(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13405 E. , 2008/14930 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incele…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13405 E. , 2008/14930 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, idarece iptal edilen tahsisin ihyası suretiyle tapu iptali ve tescil talebiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğinden söz edilerek dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Gerçekten, dava başlangıçta idarenin iptal ettiği tahsisin ihyası sebebine dayandırılmıştır. Davacı vekili mahkemeye sunduğu 09.04.2008 tarihli dilekçesinde dava sebebini ıslah ederek davasını Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayandırmıştır. 04.06.1958 tarih 15/6 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı gerekçesinde vurgulandığı üzere HUMK.nun 74,75. ve 76.madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bir davada hakim sadece tarafları ileri sürdükleri maddi vakalar ve neticei talepleri ile bağlı olup dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı değildir. Hakim resen önüne getirilen uyuşmazlıkta uygulanacak yasa hükmünü bulmakla sorumludur. Kaldı ki, az yukarıda sözü edildiği üzere dava sebebi 9.04.2008 günlü dilekçede ıslah edilmiş ve davanın dayanağı olarak Türk Medeni Kanununun 724.maddesi gösterilmiştir. Islah, ne karşı tarafın ne de hakimin kabulüne bağlı olmayan tek taraflı yapılabilecek bir usul işlemidir. O yüzden mahkemenin önüne getirilen iddiayı Türk Medeni Kanununun 724.maddesi çerçevesinde incelenip, değerlendirerek bir sonuca ulaşması gerekir. Türk Medeni Kanununun 684. ve 718.maddeleri gereğince ..., üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Konunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde ... yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.