5. Hukuk Dairesi 2010/16689 E. , 2010/20438 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince
**5. Hukuk Dairesi 2010/16689 E. , 2010/20438 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyleki; Mahkemenin ilk kararı "Dava konusu taşınmazın büyük yüzölçümlü olup mücavir alanda kaldığı, bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan taşınmazların ise küçük yüzölçümlü olduklarından, dava konusu taşınmaza değerinin belirlenmesinde emsal alınamayacakları" gerekçesiyle Dairemizce bozulduğu halde; bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda bozma öncesi emsal alınan taşınmazların yeniden emsal olarak değerlendirmeye alınması nedeniyle geçerli olmadığı gibi, emsal taşınmazların merkeze daha yakın olmasına rağmen dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlardan daha değerli kabul edilmesi inandırıcı olmadığı gibi, mahkemece resen yapılan indirim de hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü emsalleri bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.