Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir'de mukim bir şirket olduğunu, kuru kayısı, kuru incir işlenmesi, paketlenmesi, tüketiciye ulaşması aşamalarında çok uzun yıllardır faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili tarafından icat edilen kuru meyve birleşimlerinden oluşturulan bu ürünlerin glutensiz, şekersiz, koruyucu içermeyen ürünler olup çeşitli meyve ve yemişlerin özel teknik ve formüller ile karıştırılarak preslenmesi ve paketlenmesi yöntemiyle oluşturulduğunu, bu nedenle t
DAVACI : ... İNŞAAT TURİZM TARIM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ....VEKİLİ : Av. ....UETSDAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... UETSVEKİLİ : Av. ....] UETSDAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/09/2021KARAR TARİHİ : 31/01/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH :11/02/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, iş bu davanın ikame edildiği tarih itibarıyla davacı'nın üreterek dağıtım sistemine verdiği her kWh elektrik enerjisine karşılık 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmakta olduğunu, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacıdan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel (1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için) 0,7596 kuruş olduğunu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, buna göre tamamen aynı hizmeti alan ve aralarında herhangi bir ayrım yapılmasına hukuken (6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 9, 14 ve 17 nci maddeleri) imkan olmadığı halde davacıdan ürettiği her bir kWh elektrik enerjisi başına neredeyse 10 kat oranında artırım yapılmak suretiyle sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmakta olduğunu, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu yöntemle davacıdan haksız yere fazladan tahsil edilen tutarın 400.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, uyuşmazlık konusu bedelin, herhangi bir şekilde taraflarca müzakeresine açılmaksızın davalının tarifelerine göre, aynı konumdaki üreticilerden farklı miktar ve oranlarda alınmasına imkan olmadığını, böylesine bir farklılaşma yapılmasının ancak Anayasa'nın 73 üncü maddesindeki esas ve ilkeleri karşılayan bir kanun hükmüyle yapılabileceğini, (Örneğin, %2'lik TRT payında olduğu gibi), dolayısıyla uyuşmazlık konusu sistem kullanım/dağıtım bedelinin tekel niteliğinde yürütülen bir faaliyete binaen genel işlem koşulları dahilinde taraflarca müzakere edilmeksizin davacıdan fazla ve fahiş surette tahsilinin TMK 2, TBK 25 ve TTK 55/f'de açıkça tarif edilen, dürüstlük kurallarıyla bağdaşdığı kabul edilemeyeceğini, diğer taraftan tarifelerde farklılaşma yapılmasına imkan tanıyan hukuki bir dayanak olduğu kabul edilse dahi davacı, dağıtım sistemi üzerinde herhangi bir şekilde ek maliyet oluşturmadığından uyuşmazlık konusu sistem kullanım/dağıtım bedelinin fahiş oranda artırılması dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kaldı ki davacının "davalı şirketin katlanmak zorunda olmadığı" bir ek maliyet oluşturması söz konusu olsa bile oluşan ek maliyet somut ve objektif bir şekilde ortaya konulmadan afaki şekilde sistem kullanım/dağıtım bedelinde artış yapılmasının her halükarda dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu itibarla, davalının verdiği hizmetin tekel niteliğinde olması karşısında TBK 20 ve 25 maddeleri de nazara alındığında sözleşme özgürlüğünde bulunması gerekli güç dengesinin bir taraf (davacı) aleyhine bozulduğundan anılan Kanun hükümleri gereği, uyuşmazlık konusu sözleşmeye müdahale edilerek sözleşme adaletinin sağlanması gerektiğinin açık olduğunu, uyuşmazlık konusu sözleşmede, "sistem kullanım/dağıtım bedeli"nin tahsili sözleşmeyle hüküm altına alınmış olsa bile, böylesine fazla ve fahiş bir bedelin üretici ayrımı yapılarak davacıdan fazla miktarda tahsili açıkça hukuka aykırı olduğunu, bunun sonucu olarak uyuşmazlık konusu sözleşmenin 4/A/1 maddesine göre davacıdan alınan sistem kullanım/dağıtım bedelinin, davalı şirketin onaylı "Üreticiler İçin Veriş Yönünde Tek Terimli Dağıtım Tarifesi"nde "Üretici" için belirlenen bedel üzerinden alınması gerektiğinden bugüne kadar yersiz yere fazladan alınan sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacıya ferileriyle birlikte iadesi gerektiğini belirterek yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına taleplerini artırmak üzere davacıdan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalıdan tahsiline ve davacı'ya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.