2. Hukuk Dairesi 2025/3834 E. , 2025/11102 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/641 E., 2025/622 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Yahyalı 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2023/468 E., 2024/322 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından, kusur belirlem…
2. Hukuk Dairesi 2025/3834 E. , 2025/11102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/641 E., 2025/622 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Yahyalı 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2023/468 E., 2024/322 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından, kusur belirlemesi reddedilen tazminat talepleri, nafaka miktarları ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflar arasında karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince 24.05.2023 tarihinde verilen ilk karar ile boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle davaların kabulüne, tarafların boşanmalarına ve ferilerine hükmedilmiş, tarafların tazminat talepleri ise reddedilmiştir. 24.05.2023 tarihli ilk karara karşı davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat talebinin reddi, nafaka ve velayet yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminatların reddi, nafakaların miktarları ile sözlü yargılamaya geçileceğinin ihtar edilmemesi yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuş, erkeğin davasının kabulü kadın tarafından istinaf edilemeyerek kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve usuli eksiklik nedeniyle kararın kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince verilen ikinci kararda, kesinleşen her iki boşanma davası yönünden de yeniden boşanma hükmü kurulmuştur. Her ne kadar kadının davası yönünden de erkeğin davasında verilen boşanma hükmü kesinleştiğinden konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yeniden boşanma hükmü kurulmuş ise de bu durum, sonuca etkili olmayacağı gibi bu konuda erkek tarafından temyiz başvurusunda bulunulmadığından temyiz edenin sıfatı nedeniyle bu husus eleştirmekle yetinilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere 24.05.2023 tarihli ilk karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunda kadın tarafından erkeğin davasının kabulü istinaf edilemeyerek kesinleştiğinden temyize konu ikinci kararda erkeğin davasının kabulü ile buna bağlı olarak erkek yararına yeniden karar tarihi itibariyle vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesince taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek her iki davanın kabulüne karar verilmiş, taraflarca istinaf itirazında bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren vakıalarda erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken, Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 4.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı- davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur derecelendirmesi, asıl davada yeniden boşanma hükmü kurulması ve buna bağlı vekâlet ücreti ile kadının reddedilen tazminat talepleri yönlerinden KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur derecelendirmesi, asıl davada yeniden boşanma hüküm kurulması ve buna bağlı olarak erkek yararına yeniden vekalet ücreti verilmesi ile kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi yönlerinden BOZULMASINA, 3.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı-karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.