Başvurucu, tutukluluğun kanuni süreyi aşması, tahliye taleplerinin gerekçesiz olarak reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedeniyle Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, tutukluluğun kanuni süreyi aşması, tahliye taleplerinin gerekçesiz olarak reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedeniyle Anayasa’nın maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 26/5/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 21/7/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 12/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 15/10/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 19/12/2006 tarihinde gözaltına alınmış 21/12/2006 tarihinde tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 1/3/2007 tarihinde düzenlenen iddianame ile başvurucu dahil 24 şüphelinin "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yağma, kişi hürriyetinden mahrum bırakmak, 6136 sayılı Kanuna muhalefet" suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Davanın görüldüğü İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 15/4/2013 tarih ve E.2007/165, K.2013/95 sayılı kararla, başvurucunun suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve yağma suçlarından toplam 43 yıl 30 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluğun devamına karar vermiştir. Karar, başvurucunun yüzüne karşı tefhim etmiştir. Başvurucu, 11/3/2014 tarihinde tahliye talebinde bulunmuştur. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 12/3/2014 tarih ve 2014/224 değişik iş sayılı karar ile dosyanın Yargıtay da bulunması ve tahliye talebinin Yargıtay tarafından değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle talebin görev yönünden reddine karar vermiştir. Anılan karara yapılan itiraz İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 17/4/2014 tarih ve 2014/308 değişik iş sayılı kararı ile aynı gerekçeyle itiraz ve tahliye talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Bu karar başvurucuya 5/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2007/165, K.2013/95 sayılı ilamının temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 30/10/2014 tarih ve E.2014/6342, K.2014/18152 sayılı ilamla hükmün bozulmasına karar vermiştir. Başvurucu, Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 5/12/2014 tarih ve E.2014/445 sayılı kararı ile tahliye edilmiştir. Başvurucu hakkındaki dava Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/445 sırasında derdesttir. Başvurucu, 26/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … (Ek bent: 06/12/2006 - 5560 S.K.md) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149), …” Aynı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.” 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un maddenin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Yağma suçunun; a) Silâhla, b) Kişininkendisini tanınmayacak bir hâle koymasısuretiyle, c) Birden fazla kişi tarafındanbirlikte,d) (Değişik bent: 18/06/2014-6545 S.K./ md) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,....f) Var olanveya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,...İşlenmesi hâlinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadarhapis cezasına hükmolunur.” 5237 sayılı Kanun’un maddenin (2) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:“(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Örgütün silâhlı olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.”