4. Hukuk Dairesi 2009/13557 E. , 2010/10172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ ve ... aleyhine 24/12/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakim
**4. Hukuk Dairesi 2009/13557 E. , 2010/10172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ ve ... aleyhine 24/12/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Yerel mahkemece alınan 24.04.2009 günlü bilirkişi kurulu raporunda ölenin 6/8 davalı sürücü ...’ın ise 2/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş; davalı sürücünün yargılandığı ceza dosyasında keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda ölen birinci derecede, davalı sürücü ikinci derecede kusurlu bulunmuş, ceza mahkemesince Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 27.10.2008 günlü raporda ise; seçenekli olarak olayın gelişimindeki varsayımlara göre ölen ve davalı sürücünün ayrı ayrı birinci ve ikinci derecede kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir. Dava konusu olay nedeniyle Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.12.2008 gün ve 2008/182-365 sayılı kararı ile davalı sürücünün tam kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği, ceza ve hukuk mahkemelerince farklı kusur oranları benimsenmiş bulunması nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.