İlimizde Ahi Esnaf Teşkilatının öneminin araştırılmasına ilişkin ATAK Komisyonu Raporu oylanarak oybirliğiyle kabul edildi.
T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 419 17.04.2024 K A R A R İlimizde Ahi Esnaf Teşkilatının öneminin araştırılmasına ilişkin ATAK Komisyonunun 22.03.2024 tarihli ve 15 sayılı Raporu Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.04.2024 tarihli toplantısında okundu. Konu üzerinde yapılan görüşmelerden sonra; Esas itibariyle önerge paralelinde Ağustos 2020 tarihinde verilen bir önerge üzerine komisyonumuz bir araştırma yapmış aşağıdaki raporu yazarak nelerin yapılabileceğini sarih bir şekilde beyan etmişti. Bu itibarla; söz konusu raporu tekrar bu satırlara taşıyarak önerilerimizi tekrarlamak istiyoruz. Yapılan incelemeye göre; Önergede, Atatürk’ün kendi eseri Büyük Nutuk ve tarihçi Yılmaz ÖZTUNA’nın konuya ilişkin görüşleri esas alınarak yapılan izahat konuyu bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. Bunların dışında yapılan araştırmalarda; A. Büyükşehir Belediyemizin öncülüğünde organize edilen 27Aralık 2019 tarihli Ankara’nın başkent oluşunun yıldönümü münasebetiyle sergilenen “Kızılca Gün Bir Cumhuriyetin Doğuşu” Tiyatral gösterisi metninde; 1. Atatürk’ün 1924 yılında Yunus Nadi’ye aktardıklarına göre, “Ankara’nın merkezîleşmesinde ve başkent seçilmesinde etkili olan üçüncü ve en önemli neden Ankara’nın 14’ncü yüzyılda Ahi yönetimiyle yaşadığı Cumhuriyet Deneyimidir”. Diye ifade ettiği, 2. Aynı tiyatral gösterinin metninde Tarihçi Yılmaz Öztuna ve Naşit Hakkı Uluğ’a da atıfta bulunarak “…Anadolu küçük beyliklere bölündüğü sıralarda Ahi’ler esnafzanaatkâr loncalarına dayanarak, “Ankara’yı Batı’daki Venedik Cumhuriyeti benzeri bağımsız bir şehir cumhuriyeti” halinde yönetmişlerdir ifadesi yer almıştır. Ancak yukarıdaki ifadeler çelişkilidir. Zira Anadolu beylikler dönemi ve beyliklerin zayıflaması ve dağılması 1071 Malazgirt savaşından sonra başlayarak 1290 yılında Selçukluların dağılarak Ankara’nın Moğol Hanedanına ait İlhanlı Devletine geçmesiyle sona eren süreci ihtiva etmektedir. Bu süreç aynı zamanda Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecine tekâmül eder. B. 12.,13. ve 14. yy Ankara tarihine ışık tutan ve en ayrıntılı bilgileri ihtiva eden çalışmanın bir nüshası Ankara Devlet Kütüphanesinde 947 sıra sayılı, Prof. Avram GALANTİ’ye ait Ankara Tarihi kitabıdır. Afif ERZAN, Ahmet TEVHİT, Evliya ÇELEBİ, Galip MUBAREK, Hacı HALFA, Halil ETHEM, Kâtip ÇELEBİ, Mehmet MUBAREK, Talat Mümtaz YAMAN ve İsmail Hakkı UZUNÇARŞILI gibi yerli tarihçilerin yanında 30’u aşkın (batılı) yabancı tarihçiden yararlanarak hazırlanan bu eser konuya açıklık getirmektedir. Bu çalışmaya göre; 1. 1223 Yılına kadar İslam Ankara’da o kadar inkişaf etmediği, bu tarihten sonra yavaş yavaş artış gösterdiği görülmektedir. 2. 1288 yılında Kale içinde tek bir Ulu cami olup, Caminin kışla askerlerine tahsis edildiği beyan edilmektedir. Kitabesinde Emir Şerafeddin ismi bulunduğundan Şerafeddin Camii kabul edilmekle beraber Camideki Arslan oymaları nedeniyle Aslanhane Camii de denmektedir. Bu tarihteki iki camiden birisi de Kızılbey Camiidir. C. Ankara’nın 13.Yüzyılın sonunda 1290 yılında İlhanlıların egemenliğine geçmesiyle yeni bir süreç başlamıştır. 1. İlhaniler Sülalesinin Krallarından Gazan Han (1295-1304) İslamiyet’i kabul etmiş, devletin dinini de İslam olarak ilan etmiştir. T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 419 17.04.2024 -2- 2. Daha sonra gelen Olcaytu, Hudabende Mehmet ve Gıyaseddin Veddin de aynı şekilde Müslümandırlar. 3. İlhaniler egemenliklerindeki topraklarda isteklerinin hilafına tam hâkimiyet kuramamışlar, Ankara’yı bir Uygur Türkü Artena (EREDNA) yı vali tayin ederek nevi şahsına münhasır olarak yönetmek zorunda kalmışlardır. 4. Vali Artena’nın (EREDNA) son derece dindar olup, halk arasındaki adaletli davranışı nedeniyle Köse Peygamber lakabını almış Sufi bir kişiliğin yanında, İnkişafını tamamlamış Ahi Esnaf Teşkilatının şehrin kontrolünü ele geçmesini sağlamıştır. 5. Bazı batılı tarihçilerin ifadesine göre “Ankara şehrinin dağlı (Batılılarca Türk ve Müslümanları aşağılamak amacıyla yakıştırılan sıfat) idaresi Ahilerin elinde, Ankara ve havalisinin saltanatı ise İlhanilerin elinde” idi. 6. “Ah” Arapça da kardeş, “Ahi” ise benim kardeşim demektir. Türkçe de eli açık, koçak ve cömert manasındadır. Âşık Paşazade tarihine göre Diyarı Rumda dört taife vardır ki, bunlar Gaziyan’ı Rum, Ahıyan’ı Rum, Abdalan’ı Rum Bacıyan’ı Rumdur. Yani bir cemiyete mensup kardeşler anlamına gelir. 7. Ahi’ler bir devlet teşkil etmediler. Ancak edep, ahlak, saygı ve sebat gibi yüce değerlere sahip bir cemiyete mensup adamlar olup, bulundukları yerin ayanı ve eşrafı sayılırlardı. Bunların faaliyeti Ankara, Bursa, Sivas ve başka yerlerde görülmüş olup topraklar Osmanlıya geçtikten sonra yeniçeri teşkilatının kurulmasında olduğu gibi ilham kaynağı olmuştur. Bu itibarla konuya ilişkin olarak Büyükşehir Belediyemizce Türk Tarih Kurumu başta olmak üzere değerli bilim adamlarından oluşacak bir komisyon kurularak gerekli çalışmaların başlatılması ve Ankara’nın yazılı tarihinin bilim yoluyla aydınlığa kavuşturulması hususu Ankara’nın Tarihi ve Kültürünü Araştırma Komisyonumuzca uygun görülmüştür. Raporumuz Büyükşehir Belediye Meclisinin onayına arz olunur. Diye tamamlanan bahse konu raporumuzun Ankara Büyükşehir Belediye Meclisince kabulünden sonra Ankara’da bulunan devlet üniversitelerinden seçilen uzmanlar ile Türk Tarih Kurumu uzmanı belirlenmiş, belirlenen akademisyen ve uzmanların ABB’de toplanarak sonuca ulaşması beklenmiştir. Ancak beklenen çalışmalar yapılmamış ve istemimiz ve alınan karar sonuçsuz kalmıştır. Ankara’nın Tarihi ve Kültürünü Araştırma komisyonu olarak, farklı farklı metinlerde birbirine zıt fikirler paylaşılan bu konuda bilimi ve bilimselliği ön planda tutarak bir metinde uzlaşılması, uzlaşılan metninde Ankara’nın tarihi ile ilgili metinlere aynen yansıtılması büyük önem arz etmektedir. Bu raporda murat edilen bilim kurulunun toplanarak sonuca ulaştırılmasına ilişkin ATAK Komisyonu Raporu oylanarak oybirliği ile kabul edildi. Ertan IŞIK Meclis 1. Başkan V. Ece YILMAZ Divan Katibi Evrim KÜÇÜK Divan Katibi