Başvurucular, 20/4/2001 tarihinde Datça Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhlerine açılan alacak davasında dava açma süresi bakımından idare lehine yorum yapıldığını belirterek eşitlik ilkesinin ve davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve maddi tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, 20/4/2001 tarihinde Datça Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhlerine açılan alacak davasında dava açma süresi bakımından idare lehine yorum yapıldığını belirterek eşitlik ilkesinin ve davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve maddi tazminat talep etmişlerdir. Başvuru, 8/2/2013 tarihinde Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 25/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 18/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığınca 19/8/2014 tarihli yazı ile Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Datça ilçesinde taş ocağı işleten başvurucu şirket ve şirket müdürü olan diğer başvurucu aleyhine, idare tarafından yasal olarak verilen izinlere aykırı olarak işletildiği iddiasıyla 1999 ve 2000 yıllarında taş ocağından çıkarılan ürünlerin bedelinin tahsili talebiyle 20/4/2001 tarihinde Datça Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açılmıştır. Mahkeme, 26/9/2002 tarih ve E.2001/70, K.2002/176 sayılı kararıyla davanın sebepsiz zenginleşmeye dayandığı, zamanaşımı süresinin de 1 yıl olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar vermiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 1/3/2004 tarih ve E.2003/13274, K.2004/2451 sayılı ilamıyla “4353 sayılı Yasa da gözetilerek dava açmaya yetkili makamın faile ve zarara ıttıla tarihi belirlenerek zamanaşımı süresinin belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, başvurucuların karar düzeltme talebi aynı Dairece reddedilmiştir. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam eden Mahkeme, 30/4/2009 tarih ve E.2005/38, K.2009/75 sayılı kararıyla davanın kabulüne, 190,00 TL tazminatın başvuruculardan alınarak idareye verilmesine hükmetmiştir. Temyiz üzerine anılan karar, Dairenin 27/3/2012 tarih ve E.2011/3021, K.2012/4981 sayılı ilamıyla onanmış, karar düzeltme talebi ise 20/12/2012 tarih ve E.2012/11427, K.2012/19702 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Karar 10/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular, 8/2/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 22/04/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz”. Maliye Vekaleti Baş Hukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet Davalarının Takibi Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 4353 sayılı Kanun’un dava ve icra işlerinin takip ve müdafaasını düzenleyen 18 vd. maddeleri.