4. Hukuk Dairesi 2012/6563 E. , 2012/10014 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/12/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 28/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulü…
**4. Hukuk Dairesi 2012/6563 E. , 2012/10014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/12/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 28/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, trafik kazası nedeni ile ölümden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davalı sürücünün kusuru ile meydana gelen kazada kızlarının yaşamını yitirdiğini ileri sürerek uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır. Davalılara dava dilekçesi tebliğ olunmamıştır. Yerel mahkemece, dava dilekçesinin ön incelemesi sırasında trafik kazasının Artvin’de meydana geldiği, tarafların ikamet adreslerinin farklı olduğu, 6100 sayılı HMK 7-16 maddeleri uyarınca kesin yetki kuralı gereği yetkili mahkemenin Artvin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaati ile yetkisizlik kararı verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 5-19 maddeleri arasında mahkemelerin yetki konusu düzenlenmiştir. Yetkinin kesin olduğu haller yasada açıkça yazılı olup; bunun dışındaki yetki kuralları kesin nitelikte değildir. Haksız fiilden doğan davalarda yetki kuralı yasanın 16. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” Madde metninde haksız fiilden doğan davalardaki yetki kuralının seçimlik olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Aynı yasanın 19/2 maddesi ise “yetkisinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir” biçimindedir. Şu durumda, açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca, dava dilekçesinin davalılara tebliği ile cevap dilekçesi beklenmeden yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Her ne kadar gerekçeli karar dahi davalılara tebliğ olunmamış ise de, usul ekonomisi kuralları gereği yargılamanın uzamasına ve gereksiz masraf yapılmasına sebep olunmaması için dosyanın çevrilmesine gerek görülmeden kararın yukarıda gösterilen nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.