T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1322 - 2025/1671 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1322 KARAR NO : 2025/1671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2024 NUMARASI : 2023/37 Esas 2024/570 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1322 - 2025/1671 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1322 KARAR NO : 2025/1671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2024 NUMARASI : 2023/37 Esas 2024/570 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.11.2021 tarihinde, müteveffa sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz ve plakasız motosikleti ile davalıların murisi sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz ve plakasız motosiklet ile çarpışması sonucu çift taraflı, ölümlü-yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkillerinin desteği ...'ın ve davalıların desteği ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde tescilsiz ve plakasız motosiklet sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, ...'ın kullandığı motosiklet tescilsiz ve plakasız olduğu için sorumluluğun Güvence Hesabında olduğunu, dava açmadan önce Güvence Hesabına başvuruda bulunulduğunu, ... tarafından, ...'a 196.118,00-TL, ...'a 39.839,00-TL, ...'a 45.906,00-TL, ...'a 11.026,00-TL, ...'a 14.202,00-TL olacak şekilde toplam 307.092,00-TL ödeme yapıldığını, Güvence Hesabınca yapılan tazminat hesaplamasında, müteveffa sürücü ...'ın %50 kusurlu olduğunun kabulü ile %20 müterafik kusur indirimi de uygulanarak tazminat hesaplandığını, bakiye tazminat alacağı için davalıya tekrar başvurulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını, fazlasını talep ve dava hakkı ile talebi ıslah etme hakkı saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 100,00-TL olmak üzere şimdilik toplam 500,00-TL maddi tazminatın davalılardan; davalı ... ve ...'dan, kazanın meydana geldiği tarih olan 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... ise teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, temerrüt tarihi olan 16/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 250.000,00-TL manevi tazminatın, davalılar ... ile ...'dan, kazanın meydana geldiği tarih olan 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava açmadan önce davacılar tarafından yapılan başvuru sonucunda müvekkili tarafından 24.06.2022 tarihinde 307.092,00-TL tazminat ödendiğini, yapılan bu ödeme ile davacıların zararının karşılandığı ve müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını dosyadaki davacılar dışında Hanak Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/322 E. - 2021/346 K. sayılı kararı ile vesayet altına alınan, müteveffanın çocukları ...(31.079,00 TL) ve ...(21.734,00 TL) için 27.10.2022 tarihinde 52.813,00-TL tazminat ödendiğini, tescilsiz, hurda belgeli araçların neden olduğu kazalar ile ilgili olarak Güvence Hesabının sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin yasal zorunluluk kapsamında bulunmadığının tespiti halinde ödemelerin geri isteneceğini, müvekkilinin sorumluluğunun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, meydana gelen kaza ile davacının gerçek zararı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zarar görenlere gelir bağlanıp bağlanılmadığının belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurlu (kask, dizlik, koruyucu ekipman kullanılmaması, alkol) olup olmadığı ile kaza esnasında hatır taşıması yapılıp yapılmadığı hususlarının da araştırılması ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda tazminat hesabında bu indirimlerin yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığını, başvuru esnasında istenilen eksiklikler tamamlanmadan dava yoluna gidildiğini ileri sürerek, faiz isteminin ve davanın reddi talep etmiştir. Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde; müteveffa ...'ın mirasının reddedildiğini, bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını, dava konusu olayın Hanak ilçesinde meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir. 20/03/2024 tarihli celsede davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın tefriki ile aynı mahkemenin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına karar verilerek davaya ... yönünden devam edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 05/11/2021 tarihinde meydana gelen kazada davacılar desteği ...’ın hayatını kaybettiği, kazaya karşı araç sürücüsünün %75, davacılar desteğinin ise %25 kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsü müteveffa ...’ın olay sırasında kullandığı motosikletin tescil kaydı ve ZMMS poliçesi bulunmadığından Güvence Hesabının poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu, dava öncesi davalı ... tarafından davacılara bir miktar ödeme yapıldığı, davacılar ... ve ...'a dava açılmadan önce ... tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğu, bakiye destekten yoksun kalma tazminatlarının bulunmadığı bu nedenle adı geçen davacıların açtığı davaların reddine karar vermek gerektiği, davacı ...’ın bakiye 54.570,87-TL, davacı ...'ın bakiye 4.716,00-TL, davacı ...'ın bakiye 6.003,44-TL destekten yoksun kalma tazminat alacaklarının bulunduğu, bu davacılar yönünden açılan ve ıslah edilen davanın tefrik edilen davalılar ... ve ...'dan tahsilde tekerrür olmamak üzere kabulüne karar vermek gerektiği, tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihi yönünden yapılan değerlendirmede, davacı vekili tarafından, davalıya yapılan ilk başvuru tebliğ tarihinin, 31.12.2021 olduğunun dava dilekçesi ekinde yer alan PTT iadeli taahhütlü mektup teslim formundan anlaşıldığı, başvurudan itibaren 8 (sekiz) iş günü sonrasına gelen, 13.01.2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile, 16.01.2022 tarihinden itibaren faiz talep edildiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince 16.01.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesi ile; davacılar ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminat istemlerinin reddine, davacılar ..., ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminat istemlerinin kabulü ile davacı ...'ın bakiye 54.570,87-TL, davacı ...'ın bakiye 4.716,00-TL, ve davacı ...'ın bakiye 6.003,44-TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 16.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ek tazminat talebi ile ilgili bilgi ve belgeler Güvence Hesabına iletilmeden dava açıldığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, yapılan hesaplamada 1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, daha önce ödenen tazminat tutarları güncellenirken yasal faiz işletilmesinin doğru olmadığını, asgari ücrete göre bir güncelleme yapılması gerektiğini, müvekkilinin ZMMS poliçesi bulunmayan aracın kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranına ilişkin olarak raporlar arası çelişki giderilmeden karar verildiğini, temerrüt oluşmadan dava öncesi tarihten faiz başlatılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 05.11.2021 günü saat 19:10 sıralarında davacılar yakını olan müteveffa sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile Hanak istikametinden Koyunpınarı Köyü istikametine seyri sırasında geldiği olay yerinde, aracının ön kısımlarıyla, karşı yönden gelen müteveffa sürücü ... idaresindeki tescilsiz motosikletin ön kısımlarıyla çarpışması neticesinde dava konusu ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, davacılar tarafından davalı ... ile müteveffa ... mirasçıları olan ... ve ... hakkında maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davanın açıldığı, yargılama sırasında davalılar ... ve ...’ın yetki itirazında bulunması üzerine adı geçen davalılar hakkında açılan davaların eldeki dosyadan tefrik edilerek başka bir esasa kaydolduğu ve iş bu dosyada davalı ... aleyhinde açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davaya devam olunduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti için alınan 22/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacılar desteğinin %25, karşı araç sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olup, davalı ... tarafından alınan uzman mütalaasında kazada davacılar desteği ile karşı araç sürücüsü ...’ın %50’şer oranda kusurlu olduğunun mütalaa edilmesi nedeniyle kusur oranları arasındaki çelişkiye dayanılarak bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine, çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 21/02/2024 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...’ın %75, müteveffa sürücü (davacılar desteği) ...’ın ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, alınan rapor dosya kapsamına ve kazanın oluşuna uygun düştüğünden mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacıların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı tutarlarını hesaplanması için aktüer bilirkişi raporu alınmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, davalı ... tarafından dava açılmadan önce davacılara bir miktar ödeme yapıldığı anlaşılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp, desteğin ve destek tazminatı talep eden davacıların yaşı, muhtemel yaşam süresi ve destek tazminatı alacakları süreler de dikkate alınarak, progresif rant yöntemine göre ilk olarak ödeme tarihi itibariyle hesaplama yapılıp, ödeme tarihi olan 24/06/2022 tarihinde davacılar ... ve ...’a yapılan ödemenin yeterli olduğu, diğer davacılara yapılan ödemenin ise yeterli olmadığı anlaşıldığından, ... ve ... dışında kalan davacılar yönünden rapor tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapılıp, davalı ... tarafından yapılan ödemelerin hesaplanan tazminat tutarından güncellenmek suretiyle indirilmesinde ve söz konusu raporun hükme esas alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 4.459,80 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.542,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.917,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.