbay sanık ... tugay nizamiyesine giderek burada hazır kıta timinde görevli Uzman Çavuş tanık ...'i yanına çağırıp önce kim olduğunu sorduğu “olanlardan haberin varmı seni mahkemeye veririm” diyerek ve omuzlarından sarsarak “kim gelirse gelsin, isterse General olsun benim bilgim olmadan hiç kimseyi içeriye almayacaksın” şeklinde emir verdiği ve telefonunu kaydetmesini isteyerek gelen herkesi kendisine bildirmesini istediği, Hafta sonunu Bodrum'da askeri kampta bulunan ailesi ile birlikte geçirmek için 15/07/2016 günü mesai sonrasında otobüsle Bodrum'a gitmiş olan 2. Jandarma Komando Tugay Komutanı Albay tanık ... ...'ı saat 22.20 sularında Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden sorumlu İzmir İl Emniyet Müdür Yardımcısının aradığı ve “Darbe oluyor bilgin olsun” diye haber verdiği, Albay tanık ... ... bu görüşmeden hemen sonra habercisi Er tanık ...'i arayarak tugay ile ilgili bilgini sorduğu, karargah binasında bulunduğu kattan aşağıda olan biteni izlemekte olan ...' in komutanına karargah binasındaki hareketlilikten bahsettiği ve orada bulunanların adlarını verdiği, bunun üzerine Tugay Komutanı Albay tanık ... ...'ın saat 22.53'te Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...'ı telefonla arayarak tugayda ne olup bittiğini sorduğu, Yarbay sanık ... 'ın Genelkurmay'dan mesaj emri geldiğini, sıkıyönetim ilan edilmiş olduğunu, personeli tugaya çağıracağını söylediği, Tugay Komutanı Albay tanık ... ... personeli çağırmamasını emrettiği, Tugay Komutanı Albay tanık ... ... habercisi Er tanık ...'i tekrar arayarak “orada bulunanların bir kalkışma içerisinde olduklarını, onların emirlerine kesinlikle uymamasını, onlardan uzak durmasını, odasını kimseye açmamasını, makam katındaki silahlığı kilitlemesini, gerekirse karşı koymasını, silahını ve telsizini muhafaza altına almasını” emrettiği ve Emir Astsubayı ...'ın da kendisini aramasını istediği, tanık ...' in durumu emir astsubayı ...'a ilettiğinde "komutanla görüştüm" cevabını aldığı, Tugay Komutanı Albay tanık ... ... 'ın saat 23.02'de Emir Astsubayı sanık ...'ı da arayarak neler olup bittiğini öğrenmek istediği, Astsubay sanık ... Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...'ın kendisini çağırdığını ve neler olup bittiğinden bir haberinin olmadığını söylediği, oysa ki akşam saatlerinden beridir rutin dışı bir hareketliliğin söz konusu ... ve tugay komutanının aradığı o saatte sözde sıkıyönetim konulu emirlerin tugaya geldiği ve sıkıyönetim ilan edildiğinin bilindiği, Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...'ın kendisine Üsteğmen sanık ... ve Astsubay sanık ... ile birlikte Yarbay sanık ...'ın emrinde olduklarını ve sözde bir göreve çıkılacağını bildirmiş olmasına karşın Astsubay sanık ... bu bilgiyi de tugay komutanından sakladığı, savunmasının tam aksine Tugay Komutanı Astsubay sanık ...'ı aradığında Kurmay Başkanı Yarbay sanık ... yanında bulunduğu, Astsubay sanık ... Tugay Komutanının aradığını söylediğinde Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...'ın telefonu açmasını ve tugay komutanına yolda olduğunu söylemesini istediği, Astsubay sanık ...'ın da bu şekilde cevap verdiği, Tugay Komutanı Albay ... ...'ın emir Astsubayı sanık ...'ı aramasının hemen ardından Yarbay sanık ...'ın takriben saat 23.03 sularında yanına Yüzbaşı sanık ... ve Astsubay sanık ...'i alarak kendisine ait makam aracı ile tugaydan çıkış yaptığı, saat 23.08'de Tugay Personel Şube Müdürü Binbaşı Sedat Yaralı'yı arayarak “sıkıyönetim ilan edildi, kışlaya gelin” diye emir verdiği, yola çıkmadan önce silahlıktan silah almak istedikleri, ancak silahlık nöbetçi subayına ulaşamadıklarından nizamiyedeki hazır kıta timinden temin ettikleri G3 tüfekleri yanlarına aldıkları, Yarbay sanık ...'ın yine yola çıkmadan önce elinde tomar halde ... Sözde Sıkıyönetim konulu emirleri Üsteğmen sanık ...'e vererek bunları Yarbay sanık ... geldiğinde ona teslim etmesini istediği, yukarıda bahsi geçtiği üzere Yarbay sanık ...' a tevdi edilen görevin Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı Komutanı Tuğgeneral ...'ın Foça'dan alınarak derdest edilmesi ..., Yarbay sanık ...'ın yerine getireceği bu faaliyet için tugaydan ayrılışını müteakip izlediği yolun İzmir-Aliağa yolu üzerinden Foça ilçesine kadar devam ettiği, Yarbay sanık ... tugaydan çıkışından kısa süre sonra yolda iken saat 23.19'da itirafçı sanık Albay sanık ...'ı aradığı, bu aramanın ardından ikilinin saat 00.25'te, saat 00.32'de, saat 00.35'te, 00.43'te, 01.10'da, 03.05'te altı görüşme daha gerçekleştirdikleri, Albay sanık ... ile yaptığı telefon görüşmeleri sonrasında tıpkı Binbaşı sanık ...'ın geri dönmesindeki motivasyon sebep ve saikleri gibi tevdi edilen göreve geç kalınması, hedef kişinin başka yerde olduğunun öğrenilmesi veya izinin kaybedilmesi, o akşamki şeraiti içerisinde sorumluluk alanı sınırları dışında bir yerde icra edilecek operasyonun icrasının zaman, mekan ve kuvvet açısından müşkül görünmesi gibi birçok nedenden kaynaklanmış olabilecek ve yalnızca sanığın kendince malum sebeplerden ötürü faaliyeti gerçekleştirmeden saat 01.05' te geri döndükleri, Kurmay Başkanı Yarbay sanık ... tugaydan çıkışlarını müteakip ilk görüşmelerinden yaklaşık bir saat sonra saat 00.03'te bu kez kendisi Tugay Komutanı Albay ... ...'ı telefonla aradığı, telefonda tartıştıkları, tugay komutanı Albay tanık ... ...’a “sen de gel, emir komutamı dinle”, “sen asılacaksın, kimin asılacağını göreceğiz” dediği, saat 02.07 sularında Yarbay sanık ...'ın tekrar tugay komutanı Albay tanık ... ...’ı aradığı ve ona ismi ile hitap ederek ordu komutanının emri olduğunun söyleyip, “sana emrediyorum, süratle buraya geleceksin, askerleri de buraya göndereceksin, uzmanların da kışlaya gelmesi için telefon edeceksin” dediği, Yarbay sanık ...'ın tugay komutanlığından ayrılmasını müteakiben sivil bir araç ile tugaya gelen Yarbay sanık ... süratle traş ... ve kamuflaj üniformalarını giyindiği, hiç vakit kaybetmeden kendisine tevdi edilen faaliyetin icrası gereği müşteki Korgeneral ...'ı derdest etmek amacıyla yola çıkmak üzere nizamiye bölgesinde rast geldiği Jandarma Tedarik Merkezi Komutanlığına bağlı aracı durdurarak içindekileri indirdiği ve saat 23.12'de Gümüldür'e doğru tugaydan çıkış yaptığı, yarbay sanık ...'ın yola çıkacakları esnada Astsubay sanık ...'a silahları sorduğu, silahlıktan HK33 model tüfek almak için bir süre beklenildiği, ancak geç kalınacağı değerlendirilmiş olacak ki Yarbay sanık ...'ın “tabancalarınız üzerinizde mi” diye sorduğu, herkesin tabancasının yanında olduğunu anlaşılınca HK33 lerin tedarikinden vazgeçildiği, Yarbay sanık ... ve ekibinin ( Üsteğmen sanık ..., Astsubay sanık ..., Astsubay sanık ...) saat 00.05'de Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Özdere Özel Eğitim Merkez Komutanlığı Askeri Kampına vardıkları ve doğrudan generallerin kaldığı villalar bölgesine geldikleri, niçin geldiklerini soran Destek Tabur Komutanı Binbaşı tanık ... ve Kamp Komutanı Albay tanık ... ...'a "Genelkurmayın emri ile geldiklerini, Korgeneral ...'ın bulunduğu yerde hayati tehlikesinin bulunduğunu, onu koruma altına alacaklarını" bildirdiği, Yanında buna ilişkin yazılı bir emir olup olmadığını soran Binbaşı tanık ...'e elindeki sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirleri gösterdiği, Albay tanık ... ...'ın bu evraklarda buna yönelik bir emir olmadığını, Korgeneral ...'ın isminin de geçmediğini belirtmesi üzerine “bizi burada oyalıyorsunuz, komutanın hayati tehlikesi söz konusu, burada yüzlerce insan kalıyor, bir şey olursa bunun altında siz kalırsınız, gerekirse silah kullanmak durumunda kalacağız” diyerek sözde emri uygulamakta ısrar ettiği, bu ısrar karşısında çaresiz kalan kamp komutanı Albay tanık ... ...'ın Destek Tabur Komutanı Binbaşı tanık ...'e gelen ekibe eşlik etmesini ve komutanın kaldığı motele birlikte gitmelerini emrettiği ve Binbaşı tanık ...'in de gelen ekibi Korgeneral ...'nın kaldığı konuta götürdüğü, Yarbay sanık ... kapıya çıkan Korgeneral ...'a kendini tanıttığı ve ardından sıkıyönetim ilan edildiğini, durumların karışık olduğunu, Genelkurmayın emri ile geldiklerini ifade ederek “hayati tehlikeniz var sizi koruma altına almamız lazım” dediği, müşteki Korgeneral ...'ın 2.Jandarma Komando Tugay Komutanı Albay tanık ... ...'ı kastederek “...'in haberi var mı?” diye sorduğu ve onu aramak istediğini belirttiği, ancak Yarbay sanık ...'ın ... komutanın da haberi olduğunu söyleyerek “yolda ararız” deyip müştekinin bu isteğini geçiştirdiği, müşteki Korgeneral ...'ın hazırlanmasına dahi zaman tanımadan üzerinde şort ve tişört ... halde kollarına girerek doğrudan ve hızlıca araca götürdükleri, Müşteki Korgeneral ...'ı yanlarına alarak Özdere Askeri Kamp'ından ayrılan Yarbay sanık ... ve yanındakiler yola koyulduktan hemen sonra saat 00.34'te Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...'ı telefonla arayarak müştekiyi aldıklarını haber verdiği, Yarbay sanık ... müştekinin alınmasından sonra onu göz altında tutmayı planladıkları Aliağa/Şakran Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Jandarma Tabur Komutanını' da ayrıca aradığı, ancak kesin olarak bilinmeyen bir nedenden ötürü müştekinin Şakran Cezaevi'ne götürülmesinden vazgeçildiği, Yarbay sanık ... ve ekibi değişen bu durum nedeniyle olsa gerek ki güzergahlarını değiştirerek Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığı yerleşkesine kadar geldikleri ve fakat Üssün nizamiyesi önünde polis araçlarını görünce buradan da döndükleri, Müştekinin Özdere Askeri Kampı'ndan alınmasından sonra Yarbay sanık ... müştekiye “bu şerefsizler bu işleri yaparken siz ne yapıyordunuz” diye sorduğu, müştekinin “ben işimi yapıyordum” şeklindeki cevap verdiği, müştekiyi teslim edecekleri kendilerince güvenli bir yer bulamadıklarından uzun süre seyir halinde kaldıkları, bu seyir sırasında rahatsızlandığını, tansiyonunun çıktığını ve ilaçlarını alması gerektiğini ifade eden müşteki ...'ın kullandığı ilaçları bulmak üzere o an için bulundukları İzmir ili Torbalı ilçesinde nöbetçi eczaneye uğrayarak eczanede yaptırdıkları SGK sorgusundan müştekinin daha evvelce kullandığını öğrendikleri ilaçları temin ederek müştekiye verdikleri, Müşteki Korgeneral ...'ı aldıktan sonra onu Şakran Cezaevine teslim etme planları değişince uzun süre müştekiyi teslim edecekleri yer arayışına giren Yarbay sanık ...'ın saat 03.13 sularında Tugay Komutanı Albay tanık ... ...'ı tekrar aradığı ve müşteki Korgeneral ...'ın yanlarında olduğunu söyleyerek “komutanım kandırıldık, ketenpereye geldik” dediği, Tugay Komutanı Albay tanık ... ...'ın Yarbay sanık ...'a müştekiyi bir jandarma karakoluna teslim etmelerini, bunun için de İzmir İl Jandarma Alay Komutanı ...'i telefonla aramasını ve kendisinin de giderek teslim olmasını söylediği, yarbay sanık ...'ın tugay komutanı ile yaptığı görüşmenin hemen sonrasında saat 03.32'te İl Jandarma Alay Komutanı ...'i aradığı, bu görüşmeden sonra Yarbay sanık ... ve beraberindekilerin müştekiyi refakatinde Astsubay sanık ... ile birlikte Karşıyaka İlçe Jandarma Karakolu önünde indirdikleri ve Yarbay sanık ... teslim olmak üzere Bayraklı Adliyesine geldiği, 6- Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığında Meydana Gelen Olaylar: 15 Temmuz 2016 tarihinde Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı görevinde bulunan Albay sanık ...'ın günlük mesaisini müteakiben karargahtan ayrıldığı, dönemin Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral sanık ... ...’in saat 21.00 sularında kendisini araması üzerine kendi aracıyla yola çıkarak saat 22.00 sularında karargaha döndüğü, (Dönemin Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ... hakkında 15/07/2016 tarihinde ... Karargahında yaşanan darbe kalkışması olayların organize ettiği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2017 tarih 2016/106293 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmış, yargılandığı Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2017 tarih ve 2017/1 - 2017/86 esas, karar sayılı kararı ile Anayasayı ihlal suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar Yargıtay 3.CD'nin 10.12.2019 tarih, 2019/5643-7684 E.K sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.) Albay sanık ...'ın karargaha doğru yola çıkmadan önce personele, izinde olanlar ve sivil personel hariç tüm personelin üniformalı vaziyette birliklerine çağrılması emrini verdiği, tüm Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı bot personelinin de görev yaptıkları botlarına çağrıldukları, Hareket Merkezi Vardiya Subayı Üsteğmen sanık ... ...'ın sivil memur ... ... ile çağrı mesajı hazırlayarak tüm botlara toplanmaları emrini ilettiği, karargaha geldiğinde karşılaştığı Ege Onarım Destek Komutanlığı Nöbeçi Amirine, Onarım Destek Komutanlığında görevli tüm subay ve astsubayların birliğe çağrılmasını ayrıca birlikteki tüm araçların hazır edilmesini emrettiği, daha sonra Karargah Nöbetçi Astsubayı tanık ...’yı çağırtarak önce silah durumu konusunda bilgi sorduğu, şaşırarak kendisine bir terör alarmı mı söz konusu diye soran Astsubay tanık ...’ya detaylı bir açıklama yapmadan onun sorusunu gözleriyle “evet” anlamında olumladığı, daha sonra Albay sanık ...’ın tanık ...' dan bir silah istediği, bunun üzerine tanığın bir adet Yavuz 16 marka tabanca ile 2 şarjörü palaskayla beraber sanığa teslim ettiği, Albay sanık ...'ın saat 22.15 sularında birliğe giriş yapan ve daha sonra komutanın makamına çıkarak emirlerini soran DEGAK Tim Komutan Yardımcısı Astsubay tanık ...’e yüksek terör tehdidi bulunduğunu ifade ettiği, İzmir Grup Komutanı Yarbay sanık ...’i (bozma ilamı öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.) çağırarak botların durumunu sorduğu, Yarbay sanık ...'in bunun çalışmasını yaparak makama çıkıp botların mevkilerini ve personel durumunu sanığa arz ettiği, bu esnada makamda bulunan televizyonda Başbakanın bu faaliyetin TSK içerisinde bir grup tarafından gerçekleştirilen bir kalkışma ... haberleri geçtiği, Albay sanık ... birliğe geldiğinde Harekat Merkezine bizzat giderek acil bir durum olduğunu bildirildiğini, dikkatli olmalarını, gelişmeleri takip etmelerini tembihlediği ve haber merkezine de gelebilecek acil mesajların kendisine süratle getirilmesini söylediği, nitekim saat 22.56'da sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığından aktarmalı olarak Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezine gönderildiği, Albay sanık ...'ın kendisine sunulan emri inceledikten sonra parafladığı ve Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlı birliklerine ve botlarına çekilmesi emrini verdiği, bu emir uyarınca sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu mesaj Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı grup komutanlıklarına, gemi ve botlara çekildiği, Albay sanık ...'ın Binbaşı sanık ... ... ...’yı çağırarak TRT1’de okunan Sıkıyönetim Bildirisini bulmasını istediği, Binbaşı sanık ... ... ...'nın personeline komutanın bu bildiriyi istediğini ancak bu emri yerine getirmeyeceklerini söylediği, ayrıca Albay sanık ...'ın Binbaşı sanık ... ... ...’dan bir radyo bulmasını istediği, ardından Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığı’ndan 104.7 FM kanalını kullanarak yayın yapan radyo personelini sorduğu ve bir hareketlilik olduğundan ve terör eylemi riskinden bahisle radyoda sahil güvenlik marşı çalınmasını emrettiği, aynı emri Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığı FM Radyosundan sorumlu personele de verdiği, Albay sanık ... bir süre sonra tekrar İzmir Grup Komutanı Yarbay sanık ...’i makamına çağırmış bu kez de körfez ve liman giriş çıkışlarının kontrolüne/kapatılmasına ilişkin bir mesajın hazırlanarak botlara çekilmesi emrini verdiği, Harekat Merkezinde söz konusu emir ile ilgili mesaj kaleme alındığı sırada Harekat ve Yardımcı Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezinde Nöbetçi olarak bulunan Astsubay tanık ...'nun elinde bir not kağıdı ile yanlarına gelerek Ankara’dan, ... Harekat Merkezinden ismini hatırlamadığı bir albayın kendisini arayarak aceleyle bu notu dikte ettirdiğini ve üstlerine ulaştırmasını emrettiğini söylediği ve notu Binbaşı sanık ... ...’a verdiği, “deniz hudutları kapatılmıştır, hiçbir limandan gemi/tekne çıkarılmayacak, teşebbüs edenler durdurulacak, mukavemet edenler hakkında ...'na bildirilecektir” şeklinde dikte ettirildiği anlaşılan notu inceledikten sonra ... Harekat Merkezini direkt hattan aramış ve telefona çıkan Yüzbaşı ...’e durumu aktararak Astsubay tanık ...’ya dikte ettirilen mesajı kendilerinin gönderip göndermediğini sorduğu, muhatabı Yüzbaşı ...'in bunu teyit ettiği, ayrıca o sırada kendilerinin de aynı konudaki bir mesajı hazırlamakta olduklarını ve göndereceklerini ilettiği, Yüzbaşı ... telefonu kapatmadan o an için ... Harekat Merkezinde yanında ... anlaşılan Harekat Başkanı Albay ... ...’a danıştığı, Albay ... ... “bizim göndereceğimiz mesaj 15-20 dk ancak hazır olur, onlar hazırladıkları mesajı bağlılarına çeksin” dediği, Yüzbaşı ...'in aldığı bu direktifi Binbaşı sanık ... ...'a ilettiği, durumun kendisine iletilmesi üzerine Albay sanık ...'ın gelecek mesajı beklemeden kendilerinin hazırladığı bu mesajı bağlılarına çekmesini emrettiği, ardından bahsi geçen mesajın Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlılarına ve botlara çekildiği, ( Yüzbaşı ... ve ... Harekat Başkanı Albay ... ... hakkında Sahil Güvenlik Komutanlığındaki darbe kalkışması eylemlerine katıldıklarından bahisle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2017 tarih 2016/106293 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmış, yargılandıkları Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2017 tarih ve 2017/1 - 2017/86 esas, karar sayılı kararı ile Anayasayı ihlal suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, karar Yargıtay 3.CD'nin 10.12.2019 tarih, 2019/5643-7684 E.K sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.) Daha sonra ... Harekat Merkezi tarafından gönderilen mesaj içeriğinin “Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü” konulu mesajın; "Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu ve bütün yurtta Sıkıyönetim ilan edildiği belirtildikten sonra “İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından transit geçişlerin, limanlara girişlerin serbest ... ancak ülke dışına kaçması muhtemel kişilerin engellenmesi maksadıyla ikinci bir emre kadar limanların çıkışlara kapatıldığı, Bölge Komutanları tarafından ülke dışına kaçması muhtemel kişilerin engellenmesi maksadıyla gerekli planlamanın yapılacağı ve Sahil Güvenlik Botlarının limanlardan çıkışları engelleyeceği, ikazlara uymayanlara karşı gerektiğinde kuvvet kullanılacağı, ikinci bir emre kadar tüm birlikler ve görevlendirilen gemi/botlar dışındaki diğer tüm sahil güvenlik botları emre hazır bekleyecekleri” şeklinde ..., İzmir Valisinin saat 21.00 sularında Albay sanık ... ile kısa bir süre önce denizde kaybolan iki Türk vatandaşı ile ilgili bilgi almak amacıyla görüşmek istediği fakat kendisine ulaşamadığı, Valilik Özel Kalem Müdürü ve koruma polislerinden birinin Astsubay tanık ... ...’i aradığı, Bölge Komutanına ulaşamadıklarını, Vali’nin mutlaka görüşmek istediğini bildirdiği, Astsubay tanık ... ...'in bir dizi telefon görüşmesi sonrasında Bölge Komutanın postası er ...’e ulaşarak onun aracılığıyla valinin görüşme talebini Albay sanık ...’a ilettiği, ayrıca Valilik makamından Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Harekat Merkezine saat 00.30-01.00 sularında Asayiş Harekat Merkezi konulu bir faks gönderilerek Bölge Komutanlığından bir temsilcinin valilikte kurulan kriz merkezine görevlendirilmesi talebinde bulunulduğu, söz konusu faks kendisine arz edildiğinde Albay sanık ...'ın bu yazıyı daha önce de gördüğünü herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığını söyleyerek valilik kriz merkezine kimseyi göndermediği, Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... ...’in de emir subayı aracılığı ile Albay sanık ...’a ulaşmaya çalıştığı, telefona bakan kişi Bölge Komutanının lavaboda olduğunu söylediği, Binbaşı tanık ...'nin Ege Ordu Komutanının görüşme talebini ileterek dönüş yapılmasını istediği halde dönüş yapılmadığı, Binbaşı tanık ...' nin kısa süre sonra Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığını ikinci kez aradığı, ancak Albay sanık ...’ın yine lavaboda ... ve uygun olmadığının söylendiği, ilerleyin zaman diliminde de Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığından kimsenin Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... ...’e geri dönüş yapmadığı, Albay sanık ... Ege Ordu Komutanlığından 16/07/2016 tarihinde saat 03.20 sularında İzmir’deki tüm askeri birliklere gönderilen darbe karşıtı mesaj emri ile ilgili de bir işlem yaptırmadığı, bundan önce gelen mesajları gönderdiği gibi Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlılarına göndermediği, Albay sanık ... 15/07/2016 tarihi itibariyle doğal bağlama limanı olan Muğla Aksaz Limanında bulunan TCSG UMUT gemisi komutanı Yarbay sanık ... ... ...’ı saat 21.30’da arayarak “ona bir görev vereceğini, gemiye gitmesini ve gemi personelini toplamasını daha sonra kendisini askeri hattan aramasını” istediği, Yarbay sanık ... ... ... gemisine giderek söylenen emirler uyarınca hazırlıkların yaptığı, 65 kadar personelin gemiye geldiği, Albay sanık ...'ın daha sonra saat 22.00 sularında Yarbay sanık ... ... ...’ı ikinci kez arayarak TSK'nın teyakkuz durumunda olduğunu söyleyerek onun Aksaz Deniz Üs Komutanlığının emrine gireceğini bildirmiş, lakin 23.50 sularında tekrar arayarak TCSG UMUT gemisinin İzmir’e intikalini istediği, TCSG UMUT gemisi Aksaz Limanından ayrılarak İzmir Körfezine doğru seyre çıktığı, Kuşadası açıklarına kadar gelmiş, ancak daha sonra 06.00-06.30 arasında Güllük körfezine döndüğü, Darbe Kalkışmasının yaşandığı 15/07/2016 tarihinde Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığına bağlısı TCSG-109 SG Bot’un İzmir ili Çeşme ilçesinde konuşlu ..., 02:00 sularında Çeşme Kaymakamının kendisini aradığını öğrenen ve muhtemelen kaymakamlık bünyesinde oluşturulan kriz merkezine çağrılacağını tahmin eden TCSG-109 SG Bot Komutanı Yüzbaşı tanık ...’in sanık ...’i arayarak ne yapması gerektiğini sorduğu, sanık ...’in kaymakamlıktaki toplantıya gitmemesini ve beklemede kalmasını emrettiği, ancak tanık ...’in mevcut ahvalde gitmemesinin yanlış anlaşılabileceğini hatırlatması üzerine de onu 5 dakika sonra içinde arayacağını söylediği, sanık ...’in TCSG-109 SG Bot Komutanının bu talebini Albay sanık ...’a aktardığı, sanık ...’ın TCSG-109 SG Bot Komutanının konumunu muhafaza etmesini emrettiği, Yarbay sanık ...’in Yüzbaşı tanık ...’i arayarak bu emri ilettiği, ancak TCSG-109 SG Bot Komutanı tanık ...’in ısrarı neticesinde sanık ...' in bu kez, seyre çıkmasını ve kaymakam aradığında seyirde olduğunu söylemesini tavsiye ettiği, Sanık ...’in Kuşadası bölgesinde konuşlu bulunan TCSG 36 SG Bot’un Komutanı Üsteğmen ...’i arayarak rutin Sahil Güvenlik görevi kapsamında seyre çıkmasını emrettiği ve ...’in bu emir uyarıca TCSG 36 SG Bot ile seyre çıktığı, onun seyre çıkmasını müteakiben marinada kalan SAGET 23’ün komutanı ...’ı arayan bir turizm acentasının limanda bulunan Amerikan Bayraklı OASİS adlı yatın limandan ayrılarak Bodruma gitmesi gerektiğini bildirerek izin istediği, ...’ın sanık ...’i aradığı ve talebi ilettiği, sanık ...’in yatın limandan ayrılmasına izin verilmemesini emrettiği, ...’ın TCSG 36 SG Bot Komutanı ...’i arayarak durumu bir kez de ona aktardığı, ...’in acenta yetkilisi ile görüştükten sonra sanık ...’i aradığı, yatın yabancı bir yat olduğunu ve basit bir kontrolden sonra çıkışına izin vermelerini uygun olacağını bildirdiği, sanık ...’in yat ile ilgili ne yapılması gerektiği konusunda sanık ...’ın emirlerini sorduğu, sanık ...’ın Ankara’ya sorun şeklindeki emir verdiği, sanık ...’in Ankara ... Harekat Başkanı Albay ... ...’ı arayarak ne yapılacağı konusunda emirlerini aldığı, ... ...’ın yatın çıkış yapabileceğini bildirmesi üzerine de tekrar TCSG 36 SG Bot Komutanını arayarak yatın çıkışına izin verildiğini bildirdiği, 15-16 Temmuz 2016 tarihinde Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığında yaşanan bu olaylar sonrası Bölge Komutanı Albay sanık ...'ın karargahtan ayrılarak evine gitmiş ancak saat 14.30 sularında gözaltına alındığı, Albay sanık ... karargahtan ayrılmadan önce Astsubay tanık ...’ya o gece yaşananlar ile ilgili olarak hazırlanacak “jurnale hiç bir şey yazmayın” diye emrettiği, 7-Sahil Güvenlik Hava Komutanlığında Meydana Gelen Olaylar: İzmir’de konuşlu bulunan Sahil Güvenlik Hava Komutanlığının 15/07/2016 tarihi itibariyle Pilot Kurmay Albay sanık ...’ın komutasında bulunduğu, Albay sanık ... 11/07/2016 ila 21/07/2016 tarihleri arasında kullanmak üzere yıllık izine ayrıldığı, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’in emri üzerine 13/07/2016 tarihinde iznini keserek görevinin başına döndüğü, Bir süre önce lojistik başkanlığı tarafından yurt dışından temin edilerek İstanbul Hava Limanında nakile hazır bekletilen Sahil Güvenlik Hava Komutanlığının arama kurtarma faaliyetlerinde mevki işaretlemeleri için istifade ettiği duman kandillerinin (Smoke Marker) İstanbul Atatürk Hava Limanından İzmir’e getirilmesi konusunda 15/07/2016 tarihine planlanmış bir uçuşun söz konusu ..., önceden planlı bu uçuş için uçacak personelin de planlamada belli ..., 14/07/2016 tarihinde Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...'in Albay sanık ...’ı cep telefonundan arayarak askeri güvenli hat üzerinden görüşmek istediğini bildirdiği, ancak kriptolu hattın arızalı ... anlaşılınca görüşmeyi normal askeri hat üzerinden gerçekleştirdikleri, bu görüşme sonrasında 14/07/2016 tarihi itibariyle Albay sanık ...'ın duman kandillerinin İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan İzmir’e nakli için gerçekleştirilecek uçuş planında yokken yine Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’in emri ile önceden İzmir↔İstanbul şeklinde planlanmış uçuş bacağına Ankara Etimesgut Askeri Havaalanını da eklettiği, ayrıca önceki planlamada kendisi bu uçuşta yokken Sahil Güvenlik Komutanı ile görüşmesi sonrasında kendisini de bu uçuşa eklettiği, İstanbul Atatürk Havalimanından alınacak duman kandillerinin yanıcı hassas malzeme ... ve uçuş ağırlık hesapları (500 adet Smoke Marker- 850 kg) yapılarak uçuş öncesi uçaktaki VİP koltuklar söküldüğü, ancak Albay sanık ...'ın iki adet VİP koltuğunu uçuş öncesi yeniden uçağa taktırdığı, 15/07/2016 tarihinde sabah saatlerinde bu uçuşun TCSG 553 kuyruk numaralı CASA tipi bir uçak ile saat 10.20 sularında gerçekleştirildiği ve 12.00 sularında Ankara Etimesgut Askeri Havaalanına iniş yapıldığı, Albay sanık ...'ın Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’i arayarak indiklerini rapor etmtiği, Tümamiral ... ... akşam 19.30’a kadar Etimesgut Askeri Havaalanı’nda beklemede kalmalarını emrettiği, 1. Pilot Yüzbaşı sanık ... kandillerini teslim etmek için Hava Kuvvetleri personelinin İstanbul Atatürk Havalimanı’nda kendilerini beklediklerini söylediği ve orada beklemek yerine bu süre içinde İstanbul’a uçarak malzemeleri teslim alıp tekrar dönmeyi teklif ettiği, Albay sanık ... Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’i arayarak bu öneri konusunda emirlerini sorduğu, Sahil Güvenlik Komutanının bu durumda İstanbul Atatürk Havalimanı’na uçmalarını, duman kandillerini aldıktan sonra Sabiha Gökçen Havalimanı’na geçerek orada beklemelerini emrettiği, bunun üzerine Albay sanık ...'ın planlı uçuşta ayrıca bir eğitim faaliyetinin de bulunduğunu, ... Topel Havalimanının bu eğitim faaliyetine daha uygun olduğunu söyleyerek Kocaeli ... Topel Havalimanı’nda beklemede kalmaları konusunda Sahil Güvenlik Komutanına emirlerini sorduğu, onun uygun bulması neticesinde uçağın saat 13.30 sularında Etimesgut Askeri Havaalanı’ndan kalkarak saat 15.00 sularında İstanbul Atatürk Havalimanı’na indiği, duman kandillerini uçağa yüklenmesini müteakiben saat 16.00 sularında tekrar havalanarak saat 17.00 sularında ... Topel Havalimanı’na iniş yaptıkları, ... Topel Havalimanı’na inişi müteakiben uçuş ekibinin filoya, Albay sanık ... da kendi beyanına göre sosyal tesislere gittiği, 15/07/2016 tarihinde ... Kurmay Başkanı Albay tanık ... ..., ... Harekat Merkezinin gün içindeki faaliyetlerinin Kurmay Başkanına bildirmesi gerekirken bunun yapılmadığı, ancak saat 18.00 sularında Harekat Merkezi personelinin tarafından günlük harekat arzı sırasında Sahil Güvenlik Hava Komutanlığına bağlı uçağın önce Ankara’ya Etimesgut Askeri Havaalanına, ardından da İstanbul Atatürk Havalimanına uçtuğunu ve nihayetinde oradan da kalkış yaparak ... Topel Havalimanına inmiş olduğunu öğrenen Kurmay Başkanı Albay tanık ...'ın konuyu araştırdığı, uçakta devre arkadaşı Albay sanık ...’ın olduğunu öğrenince kendisini arayarak telefonda konu hakkında görüştüğü, Albay sanık ...'ın “ne için uçtuğunu bilmediğini, komutanın kalk dediğini, kalktığını, in dediğini, indiğini” ifade ettiği, Kurmay Başkanı Albay tanık ... kendisine arz edilen harekat brifingini özetlemek üzere Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’e çıktığında planlı uçuş bacaklarını değiştirerek ... Topel Havalimanı’na inmiş olan uçak ile ilgili malumatını sorduğu, Tümamiral ... ...'ın bu konuda bilgisinin olmadığını söylemiş ve daha sonra eğitim uçuşu yapıyor olabilirler diye ekleyerek konuyu geçiştirdiği, Uçağın motorları çalıştırılmış, pist başı yapıldığı sırada ... Topel Havalimanı Kule tarafından uçağa telsiz ile hava sahasının uçuşlara kapatıldığı ve kalkış yapamayacakları ikazı yapıldığı, 1. Pilot Yüzbaşı sanık ...'ın Genelkurmay Başkanlığından kalkış için izin alındığını ve bunun Harekat Başkanlığı tarafından kendisine şifahi olarak bildirildiğini, arama kurtarma görevlerinde çok kez bu şekilde sözlü olarak yapılan bildirimle uçtuklarını ifade ederek yalnızca pist ışıklarının yakılmasının kendileri için yeterli olacağını belirttiği, ancak kulenin bu kez de kaza kırım ekibinin hazır olmadığını ve gelebilmelerinin 2 saati bulabileceğini söylediği, Yüzbaşı sanık ...'ın bunu Albay sanık ...’a aktardığı, Albay sanık ...'ın bir telefon görüşmesi yaptığı, ardından Deniz Hava Üs Komutanı Tuğamiral ...'nın ... Topel Hava Meydan Harekat Nöbetçi Subayı Yüzbaşı Tanık ...’yı arayarak kalkışa izin vermesini emrettiği, bu nedenle kule tarafından pist ışıklarının açıldığı ve 1. Pilotun inisiyatifinde kalkış yapıldığı, saat 21.20’de kalkış yapan uçağın saat 22.50’de İzmir ... Menderes Havalimanı’na indiği, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...'in uçak kalkmadan evvel Sahil Albay sanık ...’ı aradığı ve Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı personelinin çağrılması talimatını verdiği, Albay sanık ...'ın da uçak kalkmadan önce birlik komutanı ve şube müdürü seviyesinde tüm birlik personelinin dahil ... WhatsApp grubuna mesaj göndererek “Arkadaşlar biz Topeldeyiz, kalkış yaptım geliyorum, hiçbir arkadaş garnizon dışına çıkmasın” şeklinde mesaj gönderdiği, daha sonra aynı grupta tüm personelin birliğe çağrılması emrini vererek personel çağrı planını icraya koyduğu, aynı WhatsApp grubunda saat 22.56’da “İndik” “Vatana Millete Hayırlı Olsun” şeklinde aynı saat dakikası içerisinde art arda iki mesaj daha gönderdiği, uçak indiğinde kendisini karşılayan personeline de “artık saklayacak bir şey yok vatana millete hayırlı olsun” dediği, saat 00.00 dan sonraki bir zaman diliminde Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı Harekat Başkanı ... ... ile telefonda görüştükten sonra Malzeme ve Bakım Komutanı Albay Tanık ...’e envanterde bulunan uçak ve helikopterlerin uçuşa hazır halde bulundurulması emrini verdiği, ayrıca yine Ankara ... Görev Destekleme Merkezi’nden ... adlı albay tarafından da Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı Görev Destekleme Merkezi arayarak uçakların durumunun sorulduğu, Albay sanık ... kendi makam odası ile aynı koridorda yan yana bulunan ... Haber Merkezine giderek Haber Merkezi Komutanı Astsubay tanık Mehmet Pınar’a gelen herhangi bir mesaj emri olup olmadığını, Sahil Güvenlik Hava Komutanlığının 5101 milli adres gösterge grubuna dahil olup olmadığını sorduğu, bu adres grubuna gönderilen Sıkıyönetim Direktifi konulu mesajı temin etmesini istediği, Astsubay tanık Mehmet PINAR 5101 adres grubuna dahil olduklarını öğrenmiş, bu mesajı Sahil Güvenlik Hava Komutanlığından ve Ege Deniz Bölge Komutanlığından soruşturduğu, Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezi Personeli ile görüştüğü ve oraya gönderildiğini öğrendiği Deniz Kuvvetlerinden aktarmalı olarak gelen sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin kendilerine de gönderilmesini istediği, Sahil Güvenlik Hava Komutanı ve birlik komutanları hep birlikte makamda bulundukları bir esnada Ankara ve İstanbul gibi illerde meydana gelen darbe kalkışmasına yönelik televizyon haberlerin izledikleri bir sırada orada bulunanlarca bu kalkışmanın Genelkurmay Başkanlığı tarafından destekleniyor olamayacağı ifade edildiği, ancak Albay sanık ...'ın yardımcısı Albay tanık ...’ya kendi cep telefonunda bulunan sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu mesaj emrinin ilk sayfasını gösterdiği, Albay sanık ... tarafından yaptırılan bir anons üzerine personel karargahtaki yemekhanede toplandığı, televizyonda darbe kalkışmasına yönelik haberleri izleyen personelin yanına giden Sahil Güvenlik Hava Komutanı Albay sanık ...'ın Sıkıyönetim Bildirisinin TRT1 kanalında okunmasından sonra orada bulunanlara, “Durum sizin de dinlediğiniz gibi bundan ibarettir, ...’ndan gelecek emirlere göre hareket edeceğiz” diye açıklama yaptığı, Kabul edilmiştir. III-) GEREKÇE; Somut olay ve sanıkların belirtilen eylemleri muvacehesinde sanıkların hukuki durumlarının ve haklarında kurulan hükümlerin değerlendirilmesinde; 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Cumhurbaşkanına suikast suçuna yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelemesinde; Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eşzamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Bu nedenle örgüt yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin olarak olay günü ortaya koydukları davranışlar itibariyle planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek konusu suç teşkil ettiği açıkça anlaşılan emirler doğrultusunda ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştiren sanıkların suçun icrasında üstlendikleri rolleri, her birinin suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurulduğunda fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle TCK’nın 309. maddesinden mahkumiyetlerine dair kurulan hükümlerde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre sanıkların silahlı terör örgütü üyesi olduklarının kabulü ile TCK’nın 314/2. maddesi kapsamında kurulan mahkumiyet hükümlerinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4- Sanık ... hakkında Anayasayı İhlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik yönelik temyiz incelemesinde; Örgütsel bağının kesin olarak ortaya konamadığı, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğunun ve suç işleme kararı ile iradesine katıldığının kanıtlanamadığı, atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmadığı gerekçe gösterilerek CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince kurulan beraat hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme; sanıklar ..., ... ve ... hakkında TBMM' yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma; sanıklar ... ve ... hakkında TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar yönünden; Aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda, ayrıca TCK'nın 311 maddesinde düzenlenen Yasama organına karşı suç ve 312 maddesinde düzenlenen Hükümete karşı suçlardan; keza aralarında geçitli/müterakki suç ilişkisi nedeniyle aynı Kanunun 314/1-2 maddelerinde yer alan silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından cezalandırılması imkânı bulunmadığı anlaşıldığı kabulü ile eylemlerinin bütün halinde Anayasayı ihlal suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar hakkında; atılı TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 6-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sair temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; a-Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, b-Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte sabıkası bulunmayan ve duruşma tutanaklarında hakkında olumsuz bir gözlem yer almayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yetersiz gerekçeyle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 7-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sair temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 8-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanıklar ... ile eşi ...' in aşama beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle, birbirleri aleyhine menfaat çatışması oluşturacak beyanlarının bulunmaması nazara alınarak tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. a-Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 inci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilmesi mümkündür. Bu bilgiler ışığında, suç ve cezada kanunilik ilkesi gereğince sanığın eşinin örgütsel konum ve faaliyetlerinin sanık aleyhine değerlendirilemeyeceği de göz önünde buluduruldurularak somut olay değerlendirildiğinde; Bylock programını kullanıcısı olmayan, 2011 yılı öncesinde örgüte müzahir kurumlarda öğretmenlik yapması dışında örgüsel kod adı kullandığına, örgüt içi evlilik yaptığına ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair hakkında herhangi bir tespit bulunmayan sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, b-Kabul ve uygulamaya göre de; Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında TCK' nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. 9-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Oluş, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; örgütsel irtibatları tespit edilemeyen sanıkların, amirleri tarafından olay günü görevli oldukları birliğe çağrılmaları üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalmaları yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, görevlerinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmalarının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanıkların yasa dışı bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiklerinin ispatlamaması, kendilerine ve kendileri gibi mesai çağrılan diğer mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiklerinin kanıtlanamaması, yine birlikte bekledikleri sırada emir komuta yapısı ve gecenin hal ve şartları içinde çağrılmalarından itibaren çağrılma sebeplerinin sanıklar ve kendileri gibi mesai çağrılan diğer mesai arkadaşları tarafından sorgulanması, komutanlarına bu kapsamda darbe kalkışması ile ilgilerinin bulunup bulunmadığı konusunda sorular sorulması, filo komutanı ve kol komutanının bu nedenle bir kaç defa kendilerini toplayarak emir komuta içinde oldukları, kanunsuz bir fiillerinin olmadığı yönünde açıklama yapmak zorunda kalması, sanıkların Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından Genelkurmay Başkanlığının Türkiye Hava Sahasının tüm uçuşlara kapatıldığı yolundaki emrinden haberi olduklarının tespit edilememesi, sanık ...'ın "Çiğli 2. Ana Jet Üssü'ne gitmelerini buradan alınacak ekibi nereye isterlerse oraya götürmeleri" yönündeki emrine sorgulamaları, "uçuş ekibi olarak uçak başına gitmek için minibüse bindiklerinde uçmama kararı aldıkları, bir bahane ile uçağı kaldırmayacaklarını kararlaştırdıkları, BBHM emri ile pistin kapatıldığını öğrenince de sevindikleri, uçmak isteseler çok rahat bir şekilde pisti açabilecekleri" yönündeki savunmalarının aksinin ispatlanamaması, pistin kapalı olmaması durumunda uçuşu icra edip etmeyeceklerinin tespit edilmesinin de mümkün olmaması karşısında, mevcut şüphe lehlerine değerlendirilerek beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 10-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Bylock kullanıcısı ... tespit edilen ve başka dosya şüphelilerinin beyanlarına göre de silahlı terör örgütü üyesi ... hususunda tereddüt bulunmayan, olay tarihinde Batı Grup Komutanı sanık Tuğgeneral ...'un emir astsubayı olarak görev yapan, olay günü kendisini arayan sanık ...' un emri üzerine saat 21:17 de karargaha geçerek sanık ...' un komutan odasını açan, saat 22:00 sıralarında gelen sanık ... ile birlikte Amfibi Tugay Komutanı sanık ...'ın makamına geçen ve burada sanık ...’ın “Sab-Kor/Kırmızı Alarm” durumuna geçilsin şeklinde verdiği emre tanık olan, daha sonra seyre çıkacak olan sanık ...'un kişisel eşyalarını TCG Bodrum Gemisine götüren ve gemide bulunan üsteğmen ...’ a “Allah utandırmasın” diyen, iskelede bulunduğu sırada cep telefonu aracılığıyla takip ettiği sosyal medyada yer alan haber kanallarından darbe kalkışması ile ilgili haberlere muttali olup bunları sanık ... ile paylaşan, sanık ...' un 23:42 sıralarında seyre çıkması üzerine onun emri üzerine karargaha dönerek gece boyunca karargahta bulunan ve binbaşı tanık ...' nun talimatı üzerine ...' u arayarak olay gecesi gelen mesajları sanık ...' a ileten sanık ...' nın; Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte - fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmesi nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan, ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen eylemlerinin TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin eylemlerinin kül halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV-) KARAR A-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ..., ... ve ... hakkında Cumhurbaşkanına suikast suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında Anayasayı İhlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme; sanıklar ..., ... ve ... hakkında TBMM' yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmayı engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma; sanıklar ... ve ... hakkında TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz istemi; Gerekçe bölümünde (1, 2, 3, 4 ve 5.) bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarih, 2022/141 Esas, 2022/308 Karar sayılı kararında katılanlar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve ... vekilleri, sanıklar sanıklar müdafiileri (sanık ... müdafii hariç) ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA, B-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemi; Gerekçe bölümünde (6, 7, 8, 9 ve 10.) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve ... vekilleri, o yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarih, 2022/141 Esas, 2022/308 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.