Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/148 E. , 2024/3582 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/148 Karar No:2024/3582 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 5015 sayılı Petrol Piyas…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/148 E. , 2024/3582 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/148 Karar No:2024/3582 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 1.026.994,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; idari işlemlerin yargısal denetiminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması idare hukuku ilkelerinden ise de, ilke olarak suç ve cezadan lehe olan normun uygulanması kuralının idari yaptırımlar yönünden de geçerli olduğu, dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuatın öngördüğü yaptırımlar ile işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin öngördüğü yaptırımların farklı olduğu durumlarda lehe düzenlemenin dikkate alınacağı, uyuşmazlıkta, idari para cezasına konu fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarından kaçakçılık kapsamı dışında olanlara karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durduracağı yönündeki kuralın, dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan ve 28/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile getirilen; bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmayacağına yönelik düzenlemeye göre, idari para cezasının kaçakçılık kapsamında da olmaması nedeni ile tahsil aşaması yönünden davacının lehine olduğu, buna göre olayda lehe olan 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile öngörülen kural uygulanarak, idari para cezasının tahsili cihetine gidilebilmesi için, söz konusu idari para cezasının kesinleşmesi gerektiği, davacı şirket tarafından idari para cezasının iptali talebiyle ... İdare Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına kayden açılan davanın halen derdest olması sebebiyle para cezasının kesinleşmediği, dolayısıyla bu aşamada ödeme emri düzenlenemeyeceği, aksine düşüncenin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesini ihlal edeceği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; düzenleyici işlemlerin yürürlüğe girdiği andan başlayarak hukuki etkilerini doğuracağı ve yürürlük tarihinden sonraki olaylara uygulanacağı, bu etkilerin yürürlük öncesi döneme ilişkin olmamasının, hukuk güvenliği ilkesinin gereği olduğu, uyuşmazlıkta, idari para cezası kararının infazı niteliğinde olan tahsilat işlemlerinin, tahsil işleminin dayanağı olan ceza kararının verilip tebliğ edilmesini müteakip dava yoluna başvurulduğu tarihte yürürlükte olan hükümlere ve koşullara tabi olacağının açık olduğu, buna göre, yeni yürürlüğe konulan 28/02/2019 tarihli Kanun değişikliği gözetildiğinde, idari para cezası kararına karşı Ankara İdare Mahkemesinde açılan dava tarihi olan 26/04/2019 itibarıyla ödeme emrine konu yaptırım kararının kesinleşmesi beklenmeden yerine getirilmesi, diğer bir ifadeyle idari para cezasının tahsili yoluna başvurulmasının olanaklı olduğu, buna göre, dayanak idari para cezasının süresi içerisinde ödenmediği ve idari para cezasına karşı açılan davanın ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., ... sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun da ... İdare Dava Dairesinin ... gün ve E:..., ... sayılı kararı ile reddedilmesi karşısında, kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari yaptırımlar bakımından ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınması gerektiği, 7164 sayılı Kanun değişikliği sonrası "uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi" fiilinin niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiillerden sayıldığı, bayilerdeki otomasyon sisteminin denetim yetki ve sorumluluğunun Kurum'da olduğu, dağıtıcı lisansı sahibinin bayilerin otomasyon sistemine yansımayan aykırılıkları denetleme imkanının bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Kurul kararının tebliği üzerine süresi içerisinde ödeme yapılmadığından idari para cezasının kesinleştiği, kesinleşen idari para cezasının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddi, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesi uyarınca; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, temyiz yoluna, aleyhine karar verilen taraflarca başvurulabileceği açıktır. İdari işlemler hakkında iptal davası açılabilmesi için öncelikle idari işlemin ilgilinin hukuki menfaatini ihlal etmesi koşulunun varlığı arandığı gibi, kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunması gerekmektedir. Başka bir deyişle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulması veya değiştirilmesinde korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması şarttır. Somut uyuşmazlıkta, davaya konu ödeme emrinin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla kabul edilerek, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği, sonuç itibarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararında davalı idare aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Davalı idare tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde ise, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. Bu durumda, davalı idarenin aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 13/12/2016 tarihinde gerçekleştirilen denetimdeki tespitler üzerine davacı şirket hakkında yürütülen soruşturma sonucunda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla "bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmemesi" fiili sebebiyle 1.026.994,00-TL idari para cezası verildiği, bu idari para cezasının davacıya 19/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından borca dayanak idari para cezasına karşı ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, idari para cezasının süresinde ödenmemesi üzerine idari para cezasının kesinleştiğinden bahisle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından tahsili için davalı idareye yazı yazıldığı, davalı idarece, davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhal uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasında ise suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun idari para cezasına konu fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin 5. fıkrasında, "Bu Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması tahsil işlemlerini durdurmaz." kuralı yer almış; anılan kural, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle, "Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmaz. Teminat mektubunun miktarı, türü, hangi şartlarda paraya çevrileceği ve diğer hususlar Kurumca yapılacak düzenlemeler ile belirlenir." şeklinde değiştirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Suçta ve cezada kanunilik ilkelerinin bir yansıması olarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda zaman bakımından uygulama ile ilgili olarak Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı vurgulanmış, ayrıca Kabahatler Kanunu'nun genel kanun niteliği belirtilerek, kanun yoluna ilişkin hükümleri dışındaki genel hükümlerinin, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 5326 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” kuralına yer verilerek, kanun değişikliği neticesinde fail lehine bir durum ortaya çıkıyorsa; yeni kanunun geriye yürüyeceği ve fiilin işlendiği zaman yürürlükte olmasa dahi olayda uygulama alanı bulacağı kurala bağlanmıştır. Ancak, burada bahsedilen geriye yürüme maddi ceza hukuku normları açısından benimsenmiş bir kural olup şekli ceza normları bakımından uygulama alanı bulmaz. Maddi ceza hukuku kurallarındaki değişikliklerde, failin lehine olduğu tespit edilen kanunun, yürürlük tarihi öncesindeki olaylara uygulanmasına imkan tanınmıştır. Şekli ceza hukuku kurallarındaki değişiklikler ise, failin lehine olup olmadığı tahlil edilmeksizin, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanmaya başlar (Koca, Mahmut/ Üzülmez, İlhan, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 8. Baskı, Ankara 2015 s. 66, 67). Bu bağlamda, usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhal uygulanma" ilkesidir. Anılan ilke uyarınca usul işlemleri yapıldıkları sırada yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tabi olacaktır. Dolayısıyla ceza yargılaması sırasında, kanunlarda değişiklik yapılması veyahut dayanılan bir usul kuralına ilişkin kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi halinde, yeni kanun veya iptal sonucu ortaya çıkan usul prosedürü, devam etmekte olan işlemlere uygulanmalıdır.(Yargıtay CGK, 21/12/2021 tarih E:2021/135, K:2021/655) Bu çerçevede, adli cezaları vermekle görevli yargı makamlarını bağlayan muhakeme kuralları bakımından hakim olan derhal uygulanma ilkesinin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesi gereğince idari cezaları vermekle görevli idari makamları bağlayan idari usul kuralları bakımından da uygulanması gerektiği açıktır. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında, idari para cezası verilmesine ilişkin süreçte uygulanan Kanun hükümlerinde değişiklik olması durumunda, öncelikle söz konusu değişikliğin maddi hukuka mı yoksa idari usul hukukuna mı yönelik olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Dava konusu idari para cezasına konu fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarından kaçakçılık kapsamı dışında olanlara karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durduracağı; 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle yapılan değişiklikle, bu madde uyarınca verilen idari para cezalarına karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı kurala bağlanmıştır. Dolayısıyla, söz konusu değişikliğin, idari para cezasına konu fiilin niteliğinde ve cezalandırılması yönündeki iradede değişiklik yapmadığı, fiil için öngörülen ceza miktarını da değiştirmediği, yalnızca idari para cezasının tahsilinde takip edilecek usule ilişkin olduğu ve maddi hukuka etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, idari usul hukuku kapsamında olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı şirket tarafından, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddine ilişkin kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Dairemizin 16/11/2021 tarih ve E:2020/1913, K:2021/3832 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Bu itibarla, idari usul hukukuna hakim olan derhal uygulanırlık ilkesi gereği, idari usul hukukuna ilişkin hükümlerin tamamlanmış olan işlemler hariç olmak üzere yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal uygulanacağı dikkate alındığında, dava konusu idari para cezasının tahsilinde işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümleri uygulanacağından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE; 2. Davacının temyiz isteminin reddine, 3. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine yönelik temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.