Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya avukatı tarafından gönderilen mektubun sakıncalı bulunarak verilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya avukatı tarafından gönderilen mektubun sakıncalı bulunarak verilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 29/5/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Osmaniye 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) tutuklu olarak bulunmaktadır. Başvurucuya avukatı tarafından 153 sayfalık mektup gönderilmiştir. Mektubun dilekçe örneği, savcılık uzlaşma tutanakları, G. sitesi olağan genel kurul gündem tutanağı ve faturalar gibi fotokopi belgelerden oluştuğu, bu belgelerin bir kısmında başvurucunun adının yer aldığı, bazılarında ise başka kişilerinin isimlerine yer verildiği ve bazı belge içeriklerinin başvurucuyla ilişkisinin doğrudan anlaşılamadığı görülmüştür. Başvurucuya gönderilen mektup İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun (Disiplin Kurulu) 31/1/2018 tarihli kararıyla sakıncalı olarak değerlendirilmiş ve başvurucuya teslim edilmemiştir. Kararın gerekçesinde; avukat tarafından gönderilen ve savunma belgeleri olduğu beyan edilen belgelerde Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kaydı ve barkodu bulunmadığının, başvurucu dışındaki kişilerin isimlerine yer verilen belgelerin üzerine işaretlemeler yapıldığının ve yazılar yazıldığının tespit edildiği belirtilmiştir. Bu tespitler bağlamında şifreli haberleşme ve gizli mesajlaşmayı önlemek, kurum güvenliğini sağlamak amacı kapsamında mektubun tamamen sakıncalı olduğu vurgulanmıştır. Başvurucu, avukatı tarafından savunma amacıyla gönderilen mektubun hukuka aykırı olarak alıkonulduğu iddiasıyla Osmaniye İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) itirazda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği, 8/2/2018 tarihinde başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucuya avukatı tarafından gönderilen evrakın, başvurucuyu ilgilendiren ve başvurucuya yönelik bir içeriğinin olmadığı vurgulanmıştır. Bu durumla birlikte Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması mensuplarının örgütsel haberleşme amacıyla mors alfabesi dâhil çeşitli yöntemler kullandıkları hususu kanun hükmünde kararnameler ile alınan önlemlerle birlikte değerlendirilerek idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Başvurucunun anılan karara itirazı, Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 7/3/2018 tarihinde, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 8/5/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 29/5/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. İrfan Kaplan, B. No: 2017/34518, 23/6/2020, §§ 34-48; Mehmet Fatih Göksan (2), B. No: 2017/38886, 8/9/2020, §§ 15-